|

BİR İNSANIN KASTEN ÖLDÜRÜLMESİ SUÇU
Genel Olarak
765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’ ndan farklı olarak hayat hakkına
yönelen bu suçun adı Bir İnsanın Kasten Öldürülmesi olarak
düzenlenmiştir.
Anayasamızın 17. maddesi:
“ Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahiptir .”
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi:
“ Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır. ”
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ( A.İ.H.S ):
“ Her ferdin yaşama hakkı kanunun himayesi altındadır. Kanunun ölüm
cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece
hükmedilen bu cezanın infazı dışında, hiçbir kimse kasten
öldürülemez. ( 20 Nisan 1983 6 Numaralı Protokol ile ÖLÜM CEZASI
KALDIRILMIŞTIR. ) m. 2/1 ”
İş bu Anayasa ve uluslararası sözleşme hükümleri bir arada
değerlendirildiğinde devletin; öldürme fiillerini cezalandırmak
yükümlülüğü vardır.
Türk Ceza Kanunu nun 81. maddesi bir insanın kasten öldürülmesini
yaptırım altına alan ve bu suçun failini cezalandırma amacı güden
bir kanun normudur.
T.C.K m. 80
“Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır. “
KORUNAN MENFAAT
Öldürme suçlarında kanunun koruduğu menfaat hayat hakkı dır. Hayat
hakkı ceza hukuku hükümleri tarafından koruma altına alınan asli
hukuksal değerlerdendir.
SUÇUN UNSURLARI
1- SUÇUN MADDİ UNSURU
Suçun Fail ve Mağduru
Fail:
Bu suç herkes tarafından işlenebilir. Kişinin bu suçu kendisine
karşı işlemesi mümkün değildir. Bu nedenle mağdur ile faillik sıfatı
bu suç bakımından aynı kişide buluşamaz. Çünkü A.İ.H.S 2/1 sadece
yaşama hakkını tanımlamaktadır. Yaşama hakkının kapsamı içerisinde
ölme hakkı diye bir hak tanımlanmamakta ve tanınmamaktadır. Bu
sebeple intihar hakkı diye bir hakta bulunmamaktadır.
T.C.K m. 82/1,d uyarınca fail aynı aileden ise kasten öldürmenin
nitelikli hali söz konusu olacaktır.
Bu suç dolayısıyla faillik suretiyle de işlenebilir. Örneğin bir
deli veya küçük bir çocuk kullanılarak işlenen suçlarda bu kimseleri
kullanan kimseler dolaylı ( dolayısıyla fail ) olarak
cezalandırılacaktır.
T.C.K m. 37/2 uyarınca:
Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail
olarak sorumlu tutulur.
Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan
kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.
Mağdur:
Mağdur herkes olabilir. Mağdurun akıl hastası, bebek, çocuk, ihtiyar
veya ağır hasta olmasının her hangi bir önemi yoktur. Önemli olan
suçun işlendiği anda yaşayan bir insana karşı suç teşkil eden
hareketlerin işlenmesidir.
Yalnız T.C.K m. 310 Cumhurbaşkanı’ nın öldürülmesi halinde farklı
bir suç tipi öngörülmüştür.
Madde 310 - (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile
teşebbüs edilmesi hâlinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
T.C.K m. 82/1-e,f,g uyarınca mağdur; kamu görevlisi, gebe kadın,
çocuk veya kendisini savunamayacak bir kimse olur ise kasten
öldürmenin nitelikli hali söz konusu olacaktır.
Bir insanın kasten öldürülmesi suçunun oluşması için; mağdur bir
insan olacak ve canlı olacak.
Yaşıyor olarak kabul edilmek için özellikle yeni doğmuş bebekler
için bir kez dahi nefes almış olmak gerekmektedir. Annesinin
bedeninden ayrıldıktan sonra bir kez dahi nefes almayan bir bebek
canlı doğmuş sayılmayacağı gibi YAŞAYAN İNSAN OLARAK KABUL EDİLEMEZ.
Yine anne karnında olan bir bebeğe karşı kasten öldürme suçu
işlenemez. Ancak çocuk düşürme ve düşürtme suçları söz konusu
olabilir.
Hareket:
Bu suç tipi bakımından öldürmeyi gerçekleştirici her türlü hareket
suçun maddi unsurunu oluşturacaktır. Kişinin hareketi
gerçekleştirirken bir araç kullanmış olabilir. Bu araç T.C.K. m.
