
VERGİ USUL KANUNU
Kanun Numarası: 213
Yayımlandığı R. Gazete
Tarih : 10/1/1961 Sayı : 10703 – 10705
kümleri Külliyatı", Cilt: 2
Sayfa: 59
Bu Kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
giren
Yönetmelik için, "Yönetmelikler Külliyatı"nın kanunlara göre
düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
*
* *
GİRİŞ
Kanunun Şümulü
Madde 1 – Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında,
genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine
ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve
zamlar da bu kanuna tabidir.
Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da
uygulanır.
Gümrük ve tekel vergileri:
Madde 2 – (Değişik: 23/1/2008-5728/271 md.)
Gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu Kanuna tabi
değildir. Bu vergi ve resimlerle ilgili olarak 27/10/1999 tarihli ve
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 nci maddesi hükümleri uygulanır.
Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat:
Madde 3 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/1 md.)
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi
Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim
ve harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık
olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki
maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan
bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.
B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Sayfa 1
3476
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek
mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki,
vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi
ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine
göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde
ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.
BİRİNCİ KİTAP
Vergilendirme
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi Uygulanmasında Yetki
Vergi dairesi:
Madde 4 – Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden,
tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir.
(Değişik : 15/12/1990 - 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması
bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile
belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü
hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgah adresleri ile il ve
ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve
bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı
şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri,
meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin bağlı olacakları
vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.
Vergi mahremiyeti:
Madde 5 – Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin
ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap
durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine
mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması
lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya
üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar;
1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare
mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar;
3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi
devam eder.
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 Md.; Değişik : 30/12/1980 - 2365/2 md.)
Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi
mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin Kurumlar
Vergisi beyanamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve
beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile
mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince
beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine
asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu
teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır.
Sayfa 2
3476-1
(Ek : 22/7/1998 - 4369/1 md.) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan
beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde
ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca
açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir.
Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile
ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara,
yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler verilebilir. Bu
bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca
belirlenir.Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge
düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit
olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı
Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi
mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen
kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar.
Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri
belirlemeye yetkilidir.(1)
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 md.; Değişik : 30/12/1980 - 2365/2 md.)
Gelir Vergisi mükellefleri (Kazancı basit usulde tespit edilenler
dahil) ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar
vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden
vergi miktarlarını gösteren levhayı almak zorundadırlar. İlan ve
levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir.
(2)(3)
(Ek : 26/6/1964 - 485/1 md.; Değişik altıncı fıkra:
23/1/2008-5728/272 md.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak
mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez.
——————————
(1) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “Ayrca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari
soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler
verilebilir.“ ibaresi, “Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adlî ve
idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler
ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler
verilebilir. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar
Maliye Bakanlığınca belirlenir." Olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yeralan "(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler
dahil)" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle "(Kazancı basit usülde tespit edilenler dahil)“ olarak
değiştirilmiştir.
(3) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “levhayı merkezlerine, şubelerine, satış
mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca okunup
görünecek şekilde asmak zorundadırlar.” ibaresi “levhayı almak
zorundadırlar.” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 3
3477
(Ek : 4/12/1985 - 3239/1 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/1 md.)
(Ek : 24/3/1988 - 3418/29 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/1 md.)
(Ek : 26/10/1988 - 3482/6 md.; Mülga:22/7/1998 - 4369/1 md.)
Yasaklar:
Madde 6 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/2 md.)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat
edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri
hısımlıkta, bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış
olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar
hısımlarına;
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare
mahkemeleri ve Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi
kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel
işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.
İdarenin yardımı:
Madde 7 – Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları,
belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi
kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve
komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve
yardımda bulunmaya mecburdurlar.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi Sorumluluğu
Mükellef ve vergi sorumlusu:
Madde 8 – Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu
terettüb eden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi
dairesine karşı muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere,
mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler
vergi dairelerini bağlamaz.
Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi
sorumlularına da şamildir.
(Ek : 24/6/1994 - 4008/1 md.; Değişik : 25/5/1995 - 4108/1 md.)
Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel
kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve
kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle
ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması
mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Vergi ehliyeti:
Madde 9 – Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart
değildir.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması
mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Kanuni temsilcilerin ödevi:
Madde 10 – Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve
cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya
vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni
temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve
varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.
(Değişik : 3/12/1988 - 3505/2 md.) Yukarıda yazılı olanların bu
ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi
sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve
buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin
varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin
Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.
Sayfa 4
3478
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri
vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları,
kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait
sorumluluklarını da kaldırmaz.
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
Madde 11 – Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye
mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla
ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl
mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası
dolayısiyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak
zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde
verginin ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten
yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da
sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak
suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar
müteselsilen sorumludurlar.(1)
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Ancak üçüncü fıkrada belirtilen
müteselsilen sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler
için söz konusu değildir.
(Ek : 24/3/1988 - 3418/30 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai
ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden
kuruluşlar ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin satın alınması
sırasında yapılacak vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu
tutmaya, sözkonusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi
tevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı
belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından
belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan vergiler
iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine yatırılır.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/2 md.) Müteselsil sorumluluğun şartları,
sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca belirlenir.
Mirasçıların sorumluluğu:
Madde 12 – Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş
kanuni ve mansup mirasçılarına geçer.Ancak, mirasçılardan herbiri
ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu
olurlar.
Mücbir sebepler:
Madde 13 – Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel
olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer
sarsıntısı ve su basması gibi afetler;
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve
vesikalarının elinden çıkmış bulunması;
gibi hallerdir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Süreler
Kanuni ve idari süreler:
Madde 14 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/3 md.)
Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak
şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye
tebliğ eder.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan, "..alım satıma taraf olanlar ile hizmetten
yararlanan lar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat olduğu tespit
olunanlar..." ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 5
3479
Mücbir sebeplerle gecikme:
Madde 15 – 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi
birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler
işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar uzar.
Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malüm olması veya
ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
(Ek fıkra: 28/12/2001-4731/4 md.;Değişik üçüncü fıkra:
16/7/2004-5228/1 md.)
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il,
ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali
ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek
olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve
işyerleri itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni
beyanname verme süreleri belirlenmesi ve beyanname verme
zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.
Ölüm halinde sürenin uzaması:
Madde 16 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/4 md.)
Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla
mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve
beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.
Mühlet verme:
Madde 17 –(Değişik birinci fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Zor durumda
bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi
içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını,
kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere,
Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
Bu mühletin verilebilmesi için:
1. Mühlet istiyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde
bulunmalıdır.
2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından
kabule layık görülmelidir.
3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye
girmemelidir.
(Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Maliye Bakanlığı mühlet
verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi
bölgeler, iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları yada mükellef
grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da
kullanabilir.
Sürelerin hesaplanması:
Madde 18 – Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde
hesaplanır:
1. Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve
son günün tatil saatinde biter;
2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son
hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin
bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın
son gününün tatil saatinde biter;
3. Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil
saatinde biter;
4. Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son
günü resmi tatile rastlarsa tatili takib eden ilk iş gününün tatil
saatinde biter.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Vergi Alacağının Tayini
Vergiyi doğuran olay:
Madde 19 – Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları
olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh:
Madde 20 – Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen
matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak
bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir.
Tebliğ:
Madde 21 – Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden
hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza
sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
Sayfa 6
3480
Tahakkuk:
Madde 22 – Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin
ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil:
Madde 23 – Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku tahsile bağlı vergiler:
Madde 24 – Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı
vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır.
İKİNCİ KISIM
Tarh ve Tahakkuk Usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Beyannameye Dayanan Tarh
Tahakkuk fişi esası:
Madde 25 – Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler
"Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir
tahakuk fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut
beyannameyi mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir.Bu
suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe
verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine
ihbarname ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ
tekalif cetvelinin ilaniyle yapılır.
Tahakkuk fişinin muhteviyatı:
Madde 26 – Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. Fişin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. Verginin nevi;
4. Vergi beyannamesinin tarihi;
5. Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
6. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
7. Mükellefin açık adresi;
8. Verginin matrahı;
9. Verginin hesabı;
10. Verginin miktarı;
11. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/5 md.) Vergi mahkemesinde dava
açılması ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
Tahakkuk fişinin kesinliği:
Madde 27 – Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden
kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede
yazılı matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel
olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28
nci maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.
Vergi beyannamesinin postayla veya elektronik ortamda gönderilmesi
(1)
Madde 28 – Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk
fişi kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek
nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği
adrese gönderilir ve fişin dairede kalan nüsnasına posta zimmet
defterinin tarih ve numarası işaret olunur.
(Ek fıkra:16/7/2004-5228/3 md.) Beyannamenin elektronik ortamda
gönderilmesi halinde tahakkuk fişi elektronik ortamda düzenlenir ve
mükellef veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş
gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti,
tahakkuk fişinin mükellefe tebliği yerine geçer.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/3 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usul ve esaslar Maliye Bakanlığı tarafından tespit olunur.
Beyanname verme ve ödeme sürelerinde yetki
Mükerrer Madde 28 – (Ek: 28/3/2007-5615/19 md.)
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve
ödeme sürelerinin son gününü, kanunî süresinden itibaren bir ayı
geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye yetkilidir.
–––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı” Vergi beyannamesinin posta ile gönderilmesi:”
iken, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 7
3481
İKİNCİ BÖLÜM
İkmalen, Re'sen ve İdarece Tarh (1)
İkmalen vergi tarhı:
Madde 29 – (Değişik: 30/12/1980 - 2365/3 md.)
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh
edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve
defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı
tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak
verginin tarh edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler
saklıdır.
Re'sen vergi tarhı:
Madde 30 – (Değişik birinci fıkra : 21/1/1983 - 2791/1 md.) Resen
vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan
bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen
veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi
inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden
vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre
belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.
(Değişik paragraf : 30/12/1980 - 2365/4 md.) Aşağıdaki hallerden
herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya
kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak
tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.
1. (Değişik : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Vergi beyannamesi kanuni
süresi geçtiği halde verilmemişse,
2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle
beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş
bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir
kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi
incelenmesi yapmaya yetkili olanlara her hangi bir sebeple ibraz
edilmezse,
4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının
doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan,
usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa.
5. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
6. (Ek : 30/12/1980 - 2365/4 md.) Tutulması zorunlu olan defterlerin
veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil
bulunursa.
7. (Mülga: 7/1/2003-4783/9 md.)
8. (Ek : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi
uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına
imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri
imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli
mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
9. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Yukarıdaki 2 nci bentde yazılı halin vukuunda mükellefe, takdir
komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek
vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini
ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen
bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve
vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe takdir
olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit
olunacak miktardan fazla olamaz.
________________
(1) 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişik
şeklidir.
(2) Bu paragrafta yeralan " yapıldığı dönemde elde edilmiş ve
vergisi öden memiş kazanç olarak dönem " ibaresi, 22/7/1998 tarih ve
4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Sayfa 8
3482
(Ek : 26/6/1964 - 485/2 md.; Değişik : 24/6/1994 - 4008/2 md.) Vergi
beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu
beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat
yapılır ve bu beyannameler re'sen takdir için takdir komisyonuna
sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir
komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen
beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.
(Ek : 26/6/1964 - 485/2 md.) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre
re'sen vergi tarhını gerektirir bir sebep yanında ikmalen vergi
tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re'sen takdir sonucu
beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re'sen takdir
sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara
alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarhedilmiş olan vergi
indirilir.
Verginin idarece tarhı:
Mükerrer Madde 30 – (Ek: 19/2/1963 - 205/2 md.)
Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan
hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile
muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla
kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri
sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar
üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama
fişine müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler
bir taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer
taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini,
adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini
gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline
asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/6 md.) Verginin tahakkuku ve cezanın
kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma
süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde
tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan
tarihinden başlar.
Takdir kararı:
Madde 31 – Takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmı
takdir kararına bağlanır.
Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.
Takdir kararlarında aşağıda yazılı malümat bulunur:
1. Kararın sıra numarası;
2. Kararın tarihi;
3. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
4. Mükellefin açık adresi;
5. Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
6. Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
7. Takdir edilen matrah;
8. Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.
Takdir kararlarının tevdii:
Madde 32 – Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi
dairesine tevdi olunur.
Re'sen tarhta mahsup:
Madde 33 – Re'sen takdir olunan matrah, mükellef tarafından
bildirilen matrahtan fazla değilse, re'sen vergi tarh edilmez; fazla
ise sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.
İhbarname esası:
Madde 34 – İkmalen ve re'sen tarh edilen vergiler "İhbarname" ile
ilgililere tebliğ olunur. Nev'i ve doğuşu ayrı olan vergiler için
ayrı ihbarname kullanılır.
Sayfa 9
3483
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 35 – İhbarname aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı adı (Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrahı;
8. Verginin hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını
icabettiren sebepler;
11. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
süresi;
12. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
şekli.
Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve
re'sen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti
ihbarnameye eklenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tahrire Dayanan Tarh
Tahrire göre vergi tarhı:
Madde 36 – Tahrire göre vergi tarhı, verginin tahrir usulü ile
tesbit edilen matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir ihbarnamesi:
Madde 37 – Tahrir usulü ile tesbit edilen matrahlar, vergi dairesi
tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere tebliğ olunur.
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 38 – Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı );
5. Mükellefin açık adresi;
6. Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı
numarası);
7. Bina veya arazinin nev'i, büyüklüğü, genişliği;
8. Bina veya arazinin tahrir numarası;
9. Tahmin olunan gayrisafi irat veya kıymet;
10. Gayrisafi irada göre bulunan safi irat;
11. Verginin nispeti;
12. Verginin miktarı;
13. İtiraz süresi;
14. İtiraz şekli.
Tekalif cetveli:
Madde 39 – Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi dairesince
mahalle ve köy itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde
gösterilir.
Sayfa 10
3484
Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malümat bulunur:
1. Mükelleflerin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
2. Mükelleflerin adresleri;
3. Binaların kesinleşen gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti
(Aynı mükellefe ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam
olarak gösterilir);
4. Binaların safi iradı;
5. Tahakkuk eden vergi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Götürü Matrahların Tespiti
Madde 40 – (Mülga : 26/12/1993 - 3946/38 md.)
Götürü matrahlara göre dava açma:
Madde 41 – (Mülga: 26/12/1993 - 3946/38 md.)
Ortalama kar hadlerinin tespiti:
Madde 42 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/5 md.)
Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre
hazırlanacak cetveller üzerine il merkezlerinde o il defterdarının
veya mazereti halinde
Sayfa 11
3485
teşkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve
vergi dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il
merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla
kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve
sanatkar teşekküllerince, odaların, birlik ve teşekküllerin
bulunmadığı yerlerde il merkezindeki belediyelerce seçilecek iki
kişiden kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle
gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce
belli edilecek üyeler bir asıl bir yedek olmak üzere
seçilir.Üyelerin Komisyon Başkanının talebi üzerine bir ay içinde
seçilmemesi halinde, üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine vali
tarafından seçilir.Şu kadar ki merkez ilçesi dışındaki mükelleflere
ait ortalama kar hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan
üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki teşekküller
tarafından seçilmiş olan bir üye toplantılara katılır.
Ortalama kar hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye
Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay
içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu
süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir.
Ortalama kar hadlerinin kesinleşmesi ve ilanı:
Madde 43 – (Değişik : 26/6/1964 - 485/4 md.)
42 nci madde gereğince düzenlenen ortalama kar hadlerine ait
cetveller, düzenlenmelerini takibeden ay içinde Maliye Bakanlığına
gönderilir.
Maliye Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kar Hadleri
Merkez Komisyonunca incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile
bölgeleri itibariyle uygunluk göstermiyenler gerekçeli olarak ilgili
özel komisyonlara geri gönderilir.
Özel komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek gerekli
düzeltmeler yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmiyenler hakkında ise
gerekçeleri belirtildikten sonra Merkez Komisyonuna gönderilir.
Merkez Komisyonu cetveller üzerinde son incelemesini yaparak
ortalama kar hadlerinin kesin miktarlarını tayin eder.
Kesinleşmiş ortalama kar hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca
mahallerine tebliğ olunur.
Vergi daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile,
dairelerinin uygun bir yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu
cetveller ayrıca Resmi Gazete ile ilan olunur.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/6 md.) Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında, Gelirler
Genel Müdürü, ilgili Genel Müdür Baş Yardımcısı veya bunların tevkil
edeceği kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve
Ticaret Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur
89 uncu maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu
hakkında da uygulanır.
Uygulama süresi:
Madde 44 – Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek
kazançları ve ortalama kar hadleri üç yıl uygulanır. Şu kadar ki,
bunlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı
bu süreyi bir yıldan aşağı olmamak şartiyle kısaltabilir.
Sayfa 12
3486
BEŞİNCİ BÖLÜM
Zirai Kazanç Ölçüleri ile Emlak Vergisine Ait Bedel ve Değerlerin
Tespiti (1)
Ölçüler ve tarifleri:
Madde 45 – Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri, götürü
gider emsali, ortalama randıman miktarı, ortalama işçilik tutarı,
ortalama maliyet bedeli ile ortalama satış fiyatından terekküp eder.
1. Yıllık istihsal değeri: Ortalama randıman ve ortalama satış
fiyatı ölçülerine göre her ziraat biriminden bir yılda elde
edileceği hesaplanan mahsul değerinin işletmede veya işletmelerde
mevcut ziraat birimi sayıları ile çarpılması suretiyle bulunacak
değerlerin toplamıdır.
2. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/10 md.) Götürü gider emsali: Büyük ve
küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri
ile kara ve su avcılığı için % 80; diğer zirai mahsuller ile ziraat
makine ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin
yapılması karşılığında alınan ücretler için % 70'tir.
3. Ortalama randıman miktarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden
elde edileceği tahmin olunan ortalama mahsul miktarıdır.
4. Ortalama işçilik tutarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidine
isabet eden ortalama işçilik gideri tutarıdır.
5. Ortalama maliyet bedeli: Ziraat birimi başına elde edilecek
mahsul için yapılması gereken ortalama giderlerin toplamıdır.
6. Ortalama satış fiyatı: Zirai mahsullerin ticari teamüle göre
beher satış biriminin 46 ncı maddenin (d) bendi esasları dairesinde
tesbit olunan satış fiyatıdır.
Zirai kazanç ölçülerinin tespiti:
Madde 46 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/4 md.)
Zirai kazanç ölçüleri (45 inci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı
ölçüler ile kara ve su avcılığına mütaallik olanlar hariç), Zirai
Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik
esasları dairesinde zirai kazançlar il komisyonlarınca takdir ve
tesbit olunur.
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve
tesbitinde aşağıdaki esaslara uyar.
a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar
bakımlarından önemli farklar gösteren bölgeler ayrılır;
b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri
ayrı ayrı, vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve
yakınlık gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle
nazarı itibara alınır;
c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama
verim kabiliyetleri gözönünde tutulur;
d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde Hükümetçe tayin olunan ve
takdir sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin
olunmıyan mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son
takvim yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiyatı esas tutulur.
Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibarolunur;
e) Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez
Komisyonunca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin
olunacak esaslar nazarı itibara alınır.
——————————
(1) Madde başlığı 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesi ile değiştirilmiş şeklidir.
Sayfa 13
3487
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin
uygulanmaya başlanılacağı ilk takvim yılı içinde mezkur ölçüleri
tesbit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai kazançlar merkez
komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç
ölçülerinden hatalı ve noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte
alakalı komisyonlara iade eder.
Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan
ölçülerdeki maddi hataları düzeltirler; takdire taallük eden
hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir ederler veya ilk
kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar kararlarında
ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/7 md.) Ancak, zirai kazançlar il
komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde
uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca re'sen ve nihai
olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur.
(Yedinci fıkra mülga: 1/5/1981 - 2455/2 md.)
(Sekizinci fıkra - Ek : 30/12/1980 - 2365/7 md.; Mülga : 1/5/1981 -
2455/2 md.)
Ziraat birimleri:
Madde 47 – Ziraat birimleri:
a) Tarla, bağ ve sebze ziraati ile ormancılıkta dönüm;
b) Ölçü olarak ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç
sayısı;
c) Hayvancılıkta hayvan sayısı;
dır.
Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca
bu zi raat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli
edilecek diğer birimler kullanılır.
Bu kanunun uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
Tasdik ve ilan:
Madde 48 – Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı ile
yürürlüğe girer.
Onaylanan ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.(1)
Her bölgeye ait ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler
bunları en kısa zamanda köy ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye
teşkilatına tebliğ eder.
Uygulama süresi:
Madde 49 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/3 md.)
Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış fiyatı
resmi kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan (destekleme
alımları) ürünler için her yılı açıklanan en son fiyatlar esas
alınır. Diğer taraftan ölçülerin tespitine esas olan unsurlarda
önemli değişiklikler vukubulduğunun anlaşılması halinde, Zirai
Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu
gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı
olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.
Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve
kesinleşmesi:
Mükerrer Madde 49 – (Değişik: 3/4/2002-4751/1 md.)
a) Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıkları 1319 sayılı Emlâk
Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun 31 inci
maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare
normal inşaat maliyet bedellerini, uygulanacağı yıldan dört ay önce
müştereken tespit ve Resmî Gazete ile ilân eder.
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları
Birliği bu bedellere karşı Resmî Gazete ile ilânını izleyen onbeş
gün içinde Danıştayda dava açabilir.
b) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde
birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler,
tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü
maddesinin (8) numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil)
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara
bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve
ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar
il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza
karşılığında verilir.
___________________
(1) 2/1/1997 tarih ve 97/9218 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
1996,1997 ve 1998 yılları için tespit edilen 79 il'e ait zirai
kazanç ölçüleri 12/4/1997 tarih ve 22962 (mükerrer) sayılı Resmi
Gazetede yayımlanmıştır.
Sayfa 14
3488
Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları,
vali veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya
vekalet vereceği memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil
müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası
ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek birer
üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez
komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde
inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir
komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer
belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca
yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ
edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy
muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava
açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine onbeş
gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili
belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle
tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar
ilân edilir.
Bakanlar Kurulu bu fıkrada yer alan dört yıllık süreyi sekiz yıla
kadar artırmaya veya iki yıla kadar indirmeye yetkilidir.
c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava
açılması halinde, davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma
ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince
bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay
içinde karara bağlanır.
d) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet
bedelleri ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer
tespitlerine ilişkin süreleri gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tahrir Usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Esaslar
Madde 50 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Madde 51 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Tadilat:
Madde 52 – Tadilat, iki genel tahrir arasında, bu kanunda yazılı
sebeplerden dolayı binaların gayrisafi iratlarında ve arazinin
kıymetlerinde vukua gelen devamlı ve tabii değişiklikler tesbit
edilerek, yeni irat veya kıymetin tahmin edilmesidir.
Madde 53 – 55 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
İKİNCİ BÖLÜM
Genel Tahrir
Madde 56 – 62 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Tadilat sebepleri:
Madde 63 – Aşağıdaki hallerde binaların gayrisafi iratları ve
arazinin kıymetleri tadilat yoliyle tahmin ve yeniden takdir olunur.
Sayfa 15
3489
1. Her hangi bir sebep yüzünden devamlı olarak bina gayrisafi
iratları ile arazi kıymetlerinin en az % 20 nispetinde artması veya
eksilmesi;
2. Bina veya arazinin genel tahrirde unutularak mektum kalmış
olması;
3. Yeni bina inşaa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya
sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni
inşaat hükmündedir.);
(Bu hallerde yalnız ilave inşaat veya sabit istihsal, asansör ve
kalorifer tesislerinin gayrisafi iratları takdir olunarak binanın
mevcut gayrisafi iradına ilave edilir. Sabit istihsal, asansör ve
kalorifer tesislerinin gayrisafi iratları 307 nci maddedeki esasa
göre takdir olunur.)
4. Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle
tamamen veya kısmen harap olması veya binada mevcut sabit istihsal,
asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen
kaldırılması;
5. Bİr binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir
binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza,
depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline veya bu
hallerde bulunan yerlerin ikamete mahsus mahaller haline
kalbedilmesi (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi
ayrı bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen
değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir olunur.);
6. Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması;
7. Daimi müstesnalıktan faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan
bir bina veya arazinin müstesnalıktan çıkması;
8. Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik
durumundan çıkması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna
girmesi;
9. Bir bina veya arazinin taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir
kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.);
10. Mütaaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline
getirilmesi veya mütaaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün
hisselerinin birleştirilmesi.
Arazinin hal ve heyetinde değişiklik:
Madde 64 – Aşağıdaki haller arazinin hal ve heyetinde değişiklik
olduğunu ifade eder:
1. Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline
getirilmesi;
2. Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline
getirilmesi veya gelmesi;
3. Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle
veya sair sebepler yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;
4. Tarım yapılmıyan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi;
5. Arazinin üzerine veya altına inşaat yapılması;
6. Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi.
Mevzii ve ferdi tadilat:
Madde 65 – Binaların gayrisafi iratlarında ve arazi ve arsaların
kıymetlerinde 63 üncü maddenin 1 inci bendinde yazılı nispette vuku
bulan artma veya eksilme sebebiyle yapılacak tadilat mevzii veya
ferdi olur.
Bir şehir, kasaba veya köyün tamamında, mevcut bina ve arazi için
yapılacak tadilat mevziidir. Münferit mükelleflerin arazisi veya
binaları için yapılan tadilat ferdidir.
Mevzii tadilat kararı:
Madde 66 – Mevzii tadilat yapılabilmesi için:
1. İlgili bir veya birkaç mükellefin veya vergi dairesinin mevzii
tadilat isteğinde bulunması,
Sayfa 16
3490
2. Şehir ve kasabalardaki tadilat için belediye encümeninin,
köylerdeki tadilat için köy ihtiyar meclisinin, mevzii tadilatı
gerektiren sebepleri muhtevi olarak tanzim edeceği mazbata üzerine
il idare kurulunca tadilatın lüzumuna karar verilmesi,
3. Maliye Bakanlığınca mevzii tadilatın yapılmasına izin verilmesi
şarttır.
Ferdi tadilat isteği:
Madde 67 – Ferdi tadilat yapılabilmesi için ilgili mükellefin binası
veya arazisi için tadilat isteğinde bulunması gerekli ve kafidir.
Vergi daireleri ferdi tadilat isteğinde bulunamazlar.
Diğer tadilatın yapılması:
Madde 68 – 63 üncü maddenin 2 - 10 uncu bentlerinde yazılı hallerde
tadilat her hangi bir isteğe lüzum olmaksızın ya ilgili
mükelleflerin bu halleri bildirmeleri veya vergi dairesinin yoklama
ile tesbit etmesi neticesinde yapılır.
İfraz ve birleştirme:
Madde 69 – Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi
(Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi hariç)
dolayısiyle yapılacak tadilatta binanın gayrısafi iradı ve arazinin
kıymeti yeniden takdir edilmeyip vergide kayıtlı gayrısafi irat veya
kıymet müfrez parçalar veya hisseler arasında her parça veya
hissenin yüz ölçümüne ve mevki ve şerefine göre taksim olunur.
63 üncü maddenin 10 uncu bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta
birleştirilen bina ve araziye yeniden gayrısafi irat veya kıymet
takdir edilmeyip her birinin vergide kayıtlı gayrısafi irat veya
kıymetleri toplanır ve bu toplam birleştirilen bina ve arazinin
gayrısafi irat veya kıymeti olur.
Birleştirilen parçalardan bir kısmının vergide kayıtlı gayrısafi
irat veya kıymeti bulunmadığı hallerde yalnız bu parça veya
hisselere gayrısafi irat veya kıymet takdir olunarak yukarıki fıkra
gereğince işlem yapılır.
Yüz ölçümü fazla veya noksan tesbit edilen arazi:
Madde 70 – Genel tahrir veya mevzii tadilatta arazinin yüz ölçümü
noksan veya fazla tahrir edilmiş olduğu sonradan meydana çıkarsa
noksan yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüz ölçümüne ilave, fazla
yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüz ölçümünden tenzil edilir ve
arazinin kayıtlı kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet
esas tutularak noksan veya fazlaya ait kıymetler tesbit ve kayıtlı
kıymete ilave veya mezkür kıymetten tenzil olunur.
Bu ilave ve tenziller dolayısiyle noksan veya fazla alındığı
anlaşılan vergiler mükelleften tahsil veya kendisine iade edilir.
Tadilat neticelerinin uygulanması:
Madde 71 – Ferdi tadilat neticeleri tadilat taleplerinin yapıldığı,
mevzii tadilat neticeleri de, itiraz incelemelerinin bittiği yılı
takip eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.
Ferdi tadilat, talebin yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse,
ilerde belli olacak matrahlara göre düzeltmeler yapılmak üzere, bina
ve arazinin mevcut irat ve kıymetleri tarha esas tutulur.
Bunlar dışındaki tadilatta tadil neticeleri:
1. Genel tahrirlerde mektum kalan bina ve arazi için genel tahririn
yürürlüğe girdiği mali yıldan,
Ve aşağıdaki hallerde:
2. Yeni inşaat için inşaatın hitam bulduğu veya inşaatın hitamından
evvel kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmasına
başlandığı; binaya
Sayfa 17
3491
sonradan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri konulmuşsa
bu tesislerin konulmasının tamamlandığı;
3. 63 üncü maddenin 5 inci bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı
değişen binalar için bu değişikliğin vuku bulduğu;
4. Muafiyeti sukut eden bina ve arazide muafiyetin sukut ettiği;
5. Yanan, yıkılan ve sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan
binalarda ve ifraz ve taksim edilen birleştirilen bina ve arazide bu
olayların vuku bulduğu;
6. Hal ve heyeti değişen arazide değişikliğin rastladığı;
7. Binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan
çıkması, bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi
hallerinde bu değişikliğin vuku bulduğu;
tarihi takip eden mali yıldan başlıyarak yürürlüğe konulur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Takdir, Zirai Kazançlar ve Özel Komisyonları (1)
BİRİNCİ BÖLÜM
Takdir Komisyonu
Kuruluş:
Madde 72 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/5 md.)
Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün
(müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi
müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı
altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki
üyeden kurulur.
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu;
belediye başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında
belediyenin yetkili bir memuru ile defterdarın, vergi dairesi
başkanlığı bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının
görevlendireceği iki memur, tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği
bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu
arsalara ilişkin takdir komisyonlarına organize sanayi bölgesini
temsilen bir üye) ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur.
(2)
Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu,
valinin başkanlığı altında defterdar, Tarım Orman ve Köyişleri
Bakanlığı il müdürü ile il merkezlerindeki ticaret ve ziraat
odalarından seçilmiş birer üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. (Değişik ikinci
cümle: 16/6/2009-5904/21 md.) Takdir komisyonlarının kurulacağı
yerler ile bu madde uyarınca kurulan komisyonların çalışma usul ve
esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar
tarafından görülür.
Üyelerin seçilmesi:
Madde 73 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/9 md.) Üyeler,
tüccarlar için ticaret odasınca, diğer sanat ve meslek erbabı için
bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri
arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu
Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde iki asil ve
iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine
getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından
seçilir.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/13 md.) Komisyon toplantılarını
mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu
teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından
seçilen üyeler (Değişik: 30/5/1985 3210/2 md.) : Arsalara ait asgari
ölçüde birim değerlerinin tespiti sırasında ticaret odasından
seçilen üyelerden biri yerine ilgili mahalle veya köyün
——————————
(1) Madde başlığı, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kununun 8 inci
maddesiyle değişik şeklidir.
(2) 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle; bu
fıkrada yer alan “tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve
ticaret odasınca seçilmiş bir üye” ibaresi “defterdarın, vergi
dairesi başkanlığı bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının
görevlendireceği iki memur, tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği
bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu
arsalara ilişkin takdir komisyonlarına organize sanayi bölgesini
temsilen bir üye)” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 18
3492
muhtarı) iştirak eder. Ticaret Odası ve mesleki teşekkül bulunmayan
yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara
göre belediyeler tarafından seçilir.
Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa, vergi
dairesinde toplanır ve keyfiyet bir tutanakla tesbit olunur.
Komisyonların görevleri:
Madde 74 – (Değişik : 4/11/1985 - 3239/6 md.)
a) 72 nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir
komisyonunun görevleri şunlardır.
1. Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet
takdirlerini yapmak;
2. Vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve
kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına
bağlanır.)
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup
bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili
vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.
b) 72 nci maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa
sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer
bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer bakımından
farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya
parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle
görevlidir.(1)
c) 72 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi uyarınca her il veya ilçe için arazinin cinsi
(Kıraç, taban ve sulak) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit
etmekle görevlidir.
(b) ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak
Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri
ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır. (1)
Komisyonun yetkileri:
Madde 75 – (Değişik birinci fıkra: 4/12/1985 - 3239/7 md.) 72 nci
maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74 üncü
maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine
haizdir.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/10 md.) Komisyon, servetleri, sınai
hakları ve telif haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı,
eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat
edebilir.
(Ek fıkra : 4/12/1985 - 3239/7 md.) 72 nci maddenin ikinci ve üçüncü
fıkralarına göre kurulan takdir komisyonları 79 uncu maddede yazılı
yetkileri haizdir.
Beyana bağlılık:
Madde 76 – Mükellefin evvelce beyan ettiği bir matraha ait olan
takdir işlerinde, takdir olunan matrah mükellefin beyanından düşük
olamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Tahrir Komisyonu
Madde 77 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
Madde 78 – (Mülga : 29/7/1970 - 1319/41 md.)
__________________
(1) Bu bentlerde bulunan “20 nci maddesinin ikinci fıkrası“ ibaresi
3/4/2002 tarihli ve 4751 sayılı Kanunla “29 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 19
3493
Yetki:
Madde 79 – Tahrir komisyonları:
1. İradı veya kıymeti tahmin edilecek binaları ve araziyi
gezebilirler;
2. Mükelleflerden ve kiracılardan gayrimenkulün genel durumu,
kullanış tarzı, kira veya hasılat miktarı ve tahmine yarıyacak sair
lüzumlu malümatı istiyebilirler;
3. Lüzumlu gördükleri malümatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri,
ticaret ve tarım odaları, belediyeler ve noterler gibi resmi veya
yarı resmi teşekküllerle özel teşekküller ve şahıslardan
istiyebilirler;
4. Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde
içlerinde bulunan sabit istihsal tesislerinin kıymetlerini tesbit
için lüzum gördükleri takdirde bilirkişiye müracaat edebilirler.
Çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde, bina ve arazi,
bunları işgal edenlerin muvafakati olmaksızın gezilemez. Binaların
gezilmesi sırasında, komisyon başkan ve üyeleri, ev halkının
rahatsız edilmemesine dikkat etmiye mecburdurlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tadilat Komisyonları
Görev ve kuruluş:
Madde 80 – Gerek binalarda, gerek arazide tadilat üçer kişilik
"tadilat komisyonları" tarafından yapılır.
Bu komisyonlar, mahallin en büyük mülkiye memurunun vergi dairesi
müdürü olmıyan gelir memurları arasından seçeceği bir başkan ile iki
üyeden kurulur.
Lüzum görülen yerlerde birden fazla tadilat komisyonu kurulması
caizdir.
Üyelerin seçilmesi:
Madde 81 – Tadilat komisyonlarına girecek üyeler:
1. Belediye sınırı içinde bulunan yerler için, belediye
meclislerince biri kendi üyeleri arasından veya dışardan, diğeri
tadilat yapılacak bina ve arazinin bulunduğu şehir ve kasaba halkı
arasından;
2. Belediye teşkilatı olmıyan yerlerde köy ihtiyar meclisince biri
kendi üyeleri, diğeri köy halkı arasından,
Seçilir.
Belediyeler ve belediye teşkilatı bulunmıyan köy ihtiyar meclisleri
mahallin en büyük mülkiye memurunun yapacağı tebliğden başlıyarak en
geç bir ay içinde tadilat komisyonuna girecek üyeleri ve onların bir
misli yedek üyeleri seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye memuruna
bildirmeye mecburdurlar.
Yetki:
Madde 82 – Tahrir komisyonlarının haiz olduğu yetkileri tadilat
komisyonları da haizdirler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Zirai Kazançlar İl ve Merkez Komisyonları ile Özel Komisyonlar (1)
Zirai Kazançlar İl Komisyonu:
Madde 83 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/11 md.)
Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir
müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki ziraat
bankası şube müdürü ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa
ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine
orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir temsilci katılır.
——————————
(1) Madde başlığı, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 11 inci
maddesi ile değişik şeklidir.
