
REKABET HUKUKU
Rekabet: Mal ve hizmet piyasalarındaki teşebbüsler arasında özgürce
ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan yarışı,
Hâkim Durum: Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek
fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücünü,
Teşebbüs: Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek
ve tüzelkişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir
bütün teşkil eden birimleri,
Teşebbüs Birliği: Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için
oluşturduğu tüzelkişiliği haiz ya da tüzelkişiliği olmayan her türlü
birlikleri,
Devletin ticaret hayatına müdahalesi iki şekilde gerçekleşir
1-Monopolizasyonu önleme
2-Tüketicinin korunması
Rekabetin Korunması - Anti tröst Uygulama (Antitrust enforcement)
Hukukumuzda bu alanda en son düzenleme 4054 Sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun ile meydana getirilmiştir.
Amaç
Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde, amacın 'mal ve hizmet
piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma
karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu
hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli
düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak'
olarak tanımlamaktadır
Yasaklanan Faaliyetler
Yasaklanan faaliyetler 4. maddede yer almaktadır:
a. Mal veya hizmetin alım yada satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının
tespit edilmesi,
b. Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa
kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması yada kontrolü,
c. Mal veya hizmetin arz veya talep miktarının kontrolü veya
bunların piyasa dışından belirlenmesi,
d. Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması
veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot yada diğer
davranışlarla, piyasa dışına çıkartılması, yahut piyasaya, yeni
gireceklerin engellenmesi,
e. Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak ve yükümlülük ve
edimler için eşit durumlardaki kişilere farklı şartların
uygulanması,
f. Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, b:" mal
veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının
zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcılar'"
talep ettiği bir malın veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri
şartına bağlanması, yada arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar
arzma ilişkin şartların ileri sürülmesi
istisnalar
Malların üretim ve dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni
gelişme veya iyileşmenin veya ekonomik veya teknik gelişmenin
sağlanması, tüketicinin bundan yararlanması, ilgili piyasaların
önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması, rekabetin 1., ve
2, bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorun... olanlardan
fazla sınırlanmaması. Muafiyet kararları en çok beş yıl için
verilir.
Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
Bir veya fazla teşebbüsün ülkenin bütününde yada bir bölümünde, bir
mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut
başkalarıyla yapacağı anlaşmalar yada birlikte davranışlar ile
kötüye kullanılması hukuka aykırı ve yasaktır.
Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır,
a. Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsü n girmesine doğrudan
veya dolaylı olarak engel olunması yada rakiplerin piyasadaki
faaliyetlerini zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,
b. Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler
için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak
ayrımcılık yapılması,
c. Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetlerin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep
ettiği bir malın veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına
bağlanması yada satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında
satılmaması gibi, tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin
sınırlamalar getirilmesi,
d. Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu, finansal
teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya
hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,
e. Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın yada teknik
gelişmesinin kısıtlanması. (m.6)
Birleşme veya Devralma
Bir yada birden fazla teşebbüsün hakim durum yaratmaya veya
hakim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin
bütünü yahut bir kısmında, her hangi bir mal veya hizmet
piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azalması sonucunu doğuracak
şekilde birleşmeleri veya her hangi bir teşebbüsün yada kişinin
diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü
veya bir kısmını yada kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi
veren araçları miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere,
devralması hukuka aykırı ve yasaktır.
Her tür birleşme, ve devralmaların hukuki geçerlik kazanabilmesi
için kurula bildirilerek izin alınması gerektiğini kurul, çıkaracağı
tebliğlerle ilan eder. (m.7)
Kurulun Yetkileri
Kurul başvuru üzerine, eylemin, birleşmenin anlaşmanın, kararın ve
devralmanın bu kanuna aykırı olmadığına dair menfi tespit belgesi
verebilir.
İhbar, şikayet veya bakanlığın talebi üzerine kanunun ihlal
edildiğini tespit ederse, ihlale son verilmesini, ve rekabetin
korunarak ihlal öncesinin korunmasını ister. (m.9)
Yasaklanan faaliyetlere dahil olan anlaşmaların bir ay içinde kurula
bildirilmesi gerekir. Kurul ön inceleme ile, işleme izin verir veya
nihai karar kadar askıda olduğunu ilgililere tebliğ eder. (m.10).
Birleşme ve devralmaların kurula bildirilmesi halinde, kurul para
cezası uygular, para cezası ile birlikte eski hale getirilme için
gerekli kararları alır. (m.11 )
Rekabet Kurulu Görev ve Yetkileri
Bir başkan, bir başkan vekili olmak üzere 11 üyeden teşekkül eder.
Kurul kanunda yasaklanan faaliyetler ve hukuki işlemler hakkında
inceleme, araştırma ve soruşturma yapar. İhlallerin tespiti halinde
para cezası uygular ve gerekli tedbirleri alır. (m.27/a) Kurul 27.
maddenin sonraki fıkralarında gösterilen görevleri de yapar.
Kurulun inceleme ve Araştırmalarında Usul
Kurul soruşturma açılmasına veya açılmasına gerek olup olmadığı
hususunda ön araştırma yapılmasına karar verir. (m.40) Ön araştırma
raporu değerlendirilerek soruşturma açılmasına veya açılmamasına
karar verir. (m.41) Soruşturma açılmasına karar verilirse,
soruşturmayı yürütecek ilgililer belirlenir. Soruşturma en geç 6
ayda tamamlanır. (m.43) Soruşturma için belirlenen yetkililerden
oluşan heyet, delilleri toplar.(m.44) Soruşturma sonucu, düzenlenen
rapor ilgililere tebliğ edilir ve Kanunu ihlal ettiği belirlenenlere
yazılı savunmalarını göndermeleri bildirilir. (m.45) Sözlü savunma
yapılmak istendiğinin bildirilmesini takiben, sözlü savunma
toplantısı yapılır.(m.46) Sözlü savunma toplantısından sonra 15 gün
içinde nihai karar alınır. (m.47, 48)
Kurulun her türlü kararına karşı Danıştaya başvurulabilir.
Tazminat Hakkı ve Zararın Tazmini
Her kim bu kanuna aykırı olan eylem sözleşme ve anlaşma ile
rekabeti engeller, bozar yada kısıtlarsa, yahut belirli mal veya
hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar
görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. (m.57)
Zarar görenlerin ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı
ödeyecekleri bedel arasındaki fark zarar olarak talep edilebilir.
Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler bütün
zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüsten talep
edebilirler. Mahrum kalınan kar da talep edilebilir. Bu hususta
geçmiş yıllara ait bilançolarda göz önünde tutulur. (m.58) İspat
yükü, fiyatların ilk bakışta. piyasada faaliyet gösteren
müteşebbislerce arttırıldığına dair kanıtların sunulması halinde
ispat yükü davalı rekabeti sınırlayanlara geçer. (m.59)
Tüketicinin Korunması (Consumer Protection)
Modern, hukuk istemlerinde, tüketicinin korunmasına önem
verilmektedir. Sözleşmelerde, zayıf olarak kabul edilmekte ve diğer
yan'a karşı korunmaktadır. Sözleşme, genelde diğer yana karşı
(contra proferentem) yorumlanmaktadır. Standart sözleşmelerde, hak
ve nesafete uymayan klozlar, tüketiciye karşı geçersiz
sayılmaktadır.
Tüketicinin korunması, ile ilgili ana kanun "4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun'dur. Bu kanun hükümlerini inceleyerek
hukukumuzda tüketicinin korunmasını ele alacağız.
. Amaç
Bu kanunun amacı, ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun
olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını
koruyucu, aydınlatıcı, ve eğitici, zararlarını tazmin edici,
çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak, ve
tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu
konudaki politikaların oluşturulmasında, gönüllü örgütlenmeyi teşvik
etmeye ilişkin hususları düzenlemektedir. (m.1)
Tüketicinin Korunması ve Aydınlatılması
Kanunun 4. maddesinde ayıplı mal ve hizmetler ele alınmakta,
tanımları yapılmakta, ayıplı mal satım ve alımı içerilmekte ve bu
yönden tüketicinin korunması düzenlenmektedir. 6. maddede, taksitli
satışlar yer almakta, kampanyalı satışlar 7.ci maddenin konusunu
oluşturmakta. 8. ve 9. maddelerde kapıdan satışlarda tüketiciyi
koruyucu hüküm ve esaslar yer almaktadır. Rekabetin korunmasında
olduğu gibi, hakim durumun kötüye kullanılması (m.6) birleşme ve
devralmalar, (m.7) tüketicinin korunmasın dada söz konusu
olmaktadır. Tüketici kredisinin düzenlendiği 10. maddede tüketici
kredisi başlığı altında. sözleşmede öngörülen kredi şartları,
sözleşme süreci içinde, tüketici aleyhine değiştirilemeyeceği
bildirilmektedir. (m.10) Her iki konuda aslında, aynı amaca
yöneliktir. Serbest rekabetin sağlanması ve korunması kanununun 13.
maddesinde, garanti belgeleri, ve 15. maddede servisi hizmetleri yer
almaktadır.
TİCARET ÜNVANI;
HAKİKİ ŞAHISLAR
TTK. md.41"Her tacir, ticari işletmesine müteallik, muameleleri
ticaret unvanıyla yapmaya ve işletmesiyle ilgili senet ve sair
evrakı bu unvan altında imzalamaya mecburdur
Tescil olunan ticaret unvanının,ticari işletmenin giriş cephesinin
herkes tarafından kolayca görülebilecek bir yerine okunaklı bir
şekilde yazılması mecburidir."
TTK.md.43 "Hakiki şahıs olan tacirin ticaret unvanı 48 inci maddeye
uygun olarak yapabileceği ilaveler ile kısaltılmadan yazılacak ad ve
soyadından terekküp eder.