6/1,f uyarınca:
Silâh deyiminden;
1. Ateşli silâhlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici,
delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı
ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli
hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik
maddeler,” silah olarak kabul edilebilecektir.
Failin kullanmış olduğu silah somut olayın özellikleri ile birlikte
değerlendirildiğinde kişinin suç işleme düşüncesindeki yoğunluğu (
KASTINI ) belirlemeye yardımcı olacaktır.
2- SUÇUN MANEVİ UNSURU
Bir insanın kasten öldürülmesi suçu bakımından; suç genel kast ile
işlenebilen bir suçtur. Kişi bilmek ve istemek unsurlarını göz önüne
alarak öldürme fiilini icra etmiş ise bu halde kasten öldürme suçu
meydana gelecektir.
Somut olay bakımından eğer fail: netice bakımından olursa olsun
demiş ise bir başka ifade ile, netice öngörülmüş fakat harekete
devam edilmiş ise bu halde OLASI KAST söz konusudur. Bir insanın
kasten öldürülmesi suçu doğrudan KAST ile veya OLASI KAST ile
işlenebilir. Olası kast halinde T.C.K 21/2 uyarınca cezada indirim
yapılacaktır.
Kast kişinin iç dünyasına ilişkin olmakla birlikte, dış dünyada
beliren objektif olaylara, olgulara göre kastın belirlenmesine
çalışılmaktadır. Sanığın suç işlerken kullandığı alet ( silah ),
sanığın ikrarı ve tanıkların ifadeleri ile failin kastı bulunmaya
çalışılmaktadır. Yargıtay da, failin olay öncesi, olay sırası ve
olaydan sonraki davranışlarının kastın belirlenmesinden ölçü
olduğuna karar vermiştir.
Yargıtay ın kararlarında ortaya koyduğu kıstaslar:
-Suç aleti
- İsabet bölgesi, darbe sayısı, darbelerin şiddeti,
- Yaralanmanın hayati tehlike arz edip etmemesi,
- Atış mesafesi ve olay yerinin özelliği,
- Zaman ve yer şartları, olay anında gece, gündüz, yağmur vs olup
olmadığı,
- Failin eylemi gerçekleştirirken, eylem sırasında ve sonrasında
söylediği sözler,
- Fail ile mağdur arasında önemli bir husumetin olup olmaması,
- Failin fiilden önce veya sonra her hangi bir saikinin bulunup
bulunmadığı,
Bütün bu unsurlarla değerlendirme yapıldığından failin KASTI eğer
ispat edilemiyor ve şüpheye mahal vermeyecek şekilde %100 ortaya
konamıyor ise ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ UYARINCA BİR
DEĞERLENDİRME YAPMAK ZORUNLUDUR.
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi failin kastının öldürmek mi
yaralamak mı olduğunu ayırt etmede muhakkak surette kullanılmalıdır.
Yargıtay ın da belirttiği üzere kasta ilişkin bir şüphe var ise fail
lehine yorumlanmalıdır.
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hiçbir şekilde failin
öldürmek kastı %100 ispat edilememiş ise failin YARALAMAK KASTI İLE
HAREKET ettiği şeklinde failin lehine bir değerlendirme yapılması
zorunludur. Öldürmek kastının varlığı %100 ispat edilemiyor ise
failin yaralamak kastıyla hareket ettiğini kabul etmek zorunludur.
3- HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİ
Mağdurun rızası bu suç bakımından bir hukuka uygunluk nedeni
değildir. Çünkü mağdurun rızasının hukuka uygunluk nedeni olabilmesi
için T.C.K m. 26/2 uyarınca üzerinde mutlak surette tasarruf
edilebilecek bir hakka ilişkin olması gerekmektedir.
Kişinin kendi yaşamı üzerinde mutlak surette tasarruf imkanı
olmadığından, hayat hakkına ilişkin olarak ortaya koyduğu rıza
kasten öldürme suçu bakımından hukuka uygunluk hali olamaz.
SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ
a- Teşebbüs
Kasten öldürme suçu bakımından hareket ile neticenin bitişik olması
istisnaidir. Genellikle hareket ile netice arasında bir mesafe
vardır. Kasten öldürme suçu genel itibariyle bir mesafe suçudur.
Çoğunlukla hareketten bir süre sonra netice meydana geldiği için bu
suç teşebbüse müsaittir.
