
İFLASIN ERTELENMESİ KONUSUNUN MEVZUATTAKİ YERİ
İflasın ertelenmesi konusu mevzuatımızda Türk Ticaret Kanunu'nun
324. ve İcra İflas Kanunu'nun 179. maddeleri ile yer almaktadır.
1.1. Türk Ticaret Kanunu'nun 324. Maddesi
Türk Ticaret Kanun'unun İdarenin Vazifeleri üst başlığı altındaki “
Şirketin mali durumunun bozulması halinde” başlıklı 324. maddesi
“Son yıllık bilançodan esas sermayenin yarısının karşılıksız kaldığı
anlaşılırsa, idare meclisi derhal toplanarak durumu umumi heyete
bildirir.
Şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emareler
mevcutsa idare meclisi aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere
bir ara bilançosu tanzim eder. Esas sermayenin üçte ikisi
karşılıksız kaldığı takdirde, umumi heyet bu sermayenin
tamamlanmasına veya kalan üçte bir sermaye ile iktifaya karar
vermediği takdirde şirket feshedilmiş sayılır. Şirketin aktifleri
şirket alacaklarının alacaklarını karşılamaya yetmediği takdirde
idare meclisi bu durumu derhal mahkemeye bildirmeye mecburdur.
Mahkeme bu takdirde şirketin iflasına hükmeder. Şu kadar ki; şirket
durumunun ıslahı mümkün görülüyorsa idare meclisi veya bir
alacaklının talebi üzerine mahkeme iflas kararını tehir edebilir. Bu
halde mahkeme, envanter tanzimi veya bir yediemin tayini gibi şirket
mallarının muhafazası için lüzumlu tedbirleri alır.” hükümlerini
taşımaktadır.
1.3. İcra İflas Kanunu'nun 179 maddesi
İflasın ertelenmesi konusu İcra İflas Kanunu'nun 179. maddesinde ele
alınmıştır.
“3. Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu
a) Çağrı ve bildirim yükümü
Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı:
Madde 179- (Değişik: 17/7/2003-4949/49 md.)
Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla
olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya
da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir
alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden
takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Şu kadar
ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da
alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin malî durumunun
iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini
mahkemeye sunarak iflâsın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi
ciddî ve inandırıcı bulursa, iflâsın ertelenmesine karar verir.
İyileştirme projesinin ciddî ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi
ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur.
Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille vazifelendirilmiş
kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflâsın ertelenmesi
talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır.
Erteleme tedbirleri:
Madde 179/a- (Ek: 17/7/2003-4949/50 md)
İflâsın ertelenmesine karar veren mahkeme, şirketin veya
kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli her türlü tedbiri
iyileştirme projesini de göz önünde tutarak alır.
Mahkeme erteleme kararı ile birlikte kayyım atanmasına karar verir.
Mahkeme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma
verebileceği gibi yönetim organının karar ve işlemlerinin
geçerliliğini kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir.
İflâsın ertelenmesi kararında kayyımın görev ve yetkileri ayrıntılı
olarak gösterilir.
Mahkeme erteleme kararının hüküm fıkrasını 166 ncı maddenin ikinci
fıkrasındaki usulle ilan eder ve gerekli bildirimleri yapar.
Erteleme kararının etkileri:
Madde 179/b- (Ek: 17/7/2003-4949/50 md)
Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre
yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve
evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen
zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticarî işletme rehniyle
temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla
takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir;
ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli
malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince
işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler
teminatlandırılmak zorundadır.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz
yoluyla takip yapılabilir.
(Değişik dördüncü fıkra: 12/2/2004-5092/4 md.) Erteleme süresi azami
bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak
mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma
süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği
sürelerde iflâsı ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu
konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir.
İflâsın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda
iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin
veya kooperatifin iflâsına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla
birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan şirketin veya
kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı
kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya
kooperatifin iflâsına karar verebilir. “
1.2. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'ndaki Durum
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulunan Türk Ticaret Kanunu
Tasarısı'nda ise İflasın Ertelenmesi konusu 376 ve 377 maddelerde
düzenlenmiş bulunmaktadır.