Sayfa 20
3494
Üyelerin seçilmesi:
Madde 84 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/15 md.)
Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat
odasından, biri de bu ile bağlı ilçe ziraat odalarından il ziraat
odasınca seçilir.
Ziraat odası, valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde
komisyon üyelerini ve aynı sayıda yedek üyeyi seçerek adlarını
valiye bildirir.
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali
tarafından seçilir.
Ziraat odası bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı
esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.
Zirai kazançlar merkez komisyonu:
Madde 85 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/16 md.)
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının
Başkanlığında; Gelirler Genel Müdürü ile Gelirler Genel Müdürlüğünün
iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç ve
Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden
kurulur.
Başkanın mazereti halinde komisyona, başkanın, üyelerden veya
hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık eder.
Komisyonların yetkileri:
Madde 86 – Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu idare ve
müesseseleri ile Devlet ekonomi kurumlarından ve görevlerinin
gerektirdiği sair gerçek ve tüzelkişilerden her türlü bilgileri
istiyebilirler. Gerekli gördükleri hallerde bilirkişilere inceleme
de yaptırabilirler.
Bilgi istemede 148 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri vermiyenler ve
bilirkişiliği kabul ettikleri halde gerekli incelemeleri yapmıyanlar
hakkında Mükerrer 355 inci madde hükmü uygulanır.(1)
Mükerrer Madde 86 - (Ek: 30/12/1980 - 2365/13 md; Mülga : 23/6/1982
- 2686/53 md.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Müşterek Hükümler
Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar:
Madde 87 – (Değişik: 23/1/2008-5728/273 md.) (1)(2)
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel
komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki
vasıflar aranır:
1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin
emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak.
2. Medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak.
3. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş
olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla
süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar,
Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli
savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,
zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma,
edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından
mahkûm olmamak.
4. Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca otuz yaşını
bitirmiş olmak.
5. Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde
ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve
emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş
bulunmak.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan "361 inci madde" ibaresi, 11/8/1999 tarih ve
4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle "mükerrer 355 inci madde"
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddenin (3) numaralı bendinin “… milli savunmaya karşı
suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, … ” bölümü,
Anayasa Mahkemesi’nin 25/2/2010 tarihli ve E.: 2008/17, K.: 2010/44
sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de
yayımlandığı 1/12/2010 tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe girmesi
hüküm altına alınmıştır.
Sayfa 21
3495
Yemin:
Madde 88 – Bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ve tahrir
komisyonu başkanları şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde
ihtiyar meclisi huzurunda aşağıda yazılı şekilde yemin ederler:
"Komisyonda çalışacağım süre zarfında tam manasiyle vicdan ve
kanaatim icaplarına tabi kalacağıma; hiçbir sebep ve tesir altında
adaletten ve doğruluktan ayrılmıyacağıma, gerek Devlet gerek
mükellef haklarını bir tutacağıma, takdir ve tahminlerde her hangi
bir tarafa temayül suretiyle görevimi kötüye kullanmıyacağıma
namusum üzerine yemin ederim."
Nisap:
Madde 89 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/15 md.)
Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının çoğunluğu ile
toplanır ve çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği halinde
başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır.
Devam:
Madde 90 – Komisyon toplantılarında her hangi bir sebeple olursa
olsun bulunamıyacağı anlaşılan üyenin yerine yedek üye davet olunur.
Seçilmiş üyelerden, mücbir sebebe dayanmaksızın, üç mütaakıp
toplantıya gelmiyenler istifa etmiş sayılarak yerlerine yedek üye
asil üye olarak getirilir.
Mücbir sebep veya mezuniyetle devam edemiyecek olan asil üyeye yedek
üye vekalet eder.
(Dördüncü fıkra mülga : 30/12/1980 - 2365/16 md.)
Görev süresi:
Madde 91 – Tahrir komisyonları başkan ve üyelerinin görevleri genel
tahrir bitinceye kadar devam eder.
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilen
üyelerin görev süresi üç yıldır. Bunları seçen daire, meclis ve
mesleki teşekküllerin seçimlerinin yenilenmesi bu üyelerin görev
sürelerini kısaltmaz.
Süreleri dolanların yeniden seçilmesi caizdir.
Ücretler:
Madde 92 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/17 md.)
Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden
özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez
Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma
Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde
zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç)
Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli
defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak
miktarda ücret verilir.
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun
31 nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan
Komisyonun Başkan ve Üyelerine bu komisyonlardaki çalışmaları
dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.
Sayfa 22
3496
BEŞİNCİ KISIM
Tebliğler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tebliğ Esasları ve Muhataplar
Tebliğ esasları:
Madde 93 – Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup,
hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen
gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü
olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya
komisyonda yapılması caizdir.
Tebliğ yapılacak kimseler:
Madde 94 – Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine,
umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır.
Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni
temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan
teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır.
Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin
bunlardan birine yapılması kafidir.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/18 md.) Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak
kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya
işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap
yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne
nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz
bulunmaması gerekir.)
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ:
Madde 95 – Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi
sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine
yapılabilir.
Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta
ise, tebliğ bunlara yapılır.
Vasıtalı tebliğ:
Madde 96 – Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak tebliğler
kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın üst vasıtasiyle
yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ olunacak kimseye vermediği takdirde
üst tazminle mahküm olur. Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı olması
şarttır.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ:
Madde 97 – Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin
yetkili makamı vasıtasiyle yapılır.Bunun için anlaşma varsa veya o
memleketin kanunları müsait ise o yerdeki Türk siyasi memuru veya
konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ Türk
siyasi memuru veya konsolosu vasıtasiyle de yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak,
tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasiyle
Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye elçilik veya konsolosluğuna
gönderilir.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ
Dışişleri Bakanlığı vasıtasiyle yapılır.
Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı
bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri komutanlıklariyle Jandarma
Genel Komutanlığı vasıtasiyle yapılır.
Sayfa 23
3497
Kamu idare ve müesseselerine tebliğ:
Madde 98 – Kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebliğ, bu idare
ve müesseselerin en büyük amirlerine veya bunların muavinlerine veya
en büyük amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Posta ile Tebliğ Usulü
Kapalı zarf esası:
Madde 99 – Posta ile tebliğde tebliğ edilecek vesika kapalı bir zarf
içinde postaya verilir. Bunun için, şekilleri Maliye Bakanlığınca
tesbit edilen özel zarflar kullanılır.
Bilinen adreslere tebliğ:
Madde 100 – Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince
muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Bilinen adresler:
Madde 101 – Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen adresler;
4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
6. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler
(İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında
tesbit edilen adresleri.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat
yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit
edilmiş olanı nazara alınır.
Tebliğ evrakının teslimi:
Madde 102 – Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince
muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından
taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı
bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve
mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri
gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde
bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet
ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı
yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti
şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade
olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak
münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa
çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade
olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple
imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak
suretiyle tebliğ olunur.
Sayfa 24
3498
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne
bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya
muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta
memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak
tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak
suretiyle tesbit olunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İlan Yoliyle Tebliğ Usulü
Tebliğin ilanla yapılacağı haller:
Madde 103 – Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoliyle yapılır.
1. Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
2. Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden
gönderilmiş olan mektup geri gelirse;
3. Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan
bulunmazsa;
4. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan
bulunmazsa.
İlanın şekli: (1)
Madde 104- (Değişik: 25/12/2003-5035/1 md.)
İlan aşağıdaki şekilde yapılır:
1.İlan yazısı tebliğ yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus
mahalline asılır ve (3) numaralı bende göre ilana çıkarılır.
Tebliğin konusu, her biri için ayrı ayrı olmak üzere, birmilyar
liradan (1.600 TL) az vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği
takdirde ayrıca (3) numaralı bende göre ilan yapılmaz ve ilan
yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan
tarihi olarak kabul edilir.
2. İlan yazısının bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı
olduğu muhtarlığa gönderilir.
3.İlan ile yapılan tebliğin konusu birmilyar ila yüzmilyar lira
arasındaki (1.600 – 160.000 TL) vergi veya vergi cezasına taalluk
ettiği takdirde ilan, ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin
belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede
yayımlanır. Tutarın yüzmilyar lirayı (160.000 TL) aşması halinde
ilan, Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde
ayrıca yapılır.
Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan
mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.
İlanın muhteviyatı:
Madde 105 – İlanlarda, tebliğin ilgili bulunduğu vergiler
gösterilmek suretiyle adları (Tüzel kişilerde unvanları) yazılı
muhataplara aşağıdaki hususlar ihtar olunur:
1. İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ilanı yapan makama
bizzat veya bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup
veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri;
2. Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
İlanın neticeleri:
Madde 106 – İlan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat edenlere,
yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır.
Posta ile yapılan bu tebliğ hakkında da 100 üncü madde hükmü cari
olur.
–––––––––––––––
(1) 29/12/2010 tarihli ve 27800 (6. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Maliye Bakanlığının 402 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2011
tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne
parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan
değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.
Sayfa 25
3499
İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat
yapmış ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ
yapılmış sayılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tebliğlere Ait Türlü Hükümler
Memur vasıtasiyle tebliğ:
Madde 107 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/20 md.)
Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da
yaptırmaya yetkilidir.
Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına
uyulur.
Elektronik ortamda tebliğ
Madde 107/A – (Ek: 23/7/2010-6009/7 md.)
Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü
maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli
elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ
yapılabilir.
Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her
türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya,
tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve
kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik
tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Hatalı tebliğler:
Madde 108 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/19 md.)
Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından
dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile
ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının,
vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut
bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş
bulunması vesikayı hükümsüz kılar.
Tebliğ yerine geçen muameleler:
Madde 109 – Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine geçen
muameleler hakkındaki hükümler mahfuzdur.
Diğer ücret elde eden hizmet erbabının (1) vergileri, tarh zamanında
bu mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz
edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ
olunur.
Vergi karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Yukarıdaki hükme riayet etmiyenlerin vergileri (251 inci madde
hükmüne giren mükellefler hariç) bu kanunun umumi hükümleri
dairesinde yoklama fişine dayanılarak tarh ve tebliğ olunur.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan "Ücret ve kazançları götürü usulde tespit
edilen tüccar, hizmet ve serbest meslek erbabının" ibaresi,
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 26
3500
ALTINCI KISIM
Vergi Alacağının Kalkması
BİRİNCİ BÖLÜM
Ödeme
Verginin ödeneceği daire:
Madde 110 – Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu vergi
dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunun vergi dairesinin bulunduğu belediye
sınırlarının dışındaki vergi dairelerine de yatırabilir. Bu takdirde
ödemenin hangi vergi dairesi hesabına yapıldığının bildirilmesi
şarttır.
Ödeme zamanı:
Madde 111 – Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15, 17 ve 342 nci maddelerinin uygulanması dolayısiyle
sürenin uzaması halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi
tahakkuk işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500 den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak
bakımından mükelleflere, vadenin bitmesini takip eden tarihten
başlıyarak 15 gün içinde gün belli etmiye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.;Değişik altıncı fıkra: 16/7/2004-5228/4
md.) Maliye Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki
mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup, ödeme süresi afet
tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme
faizleri ile bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen vergilerin
ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir
yıl süreyle uzatmaya yetkilidir. Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve
afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya vergi
türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de
kullanılabilir.
Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
Özel ödeme zamanları:
Madde 112 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/8 md.)
1. İkmalen, re'sen veya idarece tarh olunan vergiler taksit
zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit
süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse;
geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde
ödenir.
2. Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip
haller dolayısıyla beyan üzerine tarh olunan vergiler, beyanname
verme süreleri içinde ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkür süreden sonra gelen vergileri de aynı
süre içinde alınır.
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla
mükellefiyetleri kalkanların ikmalen, re'sen veya idarece tarh
olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde
ödenir.
Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu
ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay
uzatılır.
Sayfa 27
3500-1
3. Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 3 numaralı fıkrası
gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş
olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait
ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.
Ayrıca ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda : (1)(2)
a) Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi
kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme
ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın
tahakkuk tarihine kadar;
b) Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi
vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme
ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının
tebliğ tarihine kadar;
Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme
zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre
içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara
alınmaz.
Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a)
fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının
imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.
Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler
tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen
veya tamamen ödenebilir.
4. (Ek : 22/7/1998 - 4369/2 md.) Fazla veya yersiz olarak tahsil
edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin,
ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken
bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade
edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren
düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre
için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi
oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve
iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir.(3)
5. (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) İhtirazi kayıtla beyan edilip
ödendikten sonra yargı kararına göre iade edilip yine yargı kararı
uyarınca tahsili gereken vergilere, iade tarihinden yargı kararının
vergi dairesine tebliği tarihine kadar geçen süre için bu maddede
yer alan esaslar dahilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme
faizi hesaplanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Zamanaşımı ve Terkin
Zamanaşımının mahiyeti:
Madde 113 – Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının
kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına
bakılmaksızın hüküm ifade eder.
——————————
(1) Bu bentte öngörülen gecikme faizinin 1/1/1986 tarihinden önceki
vergilendirme dönemlerine ait tarhlara uygulanamayacağı Danıştay
İçtihadı Birleştirme Kurulunun 3/7/1989 tarih ve E. 1988/5, K.
1989/3 sayılı kararıyla kararlaştırılmıştır.
(2) Bu bentte yer alan "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
27 nci maddesinin 8 numaralı bendi" ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444
sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(3) Bu fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 10/2/2011 tarihli ve E.:
2008/58, K.: 2011/37 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın
Resmi Gazete’de yayımlandığı 14/5/2011 tarihinden bir yıl sonra
yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
Sayfa 28
3500-2
Zamanaşımı süreleri:
Madde 114 – Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın
başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ
edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.
(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.:
2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme:
23/7/2010-6009/8 md.) Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri
için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran
zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip
eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak
işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/9 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/5
md.) Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen
veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna
veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim
yılı başından itibaren başlar.
(Değişik : 4/12/1985 - 3239/9 md.) Damga vergisine tabi olup vergi
ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı
süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait
vergi alacağı yeniden doğar.
Verginin terkini:
Madde 115 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması,
kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer
afetler yüzünden:
1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu
afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi
borçları ve vergi cezaları;
2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete
maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına
tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi
borçları ve vergi cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya
tamamen terkin olunur. (Ek cümle: 28/12/2001-4731/4 md.) Maliye
Bakanlığı terkin yetkisini mahalline devredebilir.
Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare
heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tesbit eder.
Tahakkuktan vazgeçme:
Mükerrer Madde 115 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/10 md.)
İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin
cezaların toplam miktarı 1.000.000 lirayı (1.000.000 lira dahil) (19
TL) aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan
fazla olacağının tespiti halinde, Maliye Bakanlığınca belirlenecek
usul ve esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.(1)
——————————
(1) Bu maddedeki miktarlar 11/8/1999 tarihli ve 4444 sayılı Kanun
ile 1.000.000 TL.'ye yükseltilmiş, daha sonra; 29/12/2010 tarihli ve
27800 (6. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maliye
Bakanlığının 402 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2011 tarihinden geçerli
olmak üzere tespit edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah
punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu
Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ" ne bakınız.
Sayfa 29
3501
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat(1)
Vergi hatası:
Madde 116 – Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya
vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya
eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Hesap hataları:
Madde 117 – Hesap hataları şunlardır:
1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk
fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait
rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya
hesaplanmış olmasıdır.
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış
uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması,
birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla
hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.
3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında
belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir
defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Vergilendirme hataları:
Madde 118 – Vergilendirme hataları şunlardır:
1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka
bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;
2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya
vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden
müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler
üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.
4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin
ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya
süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
Hataların meydana çıkarılması:
Madde 119 – Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir:
1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;
2. Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın
görülmesi ile;
3. Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
4. Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile;
5. Mükellefin müracaatı ile.
–––––––––––––
(1) Bu Bölüm Başlığı "Vergi Hatalarını Düzeltme" iken, 25/12/2003
tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 30
3502
Düzeltme yetkisi ve reddiyat:
Madde 120 – Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi
müdürü karar verir.
Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef
aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak
terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin
bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve
müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir.
Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri
almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/2 md.) Nakden veya mahsuben tahsil edilen
ancak fazla veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerde
ve kanunları gereğince mükelleflere yapılacak iade ve mahsup
işlemlerinde, düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu
işlemlere ait usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
(Ek fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde
yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete
geçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisi vergi dairesi
başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine
ve/veya müdürlere devredebilir.
Re'sen düzeltme:
Madde 121 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/21 md.)
İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re'sen
düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye
karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur.
Düzeltme talebi:
Madde 122 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/22 md.)
Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi
dairesinden yazı ile isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
Düzeltme talebinin incelenmesi:
Madde 123 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/23 md.)
Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi mütalaasını
da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir.
Sayfa 31
3503
Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin
yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi
isteyene yazı ile tebliğ olunur.
Şikayet yolu ile müracaat:
Madde 124 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/24 md.)
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları
düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına
müracaat edebilirler.
Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve
belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir.
Düzeltme şümulü:
Madde 125 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/25 md.)
Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan
muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı
kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul
dairesinde düzeltilebilir.Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi
için hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar
verilmemiş olması şarttır.
Dülzeltmede zamanaşımı:
Madde 126 – 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan
sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki,
düzeltme zamanaşımı süresi:
a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen
vergilerde hatanın yapıldığı;
b) (Değişik : 23/6/1982 - 2686/26 md.) İlan yolu ile tebliğ edilip
vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden
vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
c) (Ek : 4/12/1985 - 3239/11 md.) İhbarname ve ödeme emri ilan
yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin
yapıldığı;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
YEDİNCİ KISIM
Yoklama ve inceleme
BİRİNCİ BÖLÜM
Yoklama
Maksat ve yetki:
Madde 127 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/12 md.)
Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi
olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir.
Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması
ile ilgili olarak:
a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel
yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük hasılatı tespit etmek,
b) 3100 Sayılı Kanun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak
mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu
cihazları belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve
günlük hasılatı tespit etmek,
c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde
bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne
göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca
düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip
düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal
bulunup bulunmadığını, levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup
uyulmadığını tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan
ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve
delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak,
Sayfa 32
3504
d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirliyeceği
özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt
pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile
taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların
miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit
etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta
bulunmaması, halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını
trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine
kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve
muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması
halinde derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve Gümrük
Bakanlığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)
Yetkisini haizdirler.
Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi
hallerde kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu
husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük
Bakanlığı yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa sırasında,
güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulunca
belirlenir.
Yoklamaya yetkililer:
Madde 128 – Yoklama:
1. Vergi dairesi müdürleri;
2. Yoklama memurları;
3. Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;
4. Vergi incelenmesine yetkili olanlar;
5. (Ek: 5/5/2005-5345/34 md.) Gelir uzmanları;
tarafından yapılır.
Hüviyet ibrazı mecburiyeti:
Madde 129 – Yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini gösteren
fotoğraflı resmi bir vesika bulunur.
Yoklama yapanlar bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile, nezdinde
yoklama yapılan kimseye gösterirler.
Toplu yoklamalarda kolbaşının vesikayı ibraz etmesi kafidir.
Yoklama zamanı:
Madde 130 – Yoklama her zaman yapılabilir.
Yoklamanın ne zaman yapılacağı ilgiliye haber verilmez.
Yoklama fişi:
Madde 131 – Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan "yoklama
fişine" geçirilir.
Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir,
bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza
ettirilir; bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe
yazılır ve yoklama fişi polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi
üyelerinden birine imzalatılır.
Sayfa 33
3505
Yoklama neticelerinin bildirilmesi:
Madde 132 – Yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklaması yapılan
şahıs veya yetkili adamına bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen
adresine 7 gün içinde posta ile gönderilir.
Vergi karnesi alanlar hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye
işaret olunur.
Yoklama fişlerinin ikinci nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.
Toplu yoklama:
Madde 133 – Vergi uygulamalarının gerektirdiği hallerde münferit fiş
yerine yoklama cetvellerinin kullanılması ve neticelerin toplu
olarak bu cetvellerde gösterilmesi caizdir.
Yoklama cetvellerinin kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli
eder.
Yoklama cetveli kullanılan hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi
mahiyetinde ayarı bir tutanakla tesbit olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi İncelemeleri
Maksat:
Madde 134 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/22 md.) Vergi
incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu
araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.
İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde
inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin
yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların
tetkikına da teşmil edilebilir.Fiili envanterin yapılmasının
gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler
Hazinece mükellefe ödenir.
İncelemeye yetkililer:
Madde 135 – (Değişik: 7/7/2011-KHK-646/4 md.)
Vergi incelemesi; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları,
ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından
yapılır.
Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür
kadrolarında görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme
yetkisini haizdir.
Hüviyet ibrazı:
Madde 136 –Vergi incelemesi yapanlar yanlarında memuriyet
sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir
vesika bulundururlar ve gittikleri yerde işe başlamadan evvel bu
vesikayı ilgililere gösterirler.
İncelemeye tabi olanlar:
Madde 137 – Bu kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve hesap
tutmak, evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde
olan gerçek ve tüzel kişiler vergi incelemelerine tabidirler.
İnceleme zamanı:
Madde 138 – Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden
haber verilmesi mecburi değildir.
İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh
zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir.
Sayfa 34
3506
Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın re'sen takdir edilmiş olması
yeniden inceleme yapılmasına ve gerekirse tarhıyatın ikmaline mani
değildir.
İncelemenin yapılacağı yer:
Madde 139 – Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi
olanın iş yerinde yapılır.
İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri
sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef
ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.
Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını
daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.
İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya
vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmiyenler,
bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere,
defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet
verilir.
İncelemede uyulacak esaslar: (1)
Madde 140 – Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında
aşağıdaki esaslara uymaya mecburdurlar:
1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık
olarak izah ederler;
2. (Ek: 23/7/2010-6009/9 md.) Vergi incelemesine başlanıldığı
hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi
incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı
olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler.
3. Nezdinde inceleme yapılanın muvafakatı olmadıkça resmi çalışma
saatleri dışında inceleme yapamazlar veya buna devam edemezler
(Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin
alınması bu hükmün dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler,
incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye uğratmıyacak
şekilde yapılır);
4. İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde
inceleme yapılana verilir.
5. (Ek: 23/7/2010-6009/9 md.)Vergi kanunlarıyla ilgili kararname,
tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme
raporu düzenleyemezler. Ancak, bu düzenlemelerin vergi kanunlarına
aykırı olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları
birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığına düzenleyecekleri
bir rapor ile bildirirler.
–––––––––––––––
(1) 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu
maddeye (2) numaralı bent eklenmiş, mevcut (2) ve (3) numaralı
bentler (3) ve (4) numaralı bentler olarak teselsül ettirilmiştir.
Sayfa 35
3506-1
6. (Ek: 23/7/2010-6009/9 md.) İncelemeye başlanıldığı tarihten
itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı
inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemeleri
bitirmeleri esastır. Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi
halinde ek süre talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine
yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir ve
altı ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Bu durumda, vergi
incelemesi yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından
incelemenin bitirilememe nedenleri yazılı olarak nezdinde inceleme
yapılana bildirilir. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların
bağlı olduğu birimler vergi incelemesinin öngörülen süreler içinde
bitirilmesi için gerekli tedbirleri alırlar.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.; Değişik ikinci fıkra:
7/7/2011-KHK-646/4 md.)Vergi Müfettişleri ile Vergi Müfettiş
Yardımcıları tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme
konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, meslekte
on yılını tamamlamış en az üç Vergi Müfettişinden oluşturulacak
rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile
bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler
ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanla
komisyon arasında uyuşmazlık oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi
inceleme raporları üst değerlendirme mercii olarak, Maliye
Bakanlığınca belirlenen tutarları aşan tarhiyat önerisi içeren vergi
inceleme raporları ise doğrudan, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
bünyesinde bir Başkan Yardımcısının başkanlığında dört grup
başkanından oluşan beş kişilik merkezi rapor değerlendirme komisyonu
tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük,
yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden
değerlendirilir. İncelemeyi yapanlar, bu komisyon tarafından
yapılacak değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri vergi
inceleme raporlarını işleme konulmak üzere bağlı oldukları birime
tevdi ederler.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) 135 inci madde ile vergi incelemesi
yapmaya yetkili kılınan diğer memurlar tarafından düzenlenen vergi
inceleme raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra
birimlerinde oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları
tarafından değerlendirilir.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) Merkezi Rapor Değerlendirme
Komisyonu ile diğer rapor değerlendirme komisyonları yaptıkları
değerlendirme sırasında, verilmiş bir özelgenin 369 uncu maddenin
birinci fıkrası kapsamında olduğu kanaatine varmaları halinde, söz
konusu özelge, Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonundan üç üye ile
413 üncü maddeye göre oluşturulan komisyondan iki üyenin katılımıyla
oluşturulacak beş kişilik bir komisyon tarafından değerlendirilir.
Bu komisyonca verilen kararlar, ilgili rapor değerlendirme komisyonu
ile incelemeye yetkili olanı bağlar.
Sayfa 36
3506-2
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) Bu maddede yazılı komisyonların
başkan ve üyelerine her toplantı günü için (1000) gösterge rakamının
memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden
toplantı ücreti ödenir. Bu şekilde ödenecek toplantı ücretinin bir
aylık tutarı (5000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla
çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşamaz.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) Bu maddede belirlenen esaslar
çerçevesinde, vergi incelemelerinde uyulacak diğer usul ve esaslar,
komisyonların teşekkülü ile çalışma usul ve esasları ve Merkezi
Rapor Değerlendirme Komisyonu tarafından doğrudan değerlendirmeye
tabi tutulacak vergi inceleme raporlarının tutarları, (…)(1) Maliye
Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (1)
İnceleme tutanakları:
Madde 141 – İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme
ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca tutanaklar ile tesbit
ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları varsa
bunlar da tutanağa geçirilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların bir
nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye
bırakılması mecburidir.
İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta
bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter
veya vesikalar, nezdinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın
alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen
cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu
tutanakları imzalıyarak defter ve vesikaları geri alabilirler. Ancak
bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
143 üncü madde hükmü, yukarki şekilde alınan defter ve vesikalar
hakkında da uygulanır.
144 üncü maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarki
şekilde defter ve vesikalar alınan mükellefler hakkında da caridir.
Yeminli mali muşavirlik:
Ek Madde – (Ek : 4/12/1985 - 3239/13 md.; İptal : Ana.Mh. 19/3/1987
tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.)
––––––––––––––
(1) 7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı KHK’nin 4 üncü maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun
önerisi üzerine” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Sayfa 37
3507
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Arama
Arama yapılabilecek haller:
Madde 142 – İhbar veya yapılan incelemeler dolayısiyle, bir
mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu
mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve
bunların üzerinde arama yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi için:
1. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi
ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh
yargıcından bunu istemesi;
2. Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar
vermesi;
şarttır.
İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde
yapılmasına lüzum gösterilen aramalardan birine karar vermeye
yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer sulh yargıçlarının
salahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar vermeye yetkilidir.
İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama
yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini istiyebilir, bu
takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini bildirmeye mecburdur.
Aramada bulunan defter ve vesikalar:
Madde 143 – Aramada bulunan ve incelemesine lüzum görülen defter ve
vesikalar müfredatlı olarak bir tutanakla tesbit olunur.
Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tesbit olunması
müfredatlı tesbit demektir.
Arama yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu
tutanağın tanzimi mümkün olmazsa, bulunan ve incelemesine lüzum
görülen defter ve vesikalar, mükellef nezdinde emin bir yere konur
veya kablar içinde daireye nakledilir. Bu defter ve vesikaların
konulduğu yerlerin veya kabların aramayı yapan tarafından
mühürlenmesi ve mümkün olan ahvalde mükellefin mühürünün de vaz'ı
şarttır. Bilahara, mükellefin huzuriyle kablar ve yerler açılarak
müfredatlı tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mühürün fekki
halleri de birer tutanakla tesbit edilir ve müfredatlı tutanağın bir
nüshası da defter ve vesikaların sahibine veya adamına verilir.
Bu işler:
a) Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür vaz'ından imtinaı
hallerinde aramada hazır bulunanlar marifetiyle;
b) Mükellefin, mühürün fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır
bulunmaktan imtinaı hallerinde de aramayı yapan tarafından iki
memurla birlikte;
tamamlanır.
Aramada bulunup mükellef nezdinde emin bir yere konulmuş veya kablar
içinde daireye nakledilmiş olan ve incelemesine lüzum görülen defter
ve vesikalar, arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme
yapanın çalıştığı yere sevk veya celp edilebilir.
Yukardaki hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi saklanması
şarttır.
Bunların iyi saklanmamasından doğacak zararı idare tazmine
mecburdur.
Sayfa 38
3508
İncelemede usul:
Madde 144 – Arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her işten
önce yapılır.
İnceleme sırasında vergi ile ilgisi olmıyan şahsi ve özel mektup ve
diğer evrak makbuz karşılığında sahiplerine geri verilir.
Mükellef, ilgili memurun huzuriyle, bu defterler ve vesikalar
üzerinde incelemeler yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar
çıkarmaya yetkilidir.
Defter ve vesikaların muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen
vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef
beyannamesini tanzim için gerekli bilgileri defter ve vesikalardan
yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu
husustaki yazılı isteği yetkililerce derhal yerine getirilir.
Şu kadar ki, defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten
vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az
ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu
müddetin sonundan başlar. (13 üncü maddenin 1 - 3 üncü fıkralariyle
17 inci madde hükümleri saklıdır.)
İncelemenin bitmesi:
Madde 145 – Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki
incelemeler en geç üç ay içinde bitirilerek sahibine bir tutanakla
geri verilir.
İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine
imkan olmıyan hallerde sulh yargıcının vereceği karar üzerine bu
süre uzatılabilir.
Defter ve vesikaların incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen
olaylar ve hesap durumları tutanakla tesbit olunur. Mükellef bu
tutanakları imzadan çekindiği takdirde, bahis mevzu olayları ve
hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar aramanın mevzuu
ile ilgili vergi ve cezalar kesinleşinceye kadar kendisine geri
verilmez.
İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları
kaydedebilirler.
İlgililer bu tutanakları her zaman imzalıyarak defter ve
vesikalarını geri alabilirler. Ancak, bu defter ve vesikaların suç
delili teşkil etmemesi şarttır.
Sayfa 39
3509
Kayıtların yeniden işlenmesi:
Madde 146 – Arama neticesinde bulunan defter ve vesikaların muhafaza
altına alınması sebebiyle 219 uncu madde gereğince yapılamıyan
kayıtlar defterlerin geri verilmesinden sonra idare ile mükellef
arasında kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu
süre bir aydan az olamaz.
Mükellef dilerse defterlerinin muhafaza altına alındığında
işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt ve iadesi
halinde iade edilen defterlere intikal ettirebilir.
Genel hükümlerin uygulanması:
Madde 147 – Bu bölümde açıkça yazılı olmıyan hallerde Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun arama ile ilgili bulunan hükümleri
uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Bilgi Toplama
Bilgi verme:
Madde 148 – Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya
mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler,
Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların
istiyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri
vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve cevap vermeleri için
kendilerine münasip bir mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere
ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.
Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları
bilgi verme mecburiyetine tabi olamazlar.
Devamlı bilgi verme:
Madde 149 – (Değişik : 4/12/1985 - 3239/14 md.)
Kamu idare ve müsseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar
dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla
ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince
kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve
devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.
Ölüm vakalarını ve intikalleri bildirme:
Madde 150 – Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve tüzel kişiler,
her ay muttali oldukları ölüm vakaları ile intikalleri ertesi ayın
15 inci günü akşamına kadar vergi dairesine yazı ile bildirmeye
mecburdurlar.
1. Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları;
2. Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya konsolosluk
görevini yapanlar (Memur oldukları yerde ölen Türk tebaasının
soyadı, adı ve sıfatları ile Türkiye'deki ikametgahlarını Maliye
Bakanlığına bildirirler);
3. Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri
bildirirler);
4. Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve
tüzel kişiler (Mevduat, şirket hissesi, emanet para ve eşya veya
sair suretle alacak sahiplerinden birinin ölümü halinde, ölenin
soyadını, adını, alacağının nev'ini ve miktarını bildirirler).
Sayfa 40
3510
Bilgi vermekten imtina edememek:
Madde 151 – Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişiler,
özel kanunlarda yazılı mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi
vermekten imtina edemezler. Ancak:
1. Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya
mecbur olduğu mahremiyet saklıdır;
2. Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden, ebelerden ve sağlık
memurlarından hastaların hastalıklarının nevi'ine mütaallik bilgiler
istenemez.
3. Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler
veya görevleri dolayısiyle muttali oldukları ahval ve hususların
bildirilmesi istenemez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlariyle
vekalet ücretlerine ve giderlerine şamil değildir;
4. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88 inci maddesi gereğince
gösterilmesi veya teslimi caiz olmıyan evrakın muhteviyatı hakkında
bilgi istenemez. Şu kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili
olmak üzere, bu gibi evraka müsteniden doğan borçların miktarlarına
ve alacaklıların adlarına bilgiler istenebilir.
İstihbarat arşivi:
Madde 152 – 150 nci maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde yazılı
kaynaklardan toplanacak bilgiler istihbarat arşivlerinde gizli
olarak saklanır.
Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği Maliye
Bakanlığınca tesbit olunur.
İKİNCİ KİTAP
Mükellefin Ödevleri
BİRİNCİ KISIM
Bildirmeler
BİRİNCİ BÖLÜM
İşe Başlama
İşe başlamayı bildirme:
Madde 153 – Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlıyanlar keyfiyeti
vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar:
1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;
2. Serbest meslek erbabı;
3. Kurumlar Vergisi mükellefleri;
4. Kolektif ve adi şirket ortaklariyle komandit şirketlerin
komandite ortakları.
(Ek fıkra: 11/6/2003 - 4884/12 md.) Ticaret sicili memurlukları,
kurumlar vergisi mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun 30 uncu
maddesi uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru
evraklarının bir suretini ilgili vergi dairesine intikal ettirir. Bu
mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri yerine
getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine
getirmeyen ticaret sicili memurları hakkında işe başlamanın
zamanında bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası hükümleri
uygulanır.
(İkinci fıkra mülga: 22/7/2003 - 4369/82 md.)
Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri:
Madde 154 – Tüccarlar için aşağıdaki hallerden her hangi biri "İşe
başlama" yı gösterir:
1. Bir iş yeri açmak (İş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde
bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne
maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya içinde tertibat ve
tesisat yapılmakta bulunması iş yerinin açıldığını göstermez);
2. İş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir
teşekkülle kaydolunmak;
Sayfa 41
3511
3. Kazançları basit usulde (1) tesbit edilen tüccarlar için işle
bilfiil uğraşmaya başlamak.
Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri:
Madde 155 – Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden her hangi
biri "işe başlama" yı gösterir:
1. Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yerleri açmak;
2. Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette
bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;
3. Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette
bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;
4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki
teşekküllere kaydolunmak.
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı
bilfiil mesleki faaliyette bulunmıyacak olanlar bildirmelerinde bu
ciheti de açıklarlar.
İş yeri:
Madde 156 – Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri;
mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo,
otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe,
çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler,
taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai
zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu
faaliyetlerde kullanılan yerdir.(2)
İKİNCİ BÖLÜM
Değişiklikler
Adres değişikliklerinin bildirilmesi :
Madde 157 – 101 inci maddede yazılı bilinen iş veya ikamet yeri
adreslerini değiştiren mükellefler, yeni adreslerini vergi dairesine
bildirmeye mecburdurlar.
(İkinci fıkra Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
İş değişikliklerinin bildirilmesi:
Madde 158 – İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden:
a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;
b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;
c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;
gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri
vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
İşletmede değişikliğin bildirilmesi :
Madde 159 – Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin
sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşi Bırakma
İşi bırakmanın bildirilmesi:
Madde 160 – 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi
bırakanlar,keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
(Mülga ikinci fıkra : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
(Ek : 22/7/1998 - 4369/3 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/6
md.) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi
bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar
sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste
faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir
ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte
belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi
incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi
ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda
belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname
verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi
dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu
ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Mükellefiyet kaydının terkin
edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin
yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra
faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin
vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında
kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu madde kapsamında mükellefiyet
kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış
veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme
kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca
belirlenecek araçlarla duyurulur.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
—————————
(1) Bu bendde yeralan "götürü usulde" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve
4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(2) Bu madde ile ilgili olarak 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı
Kanunun Geçici 5 inci maddesine bakınız.
