|

TÜRK CEZA KANUNU
Kanun No. 5237 Kabul Tarihi : 26.9.2004
BİRİNCİ KİTAP
Genel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı
BİRİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Tanımlar
Ceza Kanununun amacı
MADDE 1. - (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini,
kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve
çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir.
Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel
esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri
düzenlenmiştir.
Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye
ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı
cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik
tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas
yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde
geniş yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
MADDE 3. - (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla
orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din,
mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut
düşünceleri, felsefi inanç, millî veya sosyal köken, doğum, ekonomik
ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir
kimseye ayrıcalık tanınamaz.
Kanunun bağlayıcılığı
MADDE 4. - (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) Ancak sakınamayacağı bir hata nedeniyle kanunu bilmediği için
meşru sanarak bir suç işleyen kimse cezaen sorumlu olmaz.
Özel kanunlarla ilişki
MADDE 5. - (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve
ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.
Tanımlar
MADDE 6. - (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan
kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama
veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya
geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler ve adlî, idarî
ve askerî mahkemeler üye ve hâkimleri ile Cumhuriyet savcısı ve
avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra
başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman
süresi,
f) Silâh deyiminden;
1. Ateşli silâhlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici,
delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı
ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli
hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik
maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel,
işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da
daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir
yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini
suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten,
örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek
başına suç işleyen kişi,
Anlaşılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kanunun Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç
sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik
tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre
suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve
hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik
tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden
kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan
yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan
kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) Güvenlik tedbirleri hakkında, infaz rejimi yönünden hüküm
zamanında yürürlükte bulunan kanun uygulanır.
(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre
içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.
Yer bakımından uygulama
MADDE 8. - (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları
uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya
neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye'de işlenmiş
sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve
hava araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde
tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
MADDE 9. - (1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede
hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye'de yeniden yargılanır.
Görev suçları
MADDE 10. - (1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev
üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile
ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş
bulunsa bile, Türkiye'de yeniden yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen suç
MADDE 11. - (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar
dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan
hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı
ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin
bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde
yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikâyetine
bağlıdır. Bu durumda şikâyet, vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten
itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen suç
MADDE 12. - (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında,
Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını
gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre
cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine
bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya
Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına
işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması hâlinde, bu suçtan dolayı
yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar
görenin şikâyeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı hâlinde fail,
Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan
hapis cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri
verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda
bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece
mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen
veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı
hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden
yargılama yapılır.
Diğer suçlar
MADDE 13. - (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı
tarafından, yabancı ülkede işlenmesi hâlinde, Türk kanunları
uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci,
Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde
190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale
yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde
sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) Rüşvet (madde 252).
i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması
veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı
işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar
dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı
verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de
yargılama yapılır.
Seçimlik cezalarda soruşturma
MADDE 14. - (1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hâllerde,
soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile
adlî para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise
soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Soruşturma koşulu olan cezanın hesaplanması
MADDE 15. - (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hâllerde
ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanunî ağırlaştırıcı
nedenlerin aşağı sınırı ve kanunî hafifletici nedenlerin yukarı
sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup
MADDE 16. - (1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı,
yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya
hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek
cezadan mahsup edilir.
Hak yoksunlukları
MADDE 17. - (1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hâllerde mahkeme,
yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı düşmeyen
hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi
hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk kanunlarındaki
sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.
Geri verme
MADDE 18. - (1) Yabancı bir ülkede işlenen veya işlendiği iddia
edilen bir suç nedeniyle hakkında ceza kovuşturması başlatılan veya
mahkûmiyet kararı verilmiş olan bir yabancı, talep üzerine,
kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın infazı amacıyla
geri verilebilir. Ancak, geri verme talebine esas teşkil eden fiil;
a) Türk kanunlarına göre suç değilse,
b) Düşünce suçu veya siyasî ya da askerî suç niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir
Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel
kişinin zararına işlenmişse,
d) Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç ise,
e) Zamanaşımına veya affa uğramış ise,
Geri verme talebi kabul edilmez.
(2) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği
yükümlülükler hariç olmak üzere, vatandaş suç sebebiyle yabancı bir
ülkeye verilemez.
(3) Kişinin, talep eden devlete geri verilmesi hâlinde ırkı, dini,
vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî
görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına veya cezalandırılacağına ya da
işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe
sebepleri varsa, talep kabul edilmez.
(4) Kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi, geri verme talebi
hakkında bu madde ve Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası
sözleşme hükümlerine göre karar verir. Bu karara karşı temyiz yoluna
başvurulabilir.
(5) Mahkeme geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar
verirse, bu kararın yerine getirilip getirilmemesi Bakanlar
Kurulunun takdirine bağlıdır.
(6) Geri verilmesi istenen kişi hakkında koruma tedbirlerine
başvurulmasına, Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası
sözleşme hükümlerine göre karar verilebilir.
(7) Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi
hâlinde, ayrıca Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre
tutuklama kararı verilebilir veya diğer koruma tedbirlerine
başvurulabilir.
(8) Geri verme hâlinde, kişi ancak geri verme kararına dayanak
teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya mahkûm olduğu ceza
infaz edilebilir.
Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması
MADDE 19. - (1) Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar
dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk kanununa göre
verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen
cezanın üst sınırından fazla olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya zararına olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel
hukuk tüzel kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
İKİNCİ KISIM
Ceza Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunun Şahsîliği, Kast ve Taksir
Ceza sorumluluğunun şahsîliği
MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının
fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç
dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki
yaptırımlar saklıdır.
Kast
MADDE 21. - (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast,
suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek
gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların
gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde
olası kast vardır. Bu hâlde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar
indirilir.
Taksir
MADDE 22. - (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği
hâllerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir
davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek
gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin
meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli
suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin
kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi
kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı
ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin
kişisel ve ailevî durumu bakımından, artık bir cezanın
hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa
ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda
bire kadar indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
MADDE 23. - (1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir
neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı
sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle
hareket etmesi gerekir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler
Kanunun hükmü ve amirin emri
MADDE 24. - (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza
verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği
zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez.
Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından
engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu
olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hâli
MADDE 25. - (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka
yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan
haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile
orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı
faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup,
bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan
ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak
zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta
arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile
ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
MADDE 26. - (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.
(2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına
ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden
dolayı kimseye ceza verilmez.
Sınırın aşılması
MADDE 27. - (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast
olmaksızın aşılması hâlinde, fiil taksirle işlendiğinde de
cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda
birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.
(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir
heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.
Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit
MADDE 28. - (1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve
şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç
işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hâllerde cebir ve şiddet,
korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
Haksız tahrik
MADDE 29. - (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya
şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet
hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası
verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte
üçüne kadarı indirilir.
Hata
MADDE 30. - (1) Fiilin icrası sırasında suçun kanunî tanımındaki
maddî unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu
hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâli saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait
koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi,
bu hatasından yararlanır.
Yaş küçüklüğü
MADDE 31. - (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan
çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza
kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
uygulanabilir.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve
sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu
yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiili algılama ve bu fiille ilgili
olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu
kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki yıla; müebbet hapis
cezasını gerektirdiği takdirde yedi yıldan dokuz yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte ikisi indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası altı yıldan fazla olamaz.
(3) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondört yıldan yirmi
yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan
oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı
indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası sekiz
yıldan fazla olamaz.
Akıl hastalığı
MADDE 32. - (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan
kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine
hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği
fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış
olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş
yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir.
Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere
indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla,
kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak
da uygulanabilir.
Sağır ve dilsizlik
MADDE 33. - (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını
doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını
doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş
olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve
dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını
doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş
olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında
da uygulanır.
Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma
MADDE 34. - (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol
veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve
sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan
kişiye ceza verilmez.
(2) İradî olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç
işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Suça Teşebbüs
Suça teşebbüs
MADDE 35. - (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli
hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan
nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin
ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç
yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hâllerde
verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Gönüllü vazgeçme
MADDE 36. - (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer
veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin
gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat
tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça
ait ceza ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Suça İştirak
Faillik
MADDE 37. - (1) Suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte
gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de
fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun
işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden
yarısına kadar artırılır.
Azmettirme
MADDE 38. - (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen
suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle
suça azmettirme hâlinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına
kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi hâlinde, bu fıkra
hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy
ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması hâlinde, kim olduğunun ortaya
çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş
yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hâllerde verilecek
cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.