Tasarının 376 maddesi şu şekildedir.
“3. Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu
a) Çağrı ve bildirim yükümü
MADDE 376. – (1) Son yıllık bilânçodan, sermaye ile kanunî yedek
akçeler toplamının yarısının zararlar sebebiyle karşılıksız kaldığı
anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır
ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.
(2) Son yıllık bilânçoya göre, sermaye ile kanunî yedek akçeler
toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı
anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya çağrılan genel kurul,
sermayenin üçte biri ile yetinme veya tamamlamaya karar vermediği
takdirde şirket infisah eder.
(3) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran
işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin
devamlılığı esasına göre hem de olası satış fiyatları üzerinden bir
ara bilânço çıkarttırıp denetçiye verir. Denetçi bu ara bilânçoyu en
çok yedi iş günü içinde inceler ve değerlendirmeleri ile önerilerini
bir rapor halinde yönetim kuruluna sunar. Önerilerin 378 inci
maddede düzenlenen erken teşhis komitesinin önerilerini de dikkate
alması şarttır. Rapordan, aktiflerin, şirket alacaklılarının
alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması halinde, yönetim
kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret
mahkemesine bildirir ve şirketin iflâsını ister; meğerki, iflâs
kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca
batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının
alacaklıları, alacaklarının sırasını diğer tüm alacaklıların
sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş
olsun.”
376 ncı madde 6762 sayılı Kanunun 324 üncü maddesinin yerine
geçmiştir. Mevcut maddenin hükümleri bir ölçüde korunmuştur. Ancak,
uygulamada sıkça rastlanılan sorunlar dikkate alınarak yeni kurallar
öngörülmüştür. Bu da Tasarı hükmüne yeni hüviyet vermiştir. Ayrıca
mevcut kanundaki 324 üncü maddenin bilânço hukukuna uymayan
hükümleri düzeltilmiştir. 376 ncı madde düzenlenirken İcra ve İflas
Kanununda 4949 sayılı kanunla yapılan değişiklikler, AET'nin 2.
yönergesi ve İsv. BK m. 725'e 1991'de yapılan ekler de dikkate
alınmıştır. Hüküm pay sahiplerinin, alacaklıların, sermaye piyasası
aktörlerinin yatırımlarını ve genel ekonomik menfaatleri korumayı
amaçlamaktadır.
Tasarının “İlasın Ertelenmesi” başlıklı 377. Maddesi ise şu
hükümleri içermektedir.
“b) İflâsın ertelenmesi
MADDE 377. – (1) Yönetim kurulunun mahkemeye iflâs talebiyle
birlikte bir iyileştirme projesi sunarak erteleme talep etmesi
halinde iyileştirme projesi, denetçinin 376 ncı maddenin üçüncü
fıkrasında öngörülen iyileştirme önerilerine yer veriyorsa, bunların
gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan, özsermaye dahil nesnel ve
gerçek kaynakları gösteriyor, İcra ve İflâs Kanununun 179 uncu
maddesinin birinci fıkrasındaki nitelikleri haiz bulunuyor ve
önlemlerin uygulanması halinde şirketin durumunun düzeltilmesi
mümkün görülüyorsa, mahkeme iflâsı her halükârda uzatmalar da dahil
üç yılı geçmeyecek şekilde erteler. Mahkemeye iflâsın ertelenmesi
talebinde bulunulması üzerine, envanter düzenlemesi veya yönetim
kurulunun yerine geçmesi veya yönetim kurulunun kararlarını
onaylaması için, görevlerini belirleyerek, derhal bir kayyım tayin
eder ve ayrıca şirket mallarının tespiti ve korunması için gerekli
diğer önlemleri alır ve kayyımun atanmasını, görevlerini ve
mahkemece verilen temsil yetkisiyle bunların sınırlarını, tescil ve
ilân ettirir. Kayyım her üç ayda bir şirketin iyileştirme projesine
uygun olarak iyileşme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder
ve mahkeme bu rapor üzerine iyileştirmenin mümkün olmadığı kanaatine
varırsa erteleme kararını kaldırır.