Sayfa 42
3512
İşi bırakmanın tarifi:
Madde 161 – Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen
durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder.
İşlerin her hangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için
durdurulması işi bırakma sayılmaz.
Tasfiye ve İflas:
Madde 162 – Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile
ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder.
Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas dairesi:
1. Tasfiye veya iflas kararlarını;
2. Tasfiyenin veya iflasın kapandığını;
vergi dairesine ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar.
Nakil:
Madde 163 – (Değişik : 25/5/1995 - 4108/3 md.)
İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres
değişikliği sayılır.
Ölüm:
Madde 164 – Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası
reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir.
Mirasçılardan her hangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları
bu ödevden kurtarır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Bina ve Arazi Değişiklikleri
Tahrirde unutulan bina ve arazi:
Madde 165 – Mükellefler, genel tahrirde unutularak yazılmamış olan
bina ve araziyi tahrir neticelerine göre verginin alınmaya
başlandığı mali yılın sonuna kadar vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar.
Yeni İnşaat:
Madde 166 – Mükellefler, şehir ve kasabalarda yeni inşa ettirdikleri
binaları ve inşaat bitmeden kullanılmaya başlanan kısımlarını vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar.
Mevcut binalara yapılan ilaveler ve konulan sabit istihsal, asansör
ve kalorifer tesisleri yeni inşaat hükmündedir.
Bina ve arazideki değişikliklerin bildirilmesi:
Madde 167 – Mükellefler, bina ve arazide vukubulan 63 üncü maddenin
4 - 10 uncu bentlerinde yazılı değişiklikleri ve iratsız arsanın
iratlı arsa veya iratlı arsanın iratsız arsa haline geldiğini vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Bildirmelerde Süre ve Şekil
Süre:
Madde 168 – Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır:
1. (Değişik:11/6/2003-4884/6 md.) Gerçek kişilerde işe başlama
bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde
kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış
avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek
mensuplarınca, şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama
bildirimleri ise işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde
ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır.
Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler
ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın
vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından
vergi dairesine yapılır.
Sayfa 43
3513
2. Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;
Yeni inşaatta inşatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa
her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde
(Müstesnalığın sukutu dahil) tadili gerektiren halin vukuu
tarihinden başlıyarak iki ay.
Yazılı bildirme esası:
Madde 169 – Bildirmeler yazılı olur; yalnız defter tutmaya mecbur
olmıyan mükelleflerden okuma ve yazması olmıyanlar, bildirmeleri
sözle yapabilirler. Sözlü bildirmeler tutanakla tesbit olunur.
Posta ile gönderme:
Madde 170 – Yazılı bildirmelerin posta ile taahhütlü olarak
gönderilmesi caizdir. Bu takdirde bildirmenin postaya verildiği
tarih vergi dairesine verilme tarihi yerine geçer.
Bu maddenin hükümleri vergi beyannameleri hakkında da cari olur.
İKİNCİ KISIM
Defter Tutma
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Esaslar
Maksat:
Madde 171 – Mükellefler bu kanuna göre tutacakları defterleri vergi
uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları sağlıyacak şekilde
tutarlar:
1. Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu
tesbit etmek;
2. Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tesbit etmek;
3. Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4. Mükellefin vergi karsışındaki durumunu hesap üzerinden kontrol
etmek ve incelemek;
5. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/23 md.) Mükellefin hesap ve
kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki
durumlarını (emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve
incelemek.
Defter tutacaklar:
Madde 172 – Aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler bu kanunun
esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar:
1. Ticaret ve sanat erbabı;
2. Ticaret şirketleri;
3. İktisadi kamu müesseseleri;
4. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/24 md.) Dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler.
5. Serbest meslek erbabı;
6. Çiftçiler.
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/24 md.) iktisadi kamu müesseseleriyle
dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından
tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.
İstisnalar:
Madde 173 – Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve tüzel
kişiler hakkında uygulanmaz:
1. Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi
olmayan çiftçiler(1)
2. Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tesbit
edilenler (1)
——————————
(1) Bu bentlerde yeralan "muaf olan esnaf ve çiftçiler" ve "Gelir
Vergisi Kanununa göre kazançları götürü olarak tespit edilenler ile
götürü gider usulüne tabi olan çiftçiler" ibareleri 22/7/1998 tarih
ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Sayfa 44
3514
3. Kurumlar vergisinden muaf olan:
a) İktisadi kamu müesseseleri;
b) (Değişik : 30/12/1980 - 2365/25 md.) Dernek ve vakıflara ait
iktisadi işletmeler.
Yukardaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden
muaf olmakla beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu
vergileri götürü usulde tesbit edilmiyen mükelleflerin muaf
olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulü yoktur.
Hesap dönemi:
Madde 174 – Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her
hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden
açılır.
Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.
Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin
mahiyetine uygun bulunmıyanlar için, bunların müracaatı üzerine
Maliye Bakanlığı 12 şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir.
Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde
bir yıldan eksik olan faaliyet süresi, hesap dönemi sayılır.
Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai
kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı
sayılır.
Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik:
Madde 175 – Mükellefler bu kısmında yazılı maksat ve esaslara uymak
şartiyle, defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun
olarak diledikleri usulu ve tarzda tanzim etmekte serbesttirler.
(Ek: 28/8/1991-3762/1 md.) Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı;
muhasebe standartları, tek düzen hesap planı ve mali tabloların
çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bunları
mükellef, şirket ve işletme türleri itibariyle uygulatmaya ve buna
ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Ticaret Kanununun ticari defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur.
(Ek : 25/5/1995 - 4108/4 md.) Maliye Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını
bilgisayar programları aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu
bilgisayar programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması
gereken kuralları ve bilgisayar programlarının içermesi gereken
asgari hususlar ile standartları ve uygulamaya ilişkin usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
İKİNCİ BÖLÜM
Defter Tutma Bakımından Tüccarlar
Tüccar sınıfları:
Madde 176 – Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılır:
I inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;
II nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre;
defter tutarlar.
Birinci sınıf tüccarlar:
Madde 177 – (Değişik 30/12/1980 - 2365/26 md.)
Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:(1)
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan
ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (129.000 TL) lirayı veya
satışlarının tutarı 8.640.000.000 (180.000 TL) lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir
yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000
(70.000 TL) lirayı aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması
halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık
satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (129.000 TL) lirayı aşanlar;
——————————
(1) Bu maddede yeralan miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı
Kanunun 19 uncu maddesiyle değiştirilen Mükerrer 414 üncü madde
hükmüne istinaden 1/1/1998 tarihi itibariyle uygulanmakta olan
miktarlara (9/12/1997 tarihli ve 97/10346 sayılı Kararname ile
getirilen miktar) yükseltilmiş, 29/12/2010 tarihli ve 27800 (6.
mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maliye Bakanlığının 402
Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere
tespit edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun
sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne
bakınız.
Sayfa 45
3515
4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri
yukardaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.);
5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzelkişiler (Bunlardan
işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya
lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına
Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.);
6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih
edenler.
(Ek fıkra : 21/1/1983 - 2791/4 md.; Mülga : 4/12/1985 - 3239/136
md.)
İkinci sınıf tüccarlar:
Madde 178 – Aşağıda yazılı tüccarlar II nci sınıfa dahildirler:
1. 177 nci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;
2. Kurumlar Vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre
defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler.
Yeniden işe başlıyan tüccarlar yıllık iş hacımlarına göre
sınıflandırılıncaya kadar II nci sınıf tüccarlar gibi hareket
edebilirler.
Sınıf değiştirme:
Madde 179 – a) (I) inciden (II) nciye geçiş: İş hacmı bakımından I
inci sıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu
takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap
döneminden başlıyarak, II nci sınıfa geçebilirler:
1. Bir hesap döneminin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlerden %
20 yi aşan bir nispette düşük olursa, veya;
2. Arka arkaya üç dönemin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlere
nazaran % 20 ye kadar bir düşüklük gösterirse.
Sınıf değiştirme:
Madde 180 – b) (II) nciden (I) inciye geçiş: İş hacmı bakımından II
nci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıda yazılı şartlara
uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap
döneminden başlıyarak I inci sınıfa geçerler.
1. Bir hesap döneminin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlerden %
20 yi aşan bir nispette fazla olursa, veya;
2. Arka arkaya 2 dönemin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlere
nazaran % 20 ye kadar bir fazlalık gösterirse.
İhtiyari sınıf değiştirme:
Madde 181 – II nci sınıf tüccarlar diledikleri takdirde bilanço
esasına göre defter tutabilirler.
Bu suretle I inci sınıfa dahil olanlar hakkında da evvelki maddenin
hükümleri cari olur.
Sayfa 46
3516
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Bilanço Esasına Göre Defter Tutma
Bilanço esasında tutulacak defterler:
Madde 182 – Bilanço esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. Yevmiye defteri;
2. Defterikebir;
3. Envanter defteri (Mevcudat ve muazene defteri);
4. (Ek : 30/12/1980 - 2365/27 md. Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Yevmiye defteri:
Madde 183 – Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icabeden muamalelerin
tarih sırasiyle ve madde halinde tertipli olarak yazıldığı
defterdir.
(Değişik : 4/12/1985 - 3239/16 md.) Yevmiye defteri ciltli ve
sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. Mükellefler diledikleri
takdirde yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer defterlerini
müteharrik yapraklı olarak kullanabilirler.
(Üçüncü fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/16 md.)
Defterikebir:
Madde 184 – Defterikebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan
muameleleri buradan alarak usulüne göre hesaplara dağıtan ve
tasnifli olarak bu hesaplarda toplıyan defterdir.
Envanter defteri ve bilanço günü:
Madde 185 – Envanter defterine işe başlama tarihinde ve metaakıben
her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar
kaydolunur ve bu tarihe "bilanço günü" denir. Envanter defteri
ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur.
Günlük kasa defteri:
Mükerrer Madde 185 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/28 md. Mülga :
22/7/1998 - 4369/82 md.)
Envanter çıkarmak:
Madde 186 – Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları,
alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek
suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tesbit etmektir.
Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi
mutat olmıyan malların değerleri tahminen tesbit olunur.
Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri
ifade eder.
Sayfa 47
3517
Bina ve arazinin envantere alınması:
Madde 187 – Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu bina ve
arazi hakkında aşağıda yazılı esaslar cari olur:
1. Fabrika, ambar, atelye, dükkan, mağaza ve arazi-işletmede ister
kısmen, ister tamamen kullanılsınlar - değerlerinin tamamı üzerinden
envantere alınır.
2. Ticaret hanları gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen
binalarla evlerin ve apartmanların yarısından fazlası işletmede
kullanıldığı takdirde envantere ithal edilir.
3. Envantere alınan gayrimenkullerin kullanış tarzlarında sonradan
vakı olacak değişiklikler, hesap yılı içinde nazara alınmaz.
Bilançonun tanziminde envanter listeleri:
Madde 188 – Envanter esas itibariyle defter üzerine çıkarılır.
Şu kadar ki, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük
müesseseler envanterlerini listeler halinde tanzim edebilir.
Bu takdirde envanter listelerinin:
1. Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması;
2. Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi;
3. Envanteri çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili
tarafından imzalanması;
4. Aynen envanter defteri gibi saklanması;
şarttır.
Yukardaki esaslara göre envanter listeleri tanzim edenler envanter
defterine listeler muhteviyatını icmalen kaydederler.
Envanterde amortisman kayıtları:
Madde 189 – Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların
amortismanları aşağıda yazılı şekillerden her hangi biri ile
gösterilir:
1. Envanter defterinin ayrı bir yerinde;
2. Özel bir amortisman defterinde;
3. Amortisman listelerinde.
Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her
yılın amortismanı ayrı ayrı gösterilmek şartiyle birbirine bağlanır.
İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların
amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi
caizdir.
Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı
hükmündedir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi
kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu olarak
geçirilebilir.
Büyük mağazalarda envanter:
Madde 190 – Büyük mağazalar ve eczaneler emtia mevcutlarının
envanterlerini üç yılda bir çıkarabilirler. Bu takdirde envanter
çıkarılmıyan yıllarda hesaben mevcut iktisadi kıymetleri envanter
defterlerine kaydederler.
Büyük mağazalardan maksat, çeşitli mal üzerine geniş ölçüde ve
perakende iş yapan ticarethanelerdir.
Maliye Bakanlığı büyük sınai işletmelerin, icabına göre, iki veya üç
yılda bir envanter çıkarmalarına müsaade edebilir. Bu takdirde
yukarıki hüküm uygulanır.
Sayfa 48
3518
Envantere alınan kıymetleri değerleme:
Madde 191 – Envantere alınan iktisadi kıymetler bu kanunun
"değerleme"ye ait üçüncü kitabında yazılı esaslara göre değerlenir.
Bilanço:
Madde 192 – Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve
karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hulasasıdır.
Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva eder.
Aktif tablosunda mevcutlar ile alacaklar (ve varsa zarar), pasif
tablosunda borçlar gösterilir.
Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye
mevzu varlığını (Öz sermayeyi) teşkil eder.
Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif
tablolarının toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve kar ayrı
gösterilseler dahi öz sermayenin cüzüleri sayılırlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutma
İşletme hesabı esasında tutulacak defterler:
Madde 193 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/29 md.)
İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. İşletme hesabı defteri (İşletme hesabını ihtiva eden);
2. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
İşletme hesabı:
Madde 194 – İşletme hesabının sol tarafını gider, sağ tarafını
hasılat kısmı teşkil eder.
1. Gider kısmına: Satın alınan mallar veya yaptırılan hizmetler
karşılığında ödenen veya borçlanılan paralar ve işletme ile ilgili
diğer bütün giderler;
2. Hasılat kısmına: Satılan mal bedeli veya yapılan hizmet karşılığı
olarak tahsil edilen paralarla tahakkuk eden alacaklar ve işletme
faaliyetinden elde edilen diğer bütün hasılat;
kaydolunur.
Gayrimenkuller ve tesisat gibi amortismana tabi olan kıymetler
işletme hesabına intikal ettirilmez. Şu kadar ki, 189 uncu maddeye
göre amortisman kaydı tutulmak şartiyle bu kıymetler üzerinden her
yıl ayrılan amortismanlar gider kaydolunabilir. Gider ve hasılat
kayıtlarının en az aşağıdaki malümatı ihtiva etmesi şarttır.
1. Sıra numarası;
2. Kayıt tarihi;
3. Muamelenin nev'i;
4. Meblağ.
Günlük perakende satış ve hasılat defteri:
Mükerrer Madde 194 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/30 md.; Mülga:
22/7/1998 - 4369/82 md.)
Sayfa 49
3519
İşletme hesabı esasında envanter:
Madde 195 – İşletme hesabı esasına göre defter tutanlardan emtia
üzerine iş yapanlar, emtia envanteri çıkarmaya mecburdurlar.
Emtiaya, satmak maksadiyle alınan veya imal edilen mallarla iptidai
ve ham maddeler ve yardımcı malzeme dahildir. Emtia envanteri,
muamelelere ait kayıtlarla karıştırılmamak şartiyle yeniden işe
başlama halinde işletme defterinin baş tarafına, mütaakıben de her
hesap dönemi kapandıktan sonra muamele kayıtlarını takip eden
sayfalara yazılır. İstiyenler ayrı bir envanter defteri tutarak
emtia envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.
İşletme hesabı hulasası:
Madde 196 – İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar her hesap
döneminin sonunda (İşletme hesabı hulasası) çıkarırlar. İşletme
hesabı hulasasına aşağıdaki maddeler birer kalemde ayrı ayrı
yazılır:
A) Gider tablosuna:
1. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun
değeri;
2. Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın değeri ile yapılan
bilümum giderler.
B) Hasılat tablosuna:
1. Hesap dönemi zarfında satılan emtianın değeri ile hizmet
karşılığı ve sair suretle alınan paralar;
2. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun
değeri.
Kambiyo Senetleri Defteri:
Mükerrer Madde 196 – (Ek: 24/6/1994 - 4008/4 md.; Mülga : 22/7/1998
- 4369/82 md.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Sınai Müesseselerin Tutacakları Özel Kayıtlar
İmalat defteri:
Madde 197 – I inci sınıf tüccarlardan devamlı olarak imalat ile
uğraşanlar yukarda yazılı defterlerden gayrı bir (İmalat defteri)
tutarlar.
İmalat defterine, aşağıda yazılı emtianın giriş ve çıkış
hareketleri, emtianın cinsi ve miktarı itibariyle ve tarih sırasiyle
yazılır.
1. Satın alınan ve müşteri tarafından imalat yapılmak üzere tevdi
olunan her nevi iptidai ve ham maddeler, başlıca yardımcı malzeme
(Doğrudan doğruya imal ile ilgili yakıtlar gibi);
2. Yukarda yazılı maddelerden imalata sarf olunan veya aynen
satılanlar;
Sayfa 50
3520
3. İmal edilen mamul maddeler;
4. Teslim edilen mamul maddeler;
Teslimden maksat, gider vergileri kanununa göre bu mahiyette olan
muamelelerdir. Yarı mamuller teslim edildiği takdirde, bunlar tam
mamul hükmüne girer.
İmalat artıkları ve tali maddeler de imalat defterine geçirilir.
Ancak bunlardan imal esnasında miktarlarının tesbitine imkan ve
lüzum olmıyanlar yalnız teslim sırasında kayıtlarda gösterilir.
Kombine imalat:
Madde 198 – Ham maddeden tam mamul vücuda getirilinceye kadar geçen
müstakil imal safhalarında ayrı ayrı emtia mahiyetini arz eden
maddeler elde edildiği (İplik - dokuma, yağ - sabun, kereste -
mobilya, un - makarna münasebetlerinde olduğu gibi) ve bu imal
işleri birbirine bağlanarak aynı teşebbüs dahilinde yapıldığı
takdirde, kombine imalat yapılmış olur.
Boyama, kasarlama, apre, cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı
tazammun etmez.
Kombine imalatta imalat defterleri:
Madde 199 – Kombine imalat yapanlar her müstakil imal işini imalat
defterinin ayrı ayrı kısımlarında gösterirler. Bu takdirde bir
safhanın mamulü mütaakıp safhaya teslim gösterilmek suretiyle bu
safhanın iptidai maddesini teşkil eder.
Kombine imalatta istenildiği takdirde her müstakil imal safhası için
ayrı bir imalat defteri kullanılması caizdir.
Bitim işleri defteri:
Madde 200 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan boyama, basma,
yazma, kasarlama, apre, cilalama gibi ücretle yapılan bitim
işleriyle uğraşanlar, imalat defteri yerine, bir "Bitim işleri
defteri" tutarlar.
Bu deftere müşterilerden alınan ve işlendikten sonra geri verilen
emtianın cinsi ve miktarı tarih sırasiyle yazılır.
Madde 201 – (Mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Madde 202 – (Mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Sınai müesseselerde kayıt serbestliği:
Madde 203 – Sınai müesseseler, bu bölümde yazılı defterleri
işlerinin icaplarına ve hususiyetlerine göre diledikleri şekilde
tutabilirler; iptidai ve mamul maddeler için ayrı defter
kullanabilirler; bunları cins ve nevi itibariyle ayrı sayfalarda
gösterebilirler.
Bitim işleri defteri tutmıyarak buraya yazılması gereken malümatı,
imalat defterine kaydedebilirler. İstihsal Vergisi defteri
tutmıyarak bunlara ait kayıtları defterikebirde açacakları özel bir
hesapta veya satışlarını kaydettikleri hesabın ayrı bir sütununda
gösterebilirler.
(Üçüncü fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
İmalat defterine kaydolunan malümatı ihtiva edecek şekilde sınai
muhasebe tutanlar, Maliye Bakanlığından müsaade almak şartiyle
ayrıca imalat defteri tutmazlar.
(Beşinci fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
ALTINCI BÖLÜM
Diğer Müesseselerin Tutacakları Özel Kayıtlar
Banka, banker ve sigorta şirketlerinin gider vergisine ait
kayıtları:
Madde 204 – Banka (vergi kanunları uygulamasında özel belirleme
yapılmadığı sürece, özel finans kurumları banka olarak addolunur),
banker ve sigorta şirketleri banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin
mevzuuna giren işlemleri müfredatlı veya bordrolar üzerinden toplu
olarak kendi muhasebe defterlerinde veyahut isterlerse ayrı bir
banka ve sigorta muameleleri vergisi defterinde, diğer işlemlerinden
ayırmak suretiyle gösterilir. (1)
––––––––––––––-
(1) Bu fıkrada yer alan "Banka, banker ve sigorta şirketleri"
ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle
"Banka (vergi kanunları uygulamasında özel belirleme yapılmadığı
sürece, özel finans kurumları banka olarak addolunur), banker ve
sigorta şirketleri" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 51
3521
(Ek : 30/12/1980 - 2365/31 md.) Bankalar ile mevduat faizi ödeyen
bankerler yukarıda belirtilen defter kayıtlarında bu hususlara
ilişkin bilgileri müfredatlı olarak göstermeye mecburdurlar.
Damga resmi kayıtlar:
Madde 205 – Damga Resmi Kanununa göre yolcu bilet ücretleri, sigorta
primleri ve ilan ücretleri gibi mevzular üzerinden resim istifa
etmeye mecbur olan gerçek ve tüzel kişiler bu ücret ve primlerle
istifa ettikleri Damga Resimleri için tarih sırasiyle bir kayıt
tutmaya mecburdurlar.
Tüccarlar bu kayıtları muhasebe defterlerinde tuttukları hesaplarda
gösterebilirler. Kayıtların muhasebe defterinde gösterilmemesi
halinde ayrı bir "Damga Resmi defteri" tutulur. Devlet
müesseselerinin resmi defter ve kayıtları Damga Resmi defteri yerine
geçer. (1)
Madde 206 – (Mülga: 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri:
Madde 207 – Yabancı nakliyat kurumları veya bunları Türkiye'de
temsil eden şube veya acentaları bir "Hasılat defteri" tutmaya ve bu
deftere Türkiye'de elde ettikleri hasılatı tarih sırasiyle ve
müfredatlı olarak kaydetmeye mecburdurlar. Bu madde gereğince
hasılat defteri tutan yabancı nakliyat kurumları bu işleri için
ayrıca muhasebe defteri tutmaya mecbur değildirler.
Menkul ve gayrimenkul sermaye iradlarına ait kayıtlar:
Madde 208 – Bu kanuna göre defter tutmaya mecbur olan gerçek kişiler
Gelir Vergisine tabi menkul ve gayrimenkul sermayelerle bunlardan
elde edilen iratları ve bunlara mütaallik giderleri defterikebir
veya işletme hesabının veya serbest meslek erbabı kazanç defterinin
ayrı bir sayfasına veya ayrı bir deftere veyahut bir cetvele ayrı
ayrı kaydetmeye mecburdurlar.
Şu kadar ki, bu hesap mükellefin diğer kazançlarını tesbit için
tuttuğu hesaplara karıştırılmaz ve onlar ile birleştirilmez.
Ambar defteri:
Madde 209 – Depo (Ardiyeler dahil) işletenlerle nakliye ambarları
ayrıca bir ambar defteri tutarlar. Bu deftere en az aşağıda yazılı
malümat kaydolunur:
1. Malın ambara giriş tarihi;
2. Malın cinsi (Malın cinsi belli değilse sadece balya, kasa, sandık
gibi ambalaj nevinin kaydedilmesiyle iktifa edilir);
3. Malın miktarı (Ticari teamüle göre parça, sandık veya sıklet);
4. Malın kimin tarafından tevdi edildiği;
5. Malın nereye ve kime gönderildiği;
6. Alınan nakliye ücreti tutarı.
Kendi işlerinin icabı olarak yukarıdaki malümatı ihtiva edecek
şekilde defter tutanlar ayrıca ambar defteri tutmazlar.
YEDİNCİ BÖLÜM
Serbest Mesleklerde Defter Tutma
Serbest meslek kazanç defteri:
Madde 210 – Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar.
Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat
kaydolunur.
Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nevi ile yapıldığı tarih
ve hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden
alındığı yazılır.
Hekimler diledikleri takdirde, yukarıda yazılı malümatı protokol
defterinde göstermek şartiyle ayrı kazanç defteri tutmıyabilirler.
——————————
(1) Bu maddenin yolcu biletleri ve sigorta primleri üzerinden
alınacak damga resmi kayıtlariyle ilgili hükümleri, 1/7/1964 tarih
ve 488 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin 7 numaralı bendi ile
kaldırılmıştır.
Sayfa 52
3522
Amortisman kayıtları:
Madde 211 – Serbest meslek erbabı, işlerinde bir yıldan fazla
kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat ve demirbaş
eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı
şekilde tutulan "Amortisman kayıtlarında" gösterirler.
Özel defterler:
Madde 212 – Noterlerin ve noterlik görevini ifa ile mükellef
olanların ve borsa acentalarının resmi defteri "kazanç defteri"
yerine geçer.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Zirai Kazançlarda Defter Tutma
Çiftçi işletme defteri:
Madde 213 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/13 md.)
Zirai işletme hesabını ihtiva eden çiftçi işletme defterinin sol
tarafına Gelir Vergisi Kanununun ilgili maddelerinde gösterilen
giderler,sağ tarafına da aynı kanunda gösterilen hasılat kaydolunur.
Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva
etmesi lazımdır.
1. Sıra numarası,
2. Kayıt tarihi,
3. Muamelenin nev'i
4. Meblağ.
Amortisman kayıtları:
Madde 214 – Çiftçi işletme defteri tutanlar, amortismana tabi
kıymetleri ve bunların amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı
şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterebilecekleri gibi bu
kayıtları çiftçi işletme defterinin ayrı bir yerine de
geçirebilirler.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Kayıt Nizamı
Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu (1)
Madde 215- (Değişik: 16/7/2004-5228/7 md.) 1. Bu Kanuna göre
tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak,
Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da
yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde
tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir.
2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler,
Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine
göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına
düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı
aranmaz.
b) İlgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi
(yurt dışında kurulan şirketlerin Türkiye'ye ayrılan ödenmiş
sermayesi) en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili yabancı para
karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az % 40'ı ikametgâhı,
kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kişilere ait olan
işletmelere, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para
birimiyle tutmalarına Bakanlar Kurulunca izin verilebilir. Bakanlar
Kurulu, bu had ve nispeti sektörler itibarıyla ayrı ayrı yarısına
kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu
şartların ihlâl edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden
itibaren Türk para birimine göre kayıt tutma zorunluluğu başlar.
ba) Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği
günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili
para birimine çevrilir. İktisadî kıymetlerin değerleri ile vergi
matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir, beyannamenin
verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek
beyan edilir. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk
Lirası tutarlar kullanılır.
bb) Bu mükellefler, diğer para birimleriyle kayıt tuttukları sürece
mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi
yapamazlar. Türk para birimiyle kayıt yapmaya başlamaları halinde
ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden yararlanamazlar.
Defterlerin mürekkeple yazılacağı:
Madde 216 – Bu kanuna göre tutulması mecburi defterler mürekkeple
veya makina ile yazılır. Kopye kağıdı kullanılması ve ıstampa ve
sair damga aletleriyle kopye konulması da caizdir.
Bilümum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici
olarak kurşun kalemi ile yapılabilir.
Yanlış kayıtların düzeltilmesi:
Madde 217 – Yevmiye detferi madelerinde yapılan yanlışlar ancak
muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilümum defter ve
kayıtlara rakam ve
––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı " Türkçe tutma mecburiyeti:” iken, 16/7/2004
tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 53
3523
yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve
yazı okunacak şekilde çizilmek, üst veya yan tarafına veyahut ilgili
bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle yapılabilir.
Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle
okunamaz bir hale getirmek yasaktır.
Boş satır bırakılamıyacağı, sayfaların yok edilmiyeceği:
Madde 218 – Defterlerde kayıtlar arasında usulen yazılmaya mahsus
olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz.
Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli
müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar
yırtılamaz.
Kayıt zamanı:
Madde 219 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/32 md.)
Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyleki:
a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin
intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi
şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz
değildir.
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro
gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara
dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi,
deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas
defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevap vermez.
c) Günlük kasa, günlük, parakende satış ve hasılat defterleri ile
serbest meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir.
ONUNCU BÖLÜM
Defterlerin Tasdıki
Tasdike tabi defterler:
Madde 220 – Aşağıda yazılı defterlerin bu bölümdeki esaslara göre
tasdik ettirilmesi mecburidir:
1. Yevmiye ve envanter defterleri:
2. İşletme defteri:
3. Çiftçi işletme defteri;
4. İmalat ve İstihsal Vergisi defterleri; (Basit İstihsal Vergisi
defteri dahil)
5. (Mülga : 1/7/1964 - 488/31 md.)
6. Nakliyat Vergisi defteri;
7. Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri;
8. Serbest meslek kazanç defteri.
9. (Ek : 30/12/1980 - 2365/33 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
10. (Ek : 30/12/1980 - 2365/33 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
11. (Ek : 24/6/1994 - 4008/5 md.; Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Bu kanunla cevaz verilen hallerde yukarıda yazılı olanların yerine
kullanılacak olan defterler de tasdike tabi tutulur.
Tasdik zamanı:
Madde 221 – Bu kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar, bunları
aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar:
Sayfa 54
3524
1. Ötedenberi işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı
yıldan önce gelen son ayda;
2. Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tesbit edilenler,
defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;
3. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/17 md.) Yeniden işe başlayanlar,
sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama,
sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi
muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün
içinde;
4. Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısiyle veya sair sebeplerle
yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya
başlamadan önce.
Tasdiki yenileme:
Madde 222 – Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak
ayı, hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tesbit edilenler bu dönemin
ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar.
Tasdik makamı:
Madde 223 – Defterler, iş yerinin, iş yeri olmıyanlar için
ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile
mükellef olanlar, menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acentaları
için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/18 md.) Tasdik makamı, bu Kanuna göre tasdike
getirilen defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat
hükümlerine bağlı kalmaksızın tasdik eder.
(Ek:11/6/2003-4884/7 md.) Defterler anonim ve limited şirketlerin
kuruluş aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili
memuru veya noter tarafından tasdik edilir.
Tasdik şerhi:
Madde 224 – (Değişik birinci fıkra birinci cümle:11/6/2003-4884/8
md.)Noterlerin yapacağı tasdik şerhleri ile anonim ve limited
şirketlerin kuruluşu aşamasında ticaret sicili memurlarınca da
yapılacak tasdik şerhleri defterin ilk sayfasına yazılır ve
aşağıdaki malûmatı ihtiva eder.
1. Defter sahibinin;
a) Gerçek kişilerde başta soyadı sonra öz adı (Müessesesin varsa
maruf unvanı da ayrıca ilave olunur);
b) Tüzel kişilerde unvanı;
2. İş adresi;
3. İş veya meslekin nev'i;
4. Defterin nev'i;
5. Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu;
6. Defterin kullanılacağı hesap dönemi;
7. Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi;
8. Tasdik tarihi;
9. Tasdik numarası;
10.Tasdiki yapan makamın resmi mühür ve imzası.
Tasdik şekli:
Madde 225 – Defterler aşağıdaki şekilde tasdik olunur:
a) Ciltli defterlerin tasdik esnasında sayfalarının sıra numarasiyle
teselsül ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker tasdik
makamının resmi mühürü ile mühürlenir.
Sayfa 55
3525
b) Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye
Bakanlığınca müsaade edilen müesseseler bir yıl içinde
kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukardaki esaslara
göre tasdik ettirirler. Tasdikli yapraklar bittiği takdirde, yeni
yapraklar kullanılmadan evvel tasdike arzolunur.
Bunların sayfa numaraları tasdikli yaprakların sayfa numaralarını
takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların
sayısını ilk tasdik şerhinin altına kaydeder ve bu kaydı usulüne
göre tasdik eder.
Defter tasdikine ait bordrolar:
Madde 226 – Tasdik makamları tasdik ettikleri defterlere ait aşağıda
yazılı malümatı tarih sırasiyle, üçer aylık bordrolara derç ve
bunları en geç bir ay içinde bulundukları yerin en büyük malmemuruna
tevdi ederler:
1. Tasdik numarası ve tarihi;
2. Defter sahibinin soyadı, adı (Veya unvanı);
3. İşi veya mesleki;
4. Defterin nev'i;
5. Defterin hangi yıl için tasdik edildiği;
6. Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi.
Tasdik makamları yukardaki bilgileri münferit fişlerle de
bildirebilirler.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Vesikalar
BİRİNCİ BÖLÜM
Kayıtların Tevsiki
İspat edici kağıtlar:
Madde 227 – Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre
tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan
kayıtların tevsiki mecburidir.
(Ek : 19/2/1963 - 205/14 md.) Defter tutmak mecburiyetinde olmayan
mükellefler vergi matrahlarının tesbiti ile ilgili giderlerini
tesvike mecburdurlar. (Götürü usulde tesbit edilen giderler hariç.)
(Ek : 3/12/1988 - 3505/3 md.) Bu Kanuna göre kullanılan veya bu
Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak,
kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu
bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından
hiç düzenlenmemiş sayılır.
(Ek : 3/12/1988 - 3505/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı,
düzenlenmesi mecburi olan belgelerde bulunması gereken zorunlu
bilgileri belirlemeye ve bu belgelerden uygun gördüklerine,
düzenlenme saatinin yazılması mecburiyetini getirmeye yetkilidir.
Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik
Raporları:
Mükerrer Madde 227 – (24/6/1994 - 4008/6 md.)
Maliye Bakanlığı:
1. Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış
serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli
mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye,
bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet
konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,
2. Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme,
zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye
Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali
müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu itiraz edilmesi şartına
bağlamaya,
3. (Ek: 23/7/2010-6009/10 md.) Vergi kanunları kapsamındaki yeminli
mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda
gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları,
faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve
uygulatmaya,
Bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik
raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde
veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter
kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun
olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak
salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte
müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar.
Sayfa 56
3526
2 numaralı bent hükmüne göre yararlanılması yeminli mali
müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan
konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler
tasdike konu hakdan yararlanamazlar. Ancak, Maliye Bakanlığı tasdik
raporlarının ibraz süresini iki aya kadar uzatmaya yetkilidir.
(Ek : 25/5/1995 - 4108/5 md.) 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerine tabi olan Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile bunlara ait
müesseseler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Tevsiki zaruri olmıyan kayıtlar:
Madde 228 – Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz:
1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mütat
olmıyan müteferrik giderler;
2. Vesikasının teminine imkan olmıyan giderler;
3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tesbit edilen giderler.
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları
üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve
mahiyetine uygun bulunması şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
Fatura ve Fatura Yerine Geçen Vesikalar
Faturanın tarifi:
Madde 229 – Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında
müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya
işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
Faturanın şekli:
Madde 230 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/34 md.)
Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
2. Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı
olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve
hesap numarası;
4. Malın veya işin nev'i, miktarı, fiyatı ve tutarı;
5. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/19 md.) Satılan malların teslim
tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere
satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının,
teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması
halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk
irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.
Malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında
taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya
gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk
irsaliyesine bağlanması gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler
hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu
madde hükmü ile 231 inci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın
nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir.
Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak
satın aldıkları malları kendilerinin taşıması veya taşıttırması
halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması
şartıyla sevk irsaliyesi aranmaz.)
Sayfa 57
3526-1
Fatura nizamı:
Madde 231 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/35 md.)
Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur:
1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı
müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile
başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara
şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya
özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir.
2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile
doldurulur.
3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden
fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu
işaret edilir.
4. Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun
olanların imzası bulunur.
5. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/20 md.) Fatura, malın teslimi veya
hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde
düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç
düzenlenmemiş sayılır.(1)
6. (Ek : 4/12/1985 - 3239/20 md.) Bu Kanunun 232 nci maddesinin
birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin
adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının
doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci
fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin
istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını
gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır.
____________________
(1) Bu bentte yer alan "on gün" ibaresi, 25/12/2003 tarihli ve 5035
sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle "yedi gün" olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Sayfa 58
3527
Fatura kullanma mecburiyeti:
Madde 232 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde
tespit edilenlerle (1) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara (1)
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara
da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/28 md.) Yukarıdakiler dışında
kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit
usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan
çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş
bedelinin 50.000.000 (700 TL) lirayı geçmesi veya bedeli 50.000.000
(700 TL) liradan az olsa dahi istemleri halinde emtiayı satanın veya
işi yapanın fatura vermesi mecburidir.(2)
(Dördüncü fıkra mülga: 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Perakende satış vesikaları:
Madde 233 – (Değişik: 23/6/1982 - 2686/29 md.)
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit
edilenlerle (1) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura
vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin
bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.
