|

MİRAS HUKUKU
BİRİNCİ KISIM
MİRASÇILAR
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAL MİRASÇILAR
A. Kan hısımları
I. Altsoy
MADDE 495.- Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun
altsoyudur.
Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede
halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
II. Ana ve baba
MADDE 496.- Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve
babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her
derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer
taraftaki mirasçılara kalır.
III. Büyük ana ve büyük baba
MADDE 497.- Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan
mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar,
eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların
yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri
altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay
aynı taraftaki mirasçılara kalır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de
altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün
miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.
Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin
mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna;
çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki
büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde
onların payları diğer tarafa geçer.
IV. Evlilik dışı hısımlar
MADDE 498.- Evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim
hükmüyle kurulmuş olanlar, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi
mirasçı olurlar.
B. Sağ kalan eş
MADDE 499.- Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre
mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:
1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın
dörtte biri,
2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa,
mirasın yarısı,
3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları
ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa
mirasın tamamı eşe kalır.
C. Evlâtlık
MADDE 500.- Evlâtlık ve altsoyu, evlât edinene kan hısımı gibi
mirasçı olurlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam
eder.
Evlât edinen ve hısımları, evlâtlığa mirasçı olmazlar.
D. Devlet
MADDE 501.- Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete
geçer.
İKİNCİ BÖLÜM
ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLAR
BİRİNCİ AYIRIM
TASARRUF EHLİYETİ
A. Ehliyet
I. Vasiyette
MADDE 502.- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş
yaşını doldurmuş olmak gerekir.
II. Miras sözleşmesinde
MADDE 503.- Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip
ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir.
B. İrade sakatlığı
MADDE 504.- Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama
etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak,
mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma
veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl
içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır.
Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık
yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit
edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir.
İKİNCİ AYIRIM
TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ
A. Tasarruf edilebilir kısım
I. Kapsamı
MADDE 505.- Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası, kardeşleri veya
eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan
kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.
Bu mirasçılardan hiç biri yoksa, mirasbırakan mirasının tamamında
tasarruf edebilir.
II. Saklı pay
MADDE 506.- Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:
1. Altsoy için yasal miras payının yarısı,
2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
3. Kardeşlerden her biri için yasal miras payının sekizde biri,
4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte
mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde
yasal miras payının dörtte üçü.
III. Tasarruf edilebilir kısmın hesabı
1. Borçların indirilmesi
MADDE 507.- Tasarruf edilebilir kısım, terekenin mirasbırakanın
ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır.
Hesap yapılırken, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri,
terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri, mirasbırakan ile
birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık
geçim giderleri terekeden indirilir.
2. Sağlararası karşılıksız kazandırmalar
MADDE 508.- Mirasbırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmaları,
tenkise tâbi oldukları ölçüde, tasarruf edilebilir kısmın hesabında
terekeye eklenir.
3. Sigorta alacakları
MADDE 509.- Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi
lehine hayat sigortası sözleşmesi yapması veya böyle bir kişiyi
sonradan lehdar olarak tayin etmesi ya da sigortacıya karşı olan
istem hakkını sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla karşılıksız
olarak üçüncü kişiye devretmesi hâlinde, sigorta alacağının
mirasbırakanın ölümü zamanındaki satın alma değeri terekeye eklenir.
B. Mirasçılıktan çıkarma
I. Sebepleri
MADDE 510.- Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir
tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:
1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine
karşı ağır bir suç işlemişse,
2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı
aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine
getirmemişse.
II. Hükümleri
MADDE 511.- Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı
gibi; tenkis davası da açamaz.
Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça,
mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan
önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa
mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan
önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
III. İspat yükü
MADDE 512.- Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin
tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir.
Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin
varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet
alacaklısına düşer.
Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta
belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine
getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında
düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur.
IV. Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma
MADDE 513.- Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi
bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan
çıkarabilir. Ancak, bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve
doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır.
Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa
veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras
payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine
çıkarma iptal olunur.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLARIN
ÇEŞİTLERİ
A. Genel olarak
MADDE 514.- Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde,
malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras
sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir.
Mirasbırakanın üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına
kalır.
B. Koşullar ve yüklemeler
MADDE 515.- Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarruflarını koşullara veya
yüklemelere bağlayabilir. Tasarruf hüküm ve sonuçlarını doğurduğu
andan itibaren, her ilgili koşul veya yüklemenin yerine
getirilmesini isteyebilir.
Hukuka veya ahlâka aykırı koşullar ve yüklemeler, ilişkin
bulundukları tasarrufu geçersiz kılar.
Anlamsız veya yalnız başkalarını rahatsız edici nitelikte olan
koşullar ve yüklemeler yok sayılır.
C. Mirasçı atama
MADDE 516.- Mirasbırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için
bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir.
Bir kişinin, mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren
her tasarruf, mirasçı atanması sayılır.
D. Belirli mal bırakma
I. Konusu
MADDE 517.- Mirasbırakan, bir kimseye onu mirasçı atamaksızın
belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabilir.
Belirli mal bırakma, ölüme bağlı tasarrufla bir kimseye terekedeki
bir malın mülkiyetinin veya terekenin tamamı ya da bir kısmı
üzerinde intifa hakkının kazandırılmasına yönelik olabileceği gibi;
bir kimse lehine tereke değeri üzerinden bir edimin yerine
getirilmesinin, bir iradın bağlanmasının veya bir kimsenin bir
borçtan kurtarılmasının, mirasçılar veya belirli mal bırakılanlara
yükletilmesi suretiyle de olabilir.
Bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan
aksi anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü
olanlar borçtan kurtulurlar.
II. Teslim borcu
MADDE 518.- Bırakılan belirli mal, mirasın açılması anındaki
durumuyla teslim olunur; yarar ve hasar, mirasın açılması anında
kendisine belirli mal bırakılana geçer.
Tasarrufu yerine getirme ile yükümlü olan kimse, mirasın
açılmasından sonra bırakılan belirli mala yaptığı harcamalar ve mala
verdiği zararlardan dolayı, vekâletsiz iş görenin haklarına sahip ve
borçlarıyla yükümlü olur.
III. Tereke ile ilgisi
MADDE 519.- Tereke mevcudunu veya tasarrufu yerine getirme
yükümlüsüne yapılan kazandırmayı ya da saklı payı zedeleyen
tasarrufların orantılı olarak tenkisi istenebilir.
Tasarrufu yerine getirme yükümlüsü, mirasçılığı veya kendisine
bırakılan kazandırmayı reddetmiş ya da mirasbırakandan önce ölmüş
veya mirastan yoksun kalmış olsa bile tasarruf yürürlükte kalır;
yerine getirme borcu, bu durumlardan yararlananlara geçer.
Yasal veya atanmış mirasçı, mirası reddetmiş olsa bile lehine
yapılmış bir tasarrufun yerine getirilmesini isteyebilir.
E. Yedek mirasçı atama
MADDE 520.- Mirasbırakan, atadığı mirasçının kendisinden önce ölmesi
veya mirası reddetmesi hâlinde onun yerine geçmek üzere bir veya
birden çok kişiyi yedek mirasçı olarak atayabilir.
Bu kural belirli mal bırakmada da uygulanır.
F. Artmirasçı atama
I. Belirlenmesi
MADDE 521.- Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla önmirasçı atadığı
kişiyi mirası artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabilir.
Aynı yükümlülük artmirasçıya yüklenemez.
Bu kurallar belirli mal bırakmada da uygulanır.
II. Artmirasçıya geçiş
MADDE 522.- Tasarrufta geçiş anı belirtilmemişse miras, önmirasçının
ölümüyle artmirasçıya geçer.
Tasarrufta geçiş anı gösterilmiş olup önmirasçının ölümünde bu an
henüz gelmemişse miras, güvence göstermeleri koşuluyla önmirasçının
mirasçılarına teslim edilir.
Mirasın artmirasçıya geçmesine herhangi bir sebeple olanak kalmadığı
anda miras, önmirasçıya; önmirasçı ölmüşse onun mirasçılarına kesin
olarak kalır.