Ticaret unvanına aynı sicil dairesinde daha evvel tescil edilmiş
olan unvanlardan açıkça ayırdetmeye yarayacak ilavelerin yapılması
mecburidir. Başka bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş olan
aynı ad ve soyadı ihtiva eden ticaret unvanı sahibinin haksız
rekabetten doğan hakları mahfuzdur."
TTK.md 48"Tacirin hüvviyeti ve işletmenin genişlik ve ehemmiyeti
yahut mali durumu hakkında üçüncü şahıslarda yanlış bir kanaatin
meydana gelmesine mahal verecek mahiyette veya hakikate yahut amme
intizamına aykırı olmamak şartıyla her ticaret unvanına, işletmenin
mahiyetini gösteren veya unvanda zikredilen kimselerin hüvviyetini
belirten yahut muhayyel adlarından ibaret olan ilaveler
yapılabilir."
HÜKMİ ŞAHISLAR
a) KOLLEKTİF ve KOMANDİT ŞİRKETLER:
TTK.md.44"Kollektif şirketin ticaret unvanı, bütün ortakların veya
hiç olmazsa ortaklardan birinin adı ve soyadıyla şirketi ve nevini
gösterecek ibareyi ihtiva eder.
Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ticaret
unvanı; komandite ortaklardan hiç olmazsa birinin ad ve soyadıyla
şirketi ve nevini gösterecek bir ibareyi ihtiva eder. Bu şirketlerin
ticaret unvanlarında komanditer ortakların ad ve soyadlarının
bulunması yasaktır."
b) Limitet,anonim ve kooperatif şirketler:
TTK.md.45"Limited,anonim ve kooperatif şirketler, işletme mevzuu
gösterilmek ve 48. madde hükmü mahfuz kalmak şartıyla unvanlarını
serbestçe seçebilirler.
Şu kadar ki; ticaret unvanlarında; (Limitet Şirket),(Anonim
Şirket),(Kooperatif) kelimelerinin bulunması şarttır.Bunların
ticaret unvanında hakiki şahsın ad ve soyadı bulunduğu takdirde
şirket nevini gösteren ibarelerin rumuzla veya kısaltılmış olarak
yazılmaları caiz değildir."
TİCARET ÜNVANININ DEVRİ:
TTK.md. 51"Ticaret unvanı işletmeden ayrı olarak başkasına
devredilemez.Bir işletmenin devri, aksi açıkça kabul edilmiş
olmadıkça unvanın dahi devrini tazammun eder."
TİCARET ÜNVANININ KORUNMASI:
TTK.md 52"Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını
kullanmak hakkı münhasıran sahibine aittir."
UNVANINA TECAVÜZ EDİLEN KİMSENİN HAKLARI
TTK.md.54"Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından
kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret
unvanını tescil etmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini
veya silinmesini ve zarar görmüş ise,kusur halinde bunun da
tazminini isteyebilir.
Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebi üzerine, masrafı aleyhine
hüküm verilen kimseye ait olmak üzere hükmün gazete ile de
yayımlanmasına karar verebilir."
İŞLETME ADI
TTK.md.55" İşletme sahibini hedef tutmaksızın doğrudan doğruya
işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için
kullanılan adların da sahipleri tarafından tescil ettirilmesi
lazımdır. İşletme adları hakkında dahi 28,40,43,fk.2,52,53 ve54 üncü
madde hükümleri tatbik olunur."
HAKSIZ REKABET
TTK.md.56"Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet
kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü
suiistimalidir."
HÜSNİNİYET KAİDELERİNE AYKIRI HAREKETLER:
TTK md.57"Hüsniniyet kaidelerine aykırı hareketler hususiyle
şunlardır:
1-Başkalarını veya onların emtiasını,iş mahsullerini,faaliyetlerini
yahut ticari işlerini yanlış,yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici
beyanlarla kötülemek;
2-Başkasının ahlakı veya mali iktidarı hakkında hakikate aykırı
malumat vermek;
3-Kendi şahsi durumu,emtiası,iş mahsulleri,ticari faaliyeti veya
ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek
veyahut;üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek
suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek;
4-Paye,şahadetname veya mükafat almadığı halde bunlara sahip
imişcesine hareket ederek müstesna kabiliyete malik bulunduğu
zannını uyandırmaya çalışmak veya buna müsait olan yanlış unvan
yahut mesleki adlar kullanmak;
5-Başkasının emtiası;iş mahsulleri,faaliyeti veya ticari
işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait
bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak
kullandığı ad, unvan, marka,
işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla,iltibasa meydan verebilecek
surette ad,unvan,marka,işaret,gibi tanıtma vasıtaları kullanmak
veyahut iltibasa,meydan veren malları,durumu bilerek veya
bilmeyerek,satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne
sebeple olursa olsun elinde bulundurmak;
6-Üçüncü şahısların müstahdemlerine,vekillerine veya diğer
yardımcılarına,onları vazifelerini ihlale sevk etmek suretiyle
kendisine veya başkasına menfaatler sağlamak maksadıyla veya bu
kabil menfaatleri olmadıkça menfaatler temin veya vaat etmek;
7-Müstahdemleri,vekilleri veya yardımcı kimseleri iğfal suretiyle
istihdam edenin veya müvekkillerini imalat veya ticaret sırlarını
ifşa ettirmek veya ele geçirmek;
8-Hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde elde ettiği veya
öğrendiği imalat sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları
başkalarına yaymak;
9-Hüsnüniyet sahibi kimseleri iğfal edebilecek surette hakikate
aykırı hüsnühal ve iktidar şahadetnameleri vermek;
10-Rakipler hakkında da cari olan kanun,nizamname,mukavele yahut
mesleki veya mahalli adetlerde tayin edilmiş bulunan iş hayatı
şartlarına riayet etmemek.
HUKUKİ MESULİYET ÇEŞİTLİ DAVALAR
TTK.md.58" haksız rekabet yüzünden müşterileri,kredisi,mesleki
itibari,ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından
zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz bulunan kimse:
a-Fiilin haksız olup olmadığının tespitini;
b-Haksız rekabetin men'ini,
c-Haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan
kaldırılmasını,haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla
yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini;
d-Kusur varsa zarar ve ziyanın tazminin;
e-Borçlar kanununun 49.uncu maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa
manevi tazminat verilmesini;isteyebilir.Davacı lehine (d)bendi
hükmünce tazminat olarak hakim,haksız rekabet neticesinde davalının
elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına dahi hükmedebilir.
Haksız rekabet yüzünden iktisadi menfaatleri haleldar olan
müşterekiler de birinci sırada yazılı davaları açabilirler.
Birinci fıkranın b ve c bentleri gereğince bir kimse aleyhine
verilmiş olan hüküm,rekabete mevzu olan malları,doğrudan doğruya
veya dolayısıyla ondan elde etmiş olan şahıslar hakkında da icra
olunur.
İSTİHDAM EDENİN MESULİYETİ
TTK md.59"Haksız rekabet fiili,hizmet veya işlerini gördükleri
esnada müstahdemlere veya işçiler tarafından işlenmiş olursa
yukarıdaki maddeden birinci fıkrasının (a),(b) ve (c) bentlerinde
yazılı davalar, istihdam edenlere karşı dahi açılabilir.
Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasının (d) ve (c) bentlerinde yazılı
davalar hakkında Borçlar Kanunu hükümleri caridir
Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal
veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları
dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların
biçimi veya ambalajlarının gibi çizimle görüntülebilen veya benzer
biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve
çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.
Marka Hakkının Elde Edilmesi
Md. 6 -Bu KHK ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde
edilir.
Marka Tescilinde Red İçin Mutlak Nedenler
Md. 7 - Aşağıda yazılı işaretler marka olarak tescil edilemez:
a) 5 inci Md. kapsamına girmeyen işaretler,
b)Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil
edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile
aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer,
coğrafı kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin
yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer
karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları
münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar,
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir
meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye
yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren
markalar,
e) Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik
sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala
asli değerini veren şekli içeren işaretler,
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi
kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
g) Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve dolayısıyla
Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek
markalar,
h) Paris Sözleşmesi'nin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı
dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel değerler
bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni
vermediği diğer **armalar**, amblemler veya nişanları içeren
markalar,
ı) Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesi'nin 1 inci
mükerrer 6 ıncı maddesine göre tanınmış markalar,
j) Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
k) Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar.
Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar
veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir
nitelik kazanmış ise, (b), (c), (d) bentlerine göre tescili
reddedilemez.
Marka Tescilinde Red İçin Nispi Nedenler
Md. 8 - Tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir
markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda, aşağıdaki
hallerde marka tescil edilemez.
a) Tescil için başvurusu yapılan marka,tescil edilmiş veya tescil
için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı mal
veya hizmetleri kapsıyorsa,
b) Tescil için başvurusu yapılan marka,tescil edilmiş veya tescil
için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise
ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın
kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş
veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından
karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil
edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili
olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.
Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın
kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli
bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı
üzerine red edilir.
Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka
işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka,
aşağıdaki hallerde tescil edilmez.
a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya
markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden
önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,
b) Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını
yasaklama hakkını veriyorsa.
Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış
bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya
hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için
başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi
nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına
zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın
ayırt edici karekterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda,
tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir
marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde
kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red
edilir.
Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi,
fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını
kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu
reddedilir.
Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren üç yıl içinde
ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri olan marka
tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.
Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin dolmasından
sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya benzer
mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz üzerine
reddedilir.