1. Perakende satış fişleri;
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.
Perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları ve
biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan
paranın miktarı gösterilir.
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve
sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler
kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye
verilir. Makineli kasa kullanılıp da müşteriye fiş (makineli kasanın
önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi
halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi
mecburidir.
(Dördüncü fıkra mülga : 4/12/1985 - 3239/136 md.)
Gider pusulası:
Madde 234 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle (1) defter tutmak mecburiyetinde olan serbest
meslek erbabının ve çiftçilerin:
1. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
2. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
3. Vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın
aldıkları emtia içinde tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana
imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf (1) tarafından
verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge birinci ve ikinci sınıf
tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları
altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir.
——————————
(1) Bu maddelerde yeralan, "ikinci sınıf tüccarlarla", "kazançları
götürü usulde tespit olunan tüccarlara", "götürü usulde vergiye tabi
tüccar ve serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnaf" ibareleri,
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu fıkrada yeralan “Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve
ikinci sınıf tüccarlardan ve defter tutmak mecburiyetinde olan
çiftçilerden” ve “15.000.000 lirayı geçmesi veya bedeli 15.000.000
liradan” ibareleri, 11/8/1999 tarihli ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 29/12/2010
tarihli ve 27800 (6. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Maliye Bakanlığının 402 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2011 tarihinden
geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise metne parantez
içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler
için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ" ne bakınız.
Sayfa 59
3528
Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve
bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı
satın alan ile satanın adlariyle soyadlarını (Tüzel kişilerde
unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha
olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi
olunur.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/37 md.) Gider pusulaları, seri ve sıra
numarası dahilinde teselsül ettirilir.
Müstahsil makbuzu:
Madde 235 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit
usulde tespit edilenler ve defter tutmak mecburiyetinde olan
çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın
aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz
tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye
vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar
veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı
takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.(1)
Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi
sırasında verilir.
Müstahsil makbuzunun tüccar vaya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası
fatura yerine geçer.
Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur:
1. Makbuzun tarihi;
2. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/38 md.) Malı satın alan tüccar veya
çiftçinin soyadı, adı, unvanı ve adresi;
3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi;
4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli.
Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/38 md.) Müstahsil makbuzları seri ve sıra
numarası dahilinde teselsül ettirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Serbest Meslek Makbuzları
Makbuz mecburiyeti:
Madde 236 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/39 md.)
Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü
tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir
nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak
mecburiyetindedir.
Makbuz muhteviyatı:
Madde 237 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/40 md.)
Serbest meslek makbuzlarına:
1. Makbuzu verenin soyadı adı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve
hesap numarası;
2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı ve adresi;
3. Alınan paranın miktarı;
4. Paranın alındığı tarih;
Yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır.
Serbest meslek makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül
ettirilir.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan "götürü usule tabi veya vergiden muaf
çiftçilerden“ ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81
inci maddesiyle, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile" olarak daha
sonra, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle de
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 60
3529
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Ücretlere Ait Kayıt ve Vesikalar
Ücret bordrosu:
Madde 238 – İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret
bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden
muaf olan ücretlerle diğer ücret (...) (1) üzerinden vergiye tabi
hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.
Ücret bordrolarına en az aşağıdaki malümat yazılır.
1. Hizmet erbabının soyadı, adı; ücretin alındığına dair imzası veya
mührü (Ücretin ödenmesinde ayrıca makbuz alan iş verenlerin
tutacakları ücret bordrosuna imza veya mühür konulması mecburi
değildir.);
2. Varsa vergi karnesinin tarih ve numarası;
3. Birim ücreti (Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı
ücreti);
4. Çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre;
5. Ücret üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı.
Bordronun hangi aya ait olduğu baş tarafından gösterilir. Bir aya
ait bordro ertesi ayın yirminci gününe kadar hazırlanıp
tarihlenerek, müessese sahibi veya müdürü ile bordroyu tanzim eden
memur tarafından imzalanır.
İş verenler ücret bordrolarını,yukarıki esaslara uymak şartiyle
diledikleri şekilde tanzim edebilirler.
Bordro yerine geçen vesikalar:
Madde 239 – Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerle
belediyelerin ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseselerin ücret
ödemelerinde kullandıkları vesikalar ücret bordrosu yerine geçer.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Diğer Evrak ve Vesikalar
Taşıma ve otel işletmelerine ait belgeler:
Madde 240 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/41 md.)
Taşıma işletmeleri ile otel motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri
(kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) (...) (1) aşağıda
yazılı belgeleri düzenlemek zorundadırlar.
A) Taşıma İrsaliyeleri: Ücret karşılığında eşya nakleden bütün
gerçek ve tüzelkişiler naklettikleri eşya için, 209 ncu maddede
yazılı bilgilerle, sürücünün ad ve soyadı ve aracın plaka numarasını
ihtiva eden ve seri ve sıra numarası dahilinde teselsül eden
irsaliye kullanmak zorundadırlar. Bu irsaliyenin bir nüshası eşyayı
taşıttırana, bir nüshası eşyayı taşıyana aracın sürücüsüne veya
kaptanına verilir ve bir nüshası da taşımayı yapan nezdinde
saklanır. Bu bent hükmü nakliye komisyoncuları ile acenteleri de
kapsar.
B) Yolcu listeleri: Şehirler arasında yapılan yolcu taşımalarında
233 ncü madde gereğince yolcu taşıma bileti kesmeye mecbur olan
mükellefler, (T.C. Devlet Demiryolları hariç) taşıtların her seferi
için müteselsil seri ve sıra numaralı ve oturma yerlerini planlı
şekilde gösteren iki nüsha yolcu listesi düzenlerler ve bu listenin
bir nüshasını sefer sonuna kadar taşıtta ve diğer nüshasını
işyerinde bulundururlar. Yolcu taşıma biletlerinin komisyoncu veya
acenteler tarafından kesilmesi halinde yolcu listeleri 3 nüsha
olarak düzenlenir ve bir nüshası bu kimseler tarafından saklanır.
——————————
(1) Bu fıkralarda yeralan "götürü ücret" ve "(götürü usulde vergiye
tabi olanlar dahil)" ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı
Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 61
3530
Yolcu listelerinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Yolcu listesini düzenleyen işletmenin adı veya unvanı ile adresi,
2. Taşıtı işleten mükellefin adı, soyadı varsa unvanı, adresi, vergi
dairesi ve hesap numarası.
3. Taşıtın plaka numarası, sefer tarihi ve hareket saati.
4. Bilet numaraları işaretlenmek suretiyle yolcu sayısı ve toplam
hasılat tutarı.
C) Günlük müşteri listeleri: Otel, motel ve pansiyon gibi konaklama
yerleri, odalar, bölmeler ve yatak planlarına uygun olarak
müteselsil seri ve sıra numaralı günlük müşteri listeleri
düzenlerler ve işletmede bulundururlar.
Bu listelerde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Mükellefin adı, soyadı, varsa unvanı ve adresi,
2. Oda numaraları yazılmak suretiyle müşterinin adı, soyadı ve oda
ücreti,
3. Düzenleme tarihi.
Muhabere evrakı:
Madde 241 – Tüccarların her nevi ticari muameleleri dolayısiyle
yazdıkları ve aldıkları mektuplar (Telgraflar ve hesap hulasaları
dahil) muhabere evrakını teşkil eder. Gönderilen ve gelen muhabere
evrakının, işlerinin icabına göre dosyada muhafaza edilmesi
mecburidir.
Mükerrer Madde 241 – (Ek : 28/8/1991 - 3762/2 md.)
Mükelleflerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler nedeniyle
ortaya çıkan alacak ve borçları için bono veya poliçe düzenlemeleri
halinde, bu poliçe veya bonoların Türk Ticaret Kanunu uyarınca
bulunması gereken bilgilerin yanısıra aşağıdaki hususları da ihtiva
etmesi zorunludur.
1. Müteselsil seri ve sıra numarası.
2. Alacaklı ve borçlunun adı, adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve
hesap numarası.
Bono, poliçe, çek, senet, tahvil, hisse senedi,finansman bonosu, kar
ortaklığı belgesi ve benzeri kıymetli evrakın vergi belge düzenini
sağlamak açısından ihtiva edeceği bilgileri belirlemeye Maliye ve
Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Diğer vesikalar:
Madde 242 – Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir hüküm
ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak
kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme
ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi
makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar.
Damga resmi mükellefleri, gazete ve sair neşriyatın pul yapıştırılan
koleksiyon nüshalarını ve Türkiye'de tanzim edilip doğrudan doğruya
ecnebi memleketlere gönderilen evrak ile çekilen telgrafların
Türkiye'de kalan kopyalarını aynı suretle muhafaza etmek
mecburiyetindedirler.
(Ek fıkralar : 19/2/1963 - 205/15 md.)
Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendine göre
vergi matrahlarının tesbitinde gerçek giderleri nazara alınan
mükellefler, bu giderlerini tevsik edecek vesikaları saklamaya
mecburdurlar.
Gelir Vergisi Kanununa göre diğer kazanç ve iratları üzerinden
vergilendirilecek mükellefler, vergi matrahının tesbitinde nazara
alınacak giderlerini isbat edecek vesikaları muhafaza etmek
mecburiyetindedirler.(1)
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan "Gelir Vergisi Kanununa göre sair kazanç ve
iratları üzerinden" ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun
13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 62
3530-1
Elektronik ortamdaki kayıtlar ve eletronik cihazla belge
düzenleme:(1)
Mükerrer Madde 242 – (Ek: 28/8/1991 - 3762/3 md.)
1.Maliye ve Gümrük Bakanlığı; mükelleflere, niteliklerini
belirlediği elektronik cihazları kullandırmak suretiyle belge
düzenlettirmeye ve kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan pulları
belgelere ekletmeye yetkilidir. Elektronik cihazlarla düzenlenen
belgeler ile özel cihazlardan çıkarılan pulları ihtiva eden belgeler
bu Kanun hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş belge hükmündedir.(2)
Elektronik cihazların belirlenen niteliklere uygunluğu 6.12.1984 gün
ve 3100 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre kurulan komisyonun
görüşü alınarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca onaylanır.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, elektronik cihazlarla veya kullanılacak
özel cihazlardan çıkarılan pulları ekletmek suretiyle belge
düzenletme yetkisini; iş grupları, sektörler, bölgeler, yerleşim
birimleri, yıllık hasılat tutarları itibariyle veya sabit bir
işyerinde faaliyet gösterilip gösterilmediğine göre ayrı ayrı veya
topluca kullanabilir.
Mükellefler, 3100 sayılı Kanuna göre nitelikleri belirlenen ödeme
kaydedici cihazlar ile birinci fıkrada belirtilen cihazları
piyasadan temin edebilecekleri gibi, Maliye ve Gümrük Bakanlığından
da temin edebilirler. Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu cihazları temin
etmeye, zimmet karşılığı vermeye bu konularla ilgili bütçe
işlemlerini yapmaya ve diğer usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
Bakanlıkça zimmet karşılığı verilen cihazların bozulması, çalınması
gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelmesi halinde cihaz bedelinin
6183 sayılı Kanun hükümlerine göre mükelleften tahsili yoluna
gidilir.
2. (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Elektronik defter, şekil
hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre tutulması zorunlu olan
defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik
kayıtlar bütünüdür.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Elektronik belge, şekil hükümlerinden
bağımsız olarak bu Kanuna göre düzenlenmesi zorunlu olan belgelerde
yer alan bilgileri içeren elektronik kayıtlar bütünüdür.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Elektronik kayıt, elektronik ortamda
tutulan ve elektronik defter ve belgeleri oluşturan, elektronik
yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en küçük bilgi ögesini
ifade eder.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Bu Kanunda ve diğer vergi kanunlarında
defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümler
elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerlidir. Maliye
Bakanlığı, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter,
belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar
belirlemeye yetkilidir.
––––––––––
(1) Bu madde başlığı; “Elektronik Cihazla veya Tayin Olunacak Usulle
Belge Düzenleme:” iken 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun 4
üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu fıkranın başında bulunan “1.” ibaresi, 28/12/2001 tarihli ve
4731 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Sayfa 63
3530-2
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.; Değişik: 4/6/2008-5766/17 md.) Maliye
Bakanlığı; elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması,
kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve
belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına
ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması
gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik
bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya Maliye
Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu,
faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel
kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi
aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde
elektronik imza kullanım usul ve esaslarını düzenlemeye ve
denetlemeye yetkilidir. Bu Kanunun vergi mahremiyetine ilişkin
hükümleri, bu kapsamda kurulan şirketin ortak, yönetici ve
çalışanları hakkında da uygulanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Ekim ve Sayım Beyanı
Ekim sayım beyanı:
Madde 243 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/16 md.)
Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı
işletme büyüklüklerinin üstünde bulunan çiftçiler,zirai
işletmelerinin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulundukları köy
ve mahallelerin muhtarlıklarına müracaatla ekim sayım beyanında
bulunurlar.(1)
––––––––––––––––
(1) Bu maddede yeralan, "Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun
12 nci maddesine göre hasılat bildirimine esas alınan ölçülerin
üstünde bulunan çitfçiler,..." ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444
sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Sayfa 64
3531
1. Çiftçinin soyadı ve adı;
2. Çiftçinin ikametgah adresi;
3. Zirai işletmenin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulunduğu
yer;
4. Ekimde: Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın
Kasım ayı başına kadar ekilen arazinin genişliği ve ekimin nev'i;
5. Hayvancılıkta: Beslenen hayvanların cins ve miktarları;
6. Meyvacılıkta: İcabına göre, meyva verebilecek hale gelmiş ağaç
sayısı veya bunların dikili bulunduğu arazinin genişliği;
Adi ortaklıklarda beyanın ortaklardan biri aile reisi beyanında aile
rsisi tarafından yapılması kafidir. Bu takdirde diğer ortaklarla eş
ve çocukların ad ve soyadları, ikametgah adresleri ve hisseleri
beyanda bulunan tarafından deftere yazdırılır.
Ekim ve sayım beyanı her yılın Kasım ayında yapılır.
Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde
beyan süresini değiştirebilir.
Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olabilir. Beyanlar, beyanı
yapanlar tarafından imza veya mühürle tasdik edilir.
Beyan varakaları iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası beyan
süresinin sonundan itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine
makbuz karşılığında teslim edilir.
Kayıt işlerini kendi imkanları ile tekemmül ettiremiyecek durumda
olan muhtarlıklara valiliklerce gerekli yardımda bulunulur.
Ekim ve sayım ilmühaberi:
Madde 244 – İhtiyar heyetleri, ekim ve sayım defterlerine kaydedilen
bilgilere dayanarak, beyanda bulunan çiftçilere tasdikli bir ekim ve
sayım ilmühaberi verirler.
Muhtar ve ihtiyar heyetlerince verilen ilmühaberler için ücret
alınmaz. Ekim ve sayım beyanları ile ilmühaberler hiçbir resim ve
harca tabi değildir.
Tahkik ve ihbar ödevi:
Madde 245 – (Değişik birinci fıkra : 19/2/1963 - 205/17 md.) Muhtar
ve ihtiyar heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan
beyanların doğruluğunu tahkik ederler.
Muhtar ve ihtiyar heyetleri, hiç beyanda bulunmamış olanları beyanda
bulunmağa, yanlış veya hakikate aykırı beyanda bulunmuş olanları
beyanlarını düzeltmeğe davet ederler. Buna rağmen beyanda
bulunmayanların veya beyanlarını düzeltmiyenleri verilen sürenin
sonundan başlıyarak 15 gün içinde, mütalaaları ile birlikte ve
yazılı olarak vergi dairesine bildirirler. Bu ihbar üzerine vergi
dairesince yapılacak tahkikat neticesine göre işlem yapılır.
Ücret ve sorumluluk:
Madde 246 – Muhtar ve ihtiyar heyetleri üyelerine Maliye
Bakanlığınca takdir ve tayin edilecek miktarda ücret verilir.
Görevlerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen muhtar ve ihtiyar
heyetleri ücrete müstahak olmazlar.
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/274 md.) Görevini ihmal veya
suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri Türk Ceza Kanununun
görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre
cezalandırılır.
Sayfa 65
3532
BEŞİNCİ KISIM
Vergi Karnesi
Vergi karnesi:
Karne mecburiyeti:
Madde 247 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/42 md.)
Aşağıda yazılı olanlar vergi karnesi almaya mecburdurlar:
1. Gelir Vergisi Kanununa göre diğer ücret kapsamında
vergilendirilenler; (...) (1)
2. Gelir Vergisi Kanununa göre indirimden faydalanmak isteyenler;
3. Gelir Vergisi Kanununun 35 nci maddesinin (B) bendi uyarınca
karne almak zorunda olanlar.
Durumu yukarıdaki şartların birden fazlasına girse bile, bir
mükellef tek vergi karnesi alır.
Karne alınması:
Madde 248 – Mükellefler vergi karnelerinin kendileri tarafından
yazılması gereken kısımlarını doldurduktan sonra, vergi bakımından
durumlarını kayıt ve tescil ve karneye işaret ettirmek üzere,
bunları bağlı oldukları vergi dairesine ibraz ederler.
Mükellefiyete müessir olacak değişiklikler de yukarıki esaslara göre
karneye işaret ettirilir.
247 nci maddenin 1 inci bendinde yazılı mükelleflerin doldurdukları
karneyi vergi dairesine ibraz etmeleri veya değişikliği karneye
işaret ettirmeleri süresi işe başladıkları veya değişikliğin
vukubulduğu tarihten başlıyarak bir aydır.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/30 md.) Gelir Vergisi Kanununa göre
indirimlerin uygulanmasında, karnedeki kayıtlar, bunların vergi
dairesine tescil ettirildiği tarihten evvelki zamanlar için nazara
alınmaz.
Hüviyet tasdiki:
Madde 249 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/31 md.)
Gelir Vergisinden indirimlerden faydalanabilmek için karne almak
mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile durumu hakkında vergi
karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlarda vaki olan değişiklikler
mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına tasdik
ettirilir.
Buna imkan olmayan hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin
doğruluğu idari tahkikatla tespit olunur ve karnenin tescili
tahkikat neticesinde yapılır.
Doğruluk Sorumluluğu:
Madde 250 – Vergi karnelerine yazdıkları bilgilerin doğruluğundan
mükellefler; iş verenler tarafından bu karnelere ilave olunan
kayıtlardan da iş verenler sorumludur.
Karnesiz hizmet erbabı çalıştıranların sorumluluğu:
Madde 251 – Kazançları basit usulde tesbit edilen ticaret erbabı ile
götürü gider usulünü (...) (1) kabul eden gayrimenkul sermaye iradı
sahipleri, yanlarında çalışan hizmet erbabının, kanunun tayin ettiği
süre içinde karne almalarını ve karnelerinde yazılı vergilerini
ödemelerini temin etmeye mecburdurlar. Bu mecburiyete riayet
edilmediği takdirde:
a) Zamanında karne almamış veya vergisini tarh ettirmemiş olan
hizmet erbabının vergisi iş veren kimse adına tarh edilir ve vergi
cezası da aynı kimse
——————————
(1) Bu maddelerde yeralan, "Vergi matrahları tamamen veya kısmen
götürü usulde tespit olunanlar" ve "Kazançları götürü usulde tespit
edilen ticaret, sanat ve serbest meslek erbabı ile götürü gider
usulünü" ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 66
3533
adına kesilerek ondan tahsili olunur. Bu fıkra hükmüne göre tarh
edilen vergi ve kesilen ceza, iş verene birer ihbarname ile tebliğ
edilir. Kullanılacak ihbarnamelerin şeklini ve muhteviyatını Maliye
Bakanlığı tayin eder.
Karnesiz tesbit edilen şahsa karnesi verilir ve vergisinin ödendiği
karneye yazılır.
b) Karnesini zamanında almış ve vergisini tarh ettirmiş olan hizmet
erbabının zamanında ödenmemiş olan vergisi ve gecikme zammı, yanında
çalıştığı tesbit edilen iş verenden tahsil olunur.
İş verenler, yukarıki hükümlere göre ödedikleri vergiler için asıl
mükelleflere rücu edebilirler.
Karnelerin şekli, resim ve harçlardan muaf olduğu:
Madde 252 – Vergi karnesinin şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye
Bakanlığınca tesbit olunur.
Gerek karneler, gerek bunların ihtiva ettiği kayıtlar hiçbir resme
ve harca tabi değildir.Tasdik dolayısiyle muhtarların yüzbin (1,90
TL) lirayı geçmemek şartiyle harç almaları caizdir. (1)
ALTINCI KISIM
Muhafaza ve İbraz Ödevleri
Defter ve vesikaları muhafaza:
Madde 253 – Bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar,
tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili
bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre
ile muhafaza etmeye mecburdurlar.
Defter tutma mecburiyetinde olmıyanların muhafaza ödevi:
Madde 254 – Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olmıyanlar,
232, 234 ve 235 inci maddeler mucibince almaya mecbur oldukları
fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzlarını tarih sırası ile
tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlıyarak beş yıl
süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.
Karnelerin muhafazası:
Madde 255 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/32 md.)
Mükellefler bu Kanuna göre aldıkları vergi karnelerini, işin devam
ettiği, Gelir Vergisi Kanununa göre indirimlerle ilgili olanlar bu
indirimlerden faydalandıkları sürece muhafaza ederler.
Defter ve belgelerle diğer kayıtların ibraz mecburiyeti (2)
Madde 256 – (Değişik : 22/7/1998 - 4369/4 md.)
Geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler ile mükerrer 257 nci
madde ile getirilen zorunluluklara tabi olanlar, muhafaza etmek
zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek
zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film,
manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu
kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için
gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili
makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek
zorundadırlar. Bu zorunluluk Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule
uygun olarak, tasdike konu hesap ve işlemlerin doğrulanması için
gerekli kayıt ve belgelerle sınırlı olmak üzere, bu hesap ve
işlemlere doğrudan ya da silsile yoluyla taraf olanlara, defter ve
belglerinin tetkiki amacıyla yeminli mali müşavirler tarafından
yapılan talepler için de geçerlidir.
Diğer ödevler:
Madde 257 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/44 md.) Vergi
inceleme ve kontrolları ile gayrimenkullerin rayiç bedelinin tespiti
sırasında, mükellefler aşağıda yazılı ödevleri yerine getirmeye
mecburdurlar.
1. İncelemeye yetkili memura müessesenin durumuna göre, çalışma yeri
göstermek ve resmi çalışma saatlerinde memurun müessesede
çalışmasını sağlamak;
2. İnceleme ile ilgili her türlü izahatı vermek (Bu mecburiyet hem
iş sahibine, hem de işletmede çalışan memurlara şamildir):
3. İncelemeye yetkili memurun, lüzumunda iş yerinin her tarafını
gezip görmesini sağlamak;
——————————
(1) Bu fıkrada yer alan miktar, 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı
Kanunun 19 uncu maddesiyle değiştirilen Mükerrer 414 üncü maddesiyle
“yüzbin”e yükseltilmiş, 29/12/2010 tarihli ve 27800 (6. mükerrer)
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının 402 Sıra
No.’lu Tebliği ile 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere tespit
edilen miktar ise, metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir.
(2) Madde başlığı, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 67
3534
4. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/33 md.) Bina ve arazinin rayiç
bedelinin tespitinde değeri tespit edilecek bina ve araziyi Emlak
Vergisi Kanununun 31 nci maddesine göre Maliye Bakanlığınca yetkili
kılınan memurlara gösterip gezdirmek, bu gibi gayrimenkullerin genel
ahvaline, kullanılış tarzına ve kirada ise kiranın miktarına
müteallik her türlü bilgileri vermek (Bu fıkrada yazılı
mecburiyetler kiracılara da şamildir);
5. (Ek : 30/12/1980 - 2365/44 md.) İşletmede 134 ncü madde gereğince
envanter yapılması halinde araç, gereç ve personeliyle bu işlemlerin
intacına gerekli yardım ve kolaylığı göstermek.
Yetki:
Mükerrer Madde 257 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/45 md.)
(Değişik birinci fıkra : 22/7/1998 - 4369/5 md.) Maliye Bakanlığı;
1. Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve
esaslarını tespit etmeye,bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve
belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun
gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu
bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli
karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya
veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve
belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya
kaldırmaya,bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek
belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,
2. Mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini
banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen
belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu
zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını
belirlemeye,(1)
3. Tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin
mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla
yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin
vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve
kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığında veya Muhafaza etmekle
görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu
konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye,
4. (Değişik: 16/7/2004-5228/8 md.) Bu Kanunun 149 uncu maddesine
göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile
vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya
diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak
üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında
verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya
tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye
veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin
aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin
usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim
veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları
itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, (Ek ibare: 3/7/2005 – 5398/23 md.)
kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak
verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya
ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik
ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye
elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları
belirlemeye,(2)
——————————
(1) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan "banka veya benzeri finans kurumlarınca" ibaresi,
"banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu bendin sonuna, 3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanunun 23
üncü maddesiyle “kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya
pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen
tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna
veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği
gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna
ilişkin usûl ve esasları belirlemeye,” ibaresi eklenmiş ve metne
işlemiştir.
Sayfa 68
3534-1
5. Vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak levha kullandırma
ve asma zorunluluğu getirmeye ve kaldırmaya,
6. (Ek: 3/7/2005 – 5398/23 md.) Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla
niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik
ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve
sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, halogram, kupür, damga,
sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin
zorunluluk getirmeye, uygulamaya ait usûl ve esasları belirlemeye,
Yetkilidir.
(Değişik : 21/1/1983 - 2791/5 md.) Bu Kanuna göre düzenlenecek
belgelerle bunlara ek olarak düzenlenecek belgelerin, üçüncü
şahıslara basım ve dağıtım işlerinin yaptırılması ile ilgili şekil,
şart, usul ve esaslar ve bunlara uyulmaması halinde uygulanacak
cezai şartlar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve Resmi Gazete'de
yayınlanacak yönetmelikle belirlenir.
(Ek : 24/6/1994 - 4008/7 md.) Maliye Bakanlığı, birinci fıkrada
yazılı belge tasdik işlemini; noterlere, kanunla kurulmuş mesleki
kuruluşlara veya uygun göreceği diğer mercilere yaptırmaya, ticari
kazançları (basit usulde) tespit edilen gelir vergisi mükelleflerine
özel bir defter tutturmaya ve bu konulara ilişkin diğer usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir. (1)
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/8 md.) Birinci fıkranın (4) numaralı bendi
uyarınca Maliye Bakanlığının beyanname ve bildirimlerin yetki
verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi
hususunda izin vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde, (mükellef
veya vergi sorumlusu ile gönderme işini yapacak kişiler arasında
özel sözleşme düzenlenmek kaydıyla) elektronik ortamda gönderilen
beyanname ve bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu tarafından
verilmiş addolunur.
(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5398/23 md.) Kanuni süresi geçtikten sonra
kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin
elektronik ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda
düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler mükellef, vergi
sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme
yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda
iletilir. Bu ileti tahakkuk fişi ve/veya ihbarnamenin muhatabına
tebliği yerine geçer.
——————————
(1) 22/7/1998 tarih ve 4369 Sayılı Kanunuî 5 nci maddesi ile "götürü
usulde" ibaresi metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 69
3535
ÜÇÜNCÜ KİTAP
Değerleme
BİRİNCİ KISIM
İktisadi Kıymet Değerleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Değerleme Esasları
Değerlemenin tarifi:
Madde 258 – Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasiyle ilgili
iktisadi kıymetlerin takdir ve tesbitidir.
Değerleme günü:
Madde 259 – Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında
gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur.
Değerlemede esas:
Madde 260 – Değerlemede, iktisadi kıymetlerden her biri tek başına
nazara alınır. Teamülen aynı cinsten sayılan malları ve düşük
kıymetli müteferik eşyayı toplu olarak değerlemek caizdir.
Değerleme ölçüleri:
Madde 261 – Değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre,
aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır:
1. Maliyet bedeli;
2. Borsa rayici;
3. Tasarruf değeri;
4. Mukayyet değer;
5. İtibari değer;
6. Vergi değeri;
7. (Ek : 30/12/1980 - 2365/46 md.) Rayiç bedel,
8. Emsal bedeli ve ücreti. (1)
Maliyet bedeli:
Madde 262 – Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi
veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle
bunlara müteferri bilümum giderlerin toplamını ifade eder.
Borsa rayici:
Madde 263 – Borsa rayici, gerek menkul kıymetler ve kambiyo
borsasına, gerekse ticaret borsalarına kayıtlı olan iktisadi
kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki
muamelelerinin ortalama değerlerini ifade eder.
Normal temevvüçler dışında fiyatlarda bariz kararsızlıklar görülen
hallerde, son muamele günü yerine değerlemeye takaddüm eden 30 gün
içindeki ortalama rayici esas olarak aldırmaya Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Tasarruf değeri:
Madde 264 – Tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme gününde
sahibi için arz ettiği gerçek değerdir.
Mukayyet değer:
Madde 265 -– Mukayyet değer, bir iktisadi kıymetin muhasebe
kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.
İtibari değer:
Madde 266 – İtibari değer, her nevi senetlerle esham ve tahvillerin
üzerinde yazılı olan değerlerdir.
Rayiç bedel:
Mükerrer Madde 266 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/47 md.)
Rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım
satım değeridir.
——————————
(1) Bentteki sıra numarası, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
46 ncı maddesi ile değiştirilmiştir.
Sayfa 70
3536
Emsal bedeli ve emsal ücreti:
Madde 267 – Emsal bedeli, gerçek bedeli olmıyan, veya bilinmiyen
veyahut doğru olarak tesbit edilemiyen bir malın, değerleme gününde
satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.
Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur:
Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) aynı cins ve nevideki mallardan
sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha
evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar
ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan "Ortalama
satış fiyatı" ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık
satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın
miktarına nazaran % 25 ten az olmaması şarttır.
İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek
malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu
takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5,
perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini
bizzat belli eder.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/35 md.) Üçüncü sıra: (Takdir esası)
Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri
ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile
belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri
araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri
nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere
mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı mahfuzdur. Ancak,
dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.
Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu
hesaplara ait kayıt ve cetveller ispat edici kağıtlar olarak
muhafaza edilir.
Yukarıdaki esaslarla mukayyet olmaksızın kaza mercilerinin re'sen
biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tesbit eden
kararnamelerde yer alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer.
Ücretle yapılan imalatta ücretin gerçek miktarının bilinmemesi veya
doğru olarak tayin edilememesi hallerinde tesbit edilecek emsal
ücret de aynı esaslara göre tayin olunur.
Vergi değeri:
Madde 268 – (Değişik : 3/4/2002-4751/1 md.)
Vergi değeri, bina ve arazinin Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu
maddesine göre tespit edilen değeridir.
İKİNCİ BÖLÜM
İktisadi İşletmelere Dahil Kıymetleri Değerleme
Gayrimenkuller:
Madde 269 – İktisadi işletmelere dahil bilümum gayrimenkuller
maliyet bedelleri ile değerlenir.
Bu kanuna göre, aşağıda yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi
değerlenir:
1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı;
2. Tesisat ve makinalar;
3. Gemiler ve diğer taşıtlar;
4. Gayrimaddi haklar.
Gayrimenkullerde maliyet bedeline giren giderler:
Madde 270 – Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden
başka, aşağıda yazılı giderler girer:
1. Makina ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj
giderleri;
2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının
tesviyesinden mütevellit giderler.
Sayfa 71
3537
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/49 md.) Noter, mahkeme, kıymet takdiri,
komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim
Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler
arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.(1)
İnşa ve imal giderleri:
Madde 271 – İnşa edilen binalarda ve gemilerde, imal edilen makina
ve tesisatta bunların inşa ve imal giderleri, satın alma bedeli
yerine geçer.
Gayrimenkullerde veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarında
maliyet bedelinin artması:(2)
Madde 272 – (Değişik: 3/7/2005 – 5398/24 md.)
Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü
veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya
iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan
giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım
varlıklarının maliyet bedeline eklenir.
(Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve
eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek
suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir
motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile
değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın
eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken
giderlerdendir.)
Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise veya elektrik üretim ve dağıtım
varlıklarının işletme hakkı verilmiş ise, kiracı veya işletme
hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan bir ve ikinci
fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca
değerlenir. Kiracının veya işletme hakkına sahip tüzel kişinin
faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait giderler de bu
hükümdedir.
Gayrimenkuller veya elektrik üretim ve dağıtım varlıkları için
yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden
terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline
eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.
Demirbaş eşya:
Madde 273 – Alat, edevat, mefruşat ve demirbaş eşya maliyet bedeli
ile değerlenir. Bunların maliyet bedeline giren giderler, satınalma
bedelinden gayrı komüsyon ve nakliye giderleri gibi özel
giderlerdir.
İmal edilen alat, edevat, mefruşat ve demirbaşlarda imal giderleri
satınalma bedeli yerine geçer.
Emtia (3)
Madde 274 – (Değişik : 17/12/2003-5024/1 md.)
Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir. Emtianın maliyet bedeline
nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir
düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci
maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli
ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller
için de uygulanabilir.
İmal edilen emtia:
Madde 275 – İmal edilen emtianın (Tam ve yarı mamul mallar) maliyet
bedeli aşağıda yazılı unsurları ihtiva eder:
1. Mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham
maddelerin bedeli;
2. Mamule isabet eden işçilik;
3. Genel imal giderlerinden mamule düşen hisse;
4. Genel idare giderlerinden mamule düşen hisse; (Bu hissenin
mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir.)
——————————
(1) Bu fıkrada yer alan "Taşıt Alım Vergilerini" ibaresi, 25/12/2003
tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle "Özel Tüketim
Vergilerini" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddenin başlığı“Gayrimenkullerde maliyet bedelinin artması”
iken 3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle
metne işlendiği şekliyle değiştirilmiştir.
(3) Bu madde başlığı, 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun 8 inci
maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 72
3538
5. Ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde
ambalaj malzemesinin bedeli.
Mükellefler, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarıki
unsurları ihtiva etmek şartiyle diledikleri usulde tayin
edebilirler.
(Üçüncü fıkra mülga: 30/12/1980 - 2365/51 md.)
Zirai mahsuller:
Madde 276 – Zirai mahsuller maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet
bedeli, zirai mahsullerin hususiyetlerine göre 275 inci maddede
yazılı unsurlara mütenazır olarak Maliye Bakanlığınca tesbit
edilecek esaslar dairesinde hesaplanır.
Hayvanlar:
Madde 277 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/18 md.)
Zirai işletmelere dahil hayvanlar maliyet bedeli ile değerlenir.
Maliyet bedelinin tesbiti mümkün olmıyan ahvalde maliyet bedeli
yerine emsal bedeli alınır. Bu hükmün tatbikında emsal bedeli,
işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için zirai
kazanç komisyonlarınca tesbit edilmiş olan ortalama maliyet
bedelidir.
Kıymeti düşen mallar:
Madde 278 – Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden
veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller
neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vakı olan emtia
ile maliyetlerinin hesaplanması mütat olmıyan hurdalar ve
döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir.
Menkul kıymetler:
Madde 279 – (Değişik : 22/7/1998 - 4369/6 md.)
Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51'i Türkiye'de kurulmuş
bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma
belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her türlü menkul
kıymet borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa
rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye
esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline vadesinde elde edilecek
gelirin (kur farkları dahil) iktisap tarihinden değerleme gününe
kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle
hesaplanır. Ancak, borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin
kar ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle
hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeli ile
değerlenir.
Yabancı paralar: (1)
Madde 280 – (Değişik birinci fıkra : 26/6/1964 - 485/7 md.) Yabancı
paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe
muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır.
Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur
Maliye Bakanlığınca tesbit olunur.
(Değişik : 22/7/1998 - 4369/7 md.) Bu madde hükmü yabancı para ile
olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir.
Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun
281 ve 285 inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca
edilebilir. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda
değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı
(LİBOR) esas alınır.
(Ek fıkra: 22/7/1998 - 4369/7 md. ; Mülga : 17/12/2003-5024/9 md.)
–––––––––––
(1) Bu maddede yer alan kur tespiti ile ilgili olarak, 20/1/2011
tarihli ve 27821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye
Bakanlığının (Sıra No: 404) numaralı Tebliğine bakınız.
Sayfa 73
3538-1
Alacaklar:
Madde 281 – Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya
kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar
hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır. (1)
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün
kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nispeti
açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez
Bankasının resmi iskonto haddi uygulanır.
Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını ya
Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde
uyguladıkları faiz haddi ile, değerleme günü kıymetine irca ederler.