III. Güvence
MADDE 523.- Önmirasçıya geçen mirasın sulh mahkemesince defteri
tutulur.
Mirasbırakan açıkça bağışık tutmadıkça, mirasın önmirasçıya teslimi
onun güvence göstermesine bağlıdır. Taşınmazlarda bu güvence,
yeterli görüldüğü takdirde mirası geçirme yükümlülüğünün tapu
kütüğüne şerh verilmesiyle de sağlanabilir.
Önmirasçı güvence göstermez veya artmirasçının beklenen haklarını
tehlikeye düşürürse, mirasın resmen yönetimine karar verilir.
IV. Hükümleri
1. Önmirasçı hakkında
MADDE 524.- Önmirasçı, mirası atanmış mirasçılar gibi kazanır.
Önmirasçı, mirasa artmirasçıya geçirme yükümlülüğü ile sahip olur.
2. Artmirasçı hakkında
MADDE 525.- Artmirasçı, mirası belirlenmiş olan geçiş anında sağ ise
kazanır.
Artmirasçı geçiş anından önce ölmüşse, tasarrufta aksi öngörülmüş
olmadıkça, miras önmirasçıya kalır.
Önmirasçı mirasbırakanın ölümünde sağ değilse veya mirastan yoksun
kalmışsa ya da mirası reddederse, miras artmirasçıya geçer.
G. Vakıf
MADDE 526.- Mirasbırakan, terekesinin tasarruf edilebilir kısmının
tamamını veya bir bölümünü özgülemek suretiyle vakıf kurabilir.
Vakıf, ancak kanun hükümlerine uyulmak koşuluyla tüzel kişilik
kazanır.
H. Miras sözleşmeleri
I. Olumlu miras sözleşmesi
MADDE 527.- Mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli
malını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakma
yükümlülüğü altına girebilir.
Mirasbırakan, malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir;
ancak, miras sözleşmesindeki yükümlülüğü ile bağdaşmayan ölüme bağlı
tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir.
II. Mirastan feragat sözleşmesi
1. Kapsamı
MADDE 528.- Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir
karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir.
Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder.
Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi
öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.
2. Hükümden düşmesi
MADDE 529.- Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine
yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması
hâlinde, feragat hükümden düşer.
Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmamışsa, en
yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır ve bunların
herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat yine
hükümden düşer.
3. Tereke alacaklılarının hakları
MADDE 530.- Mirasın açılması anında tereke, borçları
karşılayamıyorsa ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa,
feragat eden ve mirasçıları, alacaklılara karşı feragat için
ölümünden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları
karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında
sorumludurlar.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM
ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLARIN
ŞEKİLLERİ
A. Vasiyet
I. Şekilleri
1. Genel olarak
MADDE 531.- Vasiyet, resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile
ya da sözlü olarak yapılabilir.
2. Resmî vasiyetname
a. Düzenlenmesi
MADDE 532.- Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur
tarafından düzenlenir.
Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki
verilmiş diğer bir görevli olabilir.
b. Memurun işlevi
MADDE 533.- Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir. Bunun
üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için
mirasbırakana verir.
Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır.
Memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar.
c. Tanıkların katılması
MADDE 534.- Vasiyetnameye tarih ve imza konulduktan hemen sonra
mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu, bunun son arzularını
içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder.
Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı
tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak
altını imzalarlar.
Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.
d. Mirasbırakan tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın düzenleme
MADDE 535.- Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya
imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve
bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini
beyan eder.
Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde
yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin
kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun
vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini
vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.
e. Düzenlemeye katılma yasağı
MADDE 536.- Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi
kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar,
mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu
kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya
tanık olarak katılamazlar.
Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara,
bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu
kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.
f. Vasiyetnamenin saklanması
MADDE 537.- Resmî vasiyetnameyi düzenleyen memur, vasiyetnamenin
aslını saklamakla yükümlüdür.
3. El yazılı vasiyetname
MADDE 538.- El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün
gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla
yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.
El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak
notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.
4. Sözlü vasiyet
a. Son arzuları anlatma
MADDE 539.- Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi,
hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el
yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.
Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara
bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları
görevini yükler.
Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında,
tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de
geçerlidir.
b. Belgeleme
MADDE 540.- Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan
biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de
belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa
imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir
sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname
yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum
içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan ederler.
Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin
mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek mirasbırakanın
son arzularını bir tutanağa geçirtebilirler.
Sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa,
teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; Ülke sınırları dışında
seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa, o aracın sorumlu
yöneticisi; sağlık kurumlarında tedavi edilmekteyse, sağlık
kurumunun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer.
c. Hükümden düşme
MADDE 541.- Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname
yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü
vasiyet hükümden düşer.
II. Vasiyetten dönme
1. Yeni vasiyetname ile
MADDE 542.- Mirasbırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen
şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak
önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir.
Vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından dönülebilir.
2. Yok etme ile
MADDE 543.- Mirasbırakan, yok etmek suretiyle de vasiyetnameden
dönebilir.
Kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin
aynen ve tamamen belirlenmesine olanak bulunmayan vasiyetname
hükümsüz kalır. Tazminat isteme hakkı saklıdır.
3. Sonraki tasarruflar
MADDE 544.- Mirasbırakan, önceki vasiyetnamesini ortadan
kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname yaparsa, kuşkuya yer
bırakmayacak surette önceki vasiyetnameyi tamamlamadıkça, sonraki
vasiyetname onun yerini alır.
Belirli mal bırakma vasiyeti de, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe,
mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde bu vasiyetle bağdaşmayan
başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar.
B. Miras sözleşmesi
I. Şekli
MADDE 545.- Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî
vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.
Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda
bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde
imzalarlar.
II. Ortadan kaldırılması
1. Sağlararasında
a. Sözleşme veya vasiyetname ile
MADDE 546.- Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her
zaman ortadan kaldırılabilir.
Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal
bırakılan kişinin, mirasbırakana karşı miras sözleşmesinin
yapılmasından sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan
davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa; mirasbırakan, miras
sözleşmesini tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir.
Tek taraflı ortadan kaldırma, vasiyetnameler için kanunda öngörülen
şekillerden biriyle yapılır.
b. Sözleşmeden dönme yolu ile
MADDE 547.- Miras sözleşmesi gereğince sağlararası edimleri isteme
hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine
getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku
kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir.
2. Mirasbırakandan önce ölme
MADDE 548.- Mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi
mirasbırakanın ölümünde sağ değilse, miras sözleşmesi kendiliğinden
ortadan kalkar.
Mirasbırakandan önce ölen kişinin mirasçıları, aksi kararlaştırılmış
olmadıkça, ölüme bağlı tasarrufta bulunandan, miras sözleşmesi
uyarınca elde ettiği ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri
isteyebilirler.
C. Tasarruf edilebilir kısmın daralması
MADDE 549.- Miras sözleşmesi veya vasiyetnameyle yapılan ölüme bağlı
kazandırmalar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan
daralması yüzünden hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir.
BEŞİNCİ AYIRIM
VASİYETİ YERİNE GETİRME
GÖREVLİSİ
A. Atanması
I. Atanma ve ehliyet
MADDE 550.- Mirasbırakan, vasiyetnameyle bir veya birden çok
vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisinin, göreve başladığı sırada fiil
ehliyetine sahip olması gerekir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisine sulh hâkimi tarafından bu görevi
bildirilir; bildirim tarihinden başlayarak onbeş gün içinde kabul
edilmediği sulh hâkimine bildirilmezse, görev kabul edilmiş sayılır.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi hizmetinin karşılığında uygun bir
ücret isteyebilir.
II. Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi
MADDE 551.- Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmış
olması hâlinde, tasarruftan veya işin niteliğinden aksi
anlaşılmadıkça bunlar görevi birlikte yürütürler.
Bunlardan biri görevi kabul etmez veya edemez ya da herhangi bir
sebeple görevi sona ererse, mirasbırakanın tasarrufundan aksi
anlaşılmadıkça diğerleri göreve devam eder.
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi birlikte hareket etmek
üzere atanmış olsa bile acele hâllerde her biri gerekli işlemleri
yapabilir.