MARKANIN KORUMA KAPSAMI
Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı
Md. 9 - Aşağıda belirtilen hallerde, marka sahibinin izni alınmadan
markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır:
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili
olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin
kullanılması,
b) Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın
kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri
kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka
arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali
olan herhangi bir işaretin kullanılması,
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın
kapsamına giren mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya
hizmetlerde kullanılması halinde, tescili istenen işaretin
kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj
elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar
verecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra hükmüne göre,
yasaklanabilir:
a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla
stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret
altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
c) İşareti taşıyan malın ithali veya ihracı,
d) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.
Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin
yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Markanın tescili için
yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra doğabilecek durumlarla
ilgili olarak tazminat talebi yapılabilir. Ancak başvurunun yayını
ile doğan haklar, tescilin yayınıyla birlikte tescilli markadan
doğan hakların kapsamı içinde değerlendirilir. Mahkeme, öne sürülen
iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından
önce karar veremez.
Markanın Sözlük veya Başka Başvuru Eserlerinde Yer Alması
Md. 10 - Tescilli bir markanın, tescilli olduğu belirtilmeden bir
sözlük, ansiklopedi veya bir başka başvuru eserinde, jenerik ad
izlenimi verecek şekilde, yayımlanması durumunda, marka sahibinin
talebi üzerine yayımcı, yayımın sonraki ilk sayısında yanlışlığı
düzeltir.
Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın Kullanımının
Yasaklanması
Md. 11 - Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi adına, marka
sahibinin izni alınmadan marka tescili yapılması halinde; marka
sahibi kullanım için yetki vermemiş ise ve ticari vekil veya
temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin markasının
kullanılmasına itiraz etmek hakkı vardır.
Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamında İstisna
Md. 12 - Dürüstce ve ticari veya sanayi konularla ilgili olarak
kullanmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya
hizmetlerle ilgili cins,kalite,miktar kullanım amacı,değer, coğrafi
kaynak ,üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin
açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez.
Markanın Kullanılması
Md. 14 - Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı
bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir
süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Aşağıda belirtilen durumlar markayı kullanma kabul edilir.
a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın
farklı unsurlarla kullanılması,
b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında
kullanılması,
c) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı taşıyan malın ithalatı.
MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARLA
İLGİLİ HUKUKİ İŞLEMLER
Markanın Hukuki İşlemlere Konu Olması
Md. 15 - Tescilli bir marka, başkasına devir edilebilir, miras yolu
ile intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu olabilir, rehin
edilebilir. Rehin hakkı bakımından Medeni Kanunun rehin hakkına
ilişkin hükümleri uygulanır.
Tescilli bir marka üzerindeki sağlar arası işlemler yazılı şekle
tabidir.
Markanın Devri
Md. 16 - Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir
kısmı için devir edilebilir.
Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi
kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Bu
hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde
uygulanır.
İkinci fıkra hükmü hariç olmak üzere, bir markanın devri, mahkeme
kararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır ve devir
sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler hükümsüzdür.
Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı,kalitesi veya
markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek
nitelikte ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek
şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale
getirilmesini kabul etmediği takdirde, devir işlemi Enstitü
tarafından yapılmaz.
Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt
edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya
düşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka marka
tescillerinin bulunması halinde, bu markalarında devredilmesi
şarttır.
Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir ve
yayınlanır.
Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden
doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.
Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın Devri
Md. 17 - Marka sahibinin izni olmadan onun ticari vekili veya
temsilcisi adına marka tescil edilmesi halinde, ticari vekil veya
temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin söz konusu
tescilin kendi lehine devir edilmesini isteme yetkisi vardır.
Markanın Teminat Olarak Gösterilmesi
Md. 18 - Tescilli bir marka, işletmeden bağımsız olarak, teminat
olarak gösterilebilir.
Markanın teminat olarak gösterilmesi, taraflardan birinin talebi
üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Haciz
Md. 19 - Tescilli bir marka işletmeden bağımsız olarak, haciz
edilebilir.
Haciz sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Lisans
Md. 20.- Tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği mal
veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans sözleşmesine konu
olabilir.
Lisans Şartları
Md. 21 - Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans
şeklinde verilebilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir.
Lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere
aynı markaya ilişkin başka lisanslar da verebilir.
İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına
lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de
markayı kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan
doğan haklarını üçüncü kişilere devir edemez veya alt lisans
veremez.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi,
markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin her türlü
tasarrufta bulunabilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan
kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan
haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu KHK
uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisari
olmayan lisans sahiplerinin, dava açma hakları yoktur. Altıncı fıkra
hükümlerine göre, markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı
olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle,
gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebilir. Marka
sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı
tarihten itibaren, üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde,
lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava
açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz
konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini
mahkemeden telep edebilir. Lisans alan, dava açtığını marka sahibine
bildirir.
Marka sahibi, talimatlarıyla uygunluk içinde, lisans alan tarafından
üretilen malın veya sunulan hizmetlerin kalitesini garanti edecek
önlemleri alır.
Sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde, tescilli
bir markadan doğan haklar, lisans alana karşı, dava yoluyla ileri
sürülebilir.
Lisans sicile kayıt edilmediği sürece, iyiniyetli üçüncü kişilere
karşı ileri sürülemez.
Lisans sözleşmelerinde bu KHK ile konuya ilişkin diğer kanun, tüzük,
yönetmelik ve tebliğlere aykırı hükümler bulunamaz. Bu tür
düzenlemeler lisans tarihinden sonra yapılsa dahi, lisans
sözleşmelerindeki aykırı hükümler geçersiz sayılır.
Hukuki İşlemlerin Başvurulara Uygulanması
Md. 22 - Devir, lisans, intikal, haciz, rehin ve marka sahibi
hakkındaki değişiklikler ile ilgili hukuki işlemler marka
başvurularına da uygulanır.
MARKA HAKKINA TECAVÜZ DURUMLARI
Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller
Md. 61 - Aşağıda yazılı fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) 9 uncu maddenin ihlali,
b) Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilmeyecek
derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek,
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak
suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği
halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak,
dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu
amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak,
d) Marka sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş
hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir
etmek,
e) (a) ila (c) bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya
bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu
fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bir markayı veya
ayırt edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret
alanına çıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını
bildirmekten kaçınmak.
Md. 61/A
a- Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini
gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veya
ambalajı üzerine konulmuş, marka koruması olduğunu belirten işareti
yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu
veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki
yıla kadar hapis cezasına ve üçyüz milyon liradan altıyüz milyon
liraya kadar para cezasına,
b- Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını
bilmesi gerektiği halde, marka korunmasına ilişkin mevzuatın devir
ve intikal, rehin ve haczi ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan
birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren,
rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile
korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin
bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından
doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının
imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya
ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile
ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu
amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda
yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyar liraya
kadar para cezasına,
c- 61 inci maddede yazılı fiilerden birini işleyenler hakkında, iki
yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir
milyar liraya kadar para cezasına, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az
olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine
hükmolunur.
Yukarıda yazılı suçlar hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin
çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse
çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür
veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi
fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bu tüzelkişinin işleri
yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzelkişi,
masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur. Fiile
iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanunu'nun
64, 65, 66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede
sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.
Bu Md. hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza Mahkemeleri
Usulü Kanunu'nun 344 üncü maddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı
bendi uygulanmaz. Marka korumasından doğan hakları tecavüze
uğrayandan başka, 61 inci maddede sayılanlar dışında kalan suçlarda
Enstitü; marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik
bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması ile korunan bir marka
hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresi bittiği veya herhangi
bir sebeple marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından
doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının
imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya
ticari evrakına veya ilanlarına , hukuken korunan bir marka hakkı
ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya
bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda
yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumlarında 5590 veya 507
sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet
hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve failden haberder olma tarihinden
itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır. Bu
kanun hükümlerine göre marka hakkı başvurusu veya marka korumasından
doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı gerektiren eşya
ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, makine gibi
vasıtaların zapdedilmesi veya elkoyulması veya yok edilmesinde Türk
Ceza Kanunu'nun 36 ıncı maddesi hükmü ile Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır.
Marka Sahibinin Talepleri
Md. 62 - Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, mahkemeden,
aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması,
b) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini,
c) Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması
cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz,
makine gibi vasıtalara el koyulması talebi,
d) (c) bendi uyarınca el konulan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet
hakkının tanınması; (Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri,
tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı
aştığı zaman, marka sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir.)
e) Marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin
alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göre el koyulan
ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya marka
hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası talebi,
f) Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme
kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak,
ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması.
REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN
7 Aralık 1994
(Resmi Gazete ile neşir ve ilânı: 13 Aralık 1994 - Sayı: 22140)
5.t. Düstur, c.34 - s.
BİRİNCİ KISIM
AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR
AMAÇ
MADDE 1 - Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti
engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları
ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye
kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve
denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.
KAPSAM
MADDE 2 - Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet
piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her
türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelliyici, bozucu ve
kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan
teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti
önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü
hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir,
tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu kanun kapsamına
girer.
TANIMLAR
MADDE 3 - Bu Kanunun uygulanmasında;
Bakanlık: Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,
Rekabet: Mal ve hizmet piyasalarındaki teşebbüsler arasında özgürce
ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan yarışı,
Hâkim Durum: Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek
fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücünü,
Teşebbüs: Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek
ve tüzelkişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir
bütün teşkil eden birimleri,
Teşebbüs Birliği: Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için
oluşturduğu tüzelkişiliği haiz ya da tüzelkişiliği olmayan her türlü
birlikleri,
Mal: Ticarete konu olan her türlü taşınır ve taşınmaz eşyayı,
Hizmet: Bir bedel veya menfaat karşılığında yapılan bedenî, fikrî
veya her ikisi beraber olan faaliyetleri,
Kurum : Rekabet Kurumunu,
Kurul: Rekabet kurulunu,
İfade eder.