Ölüm neticesi gerçekleşmeyen hallerde, failin öldürmeye teşebbüsten
mi yoksa yaralamaktan mı sorumlu tutulacağı konusu ise failin
kastına göre belirlenecektir. Eğer failin kastı öldürmek ise
öldürmeye teşebbüs; failin kastı yaralamak ise tamamlanmış yaralama
suçları bakımından sorumlu tutulabilecektir.
Elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlanıp da elde
olmayan sebeplerle fail işlemeyi kast ettiği suçu tamamlayamamış ise
failin cezası teşebbüs hükümlerine göre indirilecektir. İndirim
miktarı ise meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara
alınarak belirlenecektir.
Gönüllü Vazgeçme:
Kasten öldürme suçu bakımından gönüllü vazgeçme mümkündür. Eğer fail
gönüllü vazgeçmiş ise; o ana kadar ki olan eylemleri suç teşkil
etmiyor ise amaç suçtan yani öldürme suçu bakımından hiçbir ceza
almaz.
T.C.K Madde 36 - (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü
vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin
gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat
tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça
ait ceza ile cezalandırılır.
b- İştirak:
Kasten öldürme suçunda iştirakin bütün şekilleri söz konusu
olabilir. iştirak eden kimsenin konumu azmettiren, birlikte işleyen,
ya da yardım eden olabilir.
İştirak bakımından şu örneği vermekte yarar vardır:
Aralarından İŞTİRAK İRADESİ bulunan A, B, C, D isimli 4 kişi ( X )
şahsını öldürmek için anlaşıyorlar ve X in evinin önünde pusuda
bekliyorlar. X geldiğinde ellerinde bıçaklar, sopalar ile X e karşı
eylemlerine başlıyorlar ve X bu darbelerin etkisi ile ölüyor. Bu
halde:
- ÖLDÜRÜCÜ DARBENİN KİMDEN GELDİĞİ HİÇ BİR SURETTE SAPTANAMIYOR İSE;
ŞAHISLARIN ARALARINDA ÖLDÜRMEK BAKIMINDAN BİR İŞTİRAK İRADESİ OLDUĞU
İÇİN KİMİN HAREKETİNİN ÖLÜME SEBEBİYET VERDİĞİNİN ÖNEMİ YOKTUR: A,
B, C, D KASTEN ÖLDÜRME SUÇU BAKIMINDAN SORUMLUDUR.
A, B, C, D nin aralarında İŞTİRAK İRADESİ YOK İSE:
- ÖLDÜRÜCÜ DARBENİN KİMDEN GELDİĞİ HİÇ BİR SURETTE SAPTANAMIYOR İSE;
ŞAHISLARIN ARALARINDA ÖLDÜRMEK BAKIMINDAN BİR İŞTİRAK İRADESİ
OLMADIĞI İÇİN A, B, C, D ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ GEREĞİ
KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNA TEŞEBBÜS BAKIMINDAN SORUMLUDUR.
- ÖLDÜRÜCÜ DARBENİN KİMDEN GELDİĞİ SAPTANABİLİYOR İSE; öldürücü
darbeyi yapan KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN, diğer failler ise KASTEN
ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS ten sorumlu tutulacaktır.
c- İçtima
Zaman ve mekan birliği içerisinde tekrarlanan öldürmeye yönelik
hareketlerin her biri ayrı ayrı suç oluşturmaz ve tek bir suç olarak
kabul edilir. Örneğin mağdura peş peşe 5 el ateş edilmiş ise ve
mağdur ölmüş ise ortada BİR TANE ÖLDÜRME SUÇU VARDIR.
Kasten öldürme suçu bakımından zincirleme ( müteselsil suç ) suç
hükümleri uygulanamaz. Çünkü, T.C.K 43/3 uyarınca:
“ Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, ... ve yağma suçlarında
bu madde hükümleri uygulanmaz. ”
YAPTIRIM
Kasten bir insanı öldürme suçunun ( T.C.K m. 81 ) yaptırımı MÜEBBET
HAPİS CEZASI ve bir insanı kasten öldürmenin nitelikli halleri için
( T.C.K m. 82 ) AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI öngörülmüştür.