B. Görev ve yetkileri
I. Genel olarak
MADDE 552.- Mirasbırakan, tasarrufunda aksini öngörmüş veya sınırlı
bir görev vermiş olmadıkça vasiyeti yerine getirme görevlisi,
mirasbırakanın son arzularının yerine getirilmesi için gerekli bütün
işlemleri yapmakla görevli ve yetkilidir.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi, özellikle;
1. Göreve başladıktan sonra gecikmeksizin terekedeki malların,
hakların ve borçların listesini düzenler. Liste düzenlenirken olanak
varsa mirasçılar hazır bulundurulur.
2. Terekeyi yönetir ve yönetimin gerektirdiği ölçüde tereke
mallarının zilyetliğinin kendisine devrini ister.
3. Tereke alacaklarını tahsil eder, borçlarını öder.
4. Vasiyetleri yerine getirir.
5. Terekenin paylaşılması için plân hazırlar.
6. Tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortaklığını temsil
eder. Mirasçılar tarafından açılmış davalardan görevi ile ilgili
olanlara müdahil olarak katılabilir.
7. Açtığı veya aleyhine açılan davalar ile yapılan takipleri
mirasçılara bildirir.
II. Tereke malları üzerinde tasarruf
MADDE 553.- Mirasbırakan taahhüt etmiş olmadıkça, terekeye dahil
malların, vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından devri veya
bunlar üzerinde sınırlı aynî haklar kurulması, sulh hâkiminin yetki
vermesine bağlıdır. Hâkim, olanak bulunduğu takdirde mirasçıları
dinledikten sonra karar verir. Olağan giderleri karşılayacak
ölçüdeki tasarruflar için yetki almaya gerek yoktur.
C. Görevin sona ermesi
MADDE 554.- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevi, ölümü veya
atanmasını geçersiz kılan bir sebebin varlığı hâlinde kendiliğinden
sona erer.
Vasiyeti yerine getirme görevlisi sulh hâkimine yapacağı bir beyanla
görevinden ayrılabilir. Görev uygunsuz bir zamanda bırakılamaz.
D. Denetlenmesi
MADDE 555.- Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevinin yerine
getirilmesinde sulh hâkiminin denetimine tâbidir.
Hâkim, şikâyet üzerine veya re'sen gereken önlemleri alır.
Vasiyeti yerine getirme görevlisinin yetersiz olduğu, görevini
kötüye kullandığı veya ağır ihmali tespit edilirse, sulh hâkimi
tarafından görevine son verilir. Bu karara karşı tebliğinden
başlayarak onbeş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir.
İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
E. Sorumluluğu
MADDE 556.- Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevini yerine
getirirken özen göstermekle yükümlüdür; ilgililere karşı bir vekil
gibi sorumludur.
ALTINCI AYIRIM
ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLARIN
İPTALİ VE TENKİSİ
A. İptal davası
I. Sebepleri
MADDE 557.- Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali
için dava açılabilir:
1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada
yapılmışsa,
2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda
yapılmışsa,
3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka
veya ahlâka aykırı ise,
4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa.
II. Dava hakkı
MADDE 558.- İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati
bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir.
Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline
ilişkin olabilir.
İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya
hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine
katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun
tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir.
III. Hak düşürücü süreler
MADDE 559.- İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal
sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten
başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin,
diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli
davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi
yıl geçmekle düşer.
Hükümsüzlük, def"i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
B. Tenkis davası
I. Koşulları
1. Genel olarak
MADDE 560.- Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar,
mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının
tenkisini dava edebilirler.
Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan
kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan
anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır.
2. Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar
MADDE 561.- Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla
yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların
saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tâbi olur.
Tenkise tâbi birden fazla ölüme bağlı tasarrufun bulunması hâlinde,
saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan
kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kimselere yapılan kazandırmalar
orantılı olarak tenkis edilir.
3. Mirasçının alacaklılarının hakları
MADDE 562.- Mirasbırakan, tasarruf edebileceği kısmı aştığında,
saklı payı zedelenen mirasçı, iflâsı hâlinde iflâs dairesinin veya
mirasın geçtiği tarihte kendisine karşı ellerinde ödemeden aciz
belgesi bulunan alacaklıların ihtarına rağmen tenkis davası açmazsa,
iflâs idaresi veya bu alacaklılar, alacaklarının elde edilmesi için
gerekli olan oranda ve mirasçıya tanınan süre içinde tenkis davası
açabilirler.
Mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi
durumunda da iflâs idaresi veya alacaklılar, aynı koşullarla tenkis
davası açabilirler.
II. Hükümleri
1. Genel olarak
MADDE 563.- Tenkis, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu
tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasçı atanması yoluyla veya diğer bir
ölüme bağlı tasarrufla elde edilen kazandırmaların tamamında,
orantılı olarak yapılır.
Ölüme bağlı tasarrufla kazandırma elde eden kimse, bazı vasiyetleri
yerine getirmekle yükümlü kılınmışsa, kazandırmanın tenkise tâbi
tutulması hâlinde, bu kimse mirasbırakanın arzusunun başka türlü
olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça vasiyet borçlarının da aynı oranda
tenkis edilmesini isteyebilir.
2. Bölünmez mal vasiyetinde
MADDE 564.- Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak
bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet
alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın
verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan
parayı isteyebilir.
Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın
tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde
tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para
olarak ödetilmesine karar verilir.
Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır.
3. Sağlararası kazandırmalar
a. Tenkise tâbi kazandırmalar
MADDE 565.- Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı
tasarruflar gibi tenkise tâbidir:
1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya
miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar,geri
verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma
yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen
çeyiz ve kuruluş sermayesi,
2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan
kazandırmalar,
3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı
bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen
hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla
yaptığı açık olan kazandırmalar.
b. Geri verme borcu
MADDE 566.- Kendisine tenkise tâbi bir kazandırma yapılmış olan
kimse iyiniyetli ise, sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan
elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür; iyiniyetli değilse,
iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere
göre sorumlu olur.
Miras sözleşmesiyle elde ettiği kazandırma tenkise tâbi tutulan
kimse, bu kazandırma için mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis
oranında geri verilmesini isteyebilir.
4. Hayat sigortalarında
MADDE 567.- Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi
lehine hayat sigortası yaptığı veya böyle bir kişiyi lehdar olarak
sonra belirlediği ya da sigortacıya karşı olan istem hakkını
sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla karşılıksız olarak üçüncü
kişiye devrettiği hâllerde, sigorta alacağının mirasbırakanın ölümü
zamanındaki satınalma değeri tenkise tâbi olur.
5. İntifa hakkı veya irat bakımından
MADDE 568.- Mirasbırakan, tahmin edilen devam sürelerine göre
sermayeye çevrilmeleri hâlinde tasarruf edilebilir kısmı aşan intifa
hakkı veya irat borcu ile terekesini yükümlü kılarsa, mirasçıları,
intifa hakkının veya irat borcunun tenkisini ya da tasarruf
edilebilir kısmı vererek bu yükümlülüğün kaldırılmasını
isteyebilirler.
6. Artmirasçı bakımından
MADDE 569.- Mirası artmirasçıya geçirme yükümlülüğü ile saklı payı
zedelenen mirasçı, aşan kısmın tenkisini isteyebilir.
III. Tenkiste sıra
MADDE 570.- Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı
tasarruflardan; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru
geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır.
Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan
ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada
tenkis edilir.
IV. Hak düşürücü süreler
MADDE 571.- Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının
zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde
vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın
açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.
Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa,
süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar.
Tenkis iddiası, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
YEDİNCİ AYIRIM
MİRAS SÖZLEŞMESİNDEN
DOĞAN DAVALAR
A. Mirasbırakanın sağlığında mallarını vermesi durumunda
MADDE 572.- Mirasbırakan, sağlığında bütün malvarlığını miras
sözleşmesiyle atadığı mirasçıya devretmişse, bu mirasçı resmî defter
düzenlenmesini isteyebilir.
Mirasbırakan, malvarlığının tamamını devretmemişse veya tamamını
devrettikten sonra yeni mallar edinmişse; miras sözleşmesi, aksine
bir kural içermedikçe, yalnız sağlıkta devredilmiş olan malları
kapsar.