İKİNCİ KISIM
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAKLANAN FAALİYETLER
REKABETİ SINIRLAYICI ANLAŞMA, UYUMLU EYLEM VE KARARLAR
MADDE 4 - Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs
birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa
kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya
bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması
veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer
davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni
gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere eşit hak, yükümlülük ve
edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticarî teamüllere aykırı olarak, bir mal
veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının
zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep
ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı
tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya
hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir
anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat
değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin
faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya
kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin
uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her
biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan
kurtulabilir.
MUAFİYET
MADDE 5 - Kurul, aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı
halinde ilgililerin talebi üzerine, teşebbüsler arası anlaşma,
uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4 üncü madde
hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni
gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin
sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için
zorunlu olandan fazla sınırlanmaması,
Muafiyet kararları en çok beş yıl için verilir. Muafiyetin verilmesi
belirli şartların ve/veya belirli yükümlülüklerin yerine
getirilmesine bağlanabilir. Kurulca verilen muafiyet süresi sona
erdiğinde muafiyet şartları halen devam ediyorsa ilgili tarafların
başvurusu üzerine muafiyet kararı yenilenebilir.
Kurul, birinci fıkrada gösterilen şartların gerçekleşmesi halinde,
belirli konulardaki anlaşma türlerine bir grup olarak muafiyet
tanınmasını sağlayan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler
çıkarılabilir.
HAKİM DURUMUN KÖTÜYE KULLANILMASI
MADDE 6 - Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da
bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek
başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte
davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.
Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır:
a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan
veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki
faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,
b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler
için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak
ayırımcılık yapılması,
c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın
alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep
ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı
tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın
belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde
alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal,
teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya
hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,
e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik
gelişmenin kısıtlanması.
BİRLEŞME VEYA DEVRALMA
MADDE 7 - Bir ya da birden fazla teşebbüsün hakim durum yaratmaya
veya hakim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin
bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde
birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir
teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir
kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren
araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması
hukuka aykırı ve yasaktır.
Hangi tür birleşme ve devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi
için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul, çıkaracağı
tebliğlerle ilan eder.
İKİNCİ BÖLÜM
KURULUN YETKİLERİ
MENFİ TESPİT
MADDE 8 - İlgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu
üzerine Kurul, elinde bulunan bilgiler çerçevesinde bir anlaşmanın,
kararın, eylemin veya birleşme ve devralmanın bu kanunun 4, 6 ve 7
nci maddelerine aykırı olmadığını gösteren bir menfî tespit belgesi
verebilir.
Kurul, bu belgenin düzenlenmesinden sonra 13 üncü maddedeki şartlar
çerçevesinde görüşünden her zaman dönebilir. Ancak bu durumda
taraflara Kurulun görüş değiştirmesine kadar geçen süre için cezaî
müeyyide uygulanmaz.
İHLALE SON VERME
MADDE 9 - Kurul, ihbar, Şikâyet ya da Bakanlığın talebi üzerine veya
resen bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinin ihlal edildiğini tespit
ederse ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine bu kanunun
Dördüncü kısmında belirtilen hükümler çerçevesinde, rekabetin tesisi
ve ihlalden önceki durumun korunması için yerine getirilmesi ya da
kaçınılması gereken davranışları kapsayan bir kararı bildirir.
Meşru bir menfaati olan gerçek ve tüzelkişiler şikâyette
bulunabilir.
Kurul, birinci fıkraya göre bir karar almadan önce ilgili teşebbüs
veya teşebbüs birliklerine ihlale ne şekilde son vereceklerine
ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir.
Kurul, nihaî karara kadar ciddî ve telafi olunamayacak zararların
ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, ihlalden önceki
durumu koruyucu nitelikte ve nihaî kararın kapsamını aşmayacak
şekilde geçici tedbirler alabilir.
ANLAŞMA, BİRLEŞME VE DEVRALMALARIN KURULA BİLDİRİLMESİ
MADDE 10 - 4 üncü madde kapsamına giren anlaşma, uyumlu eylem ve
kararlar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde kurula
bildirilir. Bildirilmemiş anlaşmalara muafiyet hükümleri uygulanmaz.
Zamanında yapılmamış bildirimlere muafiyet verilmesi halinde
muafiyet, bildirim tarihinden itibaren geçerlidir.
7 nci madde kapsamına giren birleşme veya devralma anlaşmaları
Kurula bildirildiği tarihten itibaren Kurul, onbeş gün içinde
yapacağı ön inceleme sonucunda birleşme veya devralma işlemine ya
izin vermek ya da bu işlemi nihaî incelemeye almaya karar verdiği
takdirde, ön itirazını bildiren yazısı ile birlikte birleşme veya
devralma işleminin nihaî karara kadar askıda olduğunu ve uygulamaya
sokulamayacağını, gerekli gördüğü diğer tedbirlerle birlikte
ilgililere usulüne göre tebliğ etmek zorundadır. Bu durumda, bu
Kanunun 40 ila 59 uncu maddeleri hükümleri uygulanır.
Kurulun süresi içinde birleşme veya devralmaya ilişkin müracaata
herhangi bir cevap vermediği ya da herhangi bir işlem yapmadığı
hallerde, birleşme veya devralma anlaşmaları bildirim tarihinden 30
gün sonra yürürlüğe girerek hukukî geçerlilik kazanır.
BİRLEŞME VE DEVRALMANIN KURULA BİLDİRİLMEMESİ
MADDE 11 - Bildirilmesi zorunlu olan birleşme ve devralma işleminin
Kurula bildirilmemiş olduğu hallerde, Kurul, herhangi bir şekilde
işlemden haberdar olduğu zaman kendiliğinden birleşme veya
devralmayı incelemeye alır. inceleme sonucunda;
a) Birleşme veya devralmanın 7 nci maddenin birinci fıkrası
kapsamına girmediğine karar vermesi durumunda birleşme veya
devralmaya izin verir, ancak ilgililere bildirimde bulunmadıkları
için para cezası uygular.
b) Birleşme veya devralmanın 7 nci maddenin birinci fıkrası
kapsamına girdiğine karar vermesi halinde; para cezası ile birlikte,
birleşme veya devralma işleminin sona erdirilmesine; hukuka aykırı
olarak gerçekleştirilmiş olan tüm fiili durumların ortadan
kaldırılmasına; şartları ve süresi Kurul tarafından belirlenecek
şekilde ele geçirilen her türlü payın veya mal varlığının eğer
mümkünse eski maliklerine iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde
üçüncü kişilere temlikine ve devrine; bunların eski malik veya
üçüncü kişilere temlik edilmesine kadar geçen süre içinde devralan
kişilerin devralınan teşebbüslerin yönetimine hiçbir şekilde
katılamayacağına ve gerekli gördüğü diğer tedbirlerin alınmasına
karar verir.
BİLDİRİM
MADDE 12 - Bildirim, Kurul tarafından hazırlanacak Bildirim
Formlarının istediği bilgileri tam ve eksiksiz olarak içerir.
Bildirimi taraflardan herhangi biri yapabilir. Bildirimde bulunan;
diğer ilgili tarafı durumdan haberdar etmek zorundadır. Bildirime
ilgili belgeler eklenir ve bildirim Kurul kayıtlarına intikal ettiği
tarihte yapılmış sayılır.
MUAFİYET VE MENFİ TESPİT KARARLARININ GERİ ALINMASI
MADDE 13 - Aşağıdaki hallerde muafiyet ve menfî tespit kararları
geri alınabilir yada tarafların belirli davranışları yasaklanabilir:
a) Kararın alınmasına esas teşkil eden herhangi bir olayda
değişiklik olması,
b) Karara bağlanan şartların veya yükümlülüklerin yerine
getirilmemesi,
c) Kararın söz konusu anlaşma hakkında yanlış veya eksik bilgiye
dayanarak verilmiş olması.
Geri alma kararı (a) bendinde değişikliğin olduğu tarihten, diğer
hallerde ise muafiyet veya menfî tespit kararının verildiği tarihten
itibaren geçerlidir.
(c) bendinde belirtilen yanlış ve eksikliğin ilgili teşebbüsün
hilesi veya kastı ile gerçekleşmesi halinde karar hiç alınmamış
sayılır.
BİLGİ İSTEME
MADDE 14 - Kurul, bu kanunun kendisine verdiği görevleri yerine
getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve
kuruluşlarından, teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden
isteyebilir.
Bu makamlar, teşebbüsler ve teşebbüs birliklerinin yetkilileri
istenen bilgileri Kurulun belirleyeceği süre içinde vermek
zorundadır.
YERİNDE İNCELEME
MADDE 15 - Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine
getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüs ve teşebbüs
birliklerinde incelemelerde bulunabilir. Bu amaçla teşebbüslerin
veya teşebbüs birliklerinin:
a) Defterlerini, her türlü evrak ve belgelerini inceleyebilir ve
gerekirse suretlerini alabilir,
b) Belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir,
c) Teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde
incelemeler yapabilir.
İnceleme, Kurul emrinde çalışan uzmanlar tarafından yapılır.