Yardım etme
MADDE 39. - (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş
yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın
yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı
geçemez.
(2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden
sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını
kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda
bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin
işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda
bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
Bağlılık kuralı
MADDE 40. - (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş
bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her
kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz
önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail
olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise
azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en
azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.
İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme
MADDE 41. - (1) İştirak hâlinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü
vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple
işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,
Hâllerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Suçların İçtimaı
Bileşik suç
MADDE 42. - (1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini
oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu
tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.
Zincirleme suç
MADDE 43. - (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik
zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi
durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden
dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır
veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç
sayılır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı,
çocukların cinsel istismarı ve yağma suçlarında bu madde hükümleri
uygulanmaz.
Fikrî içtima
MADDE 44. - (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun
oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren
suçtan dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
MADDE 45. - (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar,
hapis ve adlî para cezalarıdır.
Hapis cezaları
MADDE 46. - (1) Hapis cezaları şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
MADDE 47. - (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün
hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik
rejimine göre çektirilir.
Müebbet hapis cezası
MADDE 48. - (1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca
devam eder.
Süreli hapis cezası
MADDE 49. - (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen
hâllerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli
hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
MADDE 50. - (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine,
sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki
hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak
amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna
devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan
yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç
işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir
katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri
alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve
gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek
olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza
artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla,
mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili
işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli
hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine
çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de
olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, birinci fıkranın
(a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm,
bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen
adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan
tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin
yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi
hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen
veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu
durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir
değiştirilir.
Hapis cezasının ertelenmesi
MADDE 51. - (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu
sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış
veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.
Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin
oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın
aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen
giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul
gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam
edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü
infaz kurumundan derhâl salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan
fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt
sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir
eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının
gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da
bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir
uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan
kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin
hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri
veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur;
hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki
gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime
verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden
veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya
kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen,
uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya
tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak
geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
MADDE 52. - (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine
hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere
belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen
miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü
tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı
adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri
göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün
sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı
gösterilir.
(4) Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak,
kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden
itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu
cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir.
Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri
kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para
cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
MADDE 53. - (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden;
bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet,
il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan
kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün
memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları
kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel
kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu
altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis
cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen
hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık
yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e)
bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına
mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere,
hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden
birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla
sadece adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, hükümde belirtilen gün
sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle
icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen
infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla
işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan
fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına
ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama
ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın
tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
MADDE 54. - (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine
tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine
hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya,
kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli
olması durumunda müsadere edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması,
elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette
imkânsız kılınması hâlinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının
müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça
nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete
aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı
suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde,
tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu
kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak,
sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
MADDE 55. - (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu
oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddî menfaatler ile
bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan
ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne
göre müsadere kararı verilebilmesi için maddî menfaatin suçun
mağduruna iade edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya veya maddî menfaatlere elkonulamadığı veya
bunların merciine teslim edilmediği hâllerde, bunların karşılığını
oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
MADDE 56. - (1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu
ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
MADDE 57. - (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi
hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine
hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları,
yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına
alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası,
yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum
açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde
azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla
serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin
niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbî kontrol ve
takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve
aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbî kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla,
Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili
uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbî kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla
toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan
rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik
tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda
belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını
yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci
fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık
kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis
cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme
kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da
uygulanabilir.
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı
kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına
alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar
devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu
yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla
serbest bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
MADDE 58. - (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm
kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür
hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması
gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu
cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına
mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç
yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik
olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis
cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer
suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme,
kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik
suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen
hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin
işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz
rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın
infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz
rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli
serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde
yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen
kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Sınır dışı edilme
MADDE 59. - (1) İşlediği suç nedeniyle iki yıl veya daha fazla
süreyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancının, cezasının
infazından sonra derhâl sınır dışı edilmesine de hükmolunur.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
MADDE 60. - (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak
faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya
temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye
kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan
mahkûmiyet hâlinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel
kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile
nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hâkim
bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hâllerde uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
MADDE 61. - (1) Hâkim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen
cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza
üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hâllerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde
bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda;
temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü,
akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî
sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak
sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir
gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmî takvime göre
hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir
Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz
edilmez.
(7) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.
Takdiri indirim nedenleri
MADDE 62. - (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin
varlığı hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine,
müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis
cezası verilir. Diğer cezaların beşte birine kadarı indirilir.
(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal
ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları,
cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz
önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda
gösterilir.
Mahsup
MADDE 63. - (1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî
hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle
geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para
cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak
üzere, bu cezadan indirim yapılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dava ve Cezanın Düşürülmesi
Sanığın veya hükümlünün ölümü
MADDE 64. - (1) Sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesine
karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tâbi eşya ve
maddî menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların
müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para
cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama
giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm,
infaz olunur.
Af
MADDE 65. - (1) Genel af hâlinde, kamu davası düşer, hükmolunan
cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son
verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilir
ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları,
özel affa rağmen etkisini devam ettirir.
Dava zamanaşımı
MADDE 66. - (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz
yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren
suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler
hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut
deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli
hâlleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur;
seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis
cezası esas alınır.
(5) Aynı fiilden dolayı her ne suretle olursa olsun tekrar
yargılanması gereken hükümlünün, sonradan yargılanan suça ait üçüncü
fıkrada yazılı esasa göre belirlenecek zamanaşımı göz önünde
bulundurulur.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden,
teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden,
kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda
son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar
üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda
çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı
ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis
cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava
zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
MADDE 67. - (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya
karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir
meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın
alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında
kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu
karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin
alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının
verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı
verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye
başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması
halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği
tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak
Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Ceza zamanaşımı
MADDE 68. - (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin
geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler
hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt
dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet
hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında
zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için
konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir
suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan
ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
MADDE 69. - (1) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak
yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.
Müsaderede zamanaşımı
MADDE 70. - (1) Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren
yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.
Ceza zamanaşımının kesilmesi
MADDE 71. - (1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci
tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla
hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla
hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza
zamanaşımı kesilir.
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması
MADDE 72. - (1) Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl
hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür.
Yıl, resmî takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır ve bundan şüpheli,
sanık ve hükümlü vazgeçemezler.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar, uzlaşma
MADDE 73. - (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan
suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı
olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği
günden başlar.
(3) Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi
geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi
yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı
düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına
engel olmaz.
(5) İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki
şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikâyetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsî
haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk
mahkemesinde de dava açamaz.
(8) Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi
olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan
suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü
veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile
fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet
savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya
davanın düşürülmesine karar verilir.
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
MADDE 74. - (1) Genel af, özel af ve şikâyetten vazgeçme, müsadere
olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının geri alınmasını
gerektirmez.
(2) Kamu davasının düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan
zararın tazmini için açılan şahsî hak davasını etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsî haklar, tazminat ve yargılama giderlerine
ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af hâlinde yargılama
giderleri de istenemez.
Önödeme
MADDE 75. - (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen
hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için
yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise,
hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar
ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak
tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası
açılmaz.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal
etmesi hâlinde de fail, hâkim tarafından yapılacak bildirim üzerine
birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı
yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle
önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin
niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça
dönüşmesi hâlinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı üç ayı aşmayan hapis
cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği
hâllerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî
para cezası esas alınarak belirlenir.
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan
kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve
müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.
İKİNCİ KİTAP
Özel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Uluslararası Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım
MADDE 76. - (1) Bir plânın icrası suretiyle, millî, etnik, ırkî veya
dinî bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu
grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi,
soykırım suçunu oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme.
c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi sonucunu doğuracak
koşullarda yaşamaya zorlanması.
d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması.
e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilir. Ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten
yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek
içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine
hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İnsanlığa karşı suçlar
MADDE 77. - (1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefî, ırkî veya
dinî saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plân doğrultusunda
sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kasten yaralama.
c) İşkence, eziyet veya köleleştirme.
d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.
e) Bilimsel deneylere tâbi kılma.
f) Cinsel saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı.
g) Zorla hamile bırakma.
h) Zorla fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki fiilin işlenmesi halinde, fail
hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına; diğer bentlerde
tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak, birinci fıkranın (a) ve (b)
bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama
suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima
hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine
hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
Örgüt
MADDE 78. - (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek
maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye olanlara beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine
hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
Göçmen kaçakçılığı
MADDE 79. - (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî menfaat
elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkân sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân
sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde,
verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
İnsan ticareti
MADDE 80. - (1) Zorla çalıştırmak veya hizmet ettirmek, esarete veya
benzerî uygulamalara tâbi kılmak, vücut organlarının verilmesini
sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak,
nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim
olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde
etmek suretiyle kişileri tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir
yere götüren veya sevk eden, barındıran kimseye sekiz yıldan oniki
yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan
fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen
maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir
yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları
hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da
faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine
hükmolunur.