İlk tesis ve taazzuv giderleri ve peştemallıklar:
Madde 282 – Kurumlarda aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv
giderleri mukayyet değeri ile değerlenir.
Bu değer, ilk tesis ve taazzuv için yapılan giderlerden fazla
olamaz.
Kurumun tesis olunması veya yeni bir şubenin açılması veyahut da
işlerin devamlı bir surette genişletilmesi için yapılan ve
karşılığında maddi bir kıymet iktisap olunmıyan giderler bu
cümledendir.
İlk tesis ve taazzuv giderlerinin aktifleştirilmesi ihtiyaridir.
Gerçek veya tüzel kişilerde peştemallıklar da mukayyet değerleriyle
değerlenir.
Aktif geçici hesap kıymetleri:
Madde 283 – Gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen
giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş
olan hasılat, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek
suretiyle değerlenir.
Zirai işletmelerde henüz idrak edilmemiş olan mahsuller için yapılan
giderler (Hazırlık işleri giderleri gibi) de bu madde hükmüne göre
aktifleştirilerek değerlenir.
Kasa mevcudu:
Madde 284 – Kasa mevcutları itibari kıymetleriyle değerlenir;
yabancı paralar hakkında 280 inci madde hükmü uygulanır.
Borçlar:
Madde 285 – Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya
kredi sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar
hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır. (2)
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine
irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nispeti açıklanmışsa bu
nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto
haddinde bir faiz uygulanır.
Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Cumhuriyet
Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde
uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü kıymetine irca ederler.
––––––––––––––––
(1) “Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir.”şeklindeki bu
fıkra; 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesindeki
(213 sayılı Kanunun “b)Alacaklar mukayyet değerleriyle
değerlenir.”ibaresi,"Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit
alacaklar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte
dikkate alınır.”şeklinde değiştirilmiştir .) hükümlerine istinaden
metinde yer aldığı şekilde değiştirilmiştir.
(2) “Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir.”şeklindeki bu
fıkra;16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesindeki
(213 sayılı Kanunun;...”c) 285 inci maddesinin birinci fıkrasında
yer alan “Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir.”ibaresi“Borçlar
mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine
müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle
birlikte dikkate alınır.” ... şeklinde değiştirilmiştir.)
hükümlerine istinaden metinde yer aldığı şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 74
3538-2
(Ek : 4/12/1985 - 3239/22 md.) Alacak senetlerini değerleme gününün
kıymetine irca eden mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde
işleme tabi tutmak zorundadırlar.
Tahviller:
Madde 286 – Eshamlı şirketlerle iktisadi kamu müesseseleri
çıkardıkları tahvilleri itibari değerleriyle değerlemeye
mecburdurlar.
Pasif geçici hesap kıymetleri:
Madde 287 – Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan
hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan
giderler mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle
değerlenir.
Karşılıklar:
Madde 288 – Hasıl olan veya husulü beklenen fakat miktarı katiyetle
kestirilemiyen ve teşebbüs için bir borç mahiyetini arz eden belli
bazı zararları karşılamak maksadiyle hesaben ayrılan meblağlara
karşılık denir.
Karşılıklar mukayyet değerleriyle pasifleştirilmek suretiyle
değerlenir.
Amortisman kayıtları hakkındaki özel hükümler mahfuzdur.
Özel haller:
Madde 289 – Bu bölümde yazılı olmıyan veyahut yazılı olup da kendi
ölçüleriyle değerlenmesine imkan bulunmıyan iktisadi kıymetlerden
bina ve arazi vergi değeriyle, diğerleri, varsa borsa rayici, yoksa
mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir.
Serbest meslek erbabının tesisleri:
Madde 290 – Serbest meslek erbabının amortismana tabi tuttukları
tesisat, mefruşat, demirbaş eşyalarını değerlemede de bu bölümün
hükümleri uygulanır.
Finansal kiralama işlemlerinde değerleme:
Mükerrer Madde 290- (Ek: 9/4/2003-4842/25 md.)
1. Finansal kiralama işlemlerinde, finansal kiralamaya konu olan
iktisadî kıymet ile sözleşmeden doğan hak, borç ve alacakların
değerlemesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.
Kiracı tarafından finansal kiralama işlemine konu iktisadî kıymeti
kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadî
kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira
ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenir.
Kiralayan tarafından sözleşmeden doğan alacak, kiralama süresi
boyunca yapılacak kira ödemelerinin toplam tutarı, kiralama konusu
iktisadî kıymet ise, bu iktisadî kıymetin net bilanço aktif
değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi sonucu
bulunan tutar ile değerlenir. İktisadi kıymetin net bilanço aktif
değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi sonucu
bulunan tutarın sıfır veya negatif olması halinde, iktisadî kıymet
iz bedeliyle değerlenir ve aradaki fark iktisadî kıymetin elden
çıkarılmasından elde edilen kazançlar gibi işleme tâbi tutulur.
Kiralayan tarafından aktifleştirilen alacak tutarı ile kira
ödemelerinin bugünkü değeri arasındaki fark, gelecek dönemlere ait
faiz geliri olarak pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Kiralayanın finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin üretimini
veya alım satımını yapması halinde, iktisadî kıymetin net bilanço
aktif değeri olarak rayiç bedeli dikkate alınır. Rayiç bedel ile
maliyet bedeli arasındaki fark, normal bir satış işleminden elde
edilen kâr veya zarar olarak işleme tâbi tutulur.
2. Kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu
iktisadî kıymeti kullanma hakkı, bu Kanunun mükerrer 298 inci
maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde
kiralama konusu iktisadî kıymet için belirlenmiş esaslar
çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tâbi tutulur.
Sayfa 75
3539
Kiralayan tarafından, finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin bu
maddenin (1) numaralı fıkrasının üçüncü paragrafına göre belirlenen
değeri üzerinden amortisman ayrılmaya devam olunur.
Bu madde kapsamında değerlenen borç ve alacak tutarları reeskonta
tâbi tutulmaz.
Kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan kira
ödemeleri, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılır.
Ayrıştırma işlemi, her bir dönem sonunda kalan borç tutarına sabit
bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılır.
Kiralayan tarafından gelecek dönemlere ait faiz gelirleri, kiralanan
iktisadî kıymetin finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı
tarihteki rayiç bedelinden, her bir dönem sonunda anapara geri
ödemelerinin düşülmesi sonucu kalan tutar üzerinden sabit bir
dönemsel faiz oranı yaratacak şekilde hesaplanması suretiyle
tahakkuk ettirilir.
3. Bu maddenin uygulamasında aşağıda yer alan tanımlar dikkate
alınır.
Finansal Kiralama: Kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya
devredilip devredilmediğine bakılmaksızın, bir iktisadî kıymetin
mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan tüm riskler ile yararların
kiracıya bırakılması sonucunu doğuran kiralamalardır.
Kiralama işleminde; iktisadî kıymetin mülkiyetinin kira süresi
sonunda kiracıya devredilmesi, kiracıya kira süresi sonunda iktisadî
kıymeti rayiç bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı
tanınması, kiralama süresinin iktisadî kıymetin ekonomik ömrünün %
80'inden daha büyük bir bölümünü kapsaması veya sözleşmeye göre
yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının iktisadî
kıymetin rayiç bedelinin % 90'ından daha büyük bir değeri
oluşturması hallerinden herhangi birinin varlığı durumunda kiralama
işlemi finansal kiralama kabul edilir.
Doğal kaynakların araştırılması veya kullanılmasına yönelik kiralama
sözleşmeleri ile sinema filmleri, video kayıtları, patentler,
kopyalama hakları gibi kıymetlerle ilgili lisans sözleşmeleri bu
madde kapsamında değerlendirilmez.
Arazi, arsa ve binalarla ilgili kiralama sözleşmeleri, sadece,
sözleşmede kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devri
öngörülmüşse veya kiracıya kira süresi sonunda kiralama konusu
gayrimenkulu düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınmışsa bu madde
kapsamında değerlendirilir.
Kira Ödemeleri: Sözleşmeye göre, kira süresi boyunca yapılması
gereken kira ödemeleridir. Kira süresi sonunda, kiralama konusu
iktisadî kıymetin kalan değerine ilişkin bir taahhüt olması halinde
bu değer de kira ödemesi kabul edilir.
Kira süresi sonunda kiracıya düşük bir bedelle iktisadî kıymeti
satın alma hakkı tanındığı ve sözleşme tarihinde bu hakkın
kullanılma olasılığının yüksek olduğu durumda kira ödemeleri kira
süresi boyunca yapılan kira ödemeleri ile satın alma hakkının
kullanılması durumunda ödenmesi gereken bedelin toplamıdır.
Kira Ödemelerinin Bugünkü Değeri: Kira ödemelerinin, sözleşme
tarihinde, kiralamada kullanılan faiz oranının dikkate alınması
suretiyle hesaplanan bugünkü değerlerinin toplamıdır.
Kiralamada kullanılan faiz oranı tespit edilemiyorsa, kiracının
kiralamaya konu iktisadî kıymeti satın almak için aynı vade ile
alması gereken borç için katlanacağı faiz oranı kullanılır.
Kiralamada Kullanılan Faiz Oranı: Kira ödemeleri ile garanti
edilmemiş kalan değer toplamının bugünkü değerini, kiralamaya konu
iktisadî kıymetin rayiç bedeline eşitleyen iskonto oranıdır.
4. Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulamasına yönelik usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
Sayfa 76
3540
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Servetleri Değerleme
Esaslar:
Madde 291 – Bir vergiye matrah olan servetin veya servet
unsurlarının değerlenmesinde bu bölümde yazılı esaslar cari olur.
Veraset ve intikal Vergisi Kanununun tatbikında yabancı
memleketlerde bulunan malların o memlekette cari usul ve esaslara
göre tayin ve tesbit olunacak değerleri aynen nazara alınır.
Ticari sermaye:
Madde 292 –Vergilendirilecek bir servete dahil ticari sermayenin
unsurlarından bulunan emtia, gemiler ve taşıtlar, tesisat ve
makinalar, demirbaş eşya ve diğer menkul mallar, emsal bedelleri ile
değerlenir.
Menkul mallar ve gemiler:
Madde 293 – Ticari sermayeye dahil olmıyan ev eşyası, mücevherat
sanateserleri gibi menkul mallar ve gemiler emsal bedelleri ile
değerlenir.
Esham, tahvilat ve yabancı paralar:
Madde 294 – (Değişik : 26/6/1964 - 485/8 md.)
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bütün esham ve tahvilat borsa
rayici ile borsada kayıtlı olmıyan esham ve tahvilat, emsal
bedelleri ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa
olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine emsal bedeli esas olur.
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın yabancı paraların ve yabancı
paralar üzerinden tanzim edilmiş alacak ve borç senetlerinin
değerlenmesinde ikinci bölümün hükümleri uygulanır.
Alacak ve borçlar:
Madde 295 – Ticari sermayeye dahil olsun veya olmasın senetli ve
senetsiz bütün alacak ve borçlar ikinci bölümdeki hükümlere göre
değerlenir.
Haklar:
Madde 296 – Tescile tabi bilümum hakların değeri, tesisleri
sırasında Tapu siciline kaydedilen bedeldir.
Tapu sicilinde bedeli gösterilmiyen haklarla birinci fıkranın
dışında kalan bilümum haklar (Sınai ve edebi mülkiyet hakları ile
imtiyazlar dahil) emsal bedelleriyle değerlenir.
Veraset yoliyle veya sair suretle ivazsız ve bedelsiz bir tarzda
intikal eden intifa hakları aşağıdaki şekilde değerlenir:
1. İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi doldurmamış
olduğu takdirde gayrimenkulün emsal bedelinin onda yedisi intifa
hakkının ve onda üçü çıplak mülkiyet hakkının değeri sayılır.
2. İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi aşkın
olduğu takdirde yukarıki bendde yazılı nispet, her tam on yıllık bir
devre için çıplak mülkiyet hakkı onda bir artırılmak ve intifa hakkı
onda bir indirilmek suretiyle değer tayin olunur.
3. İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yetmişi aşkın ise
gayrimenkulün emsal bedelinin onda biri intifa hakkının ve onda
dokuzu çıplak mülkiyet hakkının değeri sayılır.
Sayfa 77
3541
4. Sabit bir süre için tayin edilmiş olan intifa hakkının değeri yaş
kaydı nazara alınmaksızın sürenin her tam on yılı için gayrimenkul
emsal bedelinin onda ikisi olarak hesaplanır.
5. Ömür boyunca aylık gelir şeklinde vakı ivazsız intikallerde bu
gelirin ödeneceği azami süreye göre baliğ olacağı miktar bulunarak
intifa hakkı sahibinin ödemenin başladığı tarihteki yaşı elliyi
aşmış ise elliden yukarı her yaş yılı için yirmide biri indirilmek
suretiyle değeri tayin olunur. Ancak ömür boyunca aylık gelir,
muayyen bir sermaye ödenerek tasfiye edilmiş ise bu sermaye aynen
değer olarak kabul edilir.
6. Hayat kaydiyle ödenen rant şeklinde vakı ivazsız intikallerde
intifa hakkı sahibinin yaşı ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmamış
ise rantın bir yıllık tutarının yirmi katı değeri sayılır. İntifa
hakkı sahibinin yaşı, ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmış ise
kırktan yukarı her tam on yıllık bir devre için yirmi katın dörtte
biri indirilmek suretiyle rantın değeri takdir olunur. İntifa hakkı
sahibinin yaşı, ödemenin başladığı tarihte yetmişi aşmış ise rantın
değeri bir yıllık tutarıdır.
Bina ve arazi:
Madde 297 – (Değişik : 29/7/1970 - 1318/92 md.)
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilümum binalarla arazi vergi
değeri ile değerlenir.
(İkinci ve üçüncü fıkralar mülga : 30/12/1980 - 2365/52 md.)
Yetki:
Madde 298 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/36 md.)
Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri
72 nci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tespit edilir.
Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme oranı(1)
Mükerrer Madde 298- (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesi ile eklenen ve 4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanunun 1 inci
maddesi ile değiştirilmiş olan geçici 11 inci madde hükmü olup,
25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile madde
numarası değiştirilmiştir.)
(Değişik: 17/12/2003-5024/2 md.)
A) Malî tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki
hükümlere göre enflasyon düzeltmesine tâbi tutulur.
1. Kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar
vergisi mükellefleri fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan
dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan
hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî tablolarını
enflasyon düzeltmesine tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi
uygulaması, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona
erer.
Kapsama giren mükellefler, geçici vergi dönemlerinin sonu itibarıyla
malî tabloları düzenlemek ve enflasyon düzeltmesi yapmak
zorundadırlar. Geçici vergi dönemlerinde yukarıda belirtilen
oranların tespitinde, son üç hesap dönemi yerine üçer aylık
dönemlerin son ayı dahil önceki otuzaltı ay ve içinde bulunulan
hesap dönemi yerine son oniki ay dikkate alınır. Bir hesap dönemi
içindeki geçici vergi dönemlerinin herhangi birinde düzeltme
yapılması halinde takip eden geçici vergi dönemlerinde ve içinde
bulunulan hesap dönemi sonunda da düzeltme yapılır.
Bakanlar Kurulu; bu maddede yer alan % 100 oranını % 35'e kadar
indirmeye veya tekrar kanunî seviyesine kadar yükseltmeye, % 10
oranını ise % 25'e kadar çıkarmaya veya tekrar kanunî seviyesine
kadar indirmeye yetkilidir.
______________________
(1) Bu madde başlığı “Yeniden değerleme:” iken, 17/12/2003 tarihli
ve 5024 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “Enflasyon düzeltmesi ve
yeniden değerleme oranı” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 78
3542
2. Bu maddenin uygulanmasında;
a) Parasal olmayan kıymetler; parasal kıymetler dışındaki
kıymetleri,
b) Parasal kıymetler; Türk Lirasının değerindeki değişmeler
karşısında nominal değerleri aynı kaldığı halde satın alma güçleri
fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen kıymetleri (Yabancı
paralar da parasal kıymet olarak dikkate alınır.),
c) Enflasyon düzeltmesi; parasal olmayan kıymetlerin enflasyon
düzeltmesinde dikkate alınacak tutarlarının düzeltme katsayısı ile
çarpılması suretiyle, malî tablonun ait olduğu tarihteki satın alma
gücü cinsinden hesaplanmasını,
d) Düzeltme katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat
endeksinin, düzeltmeye esas alınan tarihi içeren aya ait fiyat
endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
e) Ortalama düzeltme katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya
ilişkin fiyat endeksinin, bu endeks ile bir önceki dönemin sonundaki
fiyat endeksi toplamının ikiye bölünmesi sonucu bulunan endekse
bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
f) (Değişik: 30/3/2006 – 5479/11 md.) Fiyat endeksi (ÜFE); Türkiye
İstatistik Kurumunca Türkiye geneli için hesaplanan Üretici
Fiyatları Genel Endeksini,
g) Reel olmayan finansman maliyeti; her türlü borçlanmada, borç
tutarlarına (yabancı para üzerinden borçlanmalarda borcun alındığı
tarihteki Türk Lirası karşılıklarına), borcun kullanıldığı döneme
ait TEFE artış oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutarı, (1)
h) Toplulaştırılmış yöntemler;
aa) Basit ortalama yöntemi; gelir tablosu kalemleri ile stokların
düzeltmede esas alınacak tarihlere bağlı kalınmaksızın dönem
ortalama düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle enflasyon
düzeltmesine tâbi tutulmasını,
ab) Hareketli ağırlıklı ortalama yöntemi; dönem sonu stok ve dönem
içinde satılan mal maliyetinin enflasyon düzeltmesine esas alınacak
tutarlarının hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı ile
çarpılması suretiyle enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmasını (Bir
önceki döneme ait düzeltilmiş satılan mal maliyeti enflasyon
düzeltmesi yapılan dönemin sonuna taşıma katsayısı uygulanarak
taşınır. Bu hesaplamalarda amortisman ve reel finansman giderleri,
endekslenmeden dikkate alınır.),
i) Hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı; enflasyon
düzeltmesine tâbi tutulmuş dönem başı stoğun ilgili dönemin sonuna
taşınmış değeri ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon
düzeltmesine tâbi tutulmuş değerleri toplamının, dönem başı stok ile
dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine esas alınacak
tutarlarının toplamına bölünmesi ile bulunan katsayıyı,
j) Taşıma; malî tablolardaki parasal ve parasal olmayan tutarların,
taşıma katsayısı kullanılarak ilgili dönemin sonundaki yeni
değerlerinin hesaplanması işlemini,
k) Taşıma katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat
endeksinin, bir önceki dönemin sonundaki (yıl içinde işe
başlayanlarda, işe başlanılan aya ilişkin) fiyat endeksine
bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
l) Enflasyon fark hesapları; parasal olmayan kıymetlerin düzeltme
işlemi sonrası değeri ile düzeltme öncesi değeri arasındaki
farklarının kaydedildiği hesapları,
m) Enflasyon düzeltme hesabı; parasal olmayan kıymetlerin
düzeltilmesi sonucu oluşan farkların kaydedildiği hesabı (Bu hesap
enflasyon fark hesapları ile karşılıklı olarak çalışır. Parasal
olmayan aktif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması
sonucu oluşan farklar bu hesabın alacağına, parasal olmayan pasif
kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan
farklar ise borcuna kaydedilir. Enflasyon düzeltme hesabının
bakiyesi gelir tablosuna aktarılmak suretiyle kapatılır.),
n) Net parasal pozisyon; parasal varlıklarla parasal yükümlülükler
arasındaki farkı,
İfade eder.
––––––––––––
(1) Bu alt bentte yer alan “düzeltme tarihindeki” ibaresi, 16/7/2004
tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle “borcun alındığı
tarihteki” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 79
3542-1
3. Düzeltme işleminde aşağıdaki tarihler esas alınır:
a) Alış bedeli ile değerlenen menkul kıymetlerle malî duran
varlıklar için; satın alma tarihi.
b) İlk madde ve malzeme, ticari mallar, yarı mamul ve mamul
stokların maliyetine dahil edilen unsurlar, yıllara sarî inşaat ve
onarım işlerinde maliyeti oluşturan unsurlar, gelecek aylara ve
yıllara ait giderler, maddî duran varlıklar ve bu varlıkları
oluşturan unsurlar, maddî olmayan duran varlıklar ve bu varlıkları
oluşturan unsurlar, özel tükenmeye tâbi varlıklar ve bu varlıkları
oluşturan unsurlar, yıllara sarî inşaat ve onarım hakedişleri,
haklar ve şerefiyeler için; defterlere kayıt tarihi (Bunlara
mahsuben verilen veya alınan parasal olmayan avanslar, ödeme veya
tahsil tarihinden mahsup tarihine kadar düzeltilir.).
c) Parasal olmayan alınan depozito ve teminatlar ile avanslar, nakit
olarak ödenmiş sermaye, hisse senetleri ihraç primleri, hisse senedi
iptal kârları için; tahsil tarihi.
d) Parasal olmayan verilen depozito ve teminatlar ile avanslar için;
ödeme tarihi.
e) Aynî sermaye olarak konulan kıymetler için; mülkiyetin intikal
ettiği tarih.
f) Kâr yedekleri, geçmiş yıl kârları ve net dönem kârının sermayeye
ilave edilmesi dolayısıyla artırılan sermaye için; tescil tarihi.
g) Nakdî sermaye karşılığı alınan hisse senetleri için; ödeme
tarihi, aynî sermaye karşılığı alınan hisse senetleri için; sermaye
olarak konulan kıymetlerin mülkiyetinin intikal ettiği tarih,
temettü karşılığı alınan hisse senetleri için; iştirak edilen şirket
sermayesinin tescil tarihi.
h) Parasal olmayan karşılıklar için; ilgili olduğu kıymetin
düzeltmeye esas tarihi.
4. Düzeltme işleminde bu Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre
tespit edilen tutarlar esas alınır. Ancak stokların, satılan malın
ve maddî duran varlıkların maliyet bedeline ve malî duran
varlıkların alış bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman
maliyetleri düşüldükten sonra bulunan tutarlar düzeltmeye tâbi
tutulur. Toplulaştırılmış yöntemlerle düzeltmeye tâbi tutulan
kıymetlerin alış veya maliyet bedeline intikal ettirilen reel
olmayan finansman maliyetlerinin düşülmesi ihtiyarîdir.
Mükellefler; reel olmayan finansman maliyetini, toplam finansman
maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama
ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle belirlenen oranı
uygulayarak da tespit edebilirler. Ancak bu yöntemi seçen
mükellefler seçtikleri yöntemden bu seçimi yaptıkları hesap dönemi
dahil üçüncü hesap döneminin sonuna kadar dönemezler.
Belgelerde ayrıca gösterilen vade farklarının reel olmayan kısımları
ile üç aydan fazla vadeli olan ve vade farkı düzenlenen belge
üzerinde ayrıca gösterilmeyen işlemlerde alacak ve borç senetlerinin
reeskont işlemine tâbi tutulmasında esas alınan Merkez Bankasınca
uygulanan faiz oranı kullanılarak hesaplanan vade farkı tutarının
reel olmayan kısımları bu madde hükümlerine tâbi tutulur.
(Mülga son fıkra:16/7/2004-5228/60 md.)
5. Mükellefler düzeltme işleminde Maliye Bakanlığınca belirlenen
toplulaştırılmış yöntemleri uygulayabilirler. Ancak toplulaştırılmış
yöntemlerden birini seçen mükellefler seçtikleri yöntemden, bu
seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü hesap döneminin sonuna
kadar dönemezler.
Enflasyon düzeltmeleri, ilgili kıymetlere ait fark hesaplarına ve
enflasyon düzeltme hesabına kaydedilir.
Yıllara sarî inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve hakedişlere
ilişkin düzeltmeler, enflasyon düzeltme hesabı yerine yıllara sarî
inşaat enflasyon düzeltme hesabına kaydedilir. Bu hesap işin
bitiminde kâr/zarar hesabına intikal ettirilir.
Sayfa 80
3542-2
Düzeltme sonucu bulunan tutarlar, izleyen dönemde enflasyon
düzeltmesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, izleyen dönemin
başlangıç değerleri olarak dikkate alınır.
Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle
başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu
işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin,
bu dönemde vergiye tâbi tutulur. (Değişik ikinci cümle :
16/7/2004-5228/9 md.) Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon
farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup
edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave
edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
Enflasyon düzeltmesine tâbi tutulan değerlerin elden çıkarılması
halinde, bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farkları maliyet
addolunur.
Matrahın tespitinde, kanunen kabul edilmeyen giderler, istisnalar ve
geçmiş yıl malî zararları enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş
tutarları ile dikkate alınır.
6. Amortismanlar ve itfa payları, düzeltilmiş değerler üzerinden
hesaplanır.
Kazançlarını işletme hesabı esasına göre tespit eden mükellefler ile
serbest meslek erbabı da amortismana tâbi iktisadi kıymetlerini bu
maddede belirtilen hükümlere göre düzeltilmiş tutarları üzerinden
amortismana tâbi tutabilirler.
7. Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra
enflasyon düzeltme şartlarının yeniden oluşması halinde; enflasyon
düzeltmesi yapılan en son dönemden başlamak üzere enflasyon
düzeltmesi yapılır. Bu şekilde belirlenen geçmiş yıl kârı vergiye
tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez. Ancak,
matrahın tespitinde geçmiş yıl malî zararları mukayyet değerleri ile
dikkate alınır. Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin
bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış
oranı dikkate alınarak düzeltilir.
Bu işlemlerden doğan pasif kalemlere ait fark hesapları için (5)
numaralı bendin beşinci paragraf hükmü uygulanır.
8. Maliye Bakanlığı;
a) Mükellef veya meslek grupları ya da mükelleflerin aktif
toplamları veya ciroları itibarıyla; enflasyon düzeltmesinde
toplulaştırılmış yöntemler kullanılmasına izin vermeye,
toplulaştırılmış yöntem uygulanabilecek kalemleri belirlemeye,
b) Mükellef veya meslek grupları ya da mükelleflerin aktif
toplamları veya ciroları itibarıyla hangi tür malî tabloların;
enflasyon düzeltmesine tâbi tutulup tutulmayacağını ve geçici vergi
dönemlerinde düzeltilip düzeltilmeyeceğini belirlemeye,
c) (3) numaralı bentte yer almayan kıymetler için düzeltmeye esas
alınacak tarihi belirlemeye,
d) Ortalama ticarî kredi faiz oranının tespitine ilişkin usul ve
esasları tespit etmeye,
e) Bölgeler, sektörler, iş grupları, iş nevileri veya parasal
olmayan kıymetler itibarıyla döviz, altın ve benzeri değerleri esas
alarak düzeltme yaptırmaya ve günlük olarak belirlenen endeks veya
değerleri kullandırmaya,
f) Parasal ve parasal olmayan kıymetleri belirlemeye,
g) Net parasal pozisyon kâr/zarar hesabı yaptırmaya,
h) Enflasyon düzeltmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
Yetkilidir.
9. (Ek: 16/7/2004-5228/9 md.) Münhasıran sürekli olarak işlenmiş;
altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler bu
fıkranın (1) numaralı bendinde yer alan şartlara bakılmaksızın
enflasyon düzeltmesi yaparlar.
B) Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim
ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet
İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde
meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye
Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilân edilir.(1)
C) (Ek: 30/3/2006 – 5479/11 md.) Vergi kanunlarında yer alan "toptan
eşya fiyatları genel endeksi" ibaresi "üretici fiyatları genel
endeksi" ve "TEFE" ibaresi "ÜFE" olarak uygulanır.
___________________
(1) Maliye Bakanlığı’nın 12/11/2010 tarihli ve 27757 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 401 Sıra Nolu Tebliği ile yeniden değerleme
oranı, 2010 yılı için % 7,7 (yedi virgül yedi) olarak tespit
edilmiştir.
Sayfa 81
3543
İKİNCİ KISIM
Vergi Değerleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Gayrisafi İratların Tesbiti
Tahmin esası:
Madde 299 – Binaların vergi değerine esas tutulan gayrısafi iratları
tahrir ve tadilat komisyonlarınca bu bölümde yazılı esaslara göre
tahmin olunur.
Gayrisafi irat:
Madde 300 – Bir binanın yıllık gayrisafi iradı, o binanın bulunduğu
mahalde cari olan normal kiralara nispetle sahibinin kiraya verdiği
takdirde alabileceği kira bedelinden ibarettir.
Gayrisafi iradın takdirinde; bina kiraya verilmiş ve kira bedeli
yukardaki fıkra dairesinde emsalinin cari olan normal kiralarına
uygun bulunmuş ise bu bedel esas tutulur. Aksi halde aşağıda yazılı
esaslar gözetilmek suretiyle gayrisafi iradın takdiri yapılır.
1. Normal şartlar dahilinde ve genel surette binanın bulunduğu
mahalde cari olan kiraların seviyesi;
2. Aynı neviden bulunan binaların getirdiği irat;
3. Binanın mevkii;
4. Binanın büyüklüğü, kat sayısı ve her kattaki oda ve daire adedi;
5. Dahili taksimatı itibariyle kullanış durumu ve mamurluk derecesi;
6. Asansör, kalorifer tesisatı bulunup bulunmadığı;
7. Kullanış tarzı.
Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde
içerlerinde bulunan sabit istihsal tesisatı dahi nazara alınır.
Yıllık irat:
Madde 301 – Gayrisafi iratlar yıllık tahmin olunur. Şu kadar ki,
mevsimlik olarak kiraya verilmesi veya ikamet edilmesi mütat olan
binaların bu süreye ait iratları yıllık sayılır.
Yılın belli zamanlarında işliyebilen değirmenler ile belli
mevsimlerde çalışan fabrika ve imalathanelerin ve mevsimlik işliyen
otel, banyo, plaj gibi gayrimenkullerin işletme süresine ait
iratları da keza yıllık sayılır.
Sayfa 82
3544
Rayiç:
Madde 302 – Gayrisafi iratların tahmininde, binanın bulunduğu
birlikte genel tahrir veya mevzii tadilata başlandığı, ferdi
tadilatta, tadilatın yapıldığı yılda cari rayiçler esas tutulur.
Giderler:
Madde 303 – Gayrisafi iradın tahmininde, vergi, resim ve harçlar
için indirme yapılamaz.
Ancak komisyonlarca kira mukavelelerinin incelenmesi sırasında su ve
elektrik sarfiyatı, ısıtma giderleri ve buna benzer giderlerin
kiraya veren tarafından deruhde edildiği görülürse, kira bedeli bu
gibi giderler çıktıktan sonra nazara alınır.
Döşemesiz tahmin:
Madde 304 – Değirmen, fabrika ve imalathane tesisatı hariç olmak
üzere gayrisafi irat döşemesiz binaya göre belli edilir.
Mütemmimat:
Madde 305 – A) Belediye teşkilatı bulunan yerlerde belediye
sınırları içindeki binaların ve belediye teşkilatı bulunmıyan
yerlerde köyü teşkil eden binaların işgal eylediği saha dahilindeki
binaların mütemmimatından olan arazi;
B) Her nerede olursa olsun, ticaret ve sanata tahsis edilmiş olan ve
bunlarla birlikte aynı işte kullanılan arazi;
İrat takdirinde binaya tabidir.
Bina ile sınırlanmış olup kullanış tarzı itibariyle de bina ile
birlik teşkil eden avlu, bahçe ve sair arazi binanın
mütemmimatındandır.
İfraz ve şüyu:
Madde 306 – Aşağıda yazılı bina kısımları için ayrı ayrı irat tahmin
olunur:
1. Bir çatı altında bulunup da kullanış tarzı ve kapıları ayrı olan
bina kısımları;
2. Sahipleri arasında ifraz ve taksim edilmiş olan binaların müfrez
kısımları (İfraz olunmayıp da şayian tasarruf olunan binaların iradı
binanın genel heyeti itibariyle tahmin olunur).
İrat ve kıymet münasebeti:
Madde 307 – Tahrir (Genel tahrir ve tadilat) esnasında, bir binanın
gayrisafi iradını tahmin için kafi vasıta ve karine bulunmadığı
takdirde, binanın satılması halinde elde edilecek kıymet tahmin
olunur ve bu kıymetin % 10 u safi irat olarak kabul edilir.
Safi iradı bu suretle tesbit edilen binalar yılın belli zamanlarında
kiraya verilen veya çalıştırılan binalardan olsa dahi safi irattan
her hangi bir indirme yapılmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Arazi Kıymetlerinin Tesbiti
Tahmin esası:
Madde 308 – Arazinin vergi değerine esas tutulan kıymetleri, tahrir
ve tadilat komisyonlarınca bu bölümde yazılı esaslara göre tahmin
olunur.
Arazi kıymeti:
Madde 309 – Arazinin tahmin olunacak kıymeti alelade alım-satım
kıymetidir.
Sayfa 83
3545
Arazi kıymetinin tahmininde aşağıdaki esaslar nazara alınır:
1. Normal şartlar dahilinde ve genel surette arazinin bulunduğu
birlikte arazi satış kıymetlerinin seviyesi;
2. Aynı neviden arazinin satış kıymetleri;
3. Arazinin mevkii;
4. Tarımda kullanılan arazinin yetiştirme kuvveti, sulaklık
derecesi, tarımın nev'i;
5. Arazinin büyüklüğü ve küçüklüğü;
6. Meskün yerlere, iskele ve istasyonlara yakınlığı.
Kıymet rayiçleri:
Madde 310 – Arazi kıymetinin tahmininde genel tahririn veya mevzii
tadilatın başladığı, ferdi tadilat halinde tadilatın yapıldığı yılda
cari satış kıymetleri esas tutulur.
Kıymet - kira münasebeti:
Madde 311 – Tahrir (Genel tahrir ve tadilat) esnasında arazinin
alım, satım kıymetlerinin tayini mümkün olmazsa, o yerin kiraya
verilmesi halinde getireceği kira tahmin ve bunun 10 misli arazinin
kıymeti olarak kabul edilir.
Arazide kira:
Madde 312 – Bir arazinin getireceği kiranın bilinmesi icabeden
hallerde arazi kıymetinin onda biri emsal kirası sayılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Amortismanlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Mevcutlarda Amortisman
Amortisman mevzuu:
Madde 313 – (Değişik birinci fıkra : 21/1/1983 - 2791/6 md.)
İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya
kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde
gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet,
edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki
esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok
edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.
(Ek : 22/7/1998 - 4369/8 md.) İlgili mevzuat gereğince sözleşme
süresinden sonra bedelsiz olarak Devlete veya Devletçe tensip olunan
bir teşekküle veya belediyeye intikali öngörülen amortismana tabi
iktisadi kıymetlerden (sözleşme süresinde yenilenmesi gerekenler
hariç), sermayenin veya özel maliyet bedellerinin itfası hükümlerine
göre amortismana tabi tutulanlar, genel hükümler uyarınca ayrıca
amortismana tabi tutulamazlar.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/54 md.) Değeri 50.000.000 (700 TL) lirayı
aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000
(700 TL) lirayı aşmayan alet,edavat,mefruşat ve demirbaşlar
amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir.
İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca
dikkate alınır. (1)
Arazide amortisman:
Madde 314 – Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir.
Ancak:
1. Tarım işletmelerinde vücuda getirilen meyvalık, dutluk,
fındıklık, zeytinlik ve güllüklerle incir bahçeleri ve bağlar gibi
tarım tesisleri;
2. İşletmede inşa edilmiş olan her nevi yollar ve harklar;
Amortismana tabi tutulur.
——————————
(1) Bu fıkrada yer alan miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı
Kanunun 19 uncu maddesiyle değiştirilen Mükerrer 414 üncü madde
hükmüne istinaden "50.000.000 "a yükseltilmiş, 29/12/2010 tarihli ve
27800 (6. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye
Bakanlığının 402 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2011 tarihinden geçerli
olmak üzere tespit edilen miktar ise, metne parantez içinde siyah
punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklikler
için bu Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ"ne bakınız.
Sayfa 84
3546
Normal amortisman:
Madde 315 – (Değişik : 17/12/2003-5024/3 md.)
Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye
Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler.
İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı
ömürleri dikkate alınır.
Azalan bakiyeler usulüyle amortisman:
Mükerrer Madde 315 – (Ek : 19/2/1963 - 205/19 md.)
Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler,
amortismana tabi iktisadi değerlerini, azalan bakıyeler üzerinden
amortisman usulü ile yok edebilirler.
Bu usulün tatbikinde;
1. Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer, evvelce
ayrılmış olan amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tesbit
olunur. (Ek hüküm: 17/12/2003-5024/4 md.) Enflasyon düzeltmesi
yapılan dönemlerde, üzerinden amortisman ayrılacak değer,
amortismana tâbi iktisadî kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel
ayrılmış olan amortismanların toplamının taşınmış değerleri
indirilmek suretiyle tespit edilir.