Uzmanlar incelemeye giderken yanlarında incelemenin konusunu,
amacını ve yanlış bilgi verilmesi halinde idarî para cezası
uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi bulundururlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İDARİ PARA CEZALARI
MADDE 16 - Kurul, teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzelkişiler ile
teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerine;
a) Muafiyet, menfi tespit ve birleşme veya devralma için izin
başvurusu ile bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan
anlaşmalara ilişkin bildirim ve başvurularda yanıltıcı veya yanlış
bilgi verilmesi halinde 6.200.000.000.- lira,
b) Kurul kararı ile bilgi isteme veya yerinde inceleme hallerinde
eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi halinde 6.200.000.000.-
lira,
c) Birleşme veya devralmanın ya da 4 üncü madde kapsamına giren
anlaşma, uyumlu eylem ve kararların süresi içinde bildirilmemesi
halinde 3.100.000.000.- liraya,
d) Bu Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Kurulun
verdiği muafiyet kararlarındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi
halinde 3.720.000.000.-
Para cezası verir.(*)
Bu Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddesinde yasaklanmış olan davranışları
gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit olanlarla bu Kanunun 11 inci
maddesinin (b) bendinde yazılı davranışlarda bulunanlara
12.400.000.000.- liradan aşağı olmamak üzere, ceza verilecek
teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzelkişiler ile teşebbüs
birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin bir yıl önceki mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi
gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verilir.(*)
Tüzelkişiliği olan teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin birinci
fıkrada belirtilen para cezalarına çarptırılmaları halinde, bu
tüzelkişiliğinin yönetim organlarında görev alan gerçek kişilere de
şahsen verilen cezanın yüzde onuna kadar ayrıca para cezası
uygulanır.
Kurul, para cezasına karar verirken, kastın varlığı, kusurun
ağırlığı, ceza uygulanan teşebbüs veya teşebbüslerin pazar içindeki
gücü ve muhtemel zararın ağırlığı gibi unsurları dikkate alır.
Süresi içinde bildirilmiş anlaşma ve kararlara, bu Kanun hükümleri
açık bir biçimde ihlal etmemeleri durumunda Kurulun vereceği nihai
karara kadar geçecek süre için para cezası uygulanmaz.
(*) 1 ve 2 nci fıkralardaki idari para cezaları, Rekabet Kurumu
Başkanlığının 19.1.1998 tarih ve 23235 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan 1998/1 sayılı Tebliği ile yukarıdaki tutarlara
yükseltilmiştir.
SÜRELİ PARA CEZALARI
MADDE 17 - Kurul, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine kararda
belirtilecek tarihten başlamak üzere her gün için;
a) 9 uncu maddeye göre verilen ihlale son verilmesine ve diğer
tedbirlere ilişkin karara uyulmaması halinde 3.100.000.000.- lira,
b) 11 inci maddenin (b) bendinde öngörülen Kurul kararlarının ve
tedbirlerinin yerine getirilmemesi halinde 1.550.000.000.-lira,
c) 13 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yasaklanan davranışların
yapılması halinde 1.550.000.000.- lira,
d) 15 inci madde uyarınca Kurul uzmanlarının yerinde inceleme
yapmalarına engellenmesi halinde 1.240.000.000.- lira,
Süreli para cezası verir. (*)
(*) 1 ve 2 nci fıkralardaki idari para cezaları, Rekabet Kurumu
Başkanlığının 19.1.1998 tarih ve 23235 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan 1998/1 sayılı Tebliği ile yukarıdaki tutarlara
yükseltilmiştir.
BU KANUNA GÖRE VERİLEN PARA CEZALARININ NİTELİĞİ VE UYGULANMASI
MADDE 18 - Bu Kanunda düzenlenen her türlü para cezası idarî
nitelikte para cezasıdır. Para cezası veya süreli para cezası bu
Kanuna aykırı hareket eden tarafların her birine ayrı ayrı
uygulanır.
Süreli para cezası verilmesine ilişkin karara karşı yargı yoluna
başvurulması halinde, süreli para cezası konusunda yürütmeyi
durdurma kararı verildiği takdirde yargıya başvurma tarihinden
itibaren süreli para cezası uygulanmaz.
PARA CEZALARI VE SÜRELİ PARA CEZALARINDA ZAMANAŞAMI
MADDE 19 - Kurulun para cezası ve süreli para cezası verme yetkisi
aşağıdaki zamanaşımı sürelerine tabidir:
a) Teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu veya bildirimle,
bilgi verme ya da yerinde inceleme yapılmasıyla ilgili hükümlerin
ihlali halinde üç yıl,
b) Diğer hallerde beş yıl.
Süre, ihlalin vuku bulduğu gün işlemeye başlar. Sürekli veya
tekrarlanan ihlaller söz konusu ise süre, ihlalin sona erdiği ya da
en son tekrarlandığı günden itibaren başlar.
Bu ihlalle ilgili olarak kurulun inceleme veya araştırma amacıyla
yapacağı herhangi bir işlem, bu işlemin ilgili taraflardan birine
tebliği anından itibaren zamanaşımını keser.
Karar aleyhine yargı yoluna başvurulmuş olması zamanaşımı süresini
keser.
ÜÇÜNCÜ KISIM
TEŞKİLAT
REKABET KURUMU
MADDE 20 - Mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir
rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişmesinin temini ile bu
Kanunun uygulanmasını gözetmek ve Kanunun uygulanmasını gözetmek ve
Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirmek üzere kamu tüzel
kişiliğini haiz idarî ve malî özerkliğe sahip Rekabet Kurumu teşkil
edilmiştir.
Kurumun ilişkili olduğu Bakanlık, Sanayi ve Ticaret Bakanlığıdır.
Kurum görevini yaparken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci ve
kişi Kurumun nihaî kararını etkilemek amacıyla emir ve talimat
veremez.
Kurumun merkezi Ankara'dadır.
REKABET KURUMUNUN TEŞKİLATI
MADDE 21 - Kurumun teşkilatı;
a) Rekabet Kurulu,
b) Başkanlık,
c) Hizmet Birimlerinden,
Oluşur.
BİRİNCİ BÖLÜM
REKABET KURULU
KURULUN TEŞEKKÜLÜ
MADDE 22 - Rekabet Kurulu biri Başkan, biri İkinci Başkan olmak
üzere toplam 11 üyeden teşekkül eder.
Bakanlar Kurulu, dört üyeyi Rekabet Kurulunun, iki üyeyi Sanayi ve
Ticaret Bakanlığının, bir üyeyi Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet Bakanlığının, birer üyeyi ise
Yargıtay, Danıştay, Üniversitelerarası Kurul ile Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliğinin her boş üyelik için kendi kurumları içinden veya
dışardan göstereceği ikişer aday arasından seçer ve atar.
Rekabet Kurulunca gösterilecek adayların en az yarısının Rekabet
Kurumunun uzmanlık sıfatını kazınmış meslek personeli arasından
seçilmesi zorunludur. Bakanlar Kurulu, Kurulun göstereceği üç aday
arasından birisini Başkan olarak görevlendirir. İkinci Başkanı Kurul
üyeleri kendi aralarından seçer.
ATANMA ŞARTLARI
MADDE 23 - Kurul Başkanı ve üyeleri hukuk, iktisat, mühendislik,
işletme veya maliye dallarında yurt içi ya da yurt dışında en az
dört yıllık yüksek öğrenim görmüş, meslekî açıdan yeterli bilgi ve
deneyime sahip bulunan ve meslekleri ile ilgili olarak kamu veya
özel sektörde en az 10 yıl çalışmış olanlar arasından atanır.
Üyelerin ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci
maddesinin (A) fıkrasının 1,4,5,6 ve 7 nci bentlerinde belirtilen
şartları taşımaları zorunludur.
GÖREV SÜRELERİ
MADDE 23 - Kurul Başkanı, İkinci Başkanı ve üyelerinin görev
süreleri altı yıldır. Süresi biten üye yeniden seçilebilir. Kurul
üyelerinin üçte biri iki yılda bir yenilenir. Yenilenme sırasında
Kurulun teşekkülüne ilişkin hükümlerdeki sayılar ve oranlar dikkate
alınır. Başkanlık ve üyelikler, yenilenme hariç, görev süresi
dolmadan herhangi bir sebeple boşaldığı takdirde, boşalan yerlere
bir ay içinde seçim ve atama yapılır. Bu halde atanan, yerine
atandığı kimsenin süresini tamamlar.
Kurul Başkan ve üyelerinin süreleri dolmadan herhangi bir nedenle
görevlerine son verilemez. Ancak, Kurul kararı ile, atanmaları için
gerekli şartları kaybettikleri veya durumlarının bu Kanunun 25 inci
maddesine aykırı düştüğü anlaşılan ya da Kanunla verilen görevle
ilgili olarak suç işledikleri mahkeme kararı ile sabit olan Kurul
Başkan ve üyelerinin görevleri sona erer.
YASAKLAR
MADDE 25 - Kurul Başkan ve üyeleri, özel bir kanuna dayanmadıkça
resmî veya özel hiçbir görev alamaz, ticaretle uğraşamaz,
ortaklıklarda pay sahibi olamazlar.
Kurul Başkan ve üyeleri, göreve başlamadan önce maliki oldukları
Hazine tarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin menkul kıymetler
dışındaki her türlü sermaye piyasası mevzuatı anlamındaki menkul
kıymetlerini üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar
sıhrî hısımları dışındakilere satmak veya devretmek suretiyle elden
çıkarmak zorundadır. 30 gün içinde bu hükme uygun hareket etmeyen
üyeler üyelikten çekilmiş sayılır.
Amacı sosyal yardım ve eğitim işlerine yönelmiş derneklerle
vakıflardaki görevler ve kâr amacı gütmeyen kooperatif ortaklığı bu
hükmün dışındadır.
Kurul üyeleri ve personeli Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri
ve bu Kanunun uygulanması sırasında öğrendikleri teşebbüs ve
teşebbüs birliklerinin ticarî sırlarını görevlerinden ayrılmış
olsalar bile ifşa edemezler, kendilerinin veya başkalarının
menfaatine kullanamazlar.