İKİNCİ KISIM
Kişilere Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Hayata Karşı Suçlar
Kasten öldürme
MADDE 81. - (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası
ile cezalandırılır.
Nitelikli hâller
MADDE 82. - (1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer,
biyolojik veya kimyasal silâh kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak
durumda bulunan kişiye karşı,
f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini
kolaylaştırmak amacıyla,
i) Kan gütme saikiyle,
j) Töre saikiyle,
İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
MADDE 83. - (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı
gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden
sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren
yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için,
kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanunî
düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün
bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile
ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,
Gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi
hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine
onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de
yapılmayabilir.
İntihar
MADDE 84. - (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden,
başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının
intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin basın ve yayın
yolu ile işlenmesi hâlinde, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği
gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk
edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara
mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
Taksirle öldürme
MADDE 85. - (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, üç
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla
kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin
yaralanmasına neden olmuş ise, kişi üç yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama
MADDE 86. - (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının
ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan
kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak
suretiyle,
e) Silâhla,
İşlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
MADDE 87. - (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce
doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat
artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hâllerde üç
yıldan, ikinci fıkraya giren hâllerde beş yıldan az olamaz.
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat
artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hâllerde beş
yıldan, ikinci fıkraya giren hâllerde sekiz yıldan az olamaz.
(3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması
hâlinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, bir yıldan
altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki
maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde sekiz yıldan oniki yıla
kadar, ikinci fıkrasına giren hâllerde ise oniki yıldan onaltı yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren hâller
MADDE 88. - (1) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin
basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması
hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine
ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama
MADDE 89. - (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi,
üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında
artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat
artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde,
altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Bilinçli taksir hâli hariç olmak üzere, bu maddenin kapsamına
giren suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
İnsan üzerinde deney
MADDE 90. - (1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza
sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli
iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda
hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan
deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen
hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını
gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı
bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı
verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete
ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye
dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir
menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) Çocuklar üzerinde bilimsel deney hiçbir surette yapılmaz.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede
bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak,
bilinen tıbbî müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç
vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya
dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza
sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve
sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı
olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane ortamında
yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun
yaralanması veya ölmesi hâlinde, kasten yaralama veya kasten öldürme
suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Organ veya doku ticareti
MADDE 91. - (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden
organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması hâlinde, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden
kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, sekiz yıldan onbeş yıla
kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu
saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik
olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun
ölmesi hâlinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Zorunluluk hâli
MADDE 92. - (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu
sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında
verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 93. - (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmî makamlar
tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek
suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi,
gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların
yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın,
yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşkence ve Eziyet
İşkence
MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve
bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade
yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları
gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi hâlinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi hâlinde, on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi
gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, verilecek cezada
bu nedenle indirim yapılmaz.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
MADDE 95. - (1) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce
doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, yarı
oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat
artırılır.
(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması
hâlinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasına hükmolunur.
Eziyet
MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak
davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı,
İşlenmesi hâlinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Terk
MADDE 97. - (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare
edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü
altında bulunan bir kimseyi kendi hâline terk eden kişi, üç aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış
veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre
cezaya hükmolunur.
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
MADDE 98. - (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da
başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan
kimseye hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da
durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma
Çocuk düşürtme
MADDE 99. - (1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten
kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Tıbbî zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile,
gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı
bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı yıldan
oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının
ölümüne neden olması hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı
bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne
neden olması hâlinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış
olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından
düşürtülmesi hâlinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili
olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre
verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur.
(6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması hâlinde,
süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak
koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için
gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona
erdirilmesi gerekir.
Çocuk düşürme
MADDE 100. - (1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının
çocuğunu isteyerek düşürmesi hâlinde, bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.
Kısırlaştırma
MADDE 101. - (1) Bir erkek veya kadını rızası olmaksızın
kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir
kimse tarafından yapılırsa, ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Rızaya dayalı olsa bile, kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan
bir kişi tarafından işlenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
ALTINCI BÖLÜM
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Cinsel saldırı
MADDE 102. - (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut
dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki
yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle
işlenmesi durumunda, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve
kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan
kişiye karşı,
b) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde
bulunan bir kişiye karşı,
d) Silâhla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı
oranında artırılır.
(4) Suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını
sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda kişi ayrıca
kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılır.
(5) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması
hâlinde, on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Çocukların cinsel istismarı
MADDE 103. - (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar
deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan
çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi
etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel
davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması
suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı,
üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık
hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer
kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara
karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi
hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten
yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması
hâlinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden
olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki
MADDE 104. - (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını
bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fail mağdurdan beş yaştan daha büyük ise, şikâyet koşulu
aranmaksızın, cezası iki kat artırılır.
Cinsel taciz
MADDE 105. - (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi
hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis
cezasına veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Bu fiiller, hiyerarşi veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın
sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki
fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil
nedeniyle mağdur işi terk etmek mecburiyetinde kalmış ise, verilecek
ceza bir yıldan az olamaz.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit
MADDE 106. - (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına,
vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük
bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle
tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya
adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silâhla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle,
imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları
korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya
malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
MADDE 107. - (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi
yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız
çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Cebir
MADDE 108. - (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin
yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması
hâlinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
MADDE 109. - (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek
veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya
hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silâhla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak
durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat
artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden
olması hâlinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama
suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Etkin pişmanlık
MADDE 110. - (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu
suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı
dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak
olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 111. - (1) Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına haksız menfaat
sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Eğitim ve öğretimin engellenmesi
MADDE 112. - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı
başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı
olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,
b) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların
eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,
Engel olunması hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
faaliyetlerinin engellenmesi
MADDE 113. - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı
başka bir davranışla, kamu kurumu faaliyetinin yürütülmesine engel
olunması hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi
MADDE 114. - (1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasî partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasî partinin
faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasî partiden veya
siyasî parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya
seçildiği görevden ayrılmaya,
Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla bir siyasî partinin faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde,
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme
MADDE 115. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dinî,
siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya
veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan
meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Dinî ibadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir veya
tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla
engellenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkraya göre ceza verilir.
Konut dokunulmazlığının ihlâli
MADDE 116. - (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine
rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan
çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Evlilik birliğinde aile bireylerinden veya konutun birden fazla
kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden birinin
rızası varsa, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak bunun için
rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(3) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek
duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve
eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, altı aydan bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti
işlenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlâli
MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı
başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlâl eden kişiye,
mağdurun şikâyeti hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî
para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle
kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık
bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda
bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama
koşullarına tâbi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya
yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir
kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden
kişiye de aynı ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini
ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka
koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin
durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya
olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya,
sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak
amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ortak hüküm
MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin
engellenmesi, siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç,
düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut
dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli
suçlarının;
a) Silâhla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle,
imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları
korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Haksız arama
MADDE 120. - (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya
eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
MADDE 121. - (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu
makamlarına verdiği dilekçenin hukukî bir neden olmaksızın kabul
edilmemesi hâlinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Ayırımcılık
MADDE 122. - (1) Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî
düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
yaparak;
a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir
hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya
kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hâllerden
birine bağlayan,
b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti
yapmayı reddeden,
c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,
Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası
verilir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma
MADDE 123. - (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir
kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı
maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde,
mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
Haberleşmenin engellenmesi
MADDE 124. - (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı
olarak engellenmesi hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak
engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir
şekilde engellenmesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya
hükmolunur.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Şerefe Karşı Suçlar
Hakaret
MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da
yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur,
şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında
hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât
ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya
hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup
olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden
bahisle,
İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Ceza, hakaretin alenen işlenmesi hâlinde, altıda biri; basın ve
yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, üçte biri oranında artırılır.
(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı
hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı
işlenmiş sayılır.