Cezayı Ağılaştıran Sebepler ( NİTELİKLİ HALLER T.C.K m. 82 )
T.C.K m. 82 de kasten öldürme suçunun nitelikli halleri
düzenlenmiştir. Bunlar sırasıyla;
- Tasarlayarak ( Taammüden, Planlayarak ),
- Canavarca hisle ve eziyet çektirerek, ( yakılarak, kulağına kızgın
yağ dökülerek, parça parça kesilerek öldürülmesi vs. )
- Yangın, Su baskını, Tahrip, Batırma veya Bombalama ya da nükleer
biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle öldürme, (
öldürmenin genel tehlike yaratmak veya tehlikeli araçlar kullanılmak
suretiyle işlenmesi hali ),
- Üstsoy veya alt soydan birine ya da eş veya kardeşe karşı kasten
öldürmenin gerçekleştirilmesi ( anne, baba, eş, öz veya üvey kardeş,
çocuk veya evlatlık edinilen çocuk, resmi nikahlı eş veya resmi
nikahı olmayan eş karşı işlenmesi )
- Çocuğa ya da bedenen veya ruh bakımından kendisini savunamayacak
durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme suçunun işlenmesi ( daha
önce ergin olsa bile 18 yaşını tamamlamamış kimse çocuktur. )
- Gebe olduğu BİLİNEN kadına karşı ( mağdurun gebe olduğunun fail
tarafından MUTLAKA bilinmesi gerekmektedir )
- Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürülmesi,
( Mağdurun görevi nedeniyle öldürülmüş olması gerekli ve yeterlidir.
Mutlaka görev başında olması gerekmez, evine giderken veya görevini
bırakıp emekli olduktan sonra dahi olsa görevi nedeni ile öldürülmüş
olursa nitelikli kasten öldürme suçu oluşmuş olur )
- Bir suçu gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak veya işlenmesini
kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,
- Bir suçu işleyememekten duyulan infialle kasten bir insanı
öldürmek,
- Kan gütme saikiyle bir insanı kasten öldürmek ( Sadece kan gütme
saiki var ise bu ağırlaştırıcı hal oluşur. Kan gütme saikiyle haksız
tahrik bir arada çoğunlukla bulunmaz. Çünkü kan gütme de ilk öldürme
eyleminden sonra ortaya çıkan ikinci öldürme arasında genellikle
uzun bir zaman geçmektedir. HAKSIZ TAHRİK VAR İSE KAN GÜTME SAİKİ
OLMAZ. )
- Töre Saikiyle bir insanı kasten öldürmek, ( aile meclisi kararları
ile masum insanların kasten öldürülmesi halidir. Ancak olayda,
HAKSIZ TAHRİK KOŞULLARI VAR İSE TÖRE SAİKİNDEN SÖZ EDİLEMEZ. )
Hafifletici Nedenler
!!!! KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN HİÇ BİR HAFİFLETİCİ NEDENİ YOKTUR !!!!
765 Sayılı Eski T.C.K döneminde yeni doğan çocuğun namus saikiyle
öldürülmesi durumu, kasten öldürme suçunun hafifletici nedeni olarak
kabul edilmekteydi. Fakat mevcut 5237 Sayılı T.C.K hiçbir
hafifletici nedene yer vermemiştir.
KOVUŞTURMA USULÜ VE GÖREVLİ MAHKEME
Bir insanın kasten öldürülmesi ve kasten öldürmenin nitelikli
halleri yargılaması genel usullere göredir ve bu suçlar KAMU DAVASI
kapsamında görülür. ( AĞIR CEZA MAHKEMESİ ) Soruşturmayı doğrudan
doğruya CUMHURİYET SAVCISI YÜRÜTÜR. |
|
Etiketler: Avukat Kenan
Uysal, İstanbul, Turkiye, TURKİYE, Türkiye, boşanma, boşanma davası,
boşanma avukatı, boşama uzmanı, boşanma hukuku , sigorta hukuku ,
tazminat hukuku , iş hukuku , ticaret hukuku , miras hukuku ,
gayrimenkul hukuku, hastane sorumluluğu davaları ,emeklilik ve
vatandaşlık hukuku , aile hukuku , avukat büroları , türkiye vergi
hukuku , türkiye boşanma hukuku türkiye sigorta hukuku ,tazminat
hukuku , türkiye iş hukuku , türkiye ticaret hukuku , türkiye miras
hukuku , gayrimenkul hukuku , emeklilik ve vatandaşlık hukuku , aile
hukuku , telif hukuku davaları, telif hukuku, telif hukuku avukat,
telif hukuku dava, İstanbul vergi avukatı, İstanbul boşanma avukatı,
boşanma avukatı, vergi avukatı tazminat avukatı, türkiye iş avukatı,
ticaret avukatı, miras avukatı, gayrimenkul avukatı |