YEMİN
MADDE 26 - Rekabet Kurulu üyeleri, Yargıtay Birinci Başkanlık Divanı
huzurunda görevlerinin devamı süresince Kurulun işlerini tam bir
dikkat ve dürüstlük ile yürüteceklerine, Kanun hükümlerine aykırı
hareket etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair yemin eder.
Yemin için yapılan başvuru Yargıtay'ca acele işlerden sayılır. Kurul
Başkan ve üyeleri yemin etmedikçe göreve başlayamazlar.
KURULUN GÖREV VE YETKİLERİ
MADDE 27 - Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Bu Kanunda yasaklanan faaliyetler ve hukukî işlemler hakkında,
başvuru üzerine veya resen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak;
bu Kanunda düzenlenen hükümlerin ihlal edildiğinin tespit edilmesi
üzerine, bu ihlallere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp
bundan sorumlu olanlara idarî para cezaları uygulamak,
b) İlgililerin muafiyet ve menfî tespit taleplerini değerlendirerek,
uygun olan anlaşmalara muafiyet ve menfî tespit belgesi vermek,
c) Verilen muafiyet kararları ve menfî tespit belgelerinin ilgili
olduğu piyasaları sürekli takip ederek, bu piyasalarda ya da
tarafların durumlarında değişiklikler tespit edilmesi halinde
ilgililerin başvurularını yeniden değerlendirmek,
d) Birleşme ve devralmalara izin vermek,
e) Kurul İkinci Başkanını seçmek,
f) Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak tebliğler çıkarmak ve
gerekli düzenlemeleri yapmak,
g) Rekabet hukuku ile ilgili mevzuatta yapılması gerekli
değişiklikler konusunda doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine
görüş bildirmek,
h) Rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve kararlarla ilgili olarak diğer
ülkelerin mevzuat, uygulama, politika ve tedbirlerini izlemek,
ı) Kurumun personel politikasını saptamak, uygulamasını izlemek,
personelin atama işlemlerini yapmak, Başkanlıkça hazırlanan Kurumun
yıllık bütçesi, gelir gider kesin hesabı ve yıllık çalışma
programlarını onamak, gerekirse bütçede hesaplar arasında aktarma
yapmaya karar vermek,
j) Boşalan Kurul üyelikleri için Kurumca gösterilecek adayları
belirlemek,
k) Yılda bir, çalışmaları ve görev alanlarındaki durum ve
gelişmelerle ilgili bir rapor yayınlamak,
l) Menkul ve gayrimenkul eşya ve demirbaş alımı gibi satın alma,
satma, kiralama konularındaki önerileri görüşüp karara bağlamak, bu
konuda gerekli düzenlemeleri yapmak,
m) Kurumun üçüncü kişilerle olan alacak, hak ve borçları hakkında
her türlü işleme karar vermek,
n) Kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek.
KURULUN ÇALIŞMA ESASLARI
MADDE 28 - Kurul, Başkan tarafından, Başkanın bulunmadığı izin,
hastalık, yolculuk ve diğer hallerde İkinci Başkan tarafından
yönetilir ve temsil edilir.
Toplantıyı Kurul Başkanı veya yokluğunda İkinci Başkan yönetir ve
karara bağlanacak gündemi toplantıdan önce belirleyerek Kurul
üyelerine bildirir.
Kurul üyeleri kendileri ve üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci
dereceye kadar sıhrî hısımlarıyla ilgili olaylarda müzakere ve
onaylamaya katılamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
BAŞKANLIK
MADDE 29 - Başkanlık; Kurul Başkanı, İkinci Başkan ve Kurul Başkan
Yardımcılarından teşekkül eder. Kurul Başkanı Kurumun en üst amiri
olup, Kurumun genel Yönetim ve temsilinden sorumludur. Bu
sorumluluk, Kurumun çalışmalarının genel çerçevede düzenlenmesi,
denetlenmesi, değerlendirilmesi ve gerektiğinde kamuya duyurulması
görev ve yetkilerini kapsar.
BAŞKANLIĞIN GÖREV VE YETKİLERİ
MADDE 30 - Başkanlığın görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kurumun karar organı olan Rekabet Kurulu ile hizmet birimlerinin
uyumlu, verimli, disiplinli ve düzenli bir biçimde çalışmasının en
üst düzeyde organizasyonu ve koordinasyonunu sağlamak, Kurum hizmet
birimleri arasında çıkabilecek görev ve yetki sorunlarını çözmek,
b) Kurul toplantılarının gündemini, gün ve saatini belirlemek ve
toplantıları idare etmek,
c) Kurul kararlarının gereğinin yerine getirilmesini sağlamak, bu
kararların uygulanmasını izlemek,
d) Hizmet birimlerinden gelen önerilere son şeklini vererek Kurula
sunmak,
e) Kurumun yıllık bütçesi ile gelir gider kesin hesabını ve yıllık
çalışma raporlarını hazırlamak ve Kurula sunmak, Kurum bütçesinin
uygulanmasını, gelirlerin toplanmasını, giderlerinin yapılmasını
sağlamak,
f) Rekabet politikası ile ilgili olarak alınacak kararlar ve ilgili
mevzuat hakkında görüş bildirmek,
g) Kurumun Bakanlık ve diğer kuruluşlarla ilişkilerini düzenlemek ve
yürütmek,
h) Kurumu resmî ve özel kuruluşlar nezdinde temsil etmek,
ı) Kurulun nihaî kararları ile Kurumca hazırlanacak tebliğ ve
yönetmeliklerin yayınlanmasını sağlamak,
j) Kurul Başkanı adına imzaya yetkili personelin görev ve yetki
alanını belirlemek.
BAŞKAN YARDIMCILARI
MADDE 31 - Başkanlık hizmetlerinin yürütülmesinde Başkana yardımcı
olmak amacıyla iki adet Başkan Yardımcısı görevlendirilebilir.
Başkan Yardımcıları, Başkan tarafından verilen görevleri yapmak,
talimatları yerine getirmek, teşkilat kademeleri ve ilgili hizmet
birimleri arasında uyum ve işbirliğini sağlamakla yükümlüdürler.
HİZMET BİRİMLERİ
MADDE 32 - Rekabet Kurumunun hizmet birimleri; Daire Başkanlıkları
şeklinde teşkilatlanmış ana hizmet birimleri, danışma birimleri ve
yardımcı hizmet birimlerinden oluşur.
DENETİM
MADDE 33 - Kurumun hesapları Sayıştay’ın denetimine tabidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
KURUM PERSONELİNİN STATÜSÜ
MADDE 34 - Kurum hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli
görevler, idarî hizmet sözleşmesi ile sözleşmeli olarak istihdam
edilen personel eliyle yürütülür. Kurum emrinde yeteri kadar uzman
meslek personeli ile kariyer dışı ihtisas personeli
çalıştırılabilir.
Kurum personeli ücret ve malî haklar dışında 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununa tabidir. Kurul, ihtiyaca uygun kuruluş ve kadro
statülerinin düzenlenmesinde serbesttir. Kadroların iptali ve ihdası
Kurulca yapılır. Geçicilik veya belli bir ihtisas gerektiren
nitelikteki hizmetler Başkanlıkça tespit olunur. Bu işlerde
çalışacak personel hakkında vekalet veya istisna akdi hükümleri
uygulanır. Bu fıkraya göre istihdam edileceklerden sosyal güvenlik
kuruluşlarından almakta oldukları aylıkları kesilmez.
Yabancı uzmanlar da Başkanlığın hazırlayıp Kurulun onayı ile
yürürlüğe konacak yönetmelik esaslarına göre istihdam edilebilir.
REKABET UZMAN YARDIMCILIĞINA ATAMA
MADDE 35 - Rekabet uzman yardımcılığına atanabilmek için aşağıdaki
nitelikler aranır:
a) Hukuk, İktisat, Siyasal Bilimler, İşletme, İktisadî ve İdarî
Bilimler fakültelerinin iktisat ve işletme bölümlerinden ya da
mühendislik fakültelerinin endüstri mühendisliği veya işletme
mühendisliği bölümlerinden yahut bunlara denkliği kabul edilen yurt
dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olmak,
b) Yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak,
c) İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinden birinde yapılacak
yabancı dil sınavında başarılı olmak,
d) Sınavın yapıldığı yılın Ocak ayının ilk günü itibariyle otuz
yaşını doldurmamış olmak.
Gerekli diğer şartlar Kurulca çıkarılacak sınav yönetmeliğinde
belirlenir.
REKABET UZMANLIĞI
MADDE 36 - 35 inci maddeye göre uzman yardımcılığına atananlar, üç
yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla konuları ile ilgili
hazırlayacakları ya da daha önce hazırlamış oldukları uzmanlık
tezinin Kurulca kabul edilmesi halinde "Rekabet Uzmanı" unvanını
alırlar.
Rekabet uzman ve yardımcıları meslek personeli sıfat ve yetkisini
taşır.
ÜCRET VE DİĞER MALİ HAKLAR
MADDE 37 - Kurul Başkan ve üyelerinin aylık ücretleri, en yüksek
devlet memurunun her türlü ödemeler dahil ücretlerinin iki katını
geçmemek üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığının teklifi ile Bakanlar
Kurulunca tespit olunur. En yüksek devlet memuruna ödenenlerden
gelir vergisine tabi olmayanlar bu Kanuna göre de Gelir Vergisine
tabi tutulmaz.
Kurum personelinin ücret ve diğer malî hakları, birinci fıkradaki
ücretler ve bunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin esaslar
çerçevesinde Başkanlığın teklifi üzerine Kurulca belirlenir.
EMEKLİLİK VE HİZMET SÜRELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
MADDE 38 - Kurul Başkan ve üyeleri ile diğer personel Emekli Sandığı
Kanununa tabidir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi
kimselerden Kurul Başkanlığına veya üyeliklerine atananlar ile
Kurumda görev alanlar görev sürelerinin sona ermesi halinde yeniden
devlet memurluğuna dönerek durumlarına uygun bir göreve atanırlar.