Mirasbırakanın sağlığında malvarlığını devretmesi hâlinde, miras
sözleşmesinde başka türlü bir kural yoksa, miras sözleşmesinden
doğan hak ve borçlar atanmış mirasçının mirasçılarına geçer.
B. Mirastan feragat durumunda
I. Tenkis
MADDE 573.- Mirasbırakan, mirastan feragat eden mirasçıya,
sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde
bulunmuşsa; diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilirler. Bu
durumda, mirastan feragat edenin sadece saklı payını aşan miktar
tenkise tâbi olur.
Edimlerin değerlerinin mahsubu, mirasta denkleştirme kurallarına
göre yapılır.
II. Geri verme
MADDE 574.- Mirastan feragat eden, tenkis sebebiyle terekeye bir
malı veya diğer bir değeri geri vermekle yükümlü olursa; dilerse
tenkise tâbi değeri geri verir, dilerse almış olduklarının tamamını
terekeye geri vererek mirastan feragat etmemiş gibi paylaşmaya
katılır.
İKİNCİ KISIM
MİRASIN GEÇMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
MİRASIN AÇILMASI
A. Açılma ve değerlendirme anı
MADDE 575.- Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır. Mirasbırakanın
sağlığında yapmış olduğu mirasla ilgili kazandırmalar ve
paylaştırmalar, terekenin ölüm anındaki durumuna göre
değerlendirilir.
B. Açılma yeri ve yetkili mahkeme
MADDE 576.- Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim
yerinde açılır.
Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın
paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim
yeri mahkemesinde görülür.
C. Açılmanın hükümleri
I. Mirasa ehliyet
1.Hak ehliyeti
MADDE 577.- Bu Kanuna göre mirasa ehil olmayanlar dışındaki herkes
mirasçı olabileceği gibi, vasiyet alacaklısı da olabilir.
Tüzel kişiliği bulunmayan bir topluluğa belli bir amaç için yapılan
kazandırmaları, o topluluk içindeki kişiler, mirasbırakan tarafından
belirlenen bu amacı gerçekleştirme kaydıyla birlikte edinmiş
olurlar; amacın bu yolla gerçekleştirilmesine olanak yoksa, yapılan
kazandırma vakıf kurma sayılır.
2. Mirastan yoksunluk
a. Sebepleri
MADDE 578.- Aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi; ölüme
bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler:
1. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya
öldürmeye teşebbüs edenler,
2. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde
ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler,
3. Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir
tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla
sağlayanlar ve engelleyenler,
4. Mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda
ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan
kaldıranlar veya bozanlar.
Mirastan yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar.
b. Altsoya etkisi
MADDE 579.- Mirastan yoksunluk, yalnız yoksun olanı etkiler.
Mirastan yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin
altsoyu gibi mirasçı olur.
II. Sağ olmak
1. Mirasçı olarak
MADDE 580.- Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında
mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır.
Mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse, onun miras
hakkı kendi mirasçılarına kalır.
2. Vasiyet alacaklısı olarak
MADDE 581.- Vasiyet alacaklısı olabilmek için mirasbırakanın ölümü
anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır.
Vasiyet alacaklısı mirasbırakandan önce ölmüş ise, tasarruftan aksi
anlaşılmadıkça, vasiyeti yerine getirme yükümlülüğü, vasiyet
yükümlüsünün yararına ortadan kalkar.
3. Cenin
MADDE 582.- Cenin, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur.
Ölü doğan çocuk mirasçı olamaz.
4. İleride doğacak çocuk
MADDE 583.- Mirasın açıldığı anda henüz var olmayan bir kimseye
artmirasçı veya art vasiyet alacaklısı olarak, tereke veya tereke
malı bırakılabilir.
Mirasbırakan tarafından önmirasçı atanmamışsa, yasal mirasçı,
önmirasçı sayılır.
D. Gaiplik
I. Gaibin mirası
1. Güvence karşılığı teslim
MADDE 584.- Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin
mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları
kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya
çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri
vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar.
Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun
zamandan beri haber alınamama durumunda onbeş yıl ve her hâlde en
çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir.
Beş yıl, tereke mallarının tesliminden; onbeş yıl, son haber
tarihinden başlayarak hesaplanır.
2. Geri verme
MADDE 585.- Gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını
ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını
teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca
geri vermekle yükümlüdürler.
İyiniyetli olanların üstün hak sahiplerine geri verme
yükümlülükleri, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı
süresine tâbidir.
II. Gaibe düşen miras
MADDE 586.- Ortada bulunmayan ve mirasın açıldığı anda sağ olup
olmadığı ispat edilemeyen mirasçının miras payı resmen yönetilir.
Mirasın açıldığı anda ortada bulunmayanın sağ olmaması hâlinde onun
miras payı kendilerine kalacak olanlar, gaipliğe ilişkin sürelere ve
usule uyarak o kimsenin gaipliğine karar verilmesini ve miras
payının kendilerine teslimini isteyebilirler.
Miras payının teslimi, gaipliğine karar verilen kimsenin mirasının
mirasçılara teslimine ilişkin kurallara tâbidir.
III. Gaibin hem mirasbırakan, hem mirasçı olması
MADDE 587.- Gaibin mirasçıları tereke mallarını teslim aldıktan
sonra gaibe bir miras düşerse, ona düşen miras payı gaiplik
sebebiyle kendilerine kalacak olanlar, ayrıca bir gaiplik kararı
almak zorunda kalmaksızın bu miras payının teslimini isteyebilirler.
Gaibe düşen miras payını teslim alanların elde ettikleri gaiplik
kararına aynı şekilde gaibin mirasçıları da dayanabilirler.
IV. Hazinenin istemi
MADDE 588.- Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı
veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı
böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin
istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir.
Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak
sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası
Devlete geçer.
Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin
mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.
İKİNCİ BÖLÜM
MİRASIN GEÇMESİNİN SONUÇLARI
BİRİNCİ AYIRIM
KORUMA ÖNLEMLERİ
A. Genel olarak
MADDE 589.- Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine
veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini
sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.
Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan
mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen
yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere,
başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği
hâllerde Devlet tarafından karşılanır.
Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin
sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin
bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması
için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa
vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.
B. Defter tutma
MADDE 590.- Aşağıdaki sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde sulh
hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir:
1. Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması
gereken kimse varsa,
2. Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi
de yoksa,
3. Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak
bir ay içinde istemde bulunursa,
Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır.
C. Mühürleme
MADDE 591.- Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenir.
Mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemi alınır. Mühür altına
alma yazımdan önce de yapılabilir.
Tereke mühürlenirken mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları
için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak
kendilerine bırakılır; taşınmazların onların oturmaları için zorunlu
olan bölümleri, mühürlemenin dışında tutulur.
Alacaklıların istemi üzerine yapılan mühürleme, güvence altına
alınan miktarla sınırlıdır. Alacaklıya güvence gösterildiği takdirde
mühürleme yapılmaz, yapılmışsa kaldırılır.
D. Terekenin resmen yönetilmesi
I. Genel olarak
MADDE 592.- Aşağıdaki hâllerde sulh hâkimi re'sen mirasın resmen
yönetilmesine karar verir:
1. Mirasçılardan birinin uzun süreden beri bulunamaması ve temsilci
de bırakmaması hâlinde menfaati gerektiriyorsa,
2. Mirasta hak sahibi olduğunu ileri sürenlerden hiçbiri mirasçılık
sıfatını yeterince ispatlayamazsa veya bir mirasçı bulunup
bulunmadığı şüpheli olursa,
3. Mirasçıların tamamı bilinmiyorsa,
4. Kanunda özel olarak öngörülmüşse.
Mirasbırakan terekenin tamamı üzerinde yetkili olmak üzere vasiyeti
yerine getirme görevlisi atamış ise, önemli bir engel bulunmadıkça
terekenin yönetimi ona verilir.
Mirasbırakan velâyet veya vesayet altında idiyse; veli veya vasi bir
sakınca olmadıkça terekenin yönetimiyle görevlendirilir.