2. (Değişik: 17/12/2003-5024/4 md.) Bu usulde uygulanacak amortisman
oranı % 50'yi geçmemek üzere normal amortisman oranının iki katıdır.
(1)
3. Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nispetlerine göre
hesaplanır.
Bu sürenin son yılına devreden bakıye değer, o yıl tamamen yok
edilir.
Madenlerde amortisman:
Madde 316 – İşletme sebebiyle içindeki cevherin azalmasından dolayı
maddi değerini kaybeden madenlerin ve taş ocaklarının imtiyaz veya
maliyet bedelleri, ilgililerin, müracaatları üzerine bunların
büyüklük ve mahiyetleri göz önünde tutulmak ve her maden veya taş
ocağı için ayrı ayrı olmak üzere Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca
belli edilecek nispetler üzerinden yok edilir.
Fevkalade amortisman:
Madde 317 – Amortismana tabi olup:
1. Yangın, deprem, su basması gibi afetler neticesinde değerini
tamamen veya kısmen kaybeden;
2. Yeni icatlar dolayısiyle teknik verim ve kıymetleri düşerek
tamamen veya kısmen kullanılmaz bir hale gelen;
3. Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve
yıpranmaya maruz kalan;
Menkul ve gayrimenkullerle haklara, mükelleflerin müracaatları
üzerine ve ilgili Bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye
Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli
edilen "Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri"
uygulanır.
Amortisman nispetlerinin itibar tarihi:
Madde 318 – Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilan olunan amortisman
nispetleri ilanların yapıldığı, ayrı ayrı tesbit edilen nispetlerin
ilgililerin müracaatta bulunduğu hesap döneminden muteberdir.
(Değişik : 21/1/1983 - 2791/9 md.) Maliye Bakanlığı tespit ve ilan
ettiği amortisman nispetlerini gerektiğinde değiştirmeye ve
amortismanlarla ilgili diğer hususları tesbite yetkilidir.
––––––––––––––––
(1) Bu bentte yer alan "amortisman oranı normal amortisman oranının
iki katıdır." ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59
uncu maddesiyle"amortisman oranı % 50'yi geçmemek üzere normal
amortisman oranının iki katıdır."olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Sayfa 85
3547
Amortisman uygulama sureti:
a) Nispet bakımından:
Madde 319 – (Mülga: 17/12/2003-5024/9 md.)
b) Süre bakımından:
Madde 320 – Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan
başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı
mükellefçe uygulanan nispete bölünür.
(Ek : 24/6/1994 - 4008/12 md.; Değişik : 25/5/1995 - 4108/6 md.)
Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması
veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla
kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait
binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam
ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır.
Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa
süresinin son yılında tamamen yok edilir.
Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara
alınabilir.
Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan
nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi
uzatılamaz.
c) Amortisman usulünü seçme bakımından:
Mükerrer Madde 320 - (Ek: 19/2/1963 - 205/20 md.)
1. İktisadi ve teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler için
normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden
yalnız birisi uygulanabilir.
2. Bir iktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne göre
amortisman ayrılmasına başlandıktan sonra bu usulden dönülemez.
3. Bir iktisadi değer üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre
amortisman ayrılmaya başlandıktan sonra normal amortisman usulüne
geçilebilir. Bu suretle usul değiştirenler keyfiyeti
beyannamelerinde veya eki bilançolarda belirtmeye mecburdurlar.
Kabul edilen yeni usul bu bildirimin yapıldığı beyannamenin taallük
ettiği dönemden itibaren nazara alınır. Bu takdirde henüz yok
edilmemiş olan değer kısmı, bakıye amortisman süresine bölünmek
suretiyle eşit miktarlarla yok edilir.
Amortisman hesapları:
Madde 321 – Bu bölüm gereğince hesaplanan amortismanların,
hesaplarda ayrıca gösterilmek şartiyle ilgili bulundukları
değerlerden doğrudan doğruya indirilmesi veya pasifte ayrı bir
karşılık hesabında toplanması caizdir
İKİNCİ BÖLÜM
Alacaklarda ve Sermayede Amortisman
Değersiz alacaklar:
Madde 322 – Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre
tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar, değersiz alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf
değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek
yok edilirler.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde
hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok
edilirler.
Sayfa 86
3548
Şüpheli alacaklar:
Madde 323 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/55 md.)
Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile
ilgili olmak şartıyla;
1. (Değişik : 1/5/1981 - 2455/3 md.) Dava veya icra safhasında
bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine
rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine
değmeyecek derecede küçük alacaklar;
Şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf
değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında
gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan
miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil
edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.
Vazgeçilen alacaklar:
Madde 324 – Konkordato veya sulh yoliyle alınmasından vazgeçilen
alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına
alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan
başlıyarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar
hesabına naklolunur.
Sermayenin itfası:
Madde 325 – İmtiyazlı işletmelerde, tesisatın imtiyaz süresinden
sonra, bedelsiz olarak Devlete veya Devletçe tensip olunan bir
teşekküle veya belediyeye intikal etmesi imtiyazname gereğinden
bulunduğu, imtiyaz mukavelenamesinde de sermayenin itfası için
yıllık belli bir nispet veya miktar ayrılması gösterilmiş olduğu
takdirde, bu nispet veya miktar üzerinden sermaye itfa olunur.
İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası:
Madde 326 – Kurumların aktifleştirdikleri ilk tesis ve taazzuv
giderleri ile peştemallıklar mukayyet değerleri üzerinden eşit
miktarlarda ve beş yıl içinde itfa olunur.
Özel maliyet bedellerinin itfası:
Madde 327 – (Değişik: 3/7/2005 – 5398/24 md.)
Gayrimenkullerin, elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının ve
gemilerin iktisadî kıymetlerini artıran ve 272 nci maddede yazılı
özel maliyet bedelleri, kira veya işletme hakkı süresine göre eşit
yüzdelerle itfa edilir. Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan,
kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme
hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi halinde henüz itfa
edilmemiş olan giderler, boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda bir
defada gider yazılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Özel Haller
Amortismana tabi malların satılması:
Madde 328 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/56 md.)
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel
ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark
kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter
tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler
bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler.
Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar
düşüldükten sonra kalan meblağdır.
Devir ve trampa satış hükmündedir.
(Ek:19/2/1963-205/21 md.; Değişik:30/12/1980-2365/56 md.) Şu
kadarki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine
göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare adenlerce karar
verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu tak-
Sayfa 87
3549
dirde, satıştan tahassül eden kar, yenileme giderlerini karşılamak
üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir.
Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan karlar
üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki,
devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bukarlar o yılın matrahına
eklenir.
(Ek : 19/2/1963 - 205/21 md.) Yukarıki esaslar dahilinde yeni
değerlerin iktisabında kullanılan kar, yeni değerler üzerinden bu
kanun hükümlerıne göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu
mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin
amortismanına devam olunur.
Amortismana tabi malların sigorta tazminatı:
Madde 329 – Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden
tamamen veya kısmen zıyaa, uğrıyan amortismana tabi iktisadi
kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların değerinden
(Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra
kalan değerden) fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kar veya
zarar hesabına geçirilir.
Şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile zıyaa, uğrıyan malların
yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta
işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş
olursa bu takdirde tazminat fazlası, yenileme giderlerini karşılamak
üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir.
Bu süre içinde kullanılmamış olan tazminat farkları kara ilave
olunur.
(Ek fıkralar : 30/12/1980 - 2365/57 md.)
Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde
bu tazminat fazlası, o yılın matrahına eklenir.
Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan
tazminat fazlası, yeni değerler üzerinden bu Kanun hükümlerine göre
ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan
sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam
olunur.
Emtia sigorta tazminatı:
Madde 330 – Emtia ve zirai mahsul ve hayvan kıymetlerinde vukua
gelen zayiat dolayısiyle alınan sigorta tazminatları bunların
değerlerinden fazla olursa bu fazlalık kara alınır.
İşletme hesabı esasında tutulan defterde bu tazminat hasılat
kaydedilir.
DÖRDÜNCÜ KİTAP
Ceza Hükümleri
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
Cezalar:
Madde 331 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/58 md.)
Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta
yazılı vergi cezaları (vergi ziyaı cezası (...) (1) ve usulsüzlük
cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılırlar.
Küçüklerin ve kısıtlıların ceza muhatabı olmadığı haller:
Madde 332 – Velayet ve vesayet altında bulunanlar veya işlerinin
idaresi bir kayyıma tevdi edilmiş olanlar, kendilerine izafeten
veli, vasi veya kayyımın vergi kanunlarına aykırı hareketlerinden
dolayı cezaya muhatap tutulmazlar. Bu hallerde cezanın muhatabı,
veli, vasi veya kayyımdır.
——————————
(1) Bu maddenin parantez içi hükmünde yeralan "kaçakçılık, ağır
kusur, kusur" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 88
3550
Tüzel kişilerin sorumluluğu :
Madde 333 – Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa
aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler
adına kesilir.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkındaki
bu kanunun 10 uncu maddesi hükmü vergi cazaları hakkında da
uygulanır.
(Ek : 30/12/1980 - 2365/59 md.; Değişik : 22/7/1998 - 4369/81 md.)
Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu
fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezalar bu
fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.
Damga vergisi ve damga resminde sorumluluk:
Madde 334 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/60 md.)
Damga Vergisi ve Damga Resmi uygulamalarında gerek nispi, gerek
maktu vergi ve resimlerle ilgili cezadan sorumlu olanlar birden
fazla olduğu takdirde, yekdiğerine müracaat hakları mahfuz kalmak
üzere, müteselsılen sorumlu tutulurlar.
Tek fiil ve çeşitli suç işlenmesi:
a) Muhtelif vergi ziyaına sebebiyet verilmesi:
Madde 335 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/61 md.)
Vergi ziyaı cezasında (...) (1) cezayı istilzam eden tek bir fiil
ile başka neviden birkaç vergi ziyaa uğramış olursa her vargi
bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.
b) Muhtelif cezayı istilzam etmesi:
Madde 336 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/62 md.)
Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük
(...) (2) birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece
miktar itibariyle en ağırı kesilir.
Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet
verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde, evvelce usulsüzlük cezası
kesilmiş olması, bu cezanın ziyaa uğratılan vergiden dolayı
kesilmesi gereken vergi ziyaı (...)(2) cezası ile mukayesesine ve
noksan kesilen cezanın ikmalina mani değildir.
Fiil ayrılığı :
Madde 337 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/63 md.) Ayrı
ayrı yapılmış olan vergi ziyaı(...)(3) veya usulsüzlükten dolayı
ayrı ayrı ceza kesilir. Şu kadarki, 352 nci maddede yazılı
usulsüzlüklerden, ayrı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla
yapıldığı takdirde birden fazlasının herbiri için, birincisine ait
cezanın dörtte biri kesilir.
Aynı nevi usulsüzlükten maksat, fiillerin 352 nci maddede gösterilen
derece ve fıkralar itibariyle yekdiğerine mutabakatıdır.
İştirak:
Madde 338 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Tekerrür:
Madde 339 – (Değişik : 22/7/1998 - 4369/9 md.)
Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza
kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip
eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte
iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası
yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak
suretiyle uygulanır.
——————————
(1) Bu maddede yer alan "Kaçakçılık, ağır kusur veya kusurda"
ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddede yeralan "kaçakçılık ve usulsüzlük veya ağır kusur ve
usulsüzlük veyahut kusur ile usulsüzlük" ve "kaçakçılık, ağır kusur
veya kusur" ibareleri 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) Bu fıkrada yeralan "kaçakçılık, ağır kusur, kusur" ibaresi,
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 89
3551
Suçlarda birleşme:
Madde 340 – (Değişik : 22/7/1998 - 4369/10 md.) Bu kanunda yazılı
vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları ile 359 uncu maddede ve
diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri
bakımından birleştirilemez.
Bu Kanunla vergi cezasiyle cezalandırılan fiiller, aynı zamanda 359
uncu maddeye göre suç teşkil ettiği takdirde vergi cezası kesilmesi
söz konusu madde hükmüne göre takibat yapılmasına engel olmaz.
Vergi ziayı:
Madde 341 – Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme
ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine
getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya
eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı
beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk
ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de
vergi ziyaı hükmündedir.
Yukarıki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk
ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması
ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.
Veraset ve intikal vergisinde ek süre:
Madde 342 – (Değişik : 10/4/1985 - 3181/1 md.)
Veraset ve intikal vergisine ilişkin mükellefiyetlerde tahakkuk
muamelesi yapılmak için beyanname verme süresinin sonundan
başlayarak 15 gün beklenir. Beyanname bu süre içinde verilirse vergi
ziyaı olmamış sayılır.
Ayrıca mükellefe tebliğ edilmek şartı ile yeniden 15 günlük bir
mühlet verilir. Bu hususta da yukarıdaki hüküm cari olur.
En az ceza haddi:
Madde 343 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/67 md.)
Damga vergisi ve damga resmi dolayısiyle kesilecek vergi cezaları,
vergi ve resme tabi her varaka, senet ve ilan için 500.000 (8 TL)
liradan az olmaz. Diğer vergilerde her vergi için 1.000.000 (17 TL)
liraya baliğ olmayan cezalar kesilmez.(1)
İKİNCİ KISIM
Vergi Cezaları
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi Ziyaı Cezası (2)
Vergi ziyaı cezası (2)
Madde 344 – (Değişik : 22/7/1998 - 4369/11 md.)
(Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275
md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet
verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan
verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.
——————————
(1) Bu maddedeki miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun
19 uncu maddesiyle değiştirilen Mükerrer 414 üncü maddesiyle
"500.000" ve "1.000.000" a yükseltilmiş, daha sonra; 29/12/2010
tarihli ve 27800 (6. mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Maliye Bakanlığının 402 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2011 tarihinden
geçerli olmak üzere tespit edilen miktar ise, metne parantez içinde
siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu
Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ"ne bakınız.
(2) "Kaçakçılık" olan birinci bölüm başlığı, "Kaçakçılığın tarifi :"
olan madde kenar başlığı ve "Kaçakçılık Suçunun Tarifi :" olan madde
başlıkları 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle
metne işlendikleri şekilde değiştirilmiştir. Daha sonra 23/1/2008
tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 275 inci maddesiyle “Vergi ziyaı suçu
ve cezası” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 90
3552
Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi
halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat
olarak uygulanır.
Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk
edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi
geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca
kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.
(Son fıkra Mülga : 11/8/1999 - 4444/14 md.)
(Dikkat: Devamı 3553 üncü sayfadadır.)
Sayfa 91
3553
Kaçakçılıkta ceza:
Madde 345 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Teşvik:
Madde 346 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Yardım:
Madde 347 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Mükerrer Madde 347 – (Ek:30/12/1980 - 2365/72 md.; Mülga:
22/7/1998-4369/82/md.)
Kusurun tarifi:
Madde 348 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Ağır Kusurda Ceza:
Madde 349 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Kusurda ceza:
Mükerrer madde 349 – (Ek : 30/12/1980-2365/75 md.; Mülga :
22/7/1998-4369/82 md.)
Tahrire dayanan vergiler ile kanuni süresi geçtikten sonra
kendiliğinden verilen beyannameler için kusur cezası (1)
Madde 350 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
İKİNCİ BÖLÜM (2)
Usulsüzlük
Usulsüzlüğün tarifi:
Madde 351 – Usulsüzlük vergi kanunlarının şekle ve usule mütaallik
hükümlerine riayet edilmemesidir.
Usulsüzlük dereceleri ve cezaları: (3)
Madde 352 – (Değişik : 30/12/1980 - 2365/76 md.)
Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele
göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re'sen takdiri gerektirirse,
bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.
_______________________
(1) Madde başlığı 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu bölüm başlığı "üçüncü Bölüm" iken, 22/7/1998 tarih ve 4369
sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(3) Bu maddade yer alan miktarların 1/1/2011 tarihinden itibaren
uygulanması ile ilgili olarak; Kanunun sonundaki cetvele bakınız.
Sayfa 92
3554
I inci derece usulsüzlükler:
1. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/25 md.) Vergi ve harç
beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması;
2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi
birinin tutulmamış olması;
3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir
vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan,
usulsüz veya karışık olması;
4. (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
5. Çiftçiler tarafından 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve
ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;
6. Bu Kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde 215 - 219)
uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim
yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);
7. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi;
8. Tasdiki mecburi olan defterlerden hernangi birinin tasdik
muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan
başlıyarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler, tasdik
ettirilmemiş sayılır.);
9.Diğer ücretler üzerinden alınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı
geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması; (1)
10. (Mülga : 18/4/1984 - 2995/4 md.)
11. (Ek : 4/12/1985 - 3239/25 md.) Veraset ve intikal vergisi
beyannamesinin 342 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre
içerisinde verilmiş olması.
II nci derece usulsüzlükler:
1. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/25 md.) Veraset ve intikal Vergisi
Beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddenin 1
inci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmiş olması; (Mülga:
3/4/2002-4751/7 md.)
2. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen
bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;
3. (Mülga : 18/4/1984 - 2995/4 md.)
4. (Değişik : 3/12/1988 - 3505/4 md.) Vergi kanunlarında yazılı
bildirmelerin zamanında yapılmamış olması (işe başlamayı bildirmek
hariç);
5. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği
halde alınmamış olması;
6. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik
muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde
yaptırılmış olması;
——————————
(1) Bu bendde yeralan "Götürü matrahlar" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve
4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Sayfa 93
3555
7. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/25 md.) Vergi beyannameleri,
bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı
ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere
ilişkin hükümlere uyulmamış olması;
8. Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak
şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz
edilmemesi.
Özel usulsüzlükler ve cezaları:
a) Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil
ve usul hükümlerine uyulmaması
Madde 353 – (Değişik : 24/6/1994 - 4008/17 md.) (1)
1.(Değişik : 25/5/1995 - 4108/8 md.) Verilmesi ve alınması icabeden
fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek
makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde
gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu
belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir
belge için 10.000.000 (170 TL) liradan aşağı olmamak üzere bu
belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u
nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit
olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın
toplamı 5.000.000.000 (80.000 TL) lirayı geçemez.
2. (Değişik : 25/5/1995 - 4108/8 md.) Perakende satış fişi, ödeme
kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk
irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi
ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin;
düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının,
düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer
verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti
halinde, her bir belge için 10.000 000 (170 TL) lira özel usulsüzlük
cezası kesilir.
Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük
cezasının toplamı her bir tespit için 500.000.000 (8.000 TL) lirayı,
bir takvim yılı içinde ise 5.000.000.000 (80.000 TL) lirayı aşamaz.
——————————
(1) Bu maddenin 1,2,3,4,5,6 ve 7 nci bentlerindeki miktarlar
22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanununun 19 uncu maddesiyle
değiştirilen Mükerrer Madde 414 hükmüne istinaden 1/1/1998 tarihi
itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına (9/12/1997 tarihli ve
97/10345 sayılı Kararname ile getirilen miktarlar) yükseltilmiş,
29/12/2010 tarihli ve 27800 (6.mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Maliye Bakanlığının 402 Sıra No.lu Tebliği ile 1/1/2011
tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne
parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan
değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.
Sayfa 94
3556
3. (Değişik : 25/5/1995 - 4108/8 md.) 232 nci maddenin birinci
fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlar dışında kalan
kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek
makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş
ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde
bunlara bu maddenin 2 numaralı bendinde belirtilen cezanın beşte
biri kadar özel usulsüzlük cezası kesilir. Şu kadar ki, bu cezanın
kesilebilmesi için, belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi
incelemesine yetkili olanlar tarafından yapılması şarttır. (Ek
cümle: 28/3/2007-5615/20 md.) Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığı, söz konusu tespiti vergi incelemesine yetkili
olmayanlara da yaptırmaya yetkilidir. Bu hükmün uygulanmasında belge
alınmadığına ilişkin tespit tutanağının belge almayana verilen
örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer.
4. (Değişik : 25/5/1995 - 4108/8 md.) Günlük kasa defteri, günlük
perakende satış ve hasılat defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma
ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin;
işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken
işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve
incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri
ile vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya
asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları
halinde her tespit için 10.000. 000 (170 TL) lira özel usulsüzlük
cezası kesilir.
5.(Mülga:16/7/2004 - 5228/60 md.)
6. (Değişik : 25/5/1995 - 4108/8 md.) Bu Kanuna göre belirlenen
muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara
ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar
programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve
standartlara uymayanlara 250.000.000 (3.700 TL) lira özel usulsüzlük
cezası kesilir.
7. (Ek : 25/5/1995 - 4108/8 md.) Bu Kanunun 8 inci maddesinin son
fıkrası uyarınca getirilen mecburiyete uymaksızın işlem yapanlara
her bir işlem için 10.000.000 (200 TL) lira özel usulsüzlük cezası
kesilir.
8. (Ek : 22/7/1998 - 4369/12 md.) Belge basımı ile ilgili bildirim
görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa
işletmecilerine 75.000.000 (600 TL) lira özel usulsüzlük cezası
kesilir. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/11 md.) Ancak, bu bent uyarınca
kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde
114.000 TL (120.000)’yi aşamaz.
9. (Ek : 22/7/1998 - 4369/12 md.) 4358 sayılı Kanun uyarınca
işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen
kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri
Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı,
manyetik ortam, disket, mikrofilm, mikro fiş gibi) ve zamanlarda
yerine getirmeyenler hakkında 75.000.000 (800 TL) lira özel
usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için
fiilleri ile ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.
10. (Ek: 22/7/1998 - 4369/12 md.) Bu Kanununun 127 nci maddesinin
(d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin
ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına 75.000.000 (600 TL) lira
özel usulsüzlük cezası kesilir.
Sayfa 95
3557
Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana
geldiği takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca
kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
b) Veraset ve intikal vergisine;
Madde 354 – (Mülga: 30/12/1980 - 2365/78 md.)
İşyeri kapatma cezası:
Mükerrer Madde 354 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/27 md.;Mülga:16/7/2004 –
5228/60 md.)
c) Damga vergisinde:
Madde 355 – (Değişik : 30/12/2004-5281/15 md.)
Damga Vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları, vergi ve
cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren
noterler adına her kâğıt için tahsil edilmeyen Damga Vergisi
üzerinden maktu vergilerde % 50, nispî vergilerde % 10 oranında özel
usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu madde kapsamında kesilecek özel
usulsüzlük cezaları her bir kâğıt için 1 Yeni Türk Lirasından az
olamaz.
Bilgi vermekten çekinenler ile 256,257 ve mükerrer 257 nci madde
hükmüne uymayanlar için ceza (1)(2)
Mükerrer Madde 355 – (Ek: 30/12/1980 - 2365/80.; Değişik : 22/7/1998
- 4369/13 md.)
Bu Kanunun 86,148,149,150,256 ve 257 nci maddelerinde yer alan
zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen
zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme
görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.000
(1.070 TL)Türk Lirası,
2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basıt
usulde tespit edilenler hakkında 500 (530 TL) Türk Lirası,
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında
250 (260 TL) Türk Lirası,
Özel usulsüzlük cezası kesilir.
——————————
(1) Bu madde başlığı“d) Bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde
hükmüne uymayanlar için:“ iken 22/7/1998 tarih ve 4369 Sayılı Kanun
ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu maddede yer alan miktarlar, 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı
Kanun ile 1/8/2009 tarihi itibariyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiş olup, 29/12/2010 tarihli ve 27800 (6.mükerrer) sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının 402 Sıra No.lu
Tebliği ile 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen
miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha
önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ
MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.
Sayfa 96
3558
Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine
getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin
verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya
yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin
olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi
durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine
gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.(Ek
cümle: 16/6/2009-5904/22 md.) Ancak, bu ödevlerin yerine
getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan
düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca
yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz. (1)
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine
getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine
getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine
getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir
kat artırılarak uygulanır.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/10 md.) Tahsilat ve ödemelerini banka,
benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen
belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her
birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az
olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük
cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü
fıkra hükmü uygulanmaz. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/12 md.) Ancak, bu
fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük
cezasının toplamı 770.000 TL (800.000)’yi geçemez.
(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5398/23 md.) Elektronik ortamda beyanname
verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel
usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak
elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu
sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5
oranında uygulanır. (2)
(Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) Elektronik ortamda verilme
zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak
süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların,
belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi
halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün içinde
verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5
oranında uygulanır. (1)(2)
(Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) Elektronik ortamda beyanname ile
bildirim ve form verme mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre
ceza kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece
usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece
usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza
kesilmez. (1)
Madde 356 – (Mülga: 30/12/2004-5281/44 md.)
Madde 357 – (Mülga : 30/12/1980 - 2365/81 md.)
Kaçakçılığa Teşebbüs Suçunun Tarifi :
Madde 358 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
——————————
(1) 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, bu
maddenin ikinci fıkrasına eklenen cümle ve maddenin sonuna eklenen
fıkralar 1/8/2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.
(2) 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu
maddenin beşinci fıkrasında yer alan “15 gün” ibareleri “30 gün”,
“1/4” ibaresi “1/10”, “1/2” ibaresi “1/5”, altıncı fıkrasında yer
alan
Sayfa 97
3558-1
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM (1)
Suçlar ve Cezaları
Kaçakçılık Suçları ve Cezaları (2)
Madde 359 – (Değişik :23/1/2008-5728/276 md.)
a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve
ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek
olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına
hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi
matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen
başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya
muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu
belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu
halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere
defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün
uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya
duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya
miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise,
muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir. (2)
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve
ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler
veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar
veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini
tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri
kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar
varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması
bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması
olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili
makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların
uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca
uygulanmasına engel teşkil etmez.
——————————
(1) Bu bölüm başlığı "Dördüncü Bölüm" ve "ceza mahkemelerince
yargılanacak Suçlar ve Cezaları" iken, 22/7/1998 tarih ve 4369
sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir. Daha sonra bu başlık “ Hürriyeti Bağlayıcı Ceza
İle Cezalandırılacak Suçlar ve Cezaları” iken; 23/1/2008 tarihli ve
5728 sayılı Kanunun 276 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(2) 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle; bu
maddenin (a) fıkrasında yer alan “bir yıldan” ibaresi “on sekiz
aydan” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 98
3559
Cezadan indirim (1)
Madde 360 – (Değişik : 23/1/2008-5728/277 md.)
359 uncu maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç
ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması
halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak hükümlerine göre hakkında
verilecek cezanın yarısı indirilir.
Bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlar:
Madde 361 – (Mülga : 22/7/1998 - 4369/82 md.)
Vergi mahremiyetinin ihlali:
Madde 362 – (Değişik : 23/1/2008-5728/278 md.)
Bu Kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden
bu mahremiyeti ihlal edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi
hükümlerine göre cezalandırılır.
Mükelleflerin özel işlerini yapan memurlar:
Madde 363 – (Değişik : 23/1/2008-5728/279 md.)
Bu Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin
vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel
işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı
harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin birinci
fıkrası hükmüne göre cezalandırılır. Bu hareketlerle vergi ziyaına
neden olunması halinde, kişiye ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesine
göre vergi ziyaı cezası kesilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Vergi Cezasının Kesilmesi, Ödenmesi ve Kalkması
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Kesme
Cezayı gerektiren olayın tesbiti:
Madde 364 – Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince
veya yoklamaya ve vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından
tesbit olunur. Yoklama ve vergi incelemesi sırasında raslanan, vergi
cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin
kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tesbit
edilmesi mecburidir.
Ceza kesme yetkisi:
Madde 365 – Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi
bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir.
Damga Resmine ve pul ile alınan diğer vergilere mütaallik olaylarda
vergi cezasını kesecek vergi dairelerini Maliye Bakanlığı belli
eder.
Ceza ihbarnamesi:
Madde 366 – Kesilen vergi cezaları ilgililere (Ceza ihbarnamesi) ile
tebliğ olunur.
Ceza ihbarnamesinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. İlgililerin soyadı, adı ve unvanı;
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “İştirak”iken, 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı
Kanunun 277 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 99
3560
4. Varsa mükellef numarası; (Mükellef hesap numarası)
5. İlgilinin açık adresi;
6. Olayın izahı; (Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve
mevcut deliller bildirilmek suretiyle)
7. Olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi;
8. Varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve
numarası;
9. Varsa tekerrür ve içtima durumu;
10. Vergi cezasının hesabı ve miktarı;
11. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/39 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
süresi.
Cezayı gerektiren olayın tesbitine dair tutanak sureti ile inceleme
raporunun birer örneği ihbarnameye bağlanır.
Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül: (1)(2)
Madde 367 – (Değişik : 23/1/2008-5728/280 md.)
(Değişik birinci fıkra: 23/7/2010-6009/13 md.) Yaptıkları inceleme
sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden
Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili
rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve
vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili
rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi
başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet
başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla
hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini
haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet
başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.
359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi
ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel
teşkil etmez.
Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci
kısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin
işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce
verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Cezaların Ödenmesi ve Kalkması
Vergi cezalarının ödenme zamanı:
Madde 368 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/41 md.)
Vergi Cezaları:
1. Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma
süresinin bittiği tarihten;
2. Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine vergi
dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden:
Başlayarak bir ay içinde ödenir.
(Ek : 22/7/1998 - 4369/16 md.; mülga : 11/8/1999 - 4444/14 md.) (3)
——————————
(1) 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi ile
değişik şeklidir.
(2) 7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı KHK’nin 4 üncü maddesiyle, bu
maddenin birinci fıkrasında yer alan “maliye müfettişleri, hesap
uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile
stajyer gelirler kontrolörleri” ibaresi “Vergi Müfettişleri ve Vergi
Müfettiş Yardımcıları” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) Bu fıkra, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle eklenmiş, ancak 1/1/2003 tarihinde yürürlüğe gireceği
için metne işlenmeden, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 14
üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.(Sözkonusu fıkra için
bakınız: Kanunlar külliyatı 6 ncı cilt sayfa 7598)
Sayfa 100
3561
Yanılma ve görüş değişikliği: (1)
Madde 369 – (Değişik: 23/7/2010-6009/14 md.)
Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat
vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir
içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme
faizi hesaplanmaz.
Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ
veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini
değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel
tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup,
geriye dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı
mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında
uygulanmaz.
Madde 370 – (Mülga : 30/12/1980 - 2365/89 md.)
Pişmanlık ve ıslah:
Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.)
Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri
işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer
kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden
dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt
ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.
1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir
tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı
tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında
ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara
geçirilmiş olması şarttır.).
2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef
nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın
takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu
teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve
resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme
dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi
olunması.
4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti
haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya
düzeltilmesi.
5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan
vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme
zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak
onbeş gün içinde ödenmesi.
Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.
Ölüm:
Madde 372 – Ölüm halinde vergi cezası düşer
Mücbir sebepler:
Madde 373 – Bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin
vukua geldiği malüm ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası
kesilmez.
–––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Yanılma:” iken 23/7/2010 tarihli ve 6009
sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Sayfa 101
3562
Ceza kesmede zamanaşımı:
Madde 374 – Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası
kesilmez:
1. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/42 md.) vergi ziyaı cezasında cezanın
bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın
birinci gününden; 353 ve mükerrer 355 inci maddeler uyarınca
kesilecek usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip
eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl (114 üncü maddenin
ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerlidir.);
2. Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın
birinci gününden başlıyarak iki yıl;
(Değişik : 22/7/1998 - 4369/81 md.) Ancak 336 ncı madde hükmüne göre
vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde kesilecek
ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde
kesilir.
Bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımı
kesilmiş olur.
Vergi cezalarında yapılan hatalar:
Madde 375 – Vergi cezalarında yapılan hatalar, bu kanunda vergi
hataları için belli edilen usul ve şartlara göre düzeltilir.
Vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme
Madde 376 – (Değişik : 22/7/1998 - 4369/17 md.)
İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve
aşağıda gösterilen indirimlerden artakalan vergi ziyaı, usulsüzlük
ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu
ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili
vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda
belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç
ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
1. Vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben
kesilenlerde üçte biri,
2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezasının üçte biri;
İndirilir.
Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi
cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa
bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük
cezaları hakkında da uygulanır.
Sayfa 102
3562-1
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Uzlaşma (1)
Uzlaşmanın konusu , kapsamı, komisyonlar ve şekli
Ek Madde 1 – (Ek: 19/2/1963 - 205/22 md.; Değişik : 22/7/1998 -
4369/18 md.)
Mükellef tarafından, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen
vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (359 uncu maddede
yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh
edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere
kesilen ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda, vergi
ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz
edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan
kaynaklandığının veya bu Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde
yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata
bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda
görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu
bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir.
Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği
durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet
eden vergi kısmı için de yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi
ihbarnemesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır.
Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden
uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair
tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma
süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini
yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır.
Mükellef, uzlaşma görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir
temsilci ve 3568 sayılı Kanuna göre kurulan meslek odasından bir
meslek mensubu bulundurabilir.(2)(3)
Sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili,
uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın
şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların
belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın
yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak
bir yönetmelikle düzenlenir. İl özel idareleri ve belediyelere ait
vergi, resim ve harçlar için bu yönetmelik İçişleri Bakanlığınca
hazırlanır.
Maliye Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek
vergilerde tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.
——————————
(1) Bu bölüm ve başlığı, 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 22
nci maddesi ile eklenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan, "Mükellef tarafından, ikmalen, re'sen veya
idarece yapılacak tarhiyatta..." ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444
sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(3) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle; bu
fıkrada bulunan (344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi
ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) ibaresi,
"(359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet
verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere
iştirak edenlere kesilen ceza hariç)" şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Sayfa 103
3563
Uzlaşmanın şümulü:
Ek Madde 2 – (Ek : 19/2/1963 - 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 -
4369/82 md.)
Uzlaşma komisyonları:
Ek Madde 3 – (Ek : 19/2/1963 - 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 -
4369/82 md.)
Uzlaşma talebi:
Ek Madde 4 – (Ek : 19/2/1963 - 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 -
4369/82 md.)
Uzlaşma talebinin tetkiki:
Ek Madde 5 – (Ek : 19/2/1963 - 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 -
4369/82 md.)
Uzlaşma komisyonu muamelelerinin kesinliği:
Ek Madde 6 – (Ek : 19/2/1963 - 205/22 md.)
Uzlaşma komisyonlarının tutacakları (...) (1) uzlaşma tutanakları
kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir.
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/46 md.) Mükellef veya adına ceza
kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar
hakkında dava açılmaz ve hiçbir mercie şikayette bulunamaz.
Dikkat: (Devamı 3565 inci sayfadadır.)
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan "uzlaşma komisyonlarının ek 5 inci maddeye
göre tutacak ları" ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun
18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 104
3565
Uzlaşma ve vergi mahkemesinde dava açma:
Ek Madde 7 - (Ek: 19/2/1963 - 205/22 md.; Değişik: 23/6/1982 -
2686/47 md.)
Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı
uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki
olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir.
Mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma
talebinden önce dava açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca
bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir
sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve
cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine);
adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya
karşı dava açamaz.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı;
tarhedilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına
dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler
dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu
takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu
müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca
durdurulmuş olan davanın görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince
işarı üzerine vergi mahkemesinde devam olunur.
Ödeme:
Ek Madde 8 – (Ek : 19/2/1963 - 205/22 md.)
Uzlaşma konusu yapılan vergi ve cezalar;
1. Uzlaşma vakı olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların
ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme
zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra
tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının
tebliğinden itibaren bir ay içinde;
2. (Değişik : 23/6/1982 - 2686/48 md.) Uzlaşma vaki olmadığı
takdirde, bu Kanunun 112 ve 368 inci maddeleri hükümleri ile 2577
sayılı İdari Yargılma Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 8 numaralı
bendi hükmü dairesinde;
ödenir.
Uzlaşma ve cezalarda indirme:
Ek Madde 9 – (Ek : 19/2/1963 - 205/22 md.)
Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376
ncı madde hükümleri; hakkında 376 ncı madde hükümleri uygulanan
vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza
muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma
talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376 ncı maddenin
uygulanmasını isteme hakkı mahfuzdur.
Tüzük:
Ek Madde 10 – (Ek: 19/2/1963 - 205/22 md.; Mülga: 26/12/1993 -
3946/38 md.)
Tarhiyet öncesi uzlaşma:
Ek Madde 11 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/33 md.)