Mağdurun belirlenmesi
MADDE 126. - (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça
belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer
niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak
bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış
sayılır.
İsnadın ispatı
MADDE 127. - (1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş
olması hâlinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen
hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, isnat
ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde isnadın ispat
isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının
anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı
olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi
hâlinde, cezaya hükmedilir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı
MADDE 128. - (1) Yargı mercileri veya idarî makamlar nezdinde
yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında,
kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz
değerlendirmelerde bulunulması hâlinde, ceza verilmez. Ancak, bunun
için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara
dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
MADDE 129. - (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak
işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği
gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde,
kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde, olayın
mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek
ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
MADDE 130. - (1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç
kişiyle ihtilât ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin
alenen işlenmesi hâlinde, altıda biri oranında artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya
ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu
MADDE 131. - (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen
hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun
şikâyetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikâyet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin
hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy
ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikâyette bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlâl
MADDE 132. - (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlâl
eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlâli haberleşme içeriklerinin
kaydı suretiyle gerçekleşirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak
ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın
rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın
yolu ile yayınlanması hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
MADDE 133. - (1) Kişiler arasındaki alenî olmayan konuşmaları,
taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen
veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki aydan altı
aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası
olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri işlenerek elde
edildiği bilinen bilgilerden yarar sağlayan veya bunları başkalarına
veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu konuşmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması
hâlinde de, aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlâl
MADDE 134. - (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden
kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması
suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az
olamaz.
(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı oranında
artırılır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden
kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî
kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel
yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin
bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra
hükmüne göre cezalandırılır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli hâller
MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;
a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye
kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Verileri yok etmeme
MADDE 138. - (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına
karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara
görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
Şikâyet
MADDE 139. - (1) Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka
aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç,
bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması
şikâyete bağlıdır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 140. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi
dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Malvarlığına Karşı Suçlar
Hırsızlık
MADDE 141. - (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir
malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla
bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de, taşınır mal
sayılır.
Nitelikli hırsızlık
MADDE 142. - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete
ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis
edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek
suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış
olan eşya hakkında,
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların
belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felâketin meydana getirebileceği
zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya
hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya
hakkında,
f) Elektrik enerjisi hakkında,
İşlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden
yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel
beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku
veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer
bir aletle kilit açmak suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı hâlde resmî
sıfat takınarak,
g) Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya
küçük baş hayvan hakkında,
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette,
beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan
kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına
kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların
nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi
hâlinde, ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Bu fiilin bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, onbeş yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Suçun gece vakti işlenmesi
MADDE 143. - (1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza üçte birine kadar artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hâller
MADDE 144. - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde,
b) Bir hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla,
İşlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Malın değerinin az olması
MADDE 145. - (1) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın
değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği
gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kullanma hırsızlığı
MADDE 146. - (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp
zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine,
verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek
için kullanılmış olması hâlinde bu hüküm uygulanmaz.
Zorunluluk hâli
MADDE 147. - (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı
karşılamak için işlenmesi hâlinde, olayın özelliğine göre, verilecek
cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Yağma
MADDE 148. - (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına,
vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara
uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı
teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,
altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya
başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir
senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir
senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline
getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha
etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı
ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve
savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
Nitelikli yağma
MADDE 149. - (1) Yağma suçunun;
a) Silâhla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan
kişiye karşı,
f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları
korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi hâlinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda,
ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Daha az cezayı gerektiren hâl
MADDE 150. - (1) Kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını
tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit
veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı
nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
Mala zarar verme
MADDE 151. - (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya
tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle
getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe
yaramayacak hâle getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi
hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
Mala zarar vermenin nitelikli hâlleri
MADDE 152. - (1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş
veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer
eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı
korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her
türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya
yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hâllerinde işverenlerin veya işçilerin veya
işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu
veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasî partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında
olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu
görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi hâlinde, fail hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak
suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal
silâh kullanarak,
İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza iki katına kadar artırılır.
İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme
MADDE 153. - (1) İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki
eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki
tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara
yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan
dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dinî inanışı
benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
Hakkı olmayan yere tecavüz
MADDE 154. - (1) Bir hakka dayanmaksızın kamuya veya özel kişilere
ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya
kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak
sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan
kimseye, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezası verilir.
(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün
ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman
yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt
eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse
hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse
hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
Güveni kötüye kullanma
MADDE 155. - (1) Başkasına ait olup da, belirli bir şekilde
kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde,
kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı
dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi,
şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da
hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek
yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında
işlenmesi hâlinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bedelsiz senedi kullanma
MADDE 156. - (1) Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye,
şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası
verilir.
Dolandırıcılık
MADDE 157. - (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar
sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
MADDE 158. - (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan
yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak
kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak
kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
İşlenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde
hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği
vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Daha az cezayı gerektiren hâl
MADDE 159. - (1) Dolandırıcılığın, bir hukukî ilişkiye dayanan
alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine, altı
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf
MADDE 160. - (1) Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin
zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya
üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar
etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikâyet üzerine, bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Hileli iflâs
MADDE 161. - (1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli
tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra
iflasa karar verilmiş olması hâlinde, üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;
a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların
kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını
önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya
yok edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı hâlde, sanki böyle
bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde
belge düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço
tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi,
Gerekir.
Taksirli iflâs
MADDE 162. - (1) Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin
gösterilmemesi dolayısıyla iflâsa sebebiyet veren kişi, iflasa karar
verilmiş olması hâlinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Karşılıksız yararlanma
MADDE 163. - (1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği
takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan
kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik
dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya
zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
MADDE 164. - (1) Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak,
idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim kurulu
üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları
beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde
ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe
aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan
üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılırlar.
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
MADDE 165. - (1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı satın
alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bilgi vermeme
MADDE 166. - (1) Bir hukukî ilişkiye dayalı olarak elde ettiği
eşyanın, esasında suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla
elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili makamlara
vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Şahsî cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren
şahsî sebep
MADDE 167. - (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan
suçların;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından
birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden
birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı
konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya
ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi
hâlinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza,
yarısı oranında indirilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 168. - (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye
kullanma, dolandırıcılık ve karşılıksız yararlanma suçları
tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma
başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat
pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya
tazmin suretiyle gidermesi hâlinde; cezası üçte birden üçte ikiye
kadar indirilir. Yağma suçunda ise, cezada altıda birden üçte bire
kadar indirim yapılır.
(2) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık
hükümlerinin uygulanabilmesi için, mağdurun rızası aranır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 169. - (1) Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık
suçlarının işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Topluma Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Tehlike Yaratan Suçlar
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
MADDE 170. - (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı
veya panik yaratabilecek tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına
neden olan,
c) Silâhla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan,
Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya
taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
MADDE 171. - (1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya
taşkına,
Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından tehlikeli olması hâlinde, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Radyasyon yayma
MADDE 172. - (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve bu
amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette, radyasyona tabi
tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş
olması hâlinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde
zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayan veya atom
çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Radyasyon yayılmasına veya atom çekirdeklerinin parçalanması
sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli
dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi, fiilin
bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar
vermeye elverişli olması hâlinde, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme
MADDE 173. - (1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve
bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında
önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak
üzere hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi hâlinde,
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el
değiştirmesi
MADDE 174. - (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın,
patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici,
sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik
maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer
bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen
kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni olmaksızın,
bu fıkra kapsamına giren maddelerin imalinde, işlenmesinde veya
kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden kişi de
aynı ceza ile cezalandırılır.
(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden
veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlâli
MADDE 175. - (1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim
yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama
MADDE 176. - (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı
veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi,
üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması
MADDE 177. - (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının
hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest
bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren
kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İşaret ve engel koymama
MADDE 178. - (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan
işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli
işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri
kaldıran ya da bunların yerini değiştiren kişi, iki aydan altı aya
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
MADDE 179. - (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven
içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti
değiştirerek, kullanılamaz hâle getirerek, konuldukları yerden
kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş
yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine
müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin
hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde
sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle
emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına
rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma
MADDE 180. - (1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin
hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle
neden olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Çevreye Karşı Suçlar
Çevrenin kasten kirletilmesi
MADDE 181. - (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı
olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları
toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik
göstermesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki
katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya
hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına,
üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan
atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi hâlinde, beş yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi
MADDE 182. - (1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların
toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî
para cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta,
suda veya havada kalıcı etki bırakması hâlinde, iki aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya
çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya
bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veya
havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gürültüye neden olma
MADDE 183. - (1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı
olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir
şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
MADDE 184. - (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı
olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla
kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına
müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai
faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları
içinde veya özel imar rejimine tâbi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya
yaptırdığı binayı imar plânına ve ruhsatına uygun hale getirmesi
halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma
MADDE 185. - (1) İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya
kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir
katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi hâlinde, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
MADDE 186. - (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak
biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek
şeyleri veya ilâçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası
verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve
sanatın icrası kapsamında işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir
oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilâç yapma
veya satma
MADDE 187. - (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak
biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı
olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi
hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
MADDE 188. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, on yıldan az
olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke
açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede
yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı,
Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla
yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı
olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren,
nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş
yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(4) Uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması
hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip
tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı
madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki
fıkralar hükümleri uygulanır.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu
veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmî
makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden,
satan, satın alan, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, dört
yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı,
kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş
teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 189. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
MADDE 190. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı,
kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş
teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren
veya bu nitelikte yayın yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul
etmek veya bulundurmak
MADDE 191. - (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın
alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından kullanılmak
üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri
yetiştiren kişi, bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye
ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur.
(3) Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen
kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik
tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür. Hakkında
denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek
bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama
süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının
etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk
bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol
gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık
sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.
(4) Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine,
tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam
olunur. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin
uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç yıldan
fazla olamaz.
(5) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya
bulundurmaktan dolayı hükmolunan ceza, ancak tedavi ve denetimli
serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması hâlinde infaz
edilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, davaya devam olunarak
hakkında cezaya hükmolunur.
Etkin pişmanlık
MADDE 192. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber
alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya
uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması
hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul
eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan
önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine
haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya
uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet
ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine
göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya
bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.
Zehirli madde imal ve ticareti
MADDE 193. - (1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi,
bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak
üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sağlık için tehlikeli madde temini
MADDE 194. - (1) Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri
çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya
tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma
MADDE 195. - (1) Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu
hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına
alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi,
iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Usulsüz ölü gömülmesi
MADDE 196. - (1) Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü
gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kamu Güvenine Karşı Suçlar
Parada sahtecilik
MADDE 197. - (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde
bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden,
muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek
tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Paraya eşit sayılan değerler
MADDE 198. - (1) Devlet tarafından ihraç edilip de hamiline yazılı
bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar, yetkili kurumlar
tarafından çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler,
tahviller ve evrak ile millî ziynet altınları, para hükmündedir.
Kıymetli damgada sahtecilik
MADDE 199. - (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan,
nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş
yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi,
üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği kıymetli damgayı bu niteliğini
bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydan altı aya kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(4) Damgalı kâğıtlar, damga ve posta pulları ve muayyen bir miktar
vergi veya harcın ödendiğini belgelemek amacıyla kullanılan pullar,
kıymetli damga sayılır.
Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar
MADDE 200. - (1) Paralarla kıymetli damgaların üretiminde kullanılan
alet veya malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan,
devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, bir yıldan
dört yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 201. - (1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten,
ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para
veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmî makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte
olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği veya
saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya
kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında
cezaya hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve
malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden,
satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmî makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu
malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve bu
malzemenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik
MADDE 202. - (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak
üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü
sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Mühür bozma
MADDE 203. - (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir
şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için
konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Resmî belgede sahtecilik
MADDE 204. - (1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek
bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya
sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte
olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî
belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya
kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde, verilecek ceza
yarısı oranında artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 205. - (1) Gerçek bir resmî belgeyi bozan, yok eden veya
gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
MADDE 206. - (1) Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan
kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
MADDE 207. - (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya
gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve
kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 208. - (1) Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya
gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Açığa imzanın kötüye kullanılması
MADDE 209. - (1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere
kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir
kâğıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikâyet
üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kâğıdı hukuka aykırı
olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukukî sonuç doğuracak
şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezalandırılır.
Resmî belge hükmünde belgeler
MADDE 210. - (1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre
veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse
senedi, tahvil veya vasiyetname olması hâlinde, resmî belgede
sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe,
hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız
bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir
sonuç doğurucu nitelik taşıması hâlinde, resmî belgede sahtecilik
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren hâl
MADDE 211. - (1) Bir hukukî ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya
gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun
işlenmesi hâlinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
İçtima
MADDE 212. - (1) Sahte resmî veya özel belgenin bir başka suçun
işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde, hem sahtecilik hem de
ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Barışına Karşı Suçlar
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
MADDE 213. - (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak
amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da
malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silâhla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza, kullanılan
silâhın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilir.
Suç işlemeye tahrik
MADDE 214. - (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı
aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silâhlandırarak,
birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi hâlinde, tahrik eden kişi, bu
suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.
Suçu ve suçluyu övme
MADDE 215. - (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan
dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge
bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi
aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu
güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması
halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet
veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen
aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması
hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik
MADDE 217. - (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi,
tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan
iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Ortak hüküm
MADDE 218. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın ve
yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma
MADDE 219. - (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini
reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve
Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir
aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır
veya bunlardan birine hükmolunabilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan
bilistifade hükümetin idaresini ve kanun ve nizam ve emirleri ve
dairelerden birine ait olan vazife ve salâhiyeti takbih ve tezyife
veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya memuru
memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik
edecek olursa üç aydan iki seneye kadar hapse ve adlî para cezası ve
müebbeden veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan ve onun menfaat
ve aidatını almaktan memnuiyetine hükmolunur.
(3) Kendi sıfatlarından istifade ederek kanuna göre kazanılmış olan
haklara muhalif iş ve sözlerde bulunmaya, bir kimseyi icbar ve ikna
eden din reis ve memurları hakkında dahi balâdaki fıkrada yazılı
ceza tertip olunur.
(4) Bunlardan biri dini sıfatından istifade ederek, birinci fıkrada
yazılı fiillerden başka bir cürüm işlerse altıda bir miktarı
çoğaltılmak şartıyla o cürüm için kanunda yazılı olan ceza ile
mahkûm olur.
(5) Şu kadar ki kanun işbu sıfatı esasen nazarıitibara almış ise
cezayı çoğaltmaya mahal yoktur.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
MADDE 220. - (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt
kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı
ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması
hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması
gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silâhlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün
suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.
(6) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,
ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.
(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte,
örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak
cezalandırılır.
(8) Örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın
yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 221. - (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle
soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç
işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün
dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir
suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten
ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi hâlinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine
iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün
dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli
bilgi vermesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan
kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti
çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi hâlinde, hakkında
örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya
hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi
hâlinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden
dörtte üçe kadar indirim yapılır.
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle
denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik
tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
Şapka ve Türk harfleri
MADDE 222. - (1) 25.11.1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası
Hakkında Kanunla, 1.11.1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin
Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunun koyduğu yasaklara veya
yükümlülüklere aykırı hareket edenlere iki aydan altı aya kadar
hapis cezası verilir.
ALTINCI BÖLÜM
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
MADDE 223. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı
başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen, bu aracı hareket hâlinde iken durduran veya gitmekte
olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması
hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu
aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit
edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(5) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit
platformların işgali
MADDE 224. - (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede
kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya
kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit
edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(3) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Genel Ahlâka Karşı Suçlar
Hayasızca hareketler
MADDE 225. - (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik
yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Müstehcenlik
MADDE 226. - (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri
içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan,
okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği
yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen,
okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya
kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında,
satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya
dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde
çocukları kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye
sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç
eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde
veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı,
ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa
arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan
veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın
yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da
çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı
yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak
ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi
değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.
Fuhuş
MADDE 227. - (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu
kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da
çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis
ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun
işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi
cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da
fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört
yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak
kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
(3) Fuhuş amacıyla ülkeye insan sokan veya insanların ülke dışına
çıkmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre cezaya
hükmolunur.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden
yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını
sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın
üstsoy, kardeş, evlât edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı,
koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da
kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedavi veya terapiye tabi tutulur.
Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama
MADDE 228. - (1) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi,
bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkân sağlanması hâlinde,
verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(4) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen
ve kâr ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.
Dilencilik
MADDE 229. - (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare
edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak
kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş
tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması hâlinde,
verilecek ceza bir kat artırılır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Aile Düzenine Karşı Suçlar
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören
MADDE 230. - (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi
yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse
ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme
işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı,
evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye
başlar.
(5) Aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini
yaptıranlar hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Ancak, medenî nikâh yapıldığında kamu davası ve hükmedilen ceza
bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren belgeyi
görmeden bir evlenme için dinsel tören yapan kimse hakkında iki
aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Çocuğun soybağını değiştirme
MADDE 231. - (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir
çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kötü muamele
MADDE 232. - (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine
karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza
etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi
üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin
yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli
MADDE 233. - (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek
olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve
kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını
çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
(3) Velâyet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadî sarhoşluk,
uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı
tavır ve hareketlerin sonucu maddî ve manevî özen noksanlığı
nedeniyle çocuklarının ahlâk, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde
tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
MADDE 234. - (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya
babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını
bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında
bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması
veya alıkoyması hâlinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz
oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında artırılır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar
İhaleye fesat karıştırma
MADDE 235. - (1) Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya
hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihalelere
fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki hâllerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin
ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan
kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip
olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı
bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip
olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere
göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını
sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer
davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip
olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını
engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını
ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli
anlaşma yapmaları.
(3) İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya
kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında
artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte
miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını
engellemez.
(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli
kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre
cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları
aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya
da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle
kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar,
kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal
veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat
karıştırılması hâlinde de uygulanır.
Edimin ifasına fesat karıştırma
MADDE 236. - (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş
şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu
yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına
girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması hâlinde, edimin
ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka
bir malın teslim veya kabul edilmesi.
b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın
teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa
edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname
veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar veya niteliklere
uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede
belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen
verilmiş gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden
görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre
cezalandırılırlar.
Fiyatları etkileme
MADDE 237. - (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların
değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve
bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara
başvuran kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası
verilir.
(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri
artıp eksildiği takdirde ceza üçte biri oranında artırılır.
(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı ise ceza ayrıca sekizde
bir oranında artırılır.
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma
MADDE 238. - (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum
ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felâketin önlenmesi
için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli
ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması
MADDE 239. - (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf
olduğu ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki
bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi,
şikâyet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin,
hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere
verilmesi veya ifşa edilmesi hâlinde de bu fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
(2) Birinci fıkra hükümleri, fennî keşif ve buluşları veya sınaî
uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun
memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri
oranında artırılır. Bu hâlde şikâyet koşulu aranmaz.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına
giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından kaçınma
MADDE 240. - (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu
için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Tefecilik
MADDE 241. - (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para
veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 242. - (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle
yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Bilişim Alanında Suçlar
Bilişim sistemine girme
MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına,
hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı
yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hâlinde, verilecek
ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya
değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren
veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri
başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum
veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle
kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar
sağlamasının başka bir suç oluşturmaması hâlinde, iki yıldan altı
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
MADDE 245. - (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne
suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart
sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası
olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya
başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka
veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına
yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç
oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle
yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar
Zimmet
MADDE 247. - (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş
olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya
başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli
davranışlarla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade
edilmek üzere işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar
indirilebilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 248. - (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın
aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi
hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen
malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin
edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin
pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın
üçte biri indirilir.
Daha az cezayı gerektiren hâl
MADDE 249. - (1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin
azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
İrtikâp
MADDE 250. - (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak
suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda
vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle
gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına
yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi
ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak
işlenmiş olması hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Denetim görevinin ihmali
MADDE 251. - (1) Zimmet veya irtikâp suçunun işlenmesine kasten göz
yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili
olarak sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikâp suçunun
işlenmesine imkân sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Rüşvet
MADDE 252. - (1) Rüşvet alan kamu görevlisi, dört yıldan oniki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Rüşvet veren kişi de kamu
görevlisi gibi cezalandırılır. Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması
hâlinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Rüşvet alan veya bu konuda anlaşmaya varan kişinin, yargı görevi
yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması
hâlinde, birinci fıkraya göre verilecek ceza üçte birden yarısına
kadar artırılır.
(3) Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı
olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma
çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır.
(4) Birinci fıkra hükmü, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına
çalışan dernekler, kooperatifler ya da halka açık anonim şirketlerle
hukukî ilişki tesisinde veya tesis edilmiş hukukî ilişkinin devamı
sürecinde, bu tüzel kişiler adına hareket eden kişilere görevinin
gereklerine aykırı olarak yarar sağlanması hâlinde de uygulanır.
(5) Yabancı bir ülkede seçilmiş veya atanmış olan, yasama veya idarî
veya adlî bir görevi yürüten kamu kurum veya kuruluşlarının memur
veya görevlilerine veya aynı ülkede uluslararası nitelikte görevleri
yerine getirenlere, uluslararası ticarî işlemler nedeniyle, bir işin
yapılması veya yapılmaması veya haksız bir yararın elde edilmesi
veya muhafazası amacıyla, doğrudan veya dolaylı olarak yarar teklif
veya vaat edilmesi veya verilmesi de rüşvet sayılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 253. - (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız
menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Etkin pişmanlık
MADDE 254. - (1) Rüşvet alan kişinin, soruşturma başlamadan önce,
rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim
etmesi hâlinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin
soruşturma başlamadan önce durumu yetkili makamlara haber vermesi
hâlinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(2) Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan
kişinin, soruşturma başlamadan önce, pişmanlık duyarak durumdan
soruşturma makamlarını haberdar etmesi hâlinde, hakkında rüşvet
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz; verdiği rüşvet de kamu
görevlisinden alınarak kendisine iade edilir.
(3) Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, soruşturma
başlamadan önce, pişmanlık duyarak durumdan soruşturma makamlarını
haberdar etmesi hâlinde, hakkında bu suçtan dolayı cezaya
hükmolunmaz.
Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama
MADDE 255. - (1) Görevine girmeyen ve yetkili olmadığı bir işi
yapabileceği veya yaptırabileceği kanaatini uyandırarak yarar
sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî
para cezası ile cezalandırılır.
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
MADDE 256. - (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin,
görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği
ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde, kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
Görevi kötüye kullanma
MADDE 257. - (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller
dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle,
kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da
kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin
gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin
mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız
bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(3) İrtikâp suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine
uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir
başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
MADDE 258. - (1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı
nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları
ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne
suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran
kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra, birinci fıkrada
yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti
MADDE 259. - (1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak,
bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı
aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya yapılmaması
MADDE 260. - (1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini
terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen
veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri
hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu
görevlisi sayısının üçten fazla olmaması hâlinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin meslekî ve sosyal hakları ile ilgili olarak,
hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmaları
veya yavaşlatmaları hâlinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği
gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf
MADDE 261. - (1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı
olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde,
karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu
görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
MADDE 262. - (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak
yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş
olduğu hâlde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis
cezası verilir.
Kanuna aykırı eğitim kurumu
MADDE 263. - (1) Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açanlara,
bunları çalıştıranlara ve bu kurumlarda kanuna aykırı olarak
açıldığını bildiği halde öğretmenlik yapanlara, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen yerlerin kapatılmasına da karar
verilir.
Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
MADDE 264. - (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmî
elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak
şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan
kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir
suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen
cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için direnme
MADDE 265. - (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını
engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi hâlinde, iki
yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle
veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silâhla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
MADDE 266. - (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve
gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi
hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz
önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında
artırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Adliyeye Karşı Suçlar
İftira
MADDE 267. - (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında
soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım
uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat
eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine
olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka
bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu
fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde; iftira
eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis
cezasına mahkûmiyeti hâlinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis
cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, mahkûm olunan
cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adlî veya
idarî bir yaptırım uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili
işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen
mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilân
olunur. İlân masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
MADDE 268. - (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma
ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, bu kişiye ait kimliği
veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin
hükümlere göre cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 269. - (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idarî
soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi hâlinde, hakkında
iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
(2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme
hâlinde, iftira suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü
indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek
cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi hâlinde, verilecek
cezanın yarısı,
c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması hâlinde, verilecek cezanın
üçte biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idarî yaptırım
uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla;
a) İdarî yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta
bulunulması hâlinde, verilecek cezanın yarısı,
b) İdarî yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması
hâlinde, verilecek cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(5) İftira suçunun basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, bu
madde hükümleri uygulanmaz.
Suç üstlenme
MADDE 270. - (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu
işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar
hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi
cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi hâlinde; verilecek cezanın
dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
Suç uydurma
MADDE 271. - (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara
işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya
emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran
kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Yalan tanıklık
MADDE 272. - (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir
soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde
gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen
yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma
veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki
yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına
alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya
tutuklanması hâlinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında
beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş
olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı
fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet
hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, yirmi yıldan
otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti
hâlinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis
cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek
ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında
adlî veya idarî bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan
kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Şahsî cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler
MADDE 273. - (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve
kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak
yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine
hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,
Hâlinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında
yapılan yalan tanıklık hâllerinde uygulanmaz.
Etkin pişmanlık
MADDE 274. - (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak
kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar
verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde, cezaya
hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını
veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve
fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde, verilecek cezanın
üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet
kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde, verilecek
cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.
Yalan yere yemin
MADDE 275. - (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya
davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde,
cezaya hükmolunmaz.
(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin
söylenmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık
MADDE 276. - (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen
soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip
bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin
gerçeğe aykırı mütalâada bulunması hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından
görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe aykırı
olarak tercüme etmesi hâlinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yargı görevi yapanı etkileme
MADDE 277. - (1) Bir davanın taraflarından birinin veya bir kaçının
veya sanıkların veya davaya katılanların, mağdurların leh veya
aleyhinde, yargı görevi yapanlara emir veren veya baskı yapan veya
nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun adı geçenleri
hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimseye iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezası verilir. Teşebbüs iltimas derecesini
geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.
Suçu bildirmeme
MADDE 278. - (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara
bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin
sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara
bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal
bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini
savunamayacak durumda bulunan kimse olması hâlinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
MADDE 279. - (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren
bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili
makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme
gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi
hâlinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
MADDE 280. - (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde
bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara
bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı,
ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
MADDE 281. - (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir
suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan
kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak
kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak
işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen
delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan
suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
MADDE 282. - (1) Alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını
gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt
dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru
bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi
kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi hâlinde,
verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu
malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu
yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran
kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya
hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
MADDE 283. - (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma,
tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan
kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak
işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı
tarafından işlenmesi hâlinde, cezaya hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme
MADDE 284. - (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya
hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği hâlde yetkili makamlara
bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları
tarafından saklandığı yeri bildiği hâlde yetkili makamlara
bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu suçların kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı
olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi
hâlinde, cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlâli
MADDE 285. - (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlâl eden kişi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak,
soruşturma aşamasında alınan ve kanun hükmü gereğince gizli
tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan
işlemlerin gizliliğinin ihlâli açısından aleniyetin gerçekleşmesi
aranmaz.
(2) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına
karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini
alenen ihlâl eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Ancak, bu suçun oluşması için tanığın korunmasına ilişkin olarak
alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin
gerçekleşmesi aranmaz.
(3) Bu suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak
damgalanmalarını sağlayacak şekilde görüntülerinin yayınlanması
hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ses veya görüntülerin kayda alınması
MADDE 286. - (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses
veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı
aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Genital muayene
MADDE 287. - (1) Yetkili hâkim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi
genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç
aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla
kanun ve tüzüklerde öngörülen hükümlere uygun olarak yapılan
muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
MADDE 288. - (1) Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya
kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme,
bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı
beyanda bulunan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Muhafaza görevini kötüye kullanma
MADDE 289. - (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim
olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş
olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek
ceza yarı oranında indirilir.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı
kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması
hâlinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte
dördü indirilir.
(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli
veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat
ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya
bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan
eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması
MADDE 290. - (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz
mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli
veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın
bu kişinin elinden rızası dışında alınması hâlinde hırsızlık, cebren
alınması hâlinde yağma, hileyle alınması hâlinde dolandırıcılık,
tahrip edilmesi hâlinde mala zarar verme suçuna ilişkin hükümler
uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek cezanın
yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme
MADDE 291. - (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine
koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Hükümlü veya tutuklunun kaçması
MADDE 292. - (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi
altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü
hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi hâlinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silâhlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü
tarafından birlikte işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin veya kasten öldürme suçunun
gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında
çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından
çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
(6) Kısa süreli hapis cezasının özel infaz şekillerinin gereklerine
uymayan hükümlü hakkında bir aydan iki aya kadar hapis cezasına
hükmolunur; geriye kalan ceza da ayrıca çektirilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 293. - (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün,
kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim
olması hâlinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne
kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden
altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı
geçmesi hâlinde cezada indirim yapılmaz.
Kaçmaya imkân sağlama
MADDE 294. - (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını
sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis
cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;
a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,
b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki
yıla,
Kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçların, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Kaçması sağlanan kişi sayısının birden fazla olması hâlinde, bu
sayı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza üçte birden bir
katına kadar artırılır.
(5) Bu suçların gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza
veya nakli ile görevli kişiler tarafından işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.
(6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi
hâlinde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
(7) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin veya kasten öldürme suçunun
gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(8) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, muhafaza veya naklî
ile görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
davranmasından yararlanarak kaçması hâlinde, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Muhafızın görevini kötüye kullanması
MADDE 295. - (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza
veya naklî ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı
hareket etmeleri hâlinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
(2) Muhafaza veya naklî ile görevli olan kimse, görevinin
gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün
bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan
yararlanarak kaçması hâlinde, kaçmaya kasten imkan sağlama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
Hükümlü veya tutukluların ayaklanması
MADDE 296. - (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması
hâlinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması
hâlinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
MADDE 297. - (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silâh, uyuşturucu
veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya
bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi
veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikrî içtima
hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) Birinci fıkrada sayılanların dışında kalıp da yetkili makamlar
tarafından infaz kurumuna veya tutukevine sokulması yasaklanmış
bulunan eşyayı, bu yasağı bilerek, infaz kurumuna veya tutukevine
sokan veya bulunduran ya da kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya
tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi
hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan
eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu
kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek
ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme
MADDE 298. - (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan
hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle
görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim
ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal
ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve
tedavi edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini, bunlarla
görüşmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına
gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin
kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engelleyenler,
hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik edenler, bu yolda talimat
verenler, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü
görüşme ve temas olanağını engelleyenler, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında iki
yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Hükümlü ve tutukluların
açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya ikna edilmeleri ya da bu
yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin engellenmesi
sayılır.
(3) Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinden biri veya ölüm meydana
gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına
ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı
Suçlar
Cumhurbaşkanına hakaret
MADDE 299. - (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Verilecek ceza, suçun alenen işlenmesi hâlinde, altıda biri;
basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, üçte biri oranında
artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine
bağlıdır.
Devletin egemenlik alametlerini aşağılama
MADDE 300. - (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette
ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al
bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
egemenlik alâmeti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında
uygulanır.
(2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların yabancı bir ülkede bir Türk
vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir
oranında artırılır.
Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
MADDE 301. - (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet
Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını,
askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı
tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında
artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
MADDE 302. - (1) Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını
yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, Devletin birliğini
bozmak, Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını
Devlet idaresinden ayırmak, Devletin bağımsızlığını zayıflatmak
amacına yönelik elverişli bir fiil işleyen kimseye ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Düşmanla işbirliği yapmak
MADDE 303. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş hâlinde olan
devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında
Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silâhlı mücadeleye giren
vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen
vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(4) Savaş zamanında düşman devlet toprağında bulunup da bu devlet
ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde kalan vatandaş hakkında, bu
nedenle cezaya hükmolunmaz.
Devlete karşı savaşa tahrik
MADDE 304. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması
veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet
yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı
devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Tahrik fiilinin basın ve
yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında
artırılır.
(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş örgütlerin doğrudan
veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul
edilir.
(3) Bu maddede tanımlanan suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Temel millî yararlara karşı hareket
MADDE 305. - (1) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak
maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan
doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar
sağlayan vatandaşa, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne
kadar adlî para cezası verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi
hakkında da aynı cezaya hükmolunur.
(2) Fiilin savaş sırasında işlenmiş ya da yararın basın ve yayın
yoluyla propaganda yapmak için verilmiş veya vaat edilmiş olması
hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Suç savaş hâli dışında işlendiği takdirde, bu nedenle kovuşturma
yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(4) Temel millî yararlar deyiminden; bağımsızlık, toprak bütünlüğü,
millî güvenlik ve Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel
nitelikleri anlaşılır.
Yabancı devlet aleyhine asker toplama
MADDE 306. - (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya
bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker
toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan
oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası
verilir.
(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal ilişkileri bozacak veya
Türkiye Devleti veya Türk vatandaşlarını misilleme tehlikesi ile
karşı karşıya bırakacak nitelikte ise faile iki yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası verilir.
(4) Siyasal ilişki kesilir veya misilleme meydana gelirse üç yıldan
on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçun kovuşturulması Adalet Bakanının iznine
bağlıdır.
(6) Bu madde hükümleri, fiilî savaş hâlinde ülke topraklarının
tamamını veya bir kısmını işgal eden yabancı devlet kuvvetlerine
karşı meşru müdafaa amaçlı direniş hareketleri hakkında uygulanmaz.
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına
anlaşma
MADDE 307. - (1) Devletin silâhlı kuvvetlerine ait olan veya
hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını,
yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar
henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden
veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hâle getiren
kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin çıkarı için
işlenmiş olması,
b) Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş kudret ve yeteneğini
veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş olması,
Hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tahrip veya kullanılamaz hâle gelme, birinci fıkrada belirtilen
bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran veya korumak ve
gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmiş
veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında
bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında Türkiye Devleti zararına olmak üzere, düşman
askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askerî
hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya
anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana getirmeye yönelik fiilleri
işleyen kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askerî
hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin askerî
hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası verilir.
(6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile
anlaşan yabancıya da aynı ceza verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile
aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet zararına
olarak Türkiye'de işlenmesi hâlinde de bu madde hükümleri uygulanır.
Düşman devlete maddî ve malî yardım
MADDE 308. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş hâlinde olduğu
devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine
kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız,
doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan
yabancı hakkında da uygulanır.
(2) Savaş zamanında, düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara
veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere katılan veya bunlara
ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye'de oturan
yabancıya aynı ceza verilir.
(3) Savaştan evvel başlamış olsa bile, birinci fıkrada yazılı hâller
dışında, nerede bulunursa bulunsun düşman devlet vatandaşıyla veya
düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle Türkiye Devleti
zararına veya düşman devletin savaş gücüne olumlu etki yapacak
nitelikte doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret yapan
vatandaşa veya Türkiye'de oturan yabancıya iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin düşman devletle
aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet yararına
işlenmesi hâlinde de bu madde hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
Anayasayı ihlâl
MADDE 309. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen
yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen
uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı
MADDE 310. - (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile
teşebbüs edilmesi hâlinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiilî saldırılarda bulunan kimse
hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak
hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz.
Yasama organına karşı suç
MADDE 311. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet
Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin
görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs
edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Hükûmete karşı suç
MADDE 312. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti
Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya
tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan
MADDE 313. - (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı
bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis
cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında
yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyanı idare eden
kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların, Devletin savaş
hâlinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle
işlenmesi hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Silâhlı örgüt
MADDE 314. - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan
suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler,
bu suç açısından aynen uygulanır.
Silâh sağlama
MADDE 315. - (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin
faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek,
bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silâh
temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Suç için anlaşma
MADDE 316. - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan
suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki
veya daha fazla kişi, maddî olgularla belirlenen bir biçimde
anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya
başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere ceza verilmez.
ALTINCI BÖLÜM
Millî Savunmaya Karşı Suçlar
Askerî komutanlıkların gasbı
MADDE 317. - (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından
memur edilmedikleri hâlde, bir asker kıtasının veya donanmasının
veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya
müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya
şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.
(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet tarafından
görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda gösterilen yerlerin komutanı
bulunanlardan, yetkili makamlarca komutanlığı terk etmeleri için
verilen emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.
Halkı askerlikten soğutma
MADDE 318. - (1) Halkı, askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte
teşvik veya telkinde bulunanlara veya propaganda yapanlara altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında
artırılır.
Askerleri itaatsizliğe teşvik
MADDE 319. - (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev
yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini
bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin
görevlerini ihlâle yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara,
yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri
askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen kimselere, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, alenî olarak işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(3) Fiil, savaş zamanında işlenmiş ise ceza bir katı oranında
artırılır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
MADDE 320. - (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı
Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde
vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silâhlandıran kimseye
üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Asker yazılanlar veya silâhlandırılanlar arasından asker veya
askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri oranında artırılır.
(3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında emirlere uymama
MADDE 321. - (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve
mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan
kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında yükümlülükler
MADDE 322. - (1) Savaş zamanında, Devletin silâhlı kuvvetlerinin
veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu
hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş
yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri
kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla
kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi
taksirden ileri gelmişse, cezanın dörtte üçüne kadarı indirilebilir.
(3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesine asıl
yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan aracılar veya bunların
temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar
uygulanır.
(4) Savaş zamanında yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile yapan
yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on yıldan onbeş yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Savaşta yalan haber yayma
MADDE 323. - (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına
neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman
karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya
abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya
nakleden veya temel millî yararlara zarar verebilecek herhangi bir
faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Eğer fiil;
a) Propagandayla,
b) Askerlere yönelik olarak,
c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,
İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir.
(3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse müebbet hapis cezası
verilir.
(4) Savaş zamanında düşman karşısında milletin direncini tehlikeyle
karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı paraların değerini düşürmeye
veya itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya yönelik
hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin
güne kadar adlî para cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil, bir yabancı ile anlaşma sonucu
işlenmişse ceza yarısı; düşmanla anlaşma sonucu işlenmiş ise bir
katı oranında artırılır.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali
MADDE 324. - (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini
ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
MADDE 325. - (1) Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletten
akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahrî rütbe veya
bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası verilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
Devletin güvenliğine ilişkin belgeler
MADDE 326. - (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal
yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok
eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici
de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan,
hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Yukarıdaki yazılı fiiller, savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası verilir.
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme
MADDE 327. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken
bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
Siyasal veya askerî casusluk
MADDE 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken
bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden
kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil;
a) Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına
işlenmişse,
b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuşsa,
Fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri
açıklama
MADDE 329. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken
bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada
yazılı olan hâlde, faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı
hâllerden birinin varlığı hâlinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası verilir.
Gizli kalması gereken bilgileri açıklama
MADDE 330. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken
bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye
müebbet hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verilir.
Uluslararası casusluk
MADDE 331. - (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış
siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması
gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya
askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de
temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis
cezası verilir.
Askerî yasak bölgelere girme
MADDE 332. - (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış
olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası verilir.
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik
MADDE 333. - (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin
güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni
buluşları veya sınaî yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına
kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar
hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına
işlenir veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeye sokacak olursa, faile müebbet
hapis cezası verilir.
(3) Türkiye Devleti tarafından yabancı bir memlekette Devlete ait
belirli bir işi görmek için görevlendirilen kimse, bu görevi
sadakatle yerine getirmediği ve bu fiilden dolayı zarar meydana
gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(4) Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini haber alıp da
bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç teşebbüs
derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir.
Yasaklanan bilgileri temin
MADDE 334. - (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere
göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması
gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya
askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini
MADDE 335. - (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere
göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması
gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden
kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise
faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri açıklama
MADDE 336. - (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere
göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması
gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada
yazılı olan hâlde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı
hâlde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla
açıklama
MADDE 337. - (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere
göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması
gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan
kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası verilir.
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi
MADDE 338. - (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili
kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu
mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma
MADDE 339. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili
makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli
kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması
için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu
nitelikteki herhangi bir şeyle yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası verilir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar
Yabancı devlet başkanına karşı suç
MADDE 340. - (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir
suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır.
Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan
ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikâyetine bağlıdır.
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret
MADDE 341. - (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya
diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili
devletin şikâyetine bağlıdır.
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suç
MADDE 342. - (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak
görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi
memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların
diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine
karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi
kabul edilerek; suç işleyen kişiler hakkında, bu Kanunun ilgili
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
(2) İşlenen suç hakaret ise, soruşturma ve kovuşturma yapılması,
mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Karşılıklılık koşulu
MADDE 343. - (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması,
karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
MADDE 344. - (1) Bu Kanunun;
a) “İmar kirliliğine neden olma” başlıklı 184 üncü maddesi yayımı
tarihinde,
b) “Çevrenin kasten kirletilmesi” başlıklı 181 inci maddesinin
birinci fıkrası ile “Çevrenin taksirle kirletilmesi” başlıklı 182
nci maddesinin birinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren iki yıl
sonra,
c) Diğer hükümleri 1 Nisan 2005 tarihinde,
Yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 345. - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
|