Sulh hâkimi, terekeyi yönetmekle görevlendirilen kimseye, istemi
hâlinde terekeden karşılanmak üzere uygun bir ücret ödenmesine karar
verir.
II. Görev, temsil ve sorumluluk
MADDE 593.- Terekeyi resmen yöneten sulh hâkimi veya onun yönetimle
görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan
kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin
haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi
özenle yönetmek ve özellikle aşağıda yazılı işleri görmekle
yükümlüdür:
1. Henüz yapılmamışsa, terekenin yazımı,
2. Gereken koruma önlemlerinin alınması,
3. Mirasçıların menfaatlerine veya iyi bir yönetimin gereklerine
uygun düştüğü takdirde terekedeki malların satılması,
4. Mirasbırakanın alacaklarının tahsili ve borçlarının ödenmesi,
5. Mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan vasiyetlerin,
sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı ile yerine
getirilmesi,
6. Terekeye ait paraların faiz getirmek üzere tüzükte belirtilen bir
bankaya yatırılması veya bu paralarla Devlet tahvili alınması ve
yeterli güvencesi bulunmayan yatırımların güvenceli yatırımlara
dönüştürülmesi,
7. Terekede ticarethane, imalâthane veya başka bir işletme varsa,
bunların olduğu gibi sürdürülmesi; sürdürmede yarar yoksa, tasfiyesi
için gerekli önlemlerin alınması.
Tereke yöneticisi, görevine giren hususlarda miras ortaklığının
temsilcisi olup, ortaklık aleyhine açılan davalarda ve yapılan icra
takiplerinde ortaklığı temsil eder ve gereken hâllerde ortaklık
adına dava açmaya, icra takibinde bulunmaya, davadan feragate,
kabule, sulh olmaya ve tahkime yetkilidir; davaları ve takipleri
mirasçılara ihbar eder.
Terekenin resmen yönetilmesinde, sulh hâkimi ile yöneticinin
işlemleri konusunda, niteliklerine uygun olduğu ölçüde, vesayete
ilişkin hükümler uygulanır.
III. Mirasçıların bilinmemesi
MADDE 594.- Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya
mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir
ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan
başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye
çağırır.
İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı
tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı
kalmak üzere miras Devlete geçer.
E. Vasiyetname ile ilgili işlemler
I. Teslim görevi ve alınacak önlemler
MADDE 595.- Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen
vasiyetnamesinin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh
hâkimine teslim edilmesi zorunludur.
Vasiyetnameyi düzenleyen veya muhafaza eden görevli ya da
mirasbırakanın arzusu üzerine saklayan veya başka surette ele
geçiren ya da ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir
öğrenmez teslim görevini yerine getirmekle yükümlüdür; aksi takdirde
bu yüzden doğacak zarardan sorumludur.
Sulh hâkimi, teslim edilen vasiyetnameyi derhâl inceler, gerekli
koruma önlemlerini alır; olanak varsa ilgilileri dinleyerek
terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen
yönetilmesine karar verir.
II. Vasiyetnamenin açılması
MADDE 596.- Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın
tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri
sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur.
Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin açılması
sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır.
Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı
işlemler yapılır.
III. İlgililere tebliğ
MADDE 597.- Mirasta hak sahibi olanların her birine gideri terekeye
ait olmak üzere, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının
onaylı bir örneği hâkim tarafından tebliğ edilir.
Nerede olduğu bilinmeyenlere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin
kısımları ilân yolu ile tebliğ olunur.
IV. Mirasçılık belgesi
MADDE 598.- Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları
belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren
bir belge verilir.
Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa
mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine
bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine
tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya
vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.
Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.
İKİNCİ AYIRIM
MİRASIN KAZANILMASI
A. Kazanma
I. Mirasçılar tarafından
MADDE 599.- Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün
olarak, kanun gereğince kazanırlar.
Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar,
mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı
haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini
doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel
olarak sorumlu olurlar.
Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar.
Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik
hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.
II. Vasiyet alacaklıları tarafından
1. İstem
MADDE 600.- Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi
varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir
istem hakkına sahip olur.
Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün
mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur.
Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet
yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın
devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine
getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.
2. Özel durumlar
MADDE 601.- Kendisine bir intifa hakkı veya bir irat hakkı ya da
belli aralıklarla tekrarlanan diğer bir edim vasiyet edilen kimsenin
istem hakkı, tasarrufta başka bir esas öngörülmüş olmadıkça, eşya
hukuku ve borçlar hukuku kurallarına tâbidir.
Kendisine mirasbırakanın ölümünde ödenecek bir sigorta alacağı
vasiyet edilen kimse, sigorta sözleşmesinden doğan istem hakkını
sigortacıya karşı doğrudan doğruya kullanabilir.
3. Zamanaşımı
MADDE 602.- Vasiyet alacaklısının dava hakkı, ölüme bağlı
kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel
olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle
zamanaşımına uğrar.
III. Alacaklıların durumu
MADDE 603.- Mirasbırakanın alacaklılarının hakları, vasiyet
alacaklılarının haklarından, vasiyet alacaklılarının hakları da
mirasçıların alacaklılarının haklarından önce gelir.
Mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklıları ile
mirasbırakanın alacaklıları aynı haklara sahiptirler.
IV. Tenkis ve geri isteme
MADDE 604.- Mirasçılar, vasiyet yükümlülüğünü yerine getirdikten
sonra mirasbırakanın daha önce bilmedikleri borçlarını öderlerse,
vasiyet alacaklısından vasiyetin tenkisini isteyebilecekleri oranda
verileni geri isteme hakkına sahiptirler.
Vasiyet alacaklısı, ancak geri isteme zamanında var olan
zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu tutulabilir.
B. Ret
I. Ret beyanı
1. Ret hakkı
MADDE 605.-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya
resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
2. Süre
a. Genel olarak
MADDE 606.- Miras, üç ay içinde reddolunabilir.
Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra
öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri;
vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun
kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
b. Terekenin yazımında
MADDE 607.- Koruma önlemi olarak terekenin yazımı hâlinde mirası ret
süresi, yasal ve atanmış mirasçılar için yazım işleminin sona
erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar.
3. Ret hakkının geçmesi
MADDE 608.- Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi
mirasçılarına geçer.
Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın
geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin
mirasbırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre
dolmadıkça sona ermez.
Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse; bunlar
için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini
öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.
4. Reddin şekli
MADDE 609.- Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine
sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit
eder.
Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh
mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse
kendisine reddi gösteren bir belge verilir.
Tutanağın ve kütüğün nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.
II. Ret hakkının düşmesi
MADDE 610.- Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası
kayıtsız şartsız kazanmış olur.
Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan,
terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın
işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da
tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası
reddedemez.
Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için
dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan
kaldırmaz.
III. Mirasçılardan biri tarafından ret
MADDE 611.- Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı,
miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine
geçer.
Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı
tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça,
mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.
IV. En yakın mirasçıların tamamı tarafından ret
1. Genel olarak
MADDE 612.- En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan
miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir.
Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak
sahiplerine verilir.
2. Mirasın sağ kalan eşe geçmesi
MADDE 613.- Altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde, bunların
payı sağ kalan eşe geçer.
3. Sonra gelen mirasçılar yararına ret
MADDE 614.- Mirasçılar, mirası reddederken, kendilerinden sonra
gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını
tasfiyeden önce isteyebilirler.
Bu takdirde ret, sulh hâkimi tarafından daha sonra gelen mirasçılara
bildirilir; bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş
sayılırlar.
Bunun üzerine miras, iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir ve
tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir.
V. Ret süresinin uzatılması
MADDE 615.- Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve
atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni
bir süre tanıyabilir.
VI. Vasiyetin reddi
MADDE 616.- Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi hâlinde,
mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan
anlaşılmadıkça, bu redden vasiyet yükümlüsü yararlanır.
VII. Mirasçıların alacaklılarının korunması
MADDE 617.- Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına
zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs
idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret
tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava
açabilirler.
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir.
Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir
şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer
alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret
geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.
VIII. Ret hâlinde sorumluluk
MADDE 618.- Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden
mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl
içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri
vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar.
Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz, bu
sorumluluğun dışındadır.
İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri
ölçüsünde sorumlu olurlar.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
RESMÎ DEFTER TUTMA
A. Koşulları
MADDE 619.- Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin
resmî defterinin tutulmasını isteyebilir.
Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir
ay içinde sulh hâkiminden istenir.
Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da
etkili olur.
B. Usul
I. Deftere geçirme
MADDE 620.- Resmî defter, sulh mahkemesi tarafından düzenlenir; bu
deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle
yazılır.
Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi olan herkes, sulh
mahkemesi tarafından istenilen bilgiyi vermekle yükümlüdür. Haklı
bir sebep olmaksızın bilgi vermeyenler veya yanlış ya da eksik bilgi
verenler, bundan doğacak zararları mirasçılara, vasiyet
alacaklılarına veya üçüncü kişilere tazminle yükümlüdürler.
Mirasçılar, özellikle mirasbırakanın kendilerince bilinen borçlarını
sulh mahkemesine bildirmek zorundadırlar.
Resmî defterin nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.
II. İlân yoluyla çağrı
MADDE 621.- Sulh mahkemesi, mirasbırakanın alacaklıları ile
borçlularını belli bir süre içinde alacaklarını ve borçlarını
bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilân yoluyla
çağırır. Çağrı, kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da
kapsar.
İlânda bildirimde bulunmamanın sonuçları hakkında alacaklıların
dikkatleri çekilir.
Bildirim süresi, ikinci ilândan başlayarak en az bir aydır.
III. Doğrudan doğruya deftere geçirme
MADDE 622.- Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden
varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar, deftere doğrudan doğruya
geçirilir.
Deftere geçirilenler, alacaklılara ve borçlulara bildirilir.
IV. Defter tutmanın sona ermesi
MADDE 623.- İlânda belirtilen sürenin dolmasıyla defterin tutulması
sona erer ve defter, bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir
aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir.
Defter tutma giderleri terekeden ödenir. Giderler terekeden
karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır.
C. Defter tutma sırasında mirasçıların durumu
I. Yönetim
MADDE 624.- Defter tutma süresince ancak zorunlu yönetim işleri
yapılabilir.
Miras bırakanın işlerinin yürütülmesi sulh mahkemesince kendisine
bırakılan mirasçıdan diğer mirasçılar güvence göstermesini
isteyebilirler.
II. İcra takibi, dava ve zamanaşımı
MADDE 625.- Resmî defter tutulması devam ettiği sürece
mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz.
Bu süre içinde zamanaşımı işlemez.
Acele hâller dışında, davalara devam edilemiyeceği gibi, yeni dava
da açılamaz.
D. Sonuçları
I. Beyana çağrı
MADDE 626.- Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı,
mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır.
Koşullar gerektirdiği takdirde sulh mahkemesi, tereke mallarına yeni
değer biçilmesi, uyuşmazlıkların çözümü ve benzeri durumlar için ek
süre verebilir.
II. Beyan
MADDE 627.- Mirasçılardan her biri, tanınan süre içinde mirası
reddettiğini veya resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya
kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir.
Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası
tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır.
III. Resmî deftere göre kabulün sonuçları
1. Deftere yazılanlardan sorumluluk
MADDE 628.- Resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya sadece
deftere yazılmış borçlarla geçer.
Bu suretle mirasın geçmesi, mirasın açıldığı tarihten başlayarak
hüküm ifade eder.
Mirasçı, mirasbırakanın deftere yazılmış olan borçlarından hem
tereke malları, hem kendi malvarlığı ile sorumludur.
2. Deftere yazılmayanlardan sorumluluk
MADDE 629.- Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara
karşı mirasçı, kendi kişisel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi;
terekeden kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz.
Ancak, alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı veya
bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı,
zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır.
Alacakları, tereke mallarıyla güvence altına alınmış olan
alacaklılar deftere geçirilmemiş olsa bile bu haklarını güvenceden
alabilirler.
3. Kefalet borçlarından sorumluluk
MADDE 630.- Mirasbırakanın kefaletten doğan borçları defterde ayrı
bir yere yazılır ve mirasçılar, mirası kayıtsız ve şartsız kabul
etmiş olsalar bile, bu borçlardan terekenin iflâs hükümlerine göre
tasfiyesi hâlinde kefalet sebebiyle alacaklı olanlara ne düşecek
idiyse ancak o miktarla sorumlu olurlar.
E. Mirasın Devlete geçmesi hâli
MADDE 631.- Mirasın Devlete geçmesi hâlinde sulh mahkemesi, re'sen
yukarıdaki usuller uyarınca terekenin resmî defterini düzenler.
Devlet, deftere yazılan borçlardan sadece miras yoluyla edindiği
değerler ölçüsünde sorumludur.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM
RESMÎ TASFİYE
A. Koşulları
I. Mirasçıların istemi ile
MADDE 632.- Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul
edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir.
Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi
hâlinde dikkate alınmaz.
Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu
olmazlar.
II. Mirasbırakanın alacaklılarının istemi ile
MADDE 633.- Mirasbırakanın alacaklarını elde edemeyeceklerinden
inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklıları, istedikleri hâlde
alacakları ödenmediği veya kendilerine güvence verilmediği takdirde,
mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından
başlayarak üç ay içinde, terekenin resmî tasfiyesini isteyebilirler.
Aynı koşulların varlığı hâlinde vasiyet alacaklıları da, haklarının
korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilirler.
B. Usul
I. Yönetim
MADDE 634.- Resmî tasfiye, sulh mahkemesince veya atayacağı bir ya
da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır.
Resmî tasfiyeye terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlanır ve
aynı zamanda yapılacak ilânla mirasbırakanın alacaklılarından ve
borçlularından, belirtilen süre içinde alacaklarını ve borçlarını
bildirmeleri istenir.
Terekenin daha önce resmî defteri düzenlenmiş ise resmî tasfiye bu
deftere göre yapılır.
Tasfiye memuru, göreviyle ilgili işlerini sulh mahkemesinin gözetim
ve denetimi altında yürütür. Mirasçılar ve tereke alacaklıları, sulh
mahkemesine, tasfiye memuru tarafından yapılan veya tasarlanan
işlemlerden dolayı bunu öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün
içinde yazılı olarak şikâyette bulunabilirler.
II. Olağan usul ile tasfiye
MADDE 635.- Resmî tasfiye, mirasbırakanın yürüyen işlerinin
tamamlanmasını, borçlarının yerine getirilmesini, alacaklarının
tahsilini, vasiyet borçlarının terekenin olanağı ölçüsünde yerine
getirilmesini, zorunlu olduğu takdirde mirasbırakanın haklarının ve
borçlarının mahkemece tespitini ve mallarının paraya çevrilmesini
kapsar.
Tasfiye memuru, tereke ile ilgili dava, takip ve idarî işlemler
hakkında mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür.
Terekedeki taşınmazlar, açık artırma veya bütün mirasçıların kabulü
hâlinde pazarlık yoluyla satılır.
Mirasçılar, tasfiye devam ederken tasfiye için gerekli olmayan
tereke mallarının ve paranın kısmen veya tamamen kendilerine
verilmesini isteyebilirler.
III. İflâs usulü ile tasfiye
MADDE 636.- Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesi,
sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır.
BEŞİNCİ AYIRIM
MİRAS SEBEBİYLE İSTİHKAK DAVASI
A. Koşulları
MADDE 637.- Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke
mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün
hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.
Bu davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da
çözer.
Hâkim, davacının istemi üzerine hakkın korunması için davalının
güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi gerekli
her türlü önlemi alır.
B. Hükümleri
MADDE 638.- Miras sebebiyle istihkak davasının kabulü hâlinde,
tereke veya terekeye dahil mal, davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler
uyarınca verilir.
Miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı
yoluyla kazandığını ileri süremez.
C. Zamanaşımı
MADDE 639.- Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin
mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını
elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her
hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının
üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MİRASIN PAYLAŞILMASI
BİRİNCİ AYIRIM
PAYLAŞIMDAN ÖNCE MİRAS
ORTAKLIĞI
A. Mirasın geçmesinin sonucu
I. Miras ortaklığı
MADDE 640.- Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle
birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak
ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya
kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere,
terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras
ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.
Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir.
Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.
Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine
diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin
gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.
II. Mirasçıların sorumluluğu
MADDE 641.- Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen
sorumludurlar.
Ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve
emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile
torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, bu yüzden terekenin
borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır.
B. Paylaşmayı isteme hakkı
MADDE 642.- Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince
ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın
paylaşılmasını isteyebilir.
Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış
yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden
isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin
tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak,
olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya
verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen
taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla
giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.
Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin
değerini önemli ölçüde azaltacaksa; sulh hâkimi, mirasçılardan
birinin istemi üzerine bu malın veya terekenin paylaşılmasının
ertelenmesine karar verebilir.
C. Cenin nedeniyle erteleme
MADDE 643.- Mirasın açıldığı tarihte, mirasçı olabilecek bir cenin
varsa paylaşma doğumuna kadar ertelenir.
Ana muhtaç ise, doğuma kadar geçim giderlerinin terekeden
sağlanmasını isteyebilir.
D. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi
MADDE 644.- Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir
kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete
dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer
mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa
itirazlarını bildirmeye davet eder.
Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri
sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma
davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği
mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.
Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında
bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.
E. Birlikte yaşayanların hakkı
MADDE 645.- Mirasbırakanın ölümünde onunla birlikte yaşayan ve onun
tarafından bakılan kimseler, ölüm tarihinden başlayarak üç aylık
bakım ve geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilirler.
İKİNCİ AYIRIM
PAYLAŞMANIN NASIL YAPILACAĞI
A. Genel olarak
MADDE 646.- Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış
mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşırlar.
Aksine düzenleme olmadıkça mirasçılar, paylaşmanın nasıl
yapılacağını serbestçe kararlaştırırlar.
Tereke mallarına zilyet olan veya mirasbırakana borçlu bulunan
mirasçılar, paylaşma sırasında bu konuda eksiksiz bilgi vermekle
yükümlüdürler.
B. Paylaşma kuralları
I. Mirasbırakanın tasarrufu
MADDE 647.- Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın nasıl
yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar
koyabilir.
Bu kurallar, mirasbırakan tarafından kastedilmemiş olan bir
eşitsizlik hâlinde payların denkleştirilmesi olanağı saklı kalmak
kaydıyla, mirasçılar için bağlayıcıdır.
Aksini arzu ettiği tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasbırakanın tereke
malını bir mirasçıya özgülemesi, vasiyet olmayıp sadece paylaştırma
kuralı sayılır.
II. Paylaşmaya kayyımın katılması
MADDE 648.- Açılmış mirasta bir mirasçının payını devralmış veya
haczettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden
aciz belgesi bulunan alacaklı, sulh hâkiminden bu mirasçının yerine
paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir.
C. Paylaşmanın gerçekleşmesi
I. Mirasçıların eşitliği
MADDE 649.- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça mirasçılar,
paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahiptirler.
Mirasçılar, mirasbırakan ile aralarındaki ilişkiler hakkında
paylaşmanın eşitliğe ve adalete uygun olması için göz önüne alınması
gereken bütün bilgileri birbirlerine vermekle yükümlüdürler.
Mirasçılardan her biri, tereke borçlarının paylaşmadan önce
ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını isteyebilir.
II. Payların oluşturulması
MADDE 650.- Mirasçılar, tereke mallarından mirasçı veya ortak kök
sayısınca pay oluştururlar.
Anlaşma olmazsa, mirasçılardan her biri, payların oluşturulmasını
sulh mahkemesinden isteyebilir. Payların oluşturulmasında hâkim,
yerel âdetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun
arzusunu göz önünde bulundurur.
Payların özgülenmesi mirasçıların anlaşması uyarınca yapılır. Buna
olanak bulunmazsa kur'a çekilir.
III. Bazı malların özgülenmesi veya satılması
MADDE 651.- Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı,
bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir.
Mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda
anlaşamazlarsa, o mal satılır ve bedeli bölüştürülür.
Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır.
Mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa sulh hâkimi,
artırmanın mirasçılar arasında veya herkese açık yapılmasına karar
verir.
D. Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi
MADDE 652.- Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında
ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan
eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı
tanınmasını isteyebilir.
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın
diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine
intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.
Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan
birinin aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan
bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz. Tarımsal
taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.
E. Özellikleri olan eşya
I. Bütünlük oluşturan veya aile belgeleri ile özel anı değeri olan
eşya
MADDE 653.- Mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde, nitelikleri
veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşya
birbirinden ayrılamaz.
Aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya,
mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamaz. Mirasçılar
arasında anlaşmazlık çıkarsa sulh hâkimi,yerel âdetleri, âdet yoksa
kişisel durumları göz önünde tutarak bu eşyanın, payına mahsup
edilmek veya edilmemek suretiyle mirasçılardan birine özgülenmesine
ya da satılmasına karar verir.
Özel kanun hükümleri saklıdır.
II. Mirasbırakanın mirasçılardaki alacakları
MADDE 654.- Mirasbırakanın bir mirasçıdaki alacağı, paylaşma
sırasında o mirasçının payına mahsup edilir.
III. Rehnedilmiş tereke malları
MADDE 655.- Paylaşmada kendisine mirasbırakanın borçları için
rehnedilmiş bir tereke malı düşen mirasçı, o malın güvence altına
aldığı borcu üstlenmiş olur.
IV. Taşınmazlar
1. Bölünme
MADDE 656.- Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri
saklıdır.
2. Özgülenme
a. Özgülenmeye esas olan değer
MADDE 657.- Taşınmazlar, paylaşmanın yapıldığı zamandaki gerçek
değerleri esas alınarak mirasçılara özgülenir.
Tarımsal taşınmazlar gelir değerine, diğer taşınmazlar sürüm
değerine göre özgülenir.
b. Değerin belirlenmesi
MADDE 658.- Mirasçılar özgülenme değeri üzerinde uyuşamazlarsa, bu
değer sulh hâkimi tarafından belirlenir.
V. Tarımsal işletmeler
1. Paylaştırma dışında bırakma
a. Koşulları
MADDE 659.- Terekede bulunan, ekonomik bütünlüğe ve yeterli tarımsal
varlığa sahip bir tarımsal işletme, işletmeye ehil mirasçılardan
birinin istemde bulunması hâlinde bu mirasçıya gelir değeri
üzerinden bölünmeksizin özgülenir.
Bir işletme, değerinde azalma olmaksızın birden çok yeterli tarımsal
varlığa sahip işletmeye bölünebilecek nitelikte ise, sulh hâkimi
bunları, istemde bulunan ve işletmeye ehil olan birden çok mirasçıya
ayrı ayrı özgüleyebilir.
İşletmenin yeterli tarımsal varlığa sahip olup olmadığı, tarım
bölgeleriyle tarım türlerinin özellikleri göz önünde tutularak
ilgili bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
b. Taşınırların özgülenmesi
MADDE 660.- Mirasçı, işletme için gerekli olan araç, gereç ve
hayvanların işletme için taşıdığı değer üzerinden kendisine
özgülenmesini isteyebilir.
c. Özgülenmenin hangi mirasçıya yapılacağı
MADDE 661.- Mirasçılardan birinin özgüleme istemine itiraz etmesi
veya isteklilerin birden çok olması hâlinde, sulh hâkimi, kişisel
yetenek ve durumları göz önünde tutmak suretiyle işletmenin hangi
mirasçıya özgüleneceğine karar verir.
İşletmeyi kendisi işletmek isteyen ve bunun için ehil olduğu
anlaşılan mirasçıya özgülemede öncelik tanınır.
İşletmeye ehil olmanın belirlenmesinde, özgülenme isteyen mirasçının
eşinin yetenekleri de göz önünde tutulur.
d. Ölüme bağlı tasarruf ile düzenleme
MADDE 662.- İşletmenin kendisine özgülenmesini isteyen ve buna ehil
olduğu anlaşılan mirasçının bu konudaki istem hakkı, ölüme bağlı
tasarrufla ortadan kaldırılamaz.