(Değişik birinci fıkra : 11/8/1999 - 4444/7 md.) Maliye Bakanlığı,
vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek
cezalarda (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet
verilmesi halinde tarh edilecek vergi ve kesilecek ceza ile bu
fiillere iştirak edenlere kesilecek ceza hariç) tarhiyat öncesi
uzlaşma yapılmasına izin verebilir. (1)
Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılması halinde tutanakla tespit edilen
bu husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayette
bulunulamaz. (Ek : 3/12/1988 - 3505/10 md.) Uzlaşılan vergi miktarı
üzerinden, bu Kanunun 112 nci maddesine göre gecikme faizi
hesaplanır.
Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temini edilememiş veya uzlaşma
müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde mükellefler veya
ceza muhatabı olanlar verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden
sonra uzlaşma talep edemezler.
Tarhiyat öncesi uzlaşmaya ilişkin esas ve usuller Yönetmelikte
belirtilir.
Ücretlilere vergi iadesinde uzlaşma:
Ek Madde 12 – (Ek: 4/12/1985 - 3239/33 md.)
2978 sayılı Ücretlilere Vergi İadesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi
uyarınca kesilen cezalar uzlaşma mevzuuna dahildir.
––––––––––––
(1) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle; bu
fıkrada bulunan "(344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi
ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç)"
ibaresi "(359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet
verilmesi halinde tarh edilecek vergi ve kesilecek ceza ile bu
fiillere iştirak edenlere kesilecek ceza hariç)"şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 105
3566
Ek Madde 13 – (Ek : 24/3/1988 - 3418/32 md.) (1) (2)
(Fıkra 1,2,3 Mülga: 20/6/2001-4684/15 md)
4. Maliye Bakanı:(4) (9)(10)
a) (Mülga : 5/7/1991 - KHK - 433/16md.; Yeniden düzenleme: 19/8/1991
- KHK - 449/3 md. Değişik : 20/3/1997 - KHK - 570/12 md.)
Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra
teşkilatında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (Vergi
Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcıları, Vergi Müfettişi ve
Yardımcıları ile bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli
personeli hariç) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge
dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya,(1) (3) (4)
(5)(10)
b) Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra
teşkilatında çalışan (sözleşmeli olarak istihdam edilenler dahil)
personele, normal mesai gün ve saatleri dahilinde, daire dışında
yapılan çalışmalarda, aylık toplam 100 saati geçmemek üzere,
dışarıda geçirilen her bir saat için, karşılığı genel bütçeden
ödenen fazla mesai ücreti esas alınmak suretiyle, bu ücretin üç
katını aşmayacak şekilde ödeme yaptırmaya; (4)(8)
c) Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı merkez ve taşra
teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele,
ayda 100 saati aşmayacak şekilde yaptırılacak ek fazla mesai
karşılığında, fazla mesainin yaptırıldığı saatler, çalışma
mahalleri, çalışmaların resmi tatil ve bayram günlerinde
yaptırılması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle, Genel Bütçeden
ödenen fazla mesai ücretinin beş katını aşmayacak şekilde, saat
başına farklı fazla mesai ücreti tespitine,(4) (6)(8)
d) (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Şehirler arası yollarda yapılacak
vergi denetimlerine yardımcı olmak üzere görevlendirilen güvenlik
görevlilerine de bu esaslar dahilinde fazla çalışma ücreti
ödenmesine,
Yetkilidir.
Ek ödemelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara
ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek hüküm : 26/12/1993 - 3946/2 md.) Görev yapılan birim ve iş
hacmi,görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü,personelin sınıfı,
kadro ünvanı,derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre
yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve
esasları Maliye Bakanı tarafından tespit edilir.
(Ek hüküm : 26/12/1993 - 3946/2 md.) Yukarıda belirtilen esaslar
dahilinde yapılacak ödemeler Gelir Vergisine tabi tutulmaz. (Ek
cümle: 20/6/2001-4684/15 md.) Bu ödemeler bütçeden karşılanır. Bağlı
kuruluşlar personeline yapılacak ek ödemelerin belirlenmesinde,
bunlara ödenmekte olan ikramiye, fazla mesai ücreti gibi farklı
ödemeler ile diğer imkanlar dikkate alınır ve bağlı kuruluş
bütçelerinden ödenir.
(Ek paragraf:(7)17/9/2004-5234/5 md.) Bu madde kapsamında bulunan
personele yapılan ikramiye, teşvik primi, teşvik ödemesi, döner
sermaye katkı payı ödemeleri, döner sermaye gelirlerinden yapılan ek
ödemeler ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca ödenen tutarlar ile
Maliye Bakanlığınca belirlenecek benzeri ödemelerin net tutarları,
bu madde kapsamında yapılan ek ödemenin aylık net tutarından mahsup
edilir. Mahsuba ilişkin esas ve usulleri belirlemeye Maliye Bakanı
yetkilidir. Bu ödeme ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam,
tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad
altında olursa olsun benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.
(Mülga beşinci fıkra: 20/6/2001-4684/15 md.)
–––––––––––––––
(Dikkat: Bu sayfada yer alan dipnotlar için 3566-1 ve devamı sayfaya
bakınız.)
Sayfa 106
3566-1
(1) Bu maddede geçen "Maliye ve Gümrük Bakanlığı," ibareleri,
20/3/1997 tarih ve 570 sayılı KHK'nin 12 nci maddesi ile "Maliye
Bakanlığı” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir
(2) “Gelir İradesi Geliştirme Fonu” şeklindeki madde başlığı,
20/6/2001 tarih ve 4684 sayılı kanun ile metinden çıkarılmıştır.
(3) Bu bendde yeralan “% 120 sini” ibaresi, 22/12/1997 tarih ve 4315
sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “%200 ünü” olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(4) (a) bendinde yer alan, “(sözleşmeli personel ile bağlı
kuruluşların üst düzey yönetici kadrolarına atananlar dahil)”
ibaresi; 20/6/2001tarihli ve 4684 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle
“(sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların personeli dahil)”
olarak değiştirilmiş, daha sonra 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı
Kanunun 36 ncı maddesiyle,”( (sözleşmeli personel ile bağlı
kuruluşların personeli dahil, bağlı kuruluşların kadro karşılığı
sözleşmeli personeli hariç) olarak, (b) ve (c) bentlerinde yer alan
“70” ibareleri, “100”; (b) bendinde yer alan “Gelirler Genel
Müdürlüğü” ile (c) bendinde yer alan “Vergi incelemesine yetkili
personel ile Gelirler Genel Müdürlüğü” ibareleri, “Maliye
Bakanlığı”; (b) bendinde yer alan “bir katını” ibaresi, “üç katını”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(4) Bu bentte yer alan “Maliye Bakanlığının yurt dışı kadrolarında
bulunan personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel ile
bağlı kuruluşların personeli dahil, bağlı kuruluşların kadro
karşılığı sözleşmeli personeli hariç)”ibaresi,17/9/2004 tarihli ve
5234 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “Maliye Bakanlığı ile bağlı
kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan
memurlar ile sözleşmeli personele (bağlı kuruluşların kadro
karşılığı sözleşmeli personeli hariç)” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(6) Bu bentte yer alan “teşkilatında çalıştırılan personele, bütçe
kanunları uyarınca yaptırılan fazla mesaiye ilave
olarak”ibaresi,17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 5 inci
maddesiyle “teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli
personele” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(7) “Ek paragraf” ibaresi, 17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun
5 inci maddesine istinaden kullanılmıştır.
(8) 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle bu
bentlere, “Maliye Bakanlığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile
Gelir İdaresi Başkanlığı” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(9) Bu maddenin (a) bendindeki “Maliye Bakanlığı ile bağlı
kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında…” ibaresi
Anayasa Mahkemesi’nin 20/3/2008 tarihli ve E.: 2006/109, K.: 2008/82
sayılı Kararı ile 5/7/2009 tarihinden geçerli olmak üzere iptal
edilmiş olup, daha sonra 25/6/2009 tarihli ve 5917 sayılı Kanunun 47
nci maddesiyle bu ibare “Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının
merkez ve taşra teşkilatında çalışan” şeklinde yeniden
düzenlenmiştir.
(10) 7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu
fıkranın (a) bendinin birinci paragrafında yer alan “(bağlı
kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç)” ibaresi
“(Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcıları, Vergi Müfettişi ve
Yardımcıları ile bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli
personeli hariç)” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 107
3566-2
6. (Ek: 7/7/2011-KHK-646/4 md.) En yüksek Devlet memuru aylığının
(ek gösterge dahil);
a) Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcılarına %200’ünü,
b) Vergi Müfettişi ve Yardımcılarından; görev yeri Küçük ve Orta
Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı olarak belirlenenlere %100’ünü,
diğer grup başkanlıkları olarak belirlenenlere %200’ünü,
geçmemek üzere her ay ek ödeme yapılabilir.
Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcıları ile Vergi Denetim Kurulu
Başkanlığında Vergi Müfettişlerinden Grup Başkanı olarak
görevlendirilenlere en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge
dahil) %50’sini geçmemek üzere ayrıca ek ödeme yapılabilir.
Söz konusu ek ödemelerin oranı ile esas ve usulleri; görev yapılan
grup başkanlıkları, görev yapılan yer, kadro unvan ve derecesi gibi
kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak Maliye Bakanı
tarafından belirlenir. Bu ödemelerde 657 sayılı Kanunun aylıklara
ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemelerden damga vergisi hariç
herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.
BEŞİNCİ KİTAP
Vergi Davaları (1)
Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar:
Madde 377 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/50 md.)
Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen
vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava
açabilirler.
Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir
olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir.
Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü,
olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.
(Değişik dördüncü fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Vergi dairesi
başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi
Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi
Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin)
muvafakatını almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz
yoluna gidemezler.
(Ek : 4/12/1985 - 3239/34 md.; Değişik beşinci fıkra:
28/3/2007-5615/20 md.) Gelir İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği
hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini vergi
dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi
başkanlıklarına ve/veya defterdarlıklara devredebilir.
_________________
(1) Bu başlık, 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 49 uncu
maddesi ile değiştirilmiş, ayrıca "1. kısım” ve "1. bölüm"
başlıkları da kaldırılmıştır.
Sayfa 108
3566-3
Dava konusu: (1)
Madde 378 – (Değişik : 23/6/1982 - 2686/51 md.)
Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi,
cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının
tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak
sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin
kesilmiş olması lazımdır.
Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden
tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Bu Kanunun vergi
hatalarına ait hükümleri mahfuzdur.
Mükerrer Madde 378 – (Ek : 21/1/1983 - 2791/13 md.)
Danıştay ve Vergi Mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda, iddia ve
savunmanın gerekli kıldığı hallerde, mahkeme vergi davasına konu
olan tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapmış bulunan inceleme
elemanları ile, mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali
müşaviri veya muhasebecisini de dinler.
Madde 379 – 412 – (6/1/1982 - 2577/63 md. gereğince bu kanuna göre
kurulan vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten itibaren
mülgadır.)
Mükelleflerin izahat talebi: (2)
Madde 413 – (Değişik: 23/7/2010-6009/15 md.)
Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili
kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından
müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile
izahat isteyebilir.
________________
(1) 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 51 inci maddesiyle
değişik şeklidir.
(2) Bu madde başlığı “Mükelleflerin izahat talebinde
bulunabilecekleri:”iken, 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 15
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 109
3566-4
Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile
cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler
bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler
de yayımlayabilir.
Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir
İdaresi Başkanı veya tevkil edeceği bir başkan yardımcısının
başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir komisyon
marifetiyle oluşturulur.
Söz konusu komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu,
kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti
taşıyan bir hususta izahat talebinde bulunulması halinde, komisyon
tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak şartıyla
Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler
verilebilir.
Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin hükümler gözönünde
bulundurulmak şartıyla özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığınca
internet ortamında yayımlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Son Hükümler
Özel kanunlardaki hükümlerin saklı olduğu:
Madde 414 – Özel kanunlarda 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümlerinin uygulanacağı belirtilen hallerde bu kanunun mezkür
hükümlere tekabül eden maddeleri uygulanır.
Yetki:
Mükerrer Madde 414 – (Ek: 4/12/1985 - 3239/35 md.; Değişik:
22/7/1998 - 4369/19 md.)
Bu Kanunun; 104, mükerrer 115, 177, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353
ve 356 ncı maddelerinde yer alan maktu had ve miktarlar 1/1/1998
tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına, 232 nci
maddesinde yer alan 1.000.000 lira, 15.000.000 liraya, 252 nci
maddesinde yer alan yüz kuruş, 100.000 liraya, 313 üncü maddesinin
son fıkrasında yer alan 500.000 lira, 50.000.000 liraya, 343 üncü
maddesinde yer alan 100 ve 2.500 liralar sırasıyla, 500.000 ve
1.000.000 liralara yükseltilmiştir.
Maliye Bakanlığı; bu Kanunun 26,35 ve 366 ncı maddelerinde yer alan
tahakku fişi ile vergi ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva
edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve bunları vergi dairesi adına
tanzim edecek olanları belirlemeye yetkilidir.
(Değişik : 22/7/1998 - 4369/19 md.) Bu Kanunda yer alan maktu hadler
ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek
ceza miktarları,her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun
uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle
uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde
beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu suretle
tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya
indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya
yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye
yetkilidir.
Kaldırılan hükümler:
Madde 415 – 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu ile bu kanunun bazı
hükümlerini değiştiren 5815, 6094 ve 6935 sayılı kanunlar ile 5887
sayılı Harçlar Kanununun 116 ncı maddesi, 120 inci maddesinin ikinci
ve üçüncü fıkraları, 121 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 123
üncü maddesi, 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 9 uncu
maddesinin (E) fıkrası, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 64
üncü maddesi,
Sayfa 110
3567
6936 sayılı Hususi Otomobil vergisi Kanununun 12 nci maddesi, 7338
sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 15 inci maddesi ve diğer
kanunların bu kanuna uymıyan hükümleri kaldırılmıştır.
Vergi idaresini geliştirme fonu:
Mükerrer Madde 415 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/36 md;
Mülga : 24/3/1988 - 3418/42 md.)
Götürü matrahlar:
Geçici Madde 1 – 5432 sayılı kanunun 40 ıncı maddesi mucibince
tesbit edilip bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi tarhına
esas tutulmakta olan götürü matrahlar 1961 yılı vergileri için de
uygulanır.
İlk tatbik yılında komisyonların teşkili ve ödevleri:
Geçici Madde 2 – Zirai kazançlar merkez ve il komisyonları bu
kanunun yayınlandığı tarihten başlıyarak en geç bir ay içinde,
komisyon başkanlarının daveti üzerine kurulur.
Zirai kazançlar merkez komisyonuna Ziraat Odaları Birliği tarafından
seçilecek temsilci, işbu birliğin teşekkül edeceği tarihe kadar
Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve
Ticaret Borsaları Birliği tarafından seçilir.
Merkez komisyonu, bu kanunun 46 ncı maddesinde mevzuubahis
yönetmeliği ilk toplantı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde
hazırlıyarak yürürlüğe koyar
Geçici Madde 3 – Kanunun ilk uygulama yılında, vergiye tabi
çiftçilerin zirai kazançları, satış tutarlarına bakılmaksızın götürü
gider usulüne göre tesbit olunur.
Dileyenler, vergi dairesine, en geç, kanunun mer'iyete girdiği
tarihten itibaren bir ay içinde ve yazılı olarak müracaatta bulunmak
şartiyle, gerçek kazanç esasını ihtiyar edebilirler.
Geçici Madde 4 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya sonraki
yıllarda bilanço esasına göre Gelir ve Kurumlar Vergisi
mükellefiyetine girecek olanlar açılış bilanço ve envanterini tanzim
ederken işletmeye dahil iktisadi kıymetleri bu kanunun üçüncü
kitabında yazılı hükümler dairesinde değerlendirirler. Maliyet
bedeli ile değerlenmesi icap eden kıymetlerin bu bedeli bilinmiyorsa
maliyet bedeli yerine mükelleflerin bizzat belli edecekleri alış
emsal bedeli değerlemeye esas tutulur.
Vergi incelemesi neticesinde alış emsal bedelinin fazla hesap
edildiğinin anlaşılması halinde mükellef hakkında vergi ziyaı (...)
(1) veya usulsüzlük cezaları uygulanmaz.
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerlenmesi:
Geçici Madde 5 – (Değişik : 19/2/1963 - 205/24 md.)
Bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari,
zirai veya mesleki kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisine
girecek veya basit usulden gerçek usule geçecek olan mükellefler ile
öteden beri faaliyete devam eden serbest meslek erbabınının (...)
(1) amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet
bedeli bilinmiyorsa
——————————
(1) Bu maddelerde yeralan "kusur" ve "götürü usulden (Zirai
kazançlarda götürü gider usulü dahil) gerçek usule geçecek olan
mükelleflerin" ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanununun
81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 111
3568
bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak
bedeli ile değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri
ile mükellefiyete giriş veya gerçek usule geçiş tarihi arasındaki
yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerden düşülür ve bakiyesinin
amortismanına devam olunur.
Mükellefçe tahmin olunacak bedelin fazla hesaplandığının tesbiti
halinde bundan dolayı adına ceza kesilmez.
Ceza hükümlerinin şümulü:
Geçici Madde 6 – Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş
fiiller hakkında, bu fiillerin işlendiği tarihte 5432, 5815 ve 6094
sayılı kanunların yürürlükte bulunan vergi cezalarına ve hileli
vergi suçlarına mütaalik hükümleriyle bu kanunun hükümlerinden
hangisi mükellefin veya suçu işliyen kimsenin lehine ise o hüküm
uygulanır.
Yukarıki fıkra hükmü, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
kesilmiş olup da henüz kesinleşmemiş veya tahsil edilmemiş olan
vergi cezalariyle ceza mahkemelerince hükmolunan cezalara da
şamildir.
Ceza indiriminden faydalanacak olanlar:
Geçici Madde 7 – Mükellef veya vergi sorumluları bu kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde vergi dairesine
müracaatle itiraz süresi geçmiş veya henüz son bulmamış vergi ve
cezaları için bu kanunun 376 ncı maddesindeki şartları yerine
getirdikleri takdirde mezkür madde hükümlerinden faydalandırılırlar.
Kazanç sayılmıyacak farklar:
Geçici Madde 8 – Bu kanunun 328 ve 329 uncu maddelerinin
uygulanmasında 1945 yılının sonundan önce satınalınmış veya inşa
ettirilmiş veyahut trampa yolu ile iktisabedilmiş olan
gayrimenkuller ile bunların mütemmim cüzülerinin (Sabit tesisatta
makinalar dahil) ve teferruatının ve gayrımenkul olarak tescil
edilen hakların satışından ve bu mallar ve haklar için alınan
sigorta tazminatından doğan farklar kazanç sayılmaz.
Bu Kanunun belediye vergi ve resimlerine uygulanacağı tarih:
Geçici Madde 9 – Belediyelere ait vergi, resim ve harclar hakkında
bu kanunun vergi hatalarına ve bunların düzeltilmesine ve vergi
ihtilaflarına mütaallik hükümleri yayımı tarihinden ve diğer
hükümleri 1 Ocak 1963 tarihinden başlıyarak uygulanır.
Müdevver mahsullerin değerlenmesi:
Geçici Madde 10 – (Ek : 19/2/1963 - 205/25 md.)
Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda zirai
kazançları dolayısiyle zirai işletme hesabı veya bilanço esasında
yeniden Gelir Vergisine girecek veya götürü gider usulünden gerçek
usullere geçecek çiftçiler, mükellefiyete girdikleri veya gerçek
usullere geçtikleri yıla devredilen zirai mahsullerini maliyet
bedeli ile, bu bedel belli değilse bizzat tayin edecekleri bedel ile
değerlendirirler ve çiftçi işletme defterinin giderler tablosuna bir
kalemde kaydederler; bilanço esasında ise açılış bilançosunda
gösterirler.
Mükellefçe tayin edilecek bu bedelin fazla hesaplandığının tesbiti
halinde bundan dolayı adına ceza kesilmez.
İlk defa götürü gider usulünde vergiye tabi olacak çiftçilerin
evvelki yıllardan devreden mahsullerinin satış hasılatının
vergilendirilmesinde, kazançlarını Gelir
Sayfa 112
3569
Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 1 numaralı bendine göre tesbit
edecekler gerçek miktarları ile indirilebilecek giderlerinin,
kazançlarını aynı maddenin 2 numaralı bendine göre tesbit edecekler
ise bilümum giderlerinin hesabında evvelki yıllarda ödenmiş olan bu
kabil masraflardan sadece satışın yapıldığı yıla devreden mahsullere
isabet eden kısımları nazara alınır.
Geçici Madde 11 – (Bu madde hükmü 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı
Kanunun 16 ncı maddesi ile Mükerrer 298 inci maddeye dönüştürülmüş
ve yerine işlenmiştir.)
Geçici Madde 12 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/38 md.)
4/1/1961 gün ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu
maddesinin bu Kanunla değişmeden önceki hükümlerine göre, takdir
edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değerleri ile ilgili
olarak dava açma ve açılan davalara cevap verme konusunda Maliye ve
Gümrük Bakanlığına bağlı vergi dairelerine mevdu görev ve yetkiler
devam eder; kesinleşen değerler bu vergi dairelerince, takdir
komisyonu kararları ve varsa yargı mercii kararları ile birlikte
ilgili belediyelere derhal bildirilir. Emlak Vergisi Kanununun
uygulamasında, altıncı genel beyan döneminin başlayacağı yıla kadar
kesinleşen bu değerler geçerli olur.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 72 nci maddesinin bu Kanunla
değişmeden önceki hükümlerine göre kurulan takdir komisyonlarının
asgari ölçüde arsa metrekare birim değer tespitine ilişkin görev ve
yetkileri 1 Mart 1986 tarihine kadar, bu değerlerle ilgili olarak
açılacak davalarla ilgili görev ve yetkileri söz konusu davalar
sonuçlanıncaya kadar devam eder.
Geçici Madde 13 – (Ek: 4/12/1985 - 3239/38 md.)
Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinde yer alan ve bu Kanunla
artırılan hadler, önceki yılların hadlerine bağlı olmaksızın 1986
yılında tutulacak defterler için de uygulanır.
Geçici Madde 14 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/38 md. İptal: Anayasa
Mah.nin 19/3/1987 tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.)
Geçici Madde 15 – (Ek : 4/12/1985 - 3239/38 md. İptal: Anayasa
Mah.nin 19/3/1987 tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.)
Geçici Madde 16 – (Ek : 24/3/1988 - 3418/33 md.)
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3239 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle
ilave edilen mükerrer 415 inci maddeyle kurulan "Vergi İdaresini
Geliştirme Fonu", bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle mevcut bütün
aktif ve pasifiyle birlikte aynen Vergi Usul Kanununun ek 13 üncü
maddesi ile kurulan "Gelir İdaresini Geliştirme Fonu"na
devredilmiştir.
Vergi İdaresini Geliştirme Fonu'nun sözleşmelerde taraf olmaktan
doğan hak ve borçları, Gelir İdaresini Geliştirme Fonu'na intikal
eder.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Vergi İdaresini Geliştirme
Fonu, başka bir işleme gerek kalmaksızın infisah eder.
Vergi İdaresini Geliştirme Fonu ile Gelir İdaresini Geliştirme Fonu,
devir nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Geçici Madde 17 – (Ek : 15/12/1990 - 3689/2 md.)
1/1/l991 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süre ile; bu Kanuna,
3418 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle eklenen ek 13 üncü maddenin 2
numaralı fıkrasında yer alan %0 5 oranı % 1 olarak; 4 numaralı
fıkrasının (a) bendinde yer alan % 30 oranı, vergi incelemesine
yetkili Maliye ve Gümrük Bakanlığı merkez denetim elemanları ve
münhasıran Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında
çalışan personel için % 45, Bakanlığın diğer yurtiçi personeli için
% 35 olarak uygulanır.
Sayfa 113
3570
Geçici Madde 18 – (Ek : 24/6/1994 - 4008/23 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi
kıymetler hakkında aktife alındıkları yılda yürürlükte olan
hükümlere göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
Geçici Madde 19 – (Ek : 22/7/1998 - 4369/20 md.)
İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler diledikleri
takdirde,Vergi Usul Kanununun 180 inci maddesindeki şartlar dikkate
alınmaksızın 31/12/2000 tarihine kadar işletme hesabı esasına göre
defter tutmaya devam ederler.
Geçici Madde 20 – (Ek : 22/7/1998 - 4369/20 md.)
1998 yılı geçici vergi uygulaması bakımından; Hazine Bonosu, Devlet
Tahvilleri ve Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve
Özelleştirme İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetler
alış bedeli ile değerlenir.
Geçici Madde 21 – (Ek : 22/7/1998 - 4369/20 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında
kesilecek cezalarda, bu fiillerin işlendiği tarihte 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun yürürlükte bulunan vergi cezalarına ait hükümleri;
hükmolunacak cezalar hakkında ise, bu fiillerin işlendiği tarihte
yürürlükte bulunan hükümler ile bu Kanun hükümlerinden lehe olanı
uygulanır. (...) (1)
Geçici Madde 22 – (Ek : 22/7/1998 - 4369/20 md.)
Diğer kanunlarda Vergi Usul Kanununun bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezalarına yapılan
atıflar Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinde yer alan vergi
ziyaı cezasına yapılmış sayılır.
Geçici Madde 23 – (Ek : 11/8/1999 - 4444/7 md.)
1/1/1999 tarihi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih arasındaki
vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak yapılan ve uzlaşma talep
edildiği halde henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü
verilmiş ancak uzlaşma görüşmesi yapılmamış veya uzlaşma talep
süresi geçmemiş olan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda; vergi ziyaı
cezası için de uzlaşma talebinde bulunulabilir.
Geçici Madde 24 – (Ek : 27/1/2000 - 4503/10 md.)
17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde deprem felaketine maruz kalan
yörelerde, gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı bulunan
kişilerden alacağı bulunan mükellefler, bu Kanunun 322 ve 323 üncü
maddeleri hükümlerinin uygulanmasında bu madde hükmünü de dikkate
alırlar.
Karşılık ayrılmak veya zarar yazılmak istenen alacak;
1.Alacağın bulunduğu yerdeki deprem tarihinden önce doğmuş
olmalıdır.
2.Varlığı Vergi Usul Kanununda sayılan belgeler ile tevsik
edilmelidir.
Borçlunun mal varlığının en az üçte birini kaybettiğine ilişkin
olarak açılmış tespit davası üzerine verilen karar, alacağın dava
veya icra safhasına geldiğini gösterir ve bu nevi alacaklar için
pasifte karşılık ayrılabilir.
Alacaklı ve borçlunun her türlü muvazaadan ari olarak sulh olmaları
ve bu konuda düzenleyecekleri bir belgeyi karşılıklı olarak
imzalamaları halinde bu belge kanaat verici belge sayılır ve belgeye
konu alacak değersiz alacak addolunur.
Maliye Bakanlığı 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek
mensubunca düzenlenmiş ve üçüncü fıkrada belirtilen şartların
mevcudiyetini gösteren tasdik raporunu kanaat verici vesika olarak
kabul edebilir. Ancak bu vesika borçlu yönünden vazgeçilen alacak
sayılmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul Maliye Bakanlığınca
belirlenir.
——————————
(1) Bu kısımda yer alan “Şu kadar ki, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden önce kesinleşmiş mahkumiyet kararları hakkında bu Kanun
hükümleri uygulanmaz” şeklindeki son tümce, Anayasa Mahkemesinin
6/7/2000 tarih ve E.: 2000/21, K.: 2000/16 sayılı kararı ile iptal
edildiği için metinden çıkarılmıştır.
Sayfa 114
3570-1
Geçici Madde 25- (Ek:17/12/2003-5024/5 md.)
31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetler
aşağıdaki hükümlere göre, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise
Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değişik mükerrer 298 inci maddesinde
yer alan hükümlere göre düzeltilir:
a) Düzeltme işlemi, Türkiye geneli için hesaplanan toptan eşya
fiyatları genel endeksi göz önünde bulundurularak Maliye
Bakanlığınca belirlenen düzeltme katsayıları kullanılarak yapılır.
Düzeltme işlemi 1970 yılından itibaren uygulanır. Bu yıldan önce
aktif ve pasife giren kalemler 1970 yılında girmiş kabul edilir.
b) Maddî duran varlıklar maliyet bedeli, malî duran varlıklar ise
alış bedeli üzerinden düzeltmeye tâbi tutulur.
c) Maddî duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye
tâbi varlıklar ile stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer
alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman maliyeti, ilgili
varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülür. Mükelleflerin reel
olmayan finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde:
1) Son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet
bedeline dahil edilen finansman giderlerinin reel olmayan kısımları;
toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme ait TEFE artış
oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi
sonucunda belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutar,
maliyet ve alış bedelinden düşülür.
2) Söz konusu beş hesap döneminden önce aktife giren kıymetlerin
maliyet bedeline dahil edilen finansman giderleri maliyet veya alış
bedellerinden düşülmez.
3) (Ek: 16/7/2004-5228/11 md.) Reel olmayan finansman maliyetinin
tevsik edilebilir olması halinde de (1) numaralı alt bentte
belirtilen yöntem kullanılabilir. Amortisman süresi bitmemiş olan
kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan
finansman maliyetinden amortisman ayrılmamış tutar, 2004 ve sonraki
dönemlerde, beş yılda ve eşit taksitte dönem kazancının tespitinde
gider olarak dikkate alınır.
d) Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço
tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı
dikkate alınarak düzeltilir.
e) Öz sermaye kalemlerinin düzeltilmesinde, 1.1.2004 tarihinden önce
ayrılan yeniden değerleme değer artış fonu gibi fonlar öz sermayeden
düşülür. Bu ve benzeri fonların sermayeye ilavesi nedeniyle oluşan
sermaye artışları sermaye artışı olarak dikkate alınmaz ve enflasyon
düzeltmesine tâbi tutulmaz.
f) 2003 yılı hesap dönemine ait beyannamede yer alan indirilemeyen
geçmiş yıl malî zararları ile carî dönem malî zararları matrahın
tespitinde mukayyet değerleri ile dikkate alınır.
g) 31.12.2003 tarihli bilançonun düzeltilmiş aktif toplamından
düzeltilmiş sermaye, düzeltilmiş hisse senetleri ihraç primleri ve
düzeltilmiş hisse senedi iptal kârları ile borç toplamının
çıkarılması sonucu bulunan fark, geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında
gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi
tutulmaz, geçmiş yıl zararı ise zarar olarak kabul edilmez.
Sayfa 115
3570-2
Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle
başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu
işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin,
bu dönemde vergiye tâbi tutulur. (Değişik ikinci cümle:
16/7/2004-5228/11 md.) Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon
farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup
edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave
edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
h) Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumunun yüksek enflasyon döneminde malî tabloların düzeltilmesine
ilişkin düzenlemelerine göre 31.12.2003 tarihli bilançolarını
düzeltmek zorunda olan mükellefler, söz konusu bilançolarını bu
madde uyarınca yeniden düzeltmeyebilirler. (Ek cümle:
16/7/2004-5228/11 md.) Ancak bu şekilde düzeltme yapanlar, bu Kanuna
göre ayrılabilecek tutardan fazla amortisman veya karşılık ayıramaz.
ı) Yıllara sarî inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve istihkak
tutarları ile ilgili olarak 31.12.2003 tarihinde oluşan düzeltme
farkları işin bitiminde kâr/zarar tutarının tespitinde dikkate
alınmaz.
j) 2004 yılı hesap döneminden itibaren ilk defa bilanço esasına
geçen mükellefler bu maddede yer alan esaslara göre düzeltme
yaparlar.
k) Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde;
31.12.2003 tarihli bilanço, 2004 yılı içinde biten hesap dönemi
sonundaki bilançoyu, 2003 yılı hesap dönemi, 2004 yılı içerisinde
biten hesap dönemini, 1.1.2004 tarihi 2004 yılı içinde başlayan
hesap döneminin başındaki tarihi ifade eder.
l) (Ek: 16/7/2004-5228/11 md.) Bu madde uyarınca düzeltilen
kalemlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon
düzeltme farkları maliyet bedeli addolunur. Şu kadar ki, amortismana
tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle
satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer
arasındaki farka isabet eden zarar, gelir veya kurumlar vergisi
matrahının tespitinde dikkate alınmaz.
Geçici Madde 26- (Ek: 17/12/2003-5024/5 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi
kıymetler hakkında aktife alındıkları yılda yürürlükte olan sürelere
göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
Geçici Madde 27- (Ek: 30/3/2006 - 5479/13 md.)
1/1/2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten
sonra ortaya çıkan ve vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren
fiiller için ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı
cezası kesilir. Bu ceza; vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı
fiillerle sebebiyet verenlere üç kat, bu fiillere iştirak edenlere
bir kat, vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk
edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanunî süresi
geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için de yüzde elli
oranında uygulanır.
Geçici Madde 28- (Ek: 23/7/2010-6009/16 md.)
1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah takdiri için takdir
komisyonuna sevk edilmiş olup, komisyonca takdir edilen matrah
üzerinden 31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen
vergiler zamanaşımına uğrar. Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan
ceza kesmede zamanaşımı açısından da uygulanır.
Sayfa 116
3570-3
Ceza hükümlerinde uygulama:
Ek Geçici Madde 1 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/97 md.)
Bu Kanun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında, bu
filllerin işlendiği tarihte 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
yürürlükte bulunan vergi cezalarına ait hükümleri uygulanır.
Ceza kesmede zaman aşımı:
Ek Geçici Madde 2 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/97 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait vergi cezaları
hakkında ilgili dönemde yürürlükte bulunan ceza kesmede zamanaşımı
hükümleri uygulanır.
Ek Geçici Madde 3 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/97 md.)
Vergi kanunlarına göre ticari, zirai ve mesleki faaliyetleri
dolayısıyla ilgili vergi dairelerine mükellefiyet kayıtlarını
yaptırmaları gerektiği halde, 31/3/1981 tarihine kadar bu
mükellefiyetlerini tescil ettirmemiş bulunanlar hakkında, Vergi Usul
Kanununda öngörülmüş olan diğer ceza hükümleri ile birlikte aynı
Kanunun 360 ncı maddesi hükmü de uygulanır.
Ek Geçici Madde 4 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/97 md.)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 221 inci maddesinde yer alan defter
tasdik süreleri, 1981 takvim yılında tutulacak defterler için bir ay
uzatılmıştır.
Ek Geçici Madde 5 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/97 md.)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinde yapılan
değişiklik nedeniyle, 1981 yılında götürü matrahlara ilişkin olarak
yapılacak takdirler için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 40 ıncı
maddesinin 2 numaralı bendinde yazılı olan süre 1981 yılı Mart ayı
sonuna kadar uzatılmıştır.
Ek Geçici Madde 6 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/97 md.)
2343 sayılı Kanunla 1/3/1981 tarihinden itibaren 210 sayılı Değerli
KağıtlarKanunu kapsamına alınan faturalarla ilgili yeni
düzenlemelere geçilinceye kadar, gerçek veya tüzelkişiler, ellerinde
bulundurdukları faturalarını kullanabilirler. Ancak bu faturaların
değerli kağıt bedellerinin makbuz karşılığı tahsili suretiyle
defterdarlıklarca tasdiki şarttır.
Ek Geçici Madde 7 – (Ek : 30/12/1980 - 2365/97 md.)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117 nci maddesine
ilişkin olarak 1981 yılında yapılacak tespitler için aynı maddenin
son fıkrasında yazılı süreyi iki aya kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
Ek Geçici Madde 8 – (Ek: 30/12/1980 - 2365/97 md.)
1980 vergilendirme dönemindeki iş hacmi itibariyle 1931 yılında
tüccarların defter tutma bakımından girecekleri sınıfların
tayininde, bu Kanunun 26 ncı maddesiyle değiştirilen 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesindeki hadler esas alınır.
Ek Geçici Madde 9 – (Ek : 23/6/1982 - 2686/52 md.)
1981 takvim yılı peşin ödeme derecelerine yapılan itirazlar hakkında
bu Kanunun 53 üncü maddesi ile kaldırılan Mükerrer 86 ncı madde
hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Şu kadar ki, Merkez Özel
Komisyonu tarafından görüşülerek sonuçlandırılan itirazlardan Resmi
Gazete'de ilan edilmemiş olanlar hakkında sözü edilen maddenin ilana
ilişkin hükmü uygulanmaz.
Sayfa 117
3570-4
Ek Geçici Madde 10 – (Ek : 23/6/1982 - 2686/52 md.)