Bu takdirde, Kurumda geçirdikleri süreler tabi oldukları kanun
hükümlerine göre hizmetlerinde değerlendirilir.
Bu hükümler, akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar
saklı olmak üzere üniversitelerden gelen başkan ve üyelerle uzman
veya diğer personel hakkında da uygulanır.
Emeklilik açısından Kurul Başkanı Bakanlık Müsteşarı, Kurul Üyeleri
Bakanlık Müsteşar Yardımcıları, Daire Başkanları Bakanlık Genel
Müdürleri ile aynı düzeyde kabul edilir. Emeklilik açısından diğer
personelin durumu, Başkanlığın hazırlayacağı, Kurulun onayı ile
yürürlüğe konacak yönetmelikte gösterilir.
KURUMUN GELİRLERİ
MADDE 39 - Kurumun gelirleri Kurumun bütçesini oluşturur ve
aşağıdaki gelir kalemlerinden oluşur:
a) Bakanlık bütçesine konacak ödenek,
b) Kurulca bu Kanunun 16 ve 17 nci maddelerine göre verilen
cezaların yüzde yirmibeşi,
c) Yayın ve sair gelirler.
Kuruma ait gelirler T.C. Merkez Bankası veya bir devlet bankası
nezdinde açılacak bir hesapta toplanır. (b) bendinde belirtilen
gelirler cezaların kesinleşmesinden sonra cezanın Hazine veznesine
yatırılması esnasında Kurumun ilgili hesabına yatırılır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
KURULUN İNCELEME VE ARAŞTIRMALARINDA USUL ÖNARAŞTIRMA
MADDE 40 - Kurul, resen veya kendisine intikal eden başvurular
üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar
verir.
Ön araştırma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul Başkanı,
meslek personeli uzmanlardan bir ya da birkaçını raportör olarak
görevlendirir.
Ön araştırma yapmakla görevlendirilen raportör 30 gün içinde elde
ettiği bilgileri, her türlü delilleri ve konu hakkındaki görüşlerini
Kurula yazılı olarak bildirir.
ÖNARAŞTIRMANIN SONUÇLANMASI
MADDE 41 - Ön araştırma raporunun Kurula teslimini takip eden 10 gün
içinde, Kurul elde edilmiş olan bilgileri değerlendirerek karar
vermek üzere toplanır ve soruşturma açılmasına veya açılmamasına
karar verir.
BAŞVURU SAHİPLERİNE BİLDİRİM
MADDE 42 - Kurulun, ihbar veya şikayet başvurularında ileri sürülen
iddiaları ciddi ve yeterli bulması durumunda, ihbar veya şikayet
edenlere ileri sürülen iddiaların ciddi bulunduğu ve araştırmaya
başlandığı yazılı olarak bildirilir.
Kurulun, gerek başvuruları açıkça reddetmesi, gerekse süresi içinde
bildirimde bulunmayarak reddetmiş sayılması durumlarında, doğrudan
ya da dolaylı menfaati olduğunu belgeleyen herkes Kurulun red
kararına karşı yargı yoluna başvurabilir.
KURULUN SORUŞTURMAYA BAŞLAMASI
MADDE 43 - Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde, Kurul,
görevli raportör veya raportörler ile birlikte soruşturmayı
yürütecek Kurul üyesi veya üyelerini de belirler. Soruşturma en geç
6 ay içinde tamamlanır. Gerekli görüldüğü hallerde bir defaya mahsus
olmak üzere Kurul tarafından 6 aya kadar ek süre verilebilir.
Kurul, başlattığı soruşturmaları, soruşturmaya başlanması kararının
verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili taraflara bildirir
ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini
ister Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin başlayabilmesi
için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi
gerekir.
Kurulun soruşturmaya başlama kararı kesindir.
DELİLLERİN TOPLANMASI VE TARAFLARIN BİLGİLENDİRİLMESİ
MADDE 44 - Kurul adına hareket eden ve Kurul tarafından belirlenip,
görevlendirilen Kurul üyesi ve raportörlerden oluşan bir heyet,
soruşturma safhasında bu kanunun 14 üncü maddesinde düzenlenen bilgi
isteme ve 15 inci maddesinde düzenlenen yerinde inceleme yetkilerini
kullanabilir. Belirlenen bu süre içinde lüzum gördükleri evrakın
gönderilmesini ve her türlü bilginin verilmesini taraflardan ve
ilgili diğer yerlerden isteyebilir. Kurulun soruşturma safhasında,
bu Kanunun ihlal ettiği iddia edilen kişi veya kişiler, kararı
etkileyebilecek her türlü bilgi ve delili her zaman Kurula
sunabilirler.
Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar sözlü savunma
hakkını kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde kendileri ile
ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan
her türlü delilin bir nüshasının kendilerine verilmesini
isteyebilir.
Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği
konuları kararlarına dayanak yapamaz.
TEBLİGAT VE CEVAP VERME
MADDE 45 - Soruşturma safhası sonunda hazırlanan rapor, tüm Kurul
üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ olunur.
Bu Kanunu ihlal ettiği belirlenenlere yazılı savunmalarını 30 gün
içinde kurula göndermeleri tebliğ edilir. Tarafların gönderecekleri
savunmalarına karşı soruşturmayı yürütmekle görevlendirilenler 15
gün içinde ek yazılı görüş bildir ve bu da tüm Kurul üyeleri ile
ilgili taraflara bildirilir. Taraflar 30 gün içinde bu görüşe cevap
verebilirler. Tarafların haklı gerekçeler göstermesi halinde bu
süreler bir kereye mahsus olmak üzere ve en çok bir katına kadar
uzatılabilir.
Tarafların süresi içinde verilmeyen savunmaları dikkate alınmaz.
SÖZLÜ SAVUNMA TOPLANTISI
MADDE 46 - Sözlü savunma toplantısı, tarafların cevap dilekçesi ya
da savunma dilekçelerinde sözlü savunma hakkını kullanmak
istediklerini bildirmeleri üzerine yapılır. Ayrıca Kurul,
kendiliğinden sözlü savunma toplantısı yapılmasına karar verebilir.
Sözlü savunma toplantısı, soruşturma safhasının bitiminden en az 30
gün en çok 60 gün içinde yapılır. Sözlü savunma toplantısı
davetiyeleri sözlü savunma toplantısı gününden en az 30 gün önce
taraflara gönderilir.
SÖZLÜ SAVUNMA TOPLANTISINA İLİŞKİN ESASLAR
MADDE 47 - Sözlü savunma toplantıları açık olarak yapılır. Genel
ahlakın ve ticarî sırların korunması gerekçesi ile Kurul, sözlü
savunma toplantısının gizli olarak yapılmasına karar verebilir.
Sözlü savunma toplantılarını Kurul Başkanı veya Kurul Başkanının
toplantıya katılmadığı durumlarda Kurul İkinci Başkanı yönetir.
Toplantı, Kurul Başkanı veya İkinci Başkan ile en az 7 Kurul
üyesinin katılımı ile yapılır.
Sözlü savunma toplantıları en çok birbirini izleyen beş oturumda
tamamlanır ve bir gün içinde yapılan çeşitli toplantılar bir oturum
sayılır
Sözlü savunma toplantısından en geç 7 gün önce taraflar sözlü
savunmada yararlanacakları ispat vasıtalarını Kurula bildirmekle
yükümlüdürler. Taraflar süresi içinde bildirilmemiş ispat
vasıtalarından yararlanamazlar.
Sözlü savunmada ilgili taraflar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
İkinci Babının Sekizinci Faslında düzenlenen her türlü delil ve
ispat vasıtasından yararlanabilirler. Oturumlara bu Kanunu ihlal
ettiği idda edilen taraflar veya bunların temsilcileri ile doğrudan
ya da dolaylı menfaati olduğunu oturumdan önce kurula ispatlayanlar
ya da onların temsilcileri katılabilir.
NİHAİ KARAR
MADDE 48 - Sözlü savunma toplantısı yapıldıktan sonra aynı gün, bu
mümkün olmaz ise gerekçesiyle birlikte 15 gün içinde karar verilir.
Sözlü savunma toplantısı yapılmasının taraflarca talep edilmediği ve
Kurulun da kendiliğinden sözlü savunma yapılmasına karar vermediği
hallerde, nihaî karar dosya üzerinde yapılacak incelemeye göre,
soruşturma safhasının bitiminden sonra 30 gün içinde verilir.
Sözlü savunma yapılmasına karar verilmesine rağmen ilgili tarafların
sözlü savunmaya gelmemesi halinde karar, belirlenmiş toplantı
tarihinden sonraki bir hafta içinde dosya üzerinde yapılacak
incelemeye göre verilir.
GÖRÜŞMELERİN GİZLİLİĞİ
MADDE 49 - Kurul kararları gizli görüşme sonucu alınır ve alenen
tefhim edilir. Hiç bir Kurul üyesinin oyu çekimser olamaz.
Görüşmelere mazeretli olanlar dışında sözlü savunma toplantısında
hazır bulunmuş olan üyelerin katılmaları zorunludur.
GÖRÜŞMEDE USUL
MADDE 50 - Görüşmeyi Kurul Başkanı veya Kurul Başkanının görüşmeye
katılmadığı durumlarda İkinci Başkan yönetir ve karara bağlanacak
konuları belirler. Bu konular serbestçe tartışıldıktan sonra Başkan
oyları toplar ve en son kendi oyunu verir.
TOPLANTI VE KARAR YETER SAYISI
MADDE 51 - Kurul, nihaî kararlarında Başkan ya da İkinci Başkan
dahil en az toplam 8 üyenin katılımı ile toplanır ve en az 6 üyenin
aynı yönde oy kullanması ile karar verir.