Mirasçılıktan çıkarma ve mirastan feragat hâlleri saklıdır.
Birden çok mirasçıda özgülenme koşullarının bulunması hâlinde,
kendisine özgülenme yapılacak mirasçı ölüme bağlı tasarrufla
belirlenebilir.
e. Ergin olmayan mirasçılar
MADDE 663.- Mirasçılar arasında ergin olmayan ayırt etme gücüne
sahip altsoy varsa; paylaşma, bunlar ergin oluncaya kadar
ertelenebilir veya mirasçılar arasında özgülemeye karar
verilebilecek tarihe kadar aile malları ortaklığı kurulur.
2. Aile malları ortaklığı
a. İstem hakkı
MADDE 664.- Kendisine işletme özgülenen mirasçının, diğer
mirasçıların payları karşılığında ödemesi gereken miktar ile daha
önce işletme üzerinde kurulmuş bulunan rehinlerle güvence altına
alınmış olan borçların toplamı, işletmenin gelir değerinin dörtte
üçünü aşarsa, kendisine özgüleme yapılan mirasçının istemi üzerine
özgülenen işletmenin paylaşılması uygun bir süre ertelenebilir.
Bu takdirde mirasçılar arasında kazanç paylı aile malları ortaklığı
kurulmuş olur.
b. Ortaklığın sona erdirilmesi
MADDE 665.- Kendisine işletme özgülenen mirasçı, aşırı borçlanma
zorunda kalmaksızın diğer mirasçıların paylarının karşılığını
ödeyecek duruma gelirse; mirasçılardan her biri, ortaklıktan
çıktığını bildirerek payının karşılığının kendisine ödenmesini
isteyebilir.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, kendisine özgülenme yapılan mirasçı
ortaklığın sona erdirilmesini her zaman isteyebilir.
3. Diğer mirasçıların paylarının mirasçı irat senediyle karşılanması
MADDE 666.- Kendisine işletme özgülenen mirasçı paylaşmanın
ertelenmesini isterse, diğer mirasçılardan her biri, kazanç paylı
ortaklığa girme yerine, payının tarımsal işletmeye ait taşınmazlarla
güvence altına alınan bir alacak hakkına dönüştürülmesini
isteyebilir.
Bu alacaklar karşılığı olarak mirasçılara beş yıldan önce paraya
çevrilemeyen ve en fazla irat senetleri için geçerli oran üzerinden
faizlendirilerek bir mirasçı irat senedi verilir.
İrat senetlerindeki yükün üst sınırına ve Devletin sorumluluğuna
ilişkin kurallar mirasçı irat senetlerinde uygulanmaz.
4. Yan sınaî işletme
MADDE 667.- Tarımsal işletmeye sıkı şekilde bağlı bir yan sınaî
işletme bulunur ve bunlar birlikte yeterli ekonomik varlığa sahip
olurlarsa, ikisi bir bütün olarak istekli olan ve ehil görülen
mirasçıya özgülenir.
Bu durumda tarımsal işletme gelir değeriyle, sınaî işletme sürüm
değeriyle özgülenir.
Mirasçılardan birinin itiraz etmesi veya birden çok mirasçının
özgülenme istemesi hâlinde, sulh hâkimi her iki işletmenin ekonomik
varlıklarını sürdürme olanaklarını ve mirasçıların kişisel
durumlarını göz önünde bulundurarak yan işletmenin birlikte veya
ayrı olarak özgülenmesine ya da satışına karar verir.
5. İşletmenin satılması
MADDE 668.- Mirasçılardan hiç biri tarımsal işletmenin bir bütün
olarak kendisine özgülenmesini istemez veya özgülenme istemi
reddedilirse, mirasçılardan her biri işletmenin bir bütün olarak
satılmasını isteyebilir.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
MİRASTA DENKLEŞTİRME
A. Mirasçılar arasında
MADDE 669.- Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına
mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları,
denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine
karşı yükümlüdürler.
Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir
malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi
karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi
mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye
tâbidir.
B. Mirasçılık sıfatının kaybı hâlinde
MADDE 670.- Mirasın açılmasından önce veya sonra mirasçılık sıfatını
kaybeden mirasçıya ait geri verme yükümlülüğü, onun yerini alan
mirasçılara, miras paylarında meydana gelen artış oranında geçer.
C. Denkleştirme şekli
I. Geri verme veya mahsup
MADDE 671.- Geri vermekle yükümlü olan mirasçı, dilerse aldığını
aynen geri verir; dilerse payından fazla olsa bile değerini miras
payına mahsup ettirir.
Mirasbırakanın bu kurala aykırı tasarrufları ve mirasçıların tenkise
ilişkin hakları saklıdır.
II. Miras payını aşan kazandırmalar
MADDE 672.- Yapılan kazandırma miras payını aştığı takdirde mirasçı,
mirasbırakanın bunu kendisine bırakmak istediğini ispat ederse, bu
fazlalık denkleştirmeye tâbi olmaz. Diğer mirasçıların tenkise
ilişkin hakları saklıdır.
III. Denkleştirme değeri
MADDE 673.- Denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki
değerine göre yapılır.
Yarar ve zarar ile gelir ve giderler hakkında mirasçılar arasında
sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
D. Eğitim ve öğrenim giderleri
MADDE 674.- Çocukların eğitim ve öğrenimi için yapılan giderler
sebebiyle geri verme yükümlülüğü, mirasbırakanın aksini arzu ettiği
ispat edilmedikçe, ancak alışılmış ölçüleri aşan kısım için
mevcuttur.
Eğitim ve öğrenimini tamamlamamış olan veya sakatlıkları bulunan
çocuklara, paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır.
E. Hediyeler ve evlenme giderleri
MADDE 675.- Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe
uygun giderler denkleştirmeye tâbi değildir.
Altsoy hısımlarının evlenmelerinde, alışılmış ölçüler içinde yapılan
çeyiz giderleri hakkında denkleştirmeye tâbi tutmama arzusunun
bulunduğu asıldır.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM
PAYLAŞMANIN TAMAMLANMASI
VE SONUCU
A. Paylaşmanın sonuçlandırılması
I. Paylaşma sözleşmesi
MADDE 676.- Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen
alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları
bağlar.
Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir
kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı
mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına
bağlıdır.
II. Miras payı üzerinde sözleşme
MADDE 677.- Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının
devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin
geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin
geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye
paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya
özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.
III. Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler
MADDE 678.- Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir
mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya
üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.
Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri
verilmesi istenebilir.
B. Mirasçıların birbirine karşı sorumluluğu
I. Garanti borcu
MADDE 679.- Paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçılar, paylarına
düşen mallar için birbirlerine karşı satım hükümlerine göre
sorumludurlar.
Mirasçılar, paylaşmada her birine özgülenmiş olan alacakların
varlığını birbirlerine karşı garanti ettikleri gibi; borsaya kayıtlı
olan kıymetli evrak dışında, alacağın mirasçının hakkına mahsup
edilen miktarı için borçlunun ödeme gücünden adî kefil gibi
sorumludurlar.
Garantiye ve kefalete dayanan dava, paylaşma tarihinin veya daha
sonra yerine getirilecek alacaklarda muacceliyet tarihinin üzerinden
bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
II. Paylaşma sözleşmesinin geçersizliği
MADDE 680.- Borçlar Kanununun geçersizliğe ilişkin genel hükümleri,
paylaşma sözleşmeleri hakkında da uygulanır.
C. Mirasçıların üçüncü kişilere karşı sorumluluğu
I. Müteselsil sorumluluk
MADDE 681.- Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından
açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından
dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen
sorumludurlar.
Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek
borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül
sona erer.
II. Mirasçılara rücu
MADDE 682.- Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yükletilmemiş
olan bir tereke borcunu veya üzerine aldığı miktardan fazlasını
ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu edebilir.
Rücu hakkı, ilk önce, ödenmiş olan borcu paylaşma sözleşmesiyle
üstlenmiş bulunan mirasçıya karşı kullanılır.
Diğer hâllerde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, mirasçılardan her
biri terekedeki borçları miras payı oranında ödemekle yükümlüdür.
|