(2) Mahkeme iflâsın ertelenmesi talebini reddederse veya erteleme
kararını kaldırırsa iflâsa karar verir.
(3) Alacaklının iflâsın ertelenmesini talep etmesi halinde de
mahkeme denetçinin önerisini inceleyerek karar verir. “
Madde metninde görüleceği üzere; İflâsın ertelenmesine ilişkin 377.
madde dört temel kural içermektedir.
Birinci kural, bir iyileştirme projesi bağlamında iflâsın
ertelenmesidir.
İkinci kural, iyileştirme projesinin emredici nitelikteki içeriği
ile ilgilidir. Projede Kanun'un 376. maddesinin üçüncü fıkrasında
öngörülen denetçi önerilerinin yer alması ve bu önerilere uygun
gerçekçi kaynakların gösterilmiş olması şarttır. Denetçinin
önerilerinin Kanunun 378. maddesinde düzenlenen erken teşhis
komitesinin önerileri dikkate alınarak hazırlanmış olmalıdır. Proje
sahipleri bir tarafa bırakıp kendi önerilerini projeye koyamazlar.
Ayrıca projenin önerilerinin gerçekleştirilmesi için gerekli nesnel
kaynakları göstermesi ve bunlar içinde öz kaynakların da bulunması
gereklidir. Kanun, iflâs konumunda bulunan bir anonim şirketin öz
kaynak sağlanarak, yani pay sahiplerinin sermaye, hatta nakdî
sermaye katkılarıyla bu konumdan çıkabileceği düşüncesinden hareket
etmiştir. Fedakârlık pay sahiplerinden gelmelidir. Aksi halde
erteleme alacaklıları oyalayan bir araca dönüşür. Hükümde İcra ve
İflas Kanununun 179 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne gönderme
yapılmıştır. Bunun birinci sebebi her iki hükmün birlikte
uygulanmasını sağlamak, ikincisi ise İcra ve İflâs Kanununda proje
için aranan şartların Ticaret Kanunu için de geçerli olduğunu
belirtmektir.
Üçüncü kural , uyarınca Mahkeme iflâsın ertelenmesi talebi üzerine
kayyımı derhal atamalıdır. Kararla şirket müflis hâle gelir.
Dördüncü kural, erteleme halinde mahkemenin maddenin üçüncü
cümlesindeki önlemleri alması ve kayyımın her üç ayda bir rapor
vermesidir.
Maddenin Üçüncü fıkrasında, Hüküm erteleme talebinin alacaklıdan
gelmesi halinde de denetçinin raporunun esas alınacağı belirtilerek
raporun önemini vurgulamaktadır.
|
|
Etiketler: Avukat Kenan
Uysal, İstanbul, Turkiye, TURKİYE, Türkiye, boşanma, boşanma davası,
boşanma avukatı, boşama uzmanı, boşanma hukuku , sigorta hukuku ,
tazminat hukuku , iş hukuku , ticaret hukuku , miras hukuku ,
gayrimenkul hukuku, hastane sorumluluğu davaları ,emeklilik ve
vatandaşlık hukuku , aile hukuku , avukat büroları , türkiye vergi
hukuku , türkiye boşanma hukuku türkiye sigorta hukuku ,tazminat
hukuku , türkiye iş hukuku , türkiye ticaret hukuku , türkiye miras
hukuku , gayrimenkul hukuku , emeklilik ve vatandaşlık hukuku , aile
hukuku , telif hukuku davaları, telif hukuku, telif hukuku avukat,
telif hukuku dava, İstanbul vergi avukatı, İstanbul boşanma avukatı,
boşanma avukatı, vergi avukatı tazminat avukatı, türkiye iş avukatı,
ticaret avukatı, miras avukatı, gayrimenkul avukatı |