İlk toplantıda karar için gerekli nisabın sağlanamadığı durumlarda,
Başkan ikinci toplantıya tüm üyelerin iştirakini sağlar. Ancak bunun
mümkün olmaması halinde karar, toplantıya katılanların salt
çoğunluğu ile alınır. Bu durumda da toplantı nisabı birinci fıkrada
belirtilenden az olamaz. İkinci toplantıda oylarda eşitlik olması
halinde Başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır.
Nihaî karar haricindeki diğer kararlar ve özellikle tedbir ve
tavsiye niteliğindeki kararlar ve işlemler için kurul üyelerinden en
az üçte birinin toplanması ve toplantıya katılanların salt
çoğunluğunun kararı gerekir.
KARARLARDA BULUNMASI GEREKEN HUSUSULAR
MADDE 52 - Kararlar aşağıdaki hususları ihtiva eder:
a) Kararı veren kurul üyelerinin adları ve soyadları,
b) İnceleme ve araştırmayı yapanların adları ve soyadları,
c) Tarafların ad ve unvanları ile ikametgahları ve ayırıcı
nitelikleri,
d) Tarafların iddialarının özeti,
e) İnceleme ve tartışılan ekonomik ve hukukî konuların özeti,
f) Raportörün görüşü,
g) İleri sürülen bütün delillerin ve savunmaların değerlendirilmesi,
h) Gerekçe ve kararın hukukî dayanağı,
ı) Sonuç,
k) Varsa karşı oy yazıları,
Verilen karar ile taraflara yüklenen görevler ve tanınan haklar
şüphe ve tereddüde yol açmayacak şekilde açık yazılmalıdır.
KARARLARIN YAZILMASI
MADDE 53 - Karar, Kurul Başkanı veya onun görevlendireceği bir üye
tarafından yazılır. Kararlar toplantıya katılan üyeler tarafından
imzalanır. Karara muhalif kalan üyeler ayrı ayrı veya birlikte karşı
oy yazısı yazabilir. Kararın aslı Kurul arşivinde saklanır. Birer
nüshası imza karşılığında taraflara verilir. Bir nüshası da
yayınlanmak üzere Rekabet Kurumu Yayın İşlerine gönderilir.
Kurul kararları kesinleştikten sonra tarafların ticarî nitelikli
sırlarını ifşa etmeyecek şekilde Resmi Gazetede yayınlanır.
SÜRELERİN BAŞLAMA TARİHİ
MADDE 54 - Rekabet Kurulu kararlarında süreler gerekçeli kararın
taraflara tebliğ tarihinden itibaren başlar.
KURUL KARARLARINA KARŞI YARGI YOLU
MADDE 55 - Kurulun nihaî kararlarına, tedbir kararlarına, para
cezalarına ve süreli para cezalarına karşı kararın taraflara
tebliğinden itibaren süresi içinde Danıştaya başvurulabilir. Bu süre
içinde yargı yoluna başvurulmazsa karar kesinleşir.
Para cezaları Kurulun kararı kesinleşmeden tahsil edilemez. Kurulun
para cezası veya süreli para cezası veren kararının yerine
getirilmesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine tabidir.
BEŞİNCİ KISIM
REKABETİN SINIRLANMASININ ÖZEL HUKUK ALANINDAKİ SONUÇLARI
BU KANUNA AYKIRI ANLAŞMA VE KARARLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ
MADDE 56 - Bu kanunun 4 üncü maddesine aykırı olan her türlü anlaşma
ile teşebbüs birlikleri kararı geçersizdir. Bu anlaşmalardan ve
kararlardan doğan edimlerin ifası istenemez. Daha önce yerine
getirilmiş edimlerin geçersizliği nedeniyle geri istenmesi halinde
tarafların iade borcu Borçlar Kanununun 63 ve 64 üncü maddelerine
tabidir.
Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü bu kanundan doğan
ihtilaflara uygulanmaz.
TAZMİNAT HAKKI
MADDE 57 - Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya
anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli
bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa,
bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur.
Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya
çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.
ZARARIN TAZMİNİ
MADDE 58 - Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması
sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet
sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar
olarak talep edebilirler.
Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün
zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da
teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören
teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün kârlar, geçmiş yıllara ait
bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır
ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar
görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara
neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların
üç katı oranında tazminata hükmedebilir.
İSPAT YÜKÜ
MADDE 59 - Zarar görenlerin, bir anlaşmanın varlığı ya da piyasada
rekabetin bozulduğu izlenimi veren, özellikle piyasaların fiilen
paylaşılması, uzun sayılacak bir süre piyasa fiyatında gözlenen
kararlılık, fiyatın piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerce
birbirine yakın aralıklarla artırıldığı gibi kanıtları yargı
organlarına sunmaları halinde, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde
bulunmadıklarını ispatlama yükü davalılara geçer. Rekabeti
sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığı her türlü
delille ispatlanabilir.
ALTINCI KISIM
SON HÜKÜMLER
KURUMUN PARA, EVRAK VE MALLARI ÜZERİNDE İŞLENEN SUÇLAR
MADDE 60 - Kurumun para, evrak ve her çeşit malları Devlet malı
hükmündedir. Görevleri ile ilgili olarak suç işleyen Kurul Başkan ve
üyeleri ile personeli Devlet memurları gibi cezalandırılır. Kurul
üyeleri ve personeline karşı işlenen suçlar Devlet memuruna karşı
işlenmiş sayılır.
Bu konudaki kovuşturmalar genel hükümlere göre yürütülür.
TEBLİGAT
MADDE 61 - Bu Kanun uyarınca ilgili taraflara yapılacak bildirimler,
7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir.
YÖNETMELİKLER
MADDE 62 - Bu kanunda belirtilenlerin dışında, Kurumun yetkilerini
kullanışı, yönetim ve çalışma esasları, gelirlerinin tahsili,
giderlerinin yapılması ve bu işlemlerin denetlenmesinde uygulanacak
usul ve esaslar, aylık ücretlerde yapılacak değişikliklerin
esasları, yabancı uzman çalıştırılmasına ilişkin esaslar, Kurumun
satın alacağı menkul ve gayrimenkullerin alımına ve ihale usulüne
ilişkin düzenlemeler ve Kurumun muhasebe sistemine ilişkin hükümler
Kurulca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe
konulacak yönetmeliklerde düzenlenir.
Bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikler, Bu kanunun yayımı
tarihinden itibaren bir yıl içinde çıkarılır.
UYGULANMAYACAK HÜKÜMLER
MADDE 63 - Kurum, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu, 2886 sayılı
Devlet İhale Kanunu, 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile bunların ek ve
değişikliklerine tabi değildir.
Kurumun gelirleri, Kurumlar Vergisinden; yapılacak bağış ve
yardımlar nedeniyle Veraset ve İntikal Vergisinden; yapılacak her
türlü muameleler dolayısıyla lehte tahakkuk edecek faizler Banka ve
Sigorta Muameleleri Vergisinden, Kurumun gelirleri ve bu gelirlerle
ilgili olarak yapılan bütün işlemler, taşınmaz mal alım ve satımında
her türlü vergi, resim ve harçtan; Kuruma alınacak taşıtlar taşıt
Alım Vergisinden ve Damga Resminden muaftır.
GEÇİCİ MADDE 1 - Rekabet Kuruluna ilk atama 22 nci madde esaslarına
göre yapılır. Şu kadar ki Rekabet Kurulu tarafından gösterilecek
adaylara ilişkin hükümler uygulanmaz.
İlk atamada Kurul yerine üyelik için başbakan ile Sanayi ve Ticaret
Bakanı ikişer aday gösterirler.
Kurulun ikinci ve dördüncü yılları sonunda yenilenecek üyeleri,
Kurulun bu dönemdeki son toplantılarında ad çekmek suretiyle
belirlenir. İlk dönem için Kurul Başkanı, Sanayi ve Ticaret
Bakanının göstereceği iki aday arasından Bakanlar Kurulunca atanır
ve Kurul Başkanı ve İkinci Başkanı kuraya iştirak etmeden sürelerini
altı yıl olarak tamamlarlar.
GEÇİCİ MADDE 2 - Geçici Madde 1'de belirtilen esaslar çerçevesinde
atanacak Rekabet Kurulu, Rekabet Kurumu teşkilatını oluşturduktan
sonra bu durumu bir tebliğ ile ilan eder. İlan tarihinde var olan
her türlü anlaşma ve kararlar, bu tarihten itibaren 6 ay içinde
Kurula bildirilir.
GEÇİCİ MADDE 3 - Rekabet Kurulu, bu kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren bir yıl içinde, Kanunun 35 ve 36 ncı
maddelerindeki şartlar aranmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere
kamu veya özel kuruluşlardan Kurumda çalışacak yeteri kadar uzman
atayabilir.
Şu kadar ki, uzman olarak atanacakların 35 inci maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bendinde sayılan niteliklere haiz,
mesleklerinde en az beş yıllık deneyime sahip, kırk bir yaşından gün
almamış olmaları gerekir. Kamu kuruluşlarından uzman olarak
atanacaklarda ayrıca mesleklerine yarışma ve yeterlik sınavı ile
girmiş olmaları şartı aranır.
Rekabet Kurumu teşkilatı oluşuncaya kadar, Kurumun İşlerinin
yürütülmesinde ilişkili Bakanlık personeli geçici olarak
görevlendirilebilir.
YÜRÜRLÜK
MADDE 64 - Bu kanunun idari para cezasına ilişkin 16 ncı maddesi ile
17 nci maddesi yayımı tarihinden bir yıl sonra, diğer maddeleri
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
YÜRÜTME
MADDE 65 - Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
|