Bu Kanunun 36 ncı maddesi ile değişik Vergi Usul Kanununun 298 inci
maddesi hükümlerinin yürürlüğe gireceği tarihten önceki dönemlere
ilişkin olarak yapılacak rayiç bedel takdirleri dolayısıyla anılan
Kanunun 257 nci maddesinin bu Kanunun 33 üncü maddesi ile
değiştirilmeden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Ek Geçici Madde 11 – (Ek: 23/6/1982 - 2686/52 md.)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 2 numaralı bendi
uyarınca her bir belge nevine ilişkin olarak kesilmiş bulunan özel
usulsüzlük cezalarının, her bir tespit için 50.000,- lirayı ve bir
takvim yılı içinde 500.000,- lirayı aşan miktarı tahsil edilmemişse
terkin, tahsil edilmişse red ve iade edilir.
Ek Geçici Madde 12 – (Ek : 23/6/1982 - 2686/52 md.)
Gelir Vergisi Kanununun 2454 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle
değişik mükerrer 117 nci maddesi hükümleri uyarınca, 1981 yılı için
tahakkuk ettirilmiş bulunan peşin ödemelere ilişkin taksitlerini
vadesinde ödemeyen mükellefler hakkında 15/4/1982 tarihine kadar
6183 sayılı Kanunun 2347 sayılı Kanunla değişik 51 inci maddesi
hükmü uygulanmaz.
1981 yılı Gelir Vergisine mahsup edilip de ödenmemiş bulunan peşin
ödeme miktarının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki
ay içinde ödenmesi halinde, bu alacaklara da 15/4/1982 tarihinden
ödendiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanmaz.
Tahsil edilmiş bulunan gecikme zamları ise red ve iade edilir.
Ek Geçici Madde 13 – (Ek : 23/6/1982 - 2686/52 md.)
a) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa bu Kanunla eklenen mükerrer 49
uncu maddede yer alan bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri
ile arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin
süreleri Emlak Vergisi 1983 Genel Beyan Dönemi ile ilgili olmak
üzere 1982 takvim yılında gerektiği ölçüde kısaltmaya;
b) 1983 yılında yapılacak olan Genel Beyan dolayısıyla vergi
dairelerine verilecek Emlak Vergisi beyannamelerini iki ay önceden
kabul etmeye;
Maliye Bakanı yetkilidir.
Yürürlük:
Madde 416 – Bu kanun 1 Ocak 1961 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütmeye memur olanlar:
Madde 4l7 – Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Sayfa 118
3571
Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel (1)
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/98 md.)
Birinci derece İkinci derece
usulsüzlükler usulsüzlükler
Mükellef Grupları için (Lira) için (Lira)
1. Sermaye şirketleri 6.000.000 (96 TL) 3.500.000 (53 TL)
2. Sermaye şirketleri dışında kalan 1 inci sınıf
tüccar ve serbest meslek erbabı 4.000.000 (60 TL) 2.000.000 (30 TL)
3. II nci sınıf tüccarlar 2.000.000 (30 TL) 1.000.000 (15 TL)
4. Yukardakiler dışında kalıp beyanname usu-
lüyle gelir vergisine tabi olanlar 1.000.000 (15 TL) 500.000 (8 TL)
5. Kazancı basit usulde tespit edilenler (2) 500.000 (8 TL) 250.000
(3,70 TL)
6. Gelir Vergisinden muaf esnaf 250.000 (3,70 TL) 125.000 (2,15TL)
——————————
(1) Bu cetveldeki miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun
19 uncu maddesiyle değiştirilen Mükerrer 414 üncü maddeye istinaden
1/1/1998 tarihi itibariyle geçerli olan hadde (15/12/1995 tarihli ve
95/7595 sayılı Kararname ile getirilen miktarlar) yükseltilmiş, daha
sonra 29/12/2010 tarihli ve 27800 (6.mükerrer) sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının 402 Sıra No.lu Tebliği ile
1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise
metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan
değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.
(2) Bu satırda yeralan "Götürü usulde gelir vergisine tabi olanlar"
ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanununun 81 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sayfa 119
3572
İhtar:
1. (Değişik : 1/5/1981 - 2455/6 md.) Bu cetvelde mükellef grubu:
Gelir, Kurumlar Vergilerinden başka, Gider, İstihlak, İşletme ve Dış
Seyahat Harcamaları vergilerine ait usulsüzlükler hakkında da esas
tutulur.
2. Emlak Alım, Gayrimenkul Kıymet Artışı, Veraset ve İntikal
Vergisi, Taşıt Alım ve Motorlu Taşıtlar Vergilerine ait
usulsüzlükler ile Damga Vergisinin, beyanname verilmek suretiyle
ödeneceği hallerde beyannamenin süresinde verilmemesine ilişkin
usulsüzlükler bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü
sırasına göre cezalandırılır.
3. (Değişik : 30/5/1985 - 3210/4 md.) Emlak vergisine ait
usulsüzlükler, bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü
sırasına göre cezalandırılır.
4. Kamu İdare ve müesseseleri ile dernek ve vakıfların yaptıkları
usulsüzlükler (Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlükler
hariç) bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü sırasına göre
cezalandırılır.
5. Yukardakiler dışında kalan diğer vergi, resim ve harçlara ait
usulsüzlükler bu cetvelin mükellef grupları sütununun 4 üncü
sırasına göre cezalandırılır.
*
* *
4/1/1961 TARİHLİ VE 213 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ
MADDELER:
1 - 21/1/1983 Tarih ve 2791 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili
geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun 6, 7, 8 ve 9 uncu maddeleriyle Vergi
Usul Kanununun 313, 315, mükerrer 315 ve 318 inci maddelerinde
yapılmış olan değişiklikler 31/12/1982 tarihine kadar aktife giren
iktisadi kıymetler için uygulanmaz. Bunlar hakkında eski hükümlere
göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
Geçici Madde 2 – Yeniden değerleme katsayısının (1) olduğu yılda
sermaye artırımında bulunmuş olan kurumların yeniden değerleme
yapmaları ve yeniden değerleme sonucu doğacak değer artışlarını
sermayelerine ilave etmeleri zorunludur. Ancak;
a) Mali bünyeleri güçlendirilmek amacıyla Hazine tarafından kurulan
fonlardan nakten veya mahsuben ödeme yapılan kurumlarda, fonlardan
yapılmış veya yapılacak olan ödemeler tutarında, değer artış
fonundan, Hazine fonu ile Kurum arasındaki anlaşma hükümleri saklı
kalmak üzere, Hazineye karşılıksız hisse senedi verilir.
(Ek : 4/12/1984 - 3094/2 md.) Teminat olarak verilen bu hisse
senetlerinin intifa hakkı, ikraz anlaşması çerçevesinde Hazine
fonlarından verilmiş bulunan borç tamamen geri ödeninceye kadar
Hazineye aittir. Borç tamamen ödendikten sonra bu hisse senetleri
kuruma iade edilir.
b) Bu kurumlarda, Hazine payı ayrıldıktan sonra fon hesabında kalan
değer artışının, bu hesapta tutulmasına veya sermayeye ilavesi
nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin, 31/12/1981 tarihindeki
ortaklar ile sermayeye yeniden iştirak eden ortaklar arasında
tevziine dair usul, esas ve şartlar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
2 - 4/12/1985 Tarih ve 3239 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili
geçici maddesi:
Geçici Madde 4 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte adlarına vergi
ve ceza tarh edilen mükelleflerin vergi borcu aslı 300 000 (dahil)
lirayı aşmayanlar, vergi borcu aslını % 25 fazlası ile 31/12/l985
tarihine kadar ödedikleri takdirde haklarında kesilen cezalar terkin
edilir ve gecikme zammı ile tecil faizi hesaplanmaz.
Sayfa 120
3573
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi borcu aslı üçyüzbin
lirayı aşmayan mükelleflerden bu vergi borcu ile buna bağlı cezaları
ihtilaf konusu yapanlar, ihtilaflarından vazgeçerek 31/12/1985
tarihine kadar vergi aslını % 25 fazlası ile ödemeleri halinde,
bunlar hakkında da kesilen cezalar terkin olunur ve gecikme zammı
alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca tayin ve tespit olunur.
3 - 3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili
geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih
dahil) her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi
itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan vergiler ile bu tarih itibariyle ihtilaflı hale
getirilmiş ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ve miktarı
500.000 lirayı aşmayan vergilerin % 30 fazlasıyla ve ihtilaf
yaratmamak, yaratılmış ihtilaftan vazgeçmek kaydıyla 31.12.1988
tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, ödenen bu vergilere isabet
eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının tahsilinden
vazgeçilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü,
vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen
veya tamamen ödenmiş bulunan vergilere ait olan ve her vergi türü
itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan gecikme zammı, gecikme
faizi ve vergi cezalarının % 30'unun 31.12.1988 tarihi sonuna kadar
ödenmesi halinde, kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca belirlenir.
Geçici Madde 2 – a) İhracat,
b) İhracat teşvik belgesine bağlanan döviz kazandırıcı
faaliyetlerle, bu belge kapsamındaki ithalat.
c) İhracat veya döviz kazandırma taahhüdünde bulunulan ve yatırım
teşvik belgesine bağlanmış yatırımlar için alınan yatırım kredileri
ile bu belge kapsamındaki şirket kuruluşu ve sermaye artırımı,
gayrimenkullerin ve irtifak haklarının ayni sermaye olarak konulması
halinde bunların şirket adına tapuya tescili,
İşlemleri ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlar,
31.12.2003 tarihine kadar 488 sayılı Kanuna göre damga vergisinden
ve 492 sayılı Kanuna göre harçlardan istisna edilir.(1)
Kredilerin amaç dışı kullanılması, taahhüt edilen ihracatın
gerçekleştirilmemesi veya teşvik belgesindeki şartların yerine
getirilmemesi halinde, alınmayan damga vergileri ve harçlar,
ihracatçı veya yatırımcı kişi veya kuruluşlardan, 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre ceza ve gecikme faizi ile birlikte geri
alınır.
Yukarıda belirtilen hususlarda damga vergisi ve harç istisnası
uygulamak suretiyle işlem yapan kuruluşlar, istisnaya konu işlemin
mahiyeti ile alınmayan vergi ve harcın miktarını, işlemin yapıldığı
tarihi takip eden 30 gün içinde ilgililerin gelir veya kurumlar
vergisi bakımından bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar.
İhracat taahhüdünün gerçekleşmediğinin veya teşvik şartlarına
uyulmadığının tespit edildiği tarihi takip eden 30 gün içinde, bu
durumu vergi dairesine bildirmeyen bankalar ile yukarıdaki fıkra
gereğince bildirimde bulunmayan kuruluşlar, damga vergisi, harç,
ceza ve gecikme faizinin ödenmesinden ilgililerle birlikte
müteselsilen sorumludurlar.
Bu maddenin uygulanması bakımından, döviz kazandırıcı faaliyetlerin
neler olduğu ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar,
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Devlet
Bakanı ile Maliye ve Gümrük Bakanı tarafından birlikte tespit
edilir.
4 - 15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla
ilgili Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih
dahil) her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi
itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı,yıllık beyannameler üzerinden
tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği
halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan
vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı,
gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı % 30'unun; yarısının
31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki
eşit taksitte tamamen ödenmesi ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış
ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla gecikme zammı, gecikme faizi ve
vergi cezalarından kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir.
——————————
(1) Bu fıkradaki "31.12.1993" tarihi 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı
Kanunun 36 ncı maddesi ile 31.12.1998 olarak daha sonra; 22/7/1998
tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81/K maddesi ile de 31/12/2003 olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 121
3574
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı olan ya da dava açma
süresi henüz geçmemiş bulunan ikmalen, re'sen ya da idarece tarh
edilen ve her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi
itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı yıllık beyannameler üzerinden
tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan vergilerin tamamı
ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi
cezalarının ayrı ayrı % 30'unun; yarısının 31.12.1990, diğer
yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte
ödenmesi halinde ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan
vazgeçilmesi şartıyla gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi
cezalarından kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra
kapsamına giren gecikme faizinin hesaplanmasında tarhiyatın tahakkuk
tarihi, dava açma süresinin bitim tarihi olarak dikkate alınır.
Bu Kanunun uygulamasında; 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile
değişik 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi gereğince asıl addolunan
ve her bir vergi türü vergilendirme dönemi ve vergi dairesi
itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden
tarh olunan vergilerde ise 25.000.000 lirayı aşmayan gecikme zammı
ve gecikme faizlerinden;
- 1.1.1989 tarihi itibariyle asıl addolunan miktarın % 30'unun;
yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna
kadar iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla kalan % 70'inin,
- 1.1.1990 tarihi itibariyle asıl addolunan miktarların % 20'sinin;
yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna
kadar iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla kalan % 80'inin ve
1.1.1990 tarihinde asıl addolunan meblağlara 1990 yılı içinde
uygulanan gecikme zamlarının,
Bu konuda ihtilaf yaratılmaması ve yaratılmış ihtilaflardan
vazgeçilmesi halinde tahsilinden vazgeçilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü,
vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen
veya tamamen ödenmiş bulunan vergilere ait olan ve her vergi türü
itibariyle miktarı 3.000.000 (Yıllık beyannamelere ilişkin olarak
25.000.000) lirayı aşmayan gecikme zammı , gecikme faizi ve vergi
cezalarının % 20'sinin; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da
31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi halinde,
kalan %80'inin tahsilinden vazgeçilir.
Bu Kanunda belirtilen miktarların üzerinde borç olması halinde; bu
borçların sadece Kanunda belirtilen miktarları kadarki kısmı
hakkında da, yukardaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanun kapsamına giren alacaklar ile ilgili olarak bu Kanunun
yayımı tarihinden önce yapılan tahsilat tutarları ile bu Kanuna göre
yapılan ödemeler mükellefe red ve iade edilmez.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca belirlenir.
5-22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili
Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – 1/1/1999 tarihinden önceki vergilendirme dönemleri
için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9
uncu maddesinin ibare değişikliğinden önceki hükmü geçerlidir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır kusur
ve kusur cezalarından; vadesi 1/1/1999 tarihinden önce olup, bu
tarih itibariyle ödenmemiş olanlar ile 1/1/1999 tarihinden sonra
kesinleştiği halde ödenmeyenlere, vade tarihinden ödendikleri tarihe
kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre geçikme zammı uygulanır.
6-17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanunun Geçici Maddesi: (1)
Geçici Madde 1- 31.12.2003 tarihi (kendilerine özel hesap dönemi
tayin edilenlerde 2004 yılında biten hesap döneminin sonu)
itibarıyla aktif toplamı 7,5 trilyon Türk Lirasını veya hesap
dönemine ait ciroları toplamı 15 trilyon Türk Lirasını aşmayan
mükelleflerden dileyenler, 2004 yılı (kendilerine özel hesap dönemi
tayin edilenlerde 2004 yılında biten hesap döneminden sonra başlayan
hesap dönemine ilişkin) geçici vergi dönemlerinde beyan edecekleri
geçici vergi matrahının tespitinde; enflasyon düzeltmesine ilişkin
hükümler yerine Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değiştirilmeden
önceki değerleme hükümleri ile Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar
Vergisi Kanununun bu Kanunla kaldırılan hükümlerini ve Vergi Usul
Kanununun 280 inci maddesinin bu Kanunla kaldırılan son fıkrasını
dikkate alırlar. Bu takdirde enflasyon düzeltmesinin dikkate
alınmadığı hususu beyannamede belirtilir. Beyanname verme süresi
içinde bu hususu bildirmeyen veya beyanname vermeyen mükelleflerin
enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümleri dikkate almadıkları kabul
edilir.
––––––––––––––––––––
(1)Bu maddede yer alan” Dileyen mükellefler, 2004 yılının
(kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında biten
hesap döneminden sonra başlayan) ilk geçici vergi döneminde beyan
edecekleri geçici vergi matrahının tespitinde;” ibaresi, 16/7/2004
tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle”31.12.2003 tarihi
(kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında biten
hesap döneminin sonu) itibarıyla aktif toplamı 7,5 trilyon Türk
Lirasını veya hesap dönemine ait ciroları toplamı 15 trilyon Türk
Lirasını aşmayan mükelleflerden dileyenler, 2004 yılı (kendilerine
özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında biten hesap
döneminden sonra başlayan hesap dönemine ilişkin) geçici vergi
dönemlerinde beyan edecekleri geçici vergi matrahının
tespitinde;”olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 122
3574-1
213 Sayılı Kanunun Çeşitli Maddelerindeki Oran ve Miktarlarda
ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ
Değişiklik Yapan Yayımlandığı
Kararnamenin/ tebliğin Resmi Gazete'nin
Tarihi Numarası Tarihi Numarası Değişiklik Gören Madde
22/12/1988 88/13603 30/12/1988 20035 177, 344, 345, mükerrer
347, 352 (Kanuna bağlı
cetvel), 353,mükerrer
355, 356
18/5/1989 89/14155 18/7/1989 20225 232
17/8/1989 89/14439 25/8/1989 20263 353
27/12/1989 89/14918 30/12/1989 20388 344, 345, mükerrer 347,
352 (Kanuna bağlı cetvel),
353, mükerrer 355 ve 356
27/12/1989 89/14921 30/12/1989 20388 Mük.115, 177, 352
20/12/1990 90/1281 30/12/1990 20741 177
17/5/1991 91/1856 8/6/1991 20895 232, 313
26/12/1991 91/2567 31/12/1991 21098 104,177,344,345, Mükerrer
347 ve 352
9/4/1992 92/2924 24/4/1992 21208 232
22/12/1992 92/3894 31/12/1992 21452 104, 232, 313, 344, 345,
mükerrer 347, 352
(Kanuna bağlı cetvel)
mükerrer 355, 356 ve
361
19/12/1992 92/3898 29/12/1992 21450 177
13/12/1993 93/5107 31/12/1993 21805 177
30/12/1993 93/5144 31/12/1993 21805 Mük. 104, 232, 313, 344, 345,
Mükerrer347, 352(Kanuna
bağlı cetvel), 353, müker-
rer 355, 356, 361.
8/12/1994 94/6295 25/12/1994 22152 177
Tebliğ 258
8/12/1994 94/6296 27/12/1995 22154 104,Mük.115,232
5/12/1995 95/7588 4/1/1996 22513 177
15/12/1995 95/7595 30/12/1995 22509 104, Mükerrer 115, 232,
343, Mükerrer 347, 352
Kanuna bazı cetvel)
353, mükerrer 355, 356,
361.
Tebliğ 212 29/7/1995 22358 377
Tebliğ 255 7/2/1997 22901 Mükerrer 115, 347 ve 353
13/12/1996 96/8954 7/1/1997 22870 177
Tebliğ 258 24/10/1997 23150 377
9/12/1997 97/10345 16/12/1997 23202 Mük. Mükerrer 115, 347, 353,
Mükerrer 355
Sayfa 123
3574-2
Değişiklik Yapan Yayımlandığı
Kararnamenin Resmi Gazete'nin
Tarihi Numarası Tarihi Numarası Değişiklik Gören Madde
9/12/1997 97/10346 16/12/1997 23202 Mük. 177
17/11/1998 98/12044 1/12/1998 23540 Mük. 104,Mükerrer 115,177,
232, 252, 313, 343, 352
(Kanuna bağlı cetvel),
353, Mükerrer 355, 356
Tebliğ 279 18/11/2000 23880 298
Tebliğ 281 16/12/1999 23908 103, Mükerrer 115, 177,
232, 252, 313, 343
Tebliğ 291 21/12/2000 24267 377, 352 (Kanuna bağlı
cetvel), 353, Mükerrer
355
30/11/2000 2000/1697 11/12/2000 24257 104, Mükerrer 115, 232,
313, 343, 352 (Kanuna
bağlı cetvel), 353, Mü-
kerrer 355
Tebliğ 288 8/12/2000 24254 Mükerrer 298
Tebliğ 289 19/12/2000 24265 177, 252
Tebliğ 301 1/12/2001 24600 Mükerrer 298
Tebliğ 302 25/12/2001 24621 177, 252, 343, 352
(Kanuna bağlı cetvel),
353,Mükerrer355,356
27/11/2001 2001/3395 27/12/2001 24623 104, Mükerrer 115,
232,313
18/12/2002 2002/4983 28/12/2002 24977 177, 232, 252, 313
Tebliğ 326 12/12/2003 25314 104, Mükerrer 115,
177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cet-
vel), 353, Mükerrer 355,
356
Tebliğ 342 28/11/2004 25654 104, Mükerrer 115,
177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cet-
vel), 353, Mükerrer 355,
356
Tebliğ 354 17/12/2005 26026 104, Mükerrer 115,
177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cet-
vel), 353, Mükerrer 355
Tebliğ 363 28/11/2006 26360 Mükerrer 298
Tebliğ 364 20/12/2006 26382 104, Mükerrer 115,
177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cet-
vel), 353, Mükerrer 355.
Sayfa 124
3574-3
Değişiklik Yapan Yayımlandığı
Kararnamenin Resmi Gazete'nin
Tarihi Numarası Tarihi Numarası Değişiklik Gören Madde
Tebliğ 377 17/11/2007 26703 Mükerrer 298
Tebliğ 378 26/12/2007 26738 104, Mükerrer 115,
177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cet-
vel), 353, Mükerrer 355.
Tebliğ 388 20/12/2008 27086 104, Mükerrer 115, 177,
232, 252, 313, 343, 352
Kanuna bağlı cetvel),
353, Mükerrer 355
Tebliğ 393 29/12/2009 27447 104, Mükerrer 115, 177,
232, 252, 313, 343, 352
Kanuna bağlı cetvel),
353, Mükerrer 355
Tebliğ 402 29/12/2010 27800 (6. mük.) 104, Mükerrer 115, 177,
232, 252, 313, 343, 352
Kanuna bağlı cetvel),
353, Mükerrer 355
Sayfa 125
3575
213 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
189 — 20/2/1963
205 Madde 18, 25 1/1/1962
Diğer maddeleri 28/2/1963
485 — 8/7/1964
488 — 1/11/1964
1318 — 10/8/1970
1319 — 1/3/1971
2365 247 nci maddenin 3. bendinin değiştirilmesine ve 255 nci
maddenin iki ve üçüncü fıkralarının yürürlükten kaldırılmasına iliş-
kin hükümleri 1/1/1982
Diğer hükümleri 1/1/1981
2455 1/1/1981 tarihinden geçerli olmak üzere 5/5/1981
2577 — 20/1/1982
2686 a) Madde 10, 30 - 32, 40, 42 1/1/1981
b) Madde 33, 36 1/1/1983
c) Madde 1 - 8, 18 - 26, 35, 39, 41, 43 - 51 vergi mahkemele-
rinin göreve başlıyacakları tarihden geçerli olmak üzere 29/6/1982
Diğer hükümleri 29/6/1982
2791 1/1/1983 tarihinden geçerli olmak üzere 22/1/1983
2995 — 27/4/1984
3094 — 12/12/1984
3181 — 17/4/1985
3210 — 4/6/1985
3239 1. Bu kanunun birinci bölümünün araziye ait, asgari ölçüde
birim değer tesbiti için yeniden kurulan TAKDİR KOMİSYON'ları
ve arazi ile ilgili diğer hükümleri ve yoklamadan
maksat ve yoklama memurlarına ilişkin hükümleri, 11/12/1985
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tesbiti için yeniden kurulan
Takdir Komisyonları ile ilgili hükümleri, 1/3/1986
2. Bu kanunun beşinci bölümünün, 96. maddesiyle 492 sayılı
kanunun (8) sayılı tarifesine eklenen telsiz harçlarına ait
hükümleri (Yıllık Harçlara ait hükümleri hariç) 7/10/1983 tarihinden
geçerli olmak üzere, 11/12/1985
2. Bu Kanunun 107, 115, 119, 126, 132, 133, 134, 135
i. ve geçici 2, 3 ve 4. maddeleri, 11/12/1985
Sayfa 126
3576
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
3. Bu kanunun Bakanlar Kuruluna ve Maliye ve Gümrük
Bakanlığına yetki veren hükümleri 1/1/1986 tarihinden geçerli
olmak üzere 11/12/1985
5. Bu kanunun diğer hükümleri 1/1/1986
3332 8 inci maddenin ikinci fıkrası ile 11,12,13,14,15 ve 16 ncı
maddeleri 1/1/1987
Diğer hükümleri 31/3/1987
3418 a) 1 - 10 1/4/1988
b) 12-13 ve 15 1/7/l988 ta-
rihinden ge-
çerli olmak
üzere 31/3/1988
c) 23 ve 24 1/1/1988 tari-
hinden geçerli
olmak üzere
31/3/1988
d) Diğer maddeleri 31/3/1988
3482 4 üncü maddesi 1/1/1988
5 inci maddesi 1/1/1989
Diğer maddeleri 5/11/1988
3505 1) 2, 5, 6, 8, 9, 11, 13, 14, 15, 19, 21, 22, 23, 26, 28, 29,
32, 33,
34 ve geçici 2 nci maddeleri (1/1/1989 ta-
rihinden ge-
çerli olmak
üzere
10/12/1988)
2) Bakanlar Kuruluna ve Maliye ve Gümrük Bakanlığına yetki
yeren hükümleri ile diğer maddeleri 10/12/1988
3689 - 7 nci madde ile 193 sayılı Kanuna eklenen Geçici 35 inci
maddesi 1/1/1990 ta-
rihinden geçerli olmak üzere
20/12/1990 tarihinde
- 8 inci madde ile 5422 sayılı Kanuna eklenen Geçici 18 inci
maddesi 5/9/l990 tari-
hinden geçerli
olmak üzere
20/12/1990 ta-
rihinde
- 1, 2, 3, 4, 6, 9, 10, 11 ve 12 ile 5 inci maddesi 1/1/1991
- tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere,
- 7 nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen
- geçici 34,36 ve 37 nci maddeleri ve 8 inci maddesiyle 5422
- sayılı Kanuna eklenen geçici 19 uncu maddesi 1/1/1991
- Diğer hükümleri 20/12/1990
KHK-449 — 15/10/1991
Sayfa 127
3476-1
213 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
KHK/433 a) 1 ve 3 üncü maddeleri 1/1/1992
b) 11 inci maddesiyle değiştirilen 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 1 inci maddesinin (B) fıkrasının 1 ve 2 nci bentleri
hükümleri;
1. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümlerine tabi olanlar,
2914 sayılı Yüksek öğretim Personel Kanununa tabi olan personelden
profesör, doçent ve yardımcı doçent unvanına sahip olanlar, 926
sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa ve 3466 sayılı
Uzman Jandarma Kanununa tabi olanlarla 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa tabi personelden; kadroları Emniyet Hizmetleri Sınıfına
dahil olanlar ve Milli İstihbarat Teşkilatı personeli için 15/8/1991
2. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu kapsamına giren
personelden öğretim üyeleri dışında kalan öğretim elemanları ile 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personelden; kadroları Sağlık
Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri sınıfına dahil olanlar ve
Genel İdare Hizmetleri sınıfına dahil olup da anılan Kanununun 36
ncı maddesinin " Ortak Hükümler " bölümünün (A) bendinin 11 inci
fıkrasında sayılan unvanlarda bulunanlar, Müsteşar, Müsteşar
Yardımcısı, Genel Müdür, Bakanlık ve Bakanlıklarda Kurul Başkanları,
Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanlığı ile Bağlı Kuruluş Başkan
ve Başkan Yardımcılığı ile Defterdar, Başkan, Müdür ve Saymanlık
görevlerinde bulunanlar için 15/1/1992
3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personelden kadroları
Mülki İdare Amirliği Hizmetleri, Teknik Hizmetler, Eğitim ve Öğretim
Hizmetleri ve Avukatlık Hizmetleri sınıflarına ait bulunan personel
için 15/7/1992
4. Kapsama dahil diğer personel için 15/1/1993
c) Diğer maddeleri 15/7/1991 tari-
hinden geçerli
olmak üzere
8/7/1991
3762 — 7/9/1991
3824 a) 5, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 inci
maddeleri, 10 uncu maddesiyle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun
8 inci maddesine eklenen 18 numaralı bent hükmü ve 26 ncı maddesi
("a" fıkrası hariç) 1/1/1993
b) 1, 3, 4, 6, 8, 9, 10 (Bu madde ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun 8 inci maddesine eklenen 18 numaralı bent hükmü hariç) 11
ve 12 nci maddeleri ile 26 ncı maddesinin (a) fıkrası hükmü 1/1/1992
tari-
hinden geçerli
olarak
11/7/1992
c) Diğer hükümleri 11/7/1992
Sayfa 128
3576-2
213 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
3946 a) 1,2 ve 36 ncı maddeler 30/12/1993
b) 38 md. 1/1/1994
4008 a) 2, 4, 9, 10, 11, 13, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 24 ve 25 inci
maddesi
ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesine eklenen 7 numaralı
bent ve 27 nci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanu-
nunun 15 inci maddesine eklenen 12 numaralı bent 1/1/1995
b) 8 inci maddesi, 25 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 41
inci
maddesine eklenen 8 numaralı bent ve 27 nci maddesi ile Kurumlar
Vergisi
Kanununun 15 inci maddesine eklenen 13 numaralı bent 1/1/1996
c) 35 inci maddesi yayımını izleyen ay başında,
d) Diğer hükümleri 6/7/1994
4108 a) 6 ncı maddesi, 32 nci maddesi ile Kurumlar Vergisi
Kanununa eklenen geçici 23 üncü (bu geçici maddenin
"a" bendinin son fıkrası hariç) ve geçici 24 üncü
maddeleri ve 39 ncu maddesinin 2 numaralı bendinin
(a) ve (c) alt bendleri 1/1/1994 tarihinden
geçerli olmak üzere 2/6/1995
b) 37 nci maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanununa 27/11/1994 ta-
eklenen geçici 12 nci madde tarihinden hükmü rihinden eçer-
li olmak üzere
2/6/1995
c) 5, 7, 18, 19, 20, 21, 22, 25, 27, 29 ve 31 inci maddeleri,
17 nci maddesi ile değiştirilen Gelir Vergisi Kanununun
ek 3 ve ek 4 üncü maddelerine ilişkin hükümler 1/1/1995 tarihinden
geçerli olmak üzere
2/6/1995
d) 39 uncu maddesinin 1 numaralı bendinin (b) ve (c) alt bend-
leri 1995 yılı tarihinde kazançlarına da uygulanmak üzere
1/1/1996 taririhinde
e) 16 ve 24 üncü maddeleri 2/6/1995 tari-
hini izleyen
aybaşında
f) 12 ve 23 üncü maddeleri 2.6.1995 tarihini
izleyen ikinci
ayın başında
g) 34 ve 36 ncı maddeleri, 37 nci maddesi ile Katma Değer Ver-
gisi Kanununa eklenilen geçici 11 inci madde ve 39 uncu
maddesinin 1 numaralı bendinin (a) alt bendi ve 3 numaralı
bendi 1/1/1996 tarihinde
h) Diğer hükümleri 2/6/1995
KHK/570 15/4/1997 tarihin-
den geçerli olmak
üzere yayımı olan
3/4/1997 tarihinde
4315 30/6/1997 tarihin-
den geçerli olmak
üzere yayım tarihi
olan 25/12/1997
Sayfa 129
3576-3
213 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
4369 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 12, 13, 19 ve 20, 81/A-(6), (9), (12),
(25), (28).
maddeleri 29/7/1998
4444 — 14/8/1999
4503 10 31/12/1999
tarihinden geçerli olmak
üzere yayımı tarihi olan
29/1/2000
4684 15 inci madde 1/1/2002
4731 - 30/12/2001
4751 1 inci maddesinin Mükerrer Madde 49 ile ilgili hükmü 9/4/2002
1 inci maddesinin 268 inci madde ile ilgili hükmü 1/1/2002
tarihinden geçerli olmak
üzere yayımı tarihi olan
9/4/2002 tarihinde
6 ıncı maddesi 9/4/2002
4783 1/1/2003
4842 25 inci maddesi 1/7/2003 tarihinden
geçerli olmak üzere
24/4/2003
36/g maddesi 1/4/2003tarihinden
geçerli olmak
üzere 24/4/2003
4884 — 17/6/2003
4962 — 7/8/2003
5024 Mükerrer 298 inci maddenın (A) fıkrasının
(8) numaralı bendi 30/12/2003
Diğer maddeleri 1/1/2004
5035 104, 120, 231, 270 2/1/2004
5228 281, Mükerrer Madde 298 ,Geçici Madde 25 1/1/2004 tarihinden
geçerli olmak üzere
31/7/2004
15,17,28,111,114,160,204,215,Mük. Madde 257,
285, Mük. Madde 315,353 , Mükerrer Madde 354,
5024 sayılı Kanunun İşlenemeyen hükmü Geçici Md. 1 31/7/2004
Mükerrer Madde 355 31/7/2004 tarihini
izleyen üçüncü günde
5234 13 21/9/2004
5281 355, 356 31/12/2004
5345 128 ve Ek Madde 13 16/5/2005
5398 Mükerrer Madde 257, 272, 327,
Mükerrer Madde 355 21/7/2005
5479 Mükerrer Madde 298,344. Geçici Madde 27 1/1/2006 tarihinden ge-
çerli olmak üzere 8/4/2006
tarihinde
Sayfa 130
3576-4
Değiştiren Yürürlüğe
Kanun 213 sayılı Kanunun değiştirilen maddeleri giriş tarihi
5615 Mükerrer Madde 28, 120,353,367, 377 4/4/2007
5728 2,5,87,246,344,359,360,362,363,367,371 8/2/2008
5736 Ek Madde 1 ve 11 8/2/2008 tarihinden geçerli olmak üzere
27/2/2008
5766 Mükerrer 242 6/6/2008
5904 72, 359 3/7/2009
Mükerrer Madde 355 3/7/2009 tarihini izleyen
aybaşında
5917 Ek Madde 13 10/7/2009
6009 107/A, Mükerrer 227, 353, Mükerer 355, 369, 413 1/8/2010
114, Geçici Madde 28 1/7/2010 tarihinden geçerli olmak üzere
1/8/2010
6009 140, 367 1/1/2011
6111 5 25/2/2011
KHK/646 135, 140, 367 ve Ek Madde 13 10/7/2011
Sayfa 131
3576-5
213 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜKTEN KALDlRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ
GÖSTERİR LİSTE
Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın
Yürürlükten Kaldırılan
Kanun veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi
4/1/1961 Tarih ve 213 sayılı Kanundaki;
Madde 46. Fıkra yedi ve sekiz, 1/5/1981 2455 2
Madde 50, 51, 53 ila 62, 77 ve 78, 29/7/1970 1319 41
Mükerrer Madde 86. 23/6/1982 2686 53
Madde 87, Fıkra bir, bent 7, 30/12/1980 2365 14
Madde 90, Fıkra dört, 30/12/1980 2365 16
Madde 177 ye 2791 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
eklenen fıkra, 4/12/1985 3239 136
Madde 183, Fıkra üç, 4/12/1985 3239 16
Madde 201, 202 4/12/1985 3239 136
Madde 203, Fıkra üç ve beş, 4/12/1985 3239 136
Madde 205 in yolcu bilet ücretleri ve sigorta primleri üze-
rinden alınacak Damga Resmi Kayıtlarıyle
ilgili hükümleri, 1/7/1964 488 31
Madde 206, 4/12/1985 3239 136
Madde 220, bent 5, 1/7/1964 488 31
Madde 232, Fıkra üç, 4/12/1985 3239 136
Madde 233, Fıkra dört, 4/12/1985 3239 136
Madde 275, Fıkra üç, 30/12/1980 2365 51
Madde 297, Fıkra iki ve üç, 30/12/1980 2365 52
Madde 344 ün 8 numaralı bendine 2791 sayılı Kanun-
un 10 uncu maddesiyle eklenen hüküm, 4/12/1985 3239 136
Mükerrer Madde 347 nin 1 numaralı bendine 2791 sayılı
kanunun 11 inci maddesiyle eklenen hüküm, 4/12/1985 3239 136
Madde 352;
I inci derece usulsüzlüklere ait 10 numaralı bent ve
II nci derece usulsüzlüklere ait 3 numaralı bent, 18/4/1984 2995 4
Madde 354, 30/12/1980 2365 78
Madde 356, bent 2 ve 4, 1/7/1964 488 31
Madde 357, 30/12/1980 2365 81
Madde 370, 30/12/1980 2365 89
Madde 379 ila 412 nci madde hükümleri (vergi uyuşmaz-
lıklarına ilişkin) 6/1/1982 2577 63
29/7/1970 tarih ve 1318 sayılı Kanuna 29/11/1984 gün ve
3089 sayılı Kanunun 5 nci maddesiyle eklenen
"Ek Madde" 24/3/1988 3418 41
4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanuna 3239 sayılı Kanun-
la eklenen "Mükerrer Madde 415" 24/3/1988 3418 42
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin
(B) fıkrası ile mükerrer 116 ncı maddesinin
yedinci fıkrası, 3/12/1988 3505